مسلسل طعم الحب | الحلقة 12

مسلسل طعم الحب | الحلقة 12 Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar
Yükleyen:
TRT Drama ArabicYayınlanma Tarihi:
08.11.2025Görüntülenme:
4.4KAçıklama:
Üzgünüm, ancak bu metin çok uzun ve karmaşık. Tekrar deneyebilir misiniz?
Video Transkripsiyonu
I, I, I Şener.
I Şener.
Bu ne ya?
Hayatım sen I mı görüyorsun orada?
Evet.
I olur mu ya?
Ay Şener.
Uluslararası bir firma bu.
Lütfen.
İngilizce diyorsun yani.
I. Evet.
Ay.
Ay.
Onu da I love you'dan biliyorum.
Şener ne demek?
Şener...
Her dilde Şener.
Ay yani Şener, ben Şener.
Ya sen şimdi dükkânın adına ben Şener mi koydun?
Ya öyle gibi de yani tam da değil gibi yani.
Bunlar subliminal mesaj var altında hayatım.
Yani yerleştirme var, taklişkom.
Yani iyi bak ya.
Ay Şener, ben Şener.
Mesaj pompanın altında mı?
Ben göremiyorum.
Pes yani.
Hayatım senin adın Ayşen değil mi?
Evet.
E sonra er getirince ne oluyor?
Bir bak bir ya.
Ayşen Er.
Şener.
Ayşen.
Şener.
Yani isimlerimizin birleşkesin şeyi yani.
Ondan ablan anlamasın diye de İngilizceyle örttüm biraz.
Herkes duydu ya.
Ay Şener!
Harikasın vallahi.
İşte bak, böyle kullanımı var da bağırmadan söyle.
Yani böyle de bir şekilde hep sen bana böyle seslenmiyor musun?
Ay Şener!
Ay Şener!
Ay Şener!
İşte bu.
Yani böyle de kullanılabilir tabii yani.
Ama neyse subliminal hayatım.
Yani yerleşmeden olan şeyler bu.
Çok haklısın ya.
Ya hayatım ya, bir de bak şöyle de düşünün.
Nasıl?
Ya İngilizce'de sonunda er takısı alınca... ...sonunda şey yapıyor yani, onu... ...şucu, bucu, sucu, sucu değil tabii de yani... ...hani oncu, söylenenci, ocucu, ocucu, neyse ocu.
Ee hani Ayşenci.
Hani hayata Ayşen.
Hani işi gücü Ayşen.
Evet, yani başka derdi yok hayatta.
Benim başka ne derdim olabilir?
Yani ben bir Ayşen sevdalısıyım hayatta ya.
Evet, yani bu tabelada sana olan aşkımın gizli bir ifadesi.
Tamam mı tatlım?
Yeterli mi?
Prensesim benim.
Ya... ...sen var ya... ...benim kalbimin efendisisin, aşkımsın.
Ya...
İş adamım.
Bir daha söyle, bir daha.
Ama miden söyle, böyle şey yap.
Yani işveli, cilveli bir şey söyle yani böyle.
Böyle bir şey.
İş adamım demiyorum.
İşte bu.
Kız gören olacak işte.
Kız, kız.
Evet, budur abiciğim.
Daha iyisini yapan varsa buyursun gelsin.
Senin ne işin var burada ya?
Sana ne ha?
Umumi park değil mi burası?
Geldim işte, sana ne ya?
Ya geldin de niye geliyorsun?
Ne işin var ya?
Kayacağım belki ha?
Çıkacağım üstüne, kayacağım buradan, bırakacağım kendimi.
Sana ne?
Allah'ım ya!
Sen ne yapıyorsun burada gelmişsin, armut gibi bekliyorsun sipsi?
Ha?
Tahterevalliye bineceğim.
Tahterevalliye?
Ha.
Hadi bin.
Tek başıma nasıl bineyim malum?
Bin.
Hadi.
Lütfen.
Tanju gel gel.
Canavarlar.
Koşun size bir şey diyeceğim.
Bak size on dakika mühlet veriyorum.
Gidip İlyas abinize diyeceksiniz ki... ...abim minibüsün hazırmış... ...gidip sanayiden alabilirmişsin.
Tamam mı?
Onu söyleyeceksiniz.
Hımm, karşılığında?
Karşılığında, karşılığında İlyas abimiz size... ...birer tane forma hediye edecek.
Yalan!
Tabii.
Hadi bakalım, göreyim size.
On dakika süre verdim.
On dakika elli dokuz saniye, elli sekiz, elli yedi, elli altı.
Of derim ben.
Oğlum neredesin Feridun, neredesin sen ya?
Bugün çok yoğun bir gün olacak.
Hadi hazırlıklı ol biraz.
Abi ne yoğunu ya?
Zaten bütün mahalleye damacanasını dağıttık.
Daha ne yapacağız?
Daha Şener şov başlamadı.
I Şener.
I Şener mi?
Bunu mu görüyorsun orada?
I Şener.
Bravo, bravo.
Kim?
İngilizcen hocan kim ya?
Siz kim?
Lisede ne okutuyorlar size ya?
Başka bir dil mi okutuyorlar?
Ay Şener, Ay Şener.
Ay Şener.
Abi bak benden söyleme, senin düşmanın fazla.
Yani o Ayşener'in başına ay koyarlar.
Ayı Şener olur.
Yani üzülürsün.
Bence yapma.
Yapma ya.
Ya ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz ya.
Oğlum sen hiç aynaya bakıyor musun ya?
Aşkım, neredesin ya?
Sabahtan beri arıyorum, açmıyorsun da.
Aa.
Sessizdeydi hayatım, fark etmedim.
E neredeydin?
Eve uğradım hayatım, akşama hazırlık.
Ne hazırlığı?
Yemek yiyeceğiz, biliyorsun.
Söz vermiştim, unutma.
Ne yiyeceğiz peki?
Aa, sürpriz.
Ama şu kadarını söyleyebilirim.
Ana yemekten salataya kadar her şeyi ben hazırlayacağım.
Tarıkcığım, tehlikeli sular da yüzüyorsun, farkında mısın?
Niye eğer şüphelenirler diye söylüyorsan?
Eğer yemeklerini çok beğenirsen bir daha mutfağa girmem diye söylüyorum.
Siz ne yapıyorsunuz burada?
İyi, takılıyoruz öyle.
Evet.
Duracak mısınız artık?
Konuşmamız lazım.
Sevda benimle konuşmak istiyor arkadaşım.
Durdur şunu.
Yok ya, asıl benle konuşmak istiyor.
Sen durdur.
Oğlum, durdursana şunu.
Durmuyorum ya.
Sevdacığım, lütfen bir şey söyler misin?
Durdurdur şunu ya.
Durun, yoksa yemin ederim bağıracağım şimdi.
Önce sen. Hayır, sen. Aa!
Hah şöyle.
Artık durduğumuza göre seni niye buraya çağırdığımı söyleyebilirim.
İkinizden biriyle bir süreliğine sevgili olmam lazım.
Çok acil.
Of of of!
Öyle şükür.
Efendim Coşkun.
Evet kardeşim.
Evet Yuvacık Mahallesi, evet bizim mahalle.
Nasıl ya?
Şaka yapıyorsun.
Ya öyle şey mi olur ya?
Bir hafta su kesintisi mi olur?
Ne yapacak bu insanlar?
Yazık günah bu insanlara.
Ciddiyim.
Ya yok artık.
Ya böyle yazıktır, günahtır insanlara.
Bir hafta susuz ne yapacaklar şimdi?
Millete söylesek sudan sebepler diye inanma.
Hadi bir hafta susuz kaldı, gör bakalım.
Allah Allah!
Ciddi misin ya?
Ya ne olmuş, kim o?
Ya eskiden bir arkadaş... ...bir hafta su kesintisi varmış bizim mahallede, onu söylüyor.
Hadi be sen de.
Bir hafta su kesintisi mi olur?
O ne öyle?
Bak Coşkun, burada mahalleli var diyor.
Bir hafta diyor, su kesintisi mi olur diyor ya.
Haklı yani.
Oğlum şaka mı yapıyorsun sen?
Bizde kafa mı buluyorsun ya?
Nasıl?
İnternette mi yazıyor?
İnternette yazıyor.
Kapat, kapat.
Tamam bakalım, kapat.
Şeyde mi?
Siz, bizim sitede.
Tamam.
Tamam, kapat bakayım.
Allah Allah, internette yazıyor.
Aç bakayım, internette mi yazıyormuş?
Şeyde, bizim sitede yazıyor diyor.
Eyvahlar olsun.
Bir dakika, bir dakika.
Bu gerçek bir site mi bu?
Yani... Güvenilir, güvenilir.
Canım şey bizim... ...Türkiye Sucular Federasyonu nokta net.
Ya, öyle bir federasyon mu var?
Ne oldu ya?
Komik... Allah Allah.
Gülmezsen seviniriz yani.
Kurucu üyesiyim.
Var tabii ki.
Diyorsun.
Evet.
Ya ben bu hafta su da az geldi bana, stok yok, bir şey yok.
Bilsem stok yapardım ya.
Gideyim o zaman biraz su sipariş vereyim ya.
Böyle şey mi olur bir hafta, ne yapacağız biz?
Ay bilmiyorum ben şu an.
Ay Allah'ım yarabbim, başımıza gelene bak ya.
Benim belim koptu zaten su taşımaktan ya.
Öyle, ayrılıp bayılacak bir şey yok.
Hem gerçekten sevgili olmayacağız zaten.
Nasıl yani?
Bir nevi demo diyelim, göstermeyelim.
Kime göstermelik?
Orasını karıştırma şimdi.
Siz var mısınız, yok musunuz?
Onu söyleyin bana.
Varız, varız.
Hah, güzel.
O zaman bu akşam gelip yoluma hangi arkadaşla devam edeceğimi açıklayacağım.
Elenen üzülmeyecek ama olur mu?
Dedim ya, gerçekten sevgili olmayacağız zaten.
Bir süre el ele tutuşup sevgili numarası yapacağız, o kadar.
Süper, süper.
Peki Sevdacığım, kazananı neye göre belirleyeceksin?
Karizma, zeka, genel kültür.
Zeka.
Ona göre çalışalım.
Sınava sokmayacağım.
Zorlama bu kadar.
Peki Sevdacığım, elenen neye göre eleniyor?
Of!
Keyfime göre.
Tamam mı?
Oldu mu?
Tamam.
Okeyto.
Okeyto mu?
Senden bir puan kırdım.
Ya niye kırdın şimdi durduk yere ya?
Senden de.
Hâlâ eşitsiniz.
Yahu Şener bu.
Yalan söylüyordur.
İnanmayın.
Ya gördüm diyorum ben ya.
Gördüm siteyi.
Şu açsana bir şunu.
Ha işte yazıyor.
Okuyun alın.
İşte bak burada yazıyor.
Okuyun.
Ya arkadaşım herkes kendi telefonundan baksa ya.
Aa!
Ya Mürüvvet abla, sen beni biraz önce cimcikledin mi?
Ya bana doğru çevirsene, hiçbir şey görmüyorum.
Abi ne yazıyor şimdi orada tam olarak ya?
Kardeşim okusana, ne sorup duruyorsun?
Ben?
Yok ben.
Ya ben eceliyle okuyorum, uzun süre.
Ne var yani şimdi okusan, söylesen?
Ya bir hafta boyunca sular kesikmiş Sami, özeti bu.
Ya yok yok, kesin bir dümen vardır o işte, inanmayın.
Hem niye buradan başka hiçbir yerde yok?
Hiçbir yerde okuyamadık, bir tek burada var.
Şarlok çözdü mevzuyu.
Ya arkadaş ya, sucular fedasını bildirmiş işte.
Daha ne olsun?
Ya beyler, arıza yapmayın.
Boşu boşuna.
Arayalım, bir kez daha soralım nedir, nedir.
Evet, evet.
Ya niye soruyoruz?
Ben gördüm, duydum diyorum.
Siz neden anlamıyorsunuz acaba?
Sular tükenmeden şuradan birkaç tane damacını al da gel.
Kaç tane alayım bir tane?
Ne bileyim, al işte beş altı tane.
Aa, çıldırdın mı Perran ya?
Ne yapacağız beş altı tane damacanı, nereye koyacağız?
Şevket, delirtme beni.
Git al, ne diyorsa onu yap, çıldırtma beni.
Ay ben de bizim oğlana söyleyeyim, beş altı tane de bize atıversin.
Ben de mi alsam ya?
Bir dört beş tane yeter değil mi?
En az altı.
Yedi, sekiz, dokuzu ulan.
Hadi oradan, tamam, tamam, tamam.
Tamam, tamam.
Yok artık ya.
İlyas'a bak, Şener'in resmini arabaya yapıştırmış.
Bayağı bayağı yapıştırmış ha.
En çok lafı o etti ama en büyük yardımı da bu yaptı ya.
Yok yok, ciğerli çocuktur İlyas.
Ağabey.
Ağabey, Ağabey, Ağabey.
Bunu bir su katletsin.
Üstüne bir de imzanı mı atıyorsun?
Ne yapayım lan ben seni şimdi?
Asıl ben bu adamı ne yapayım?
Ya ne desen haklısın İlyas.
Adamı görür gibi oluyorum.
Sinirlerim çinlerim tepeme çıkıyor vallahi.
Ya ben adama dedim ki kamyonet alacağım, giydirme yapacağım dedim.
Adamın yaptığına bak.
Sana karşı çok mahcubum.
Vallahi de mahcubum, billahi de mahcubum ya.
Bir bakayım düzelecek bir şey var mı ki?
Dur ya.
Düzelemeyecek bir şeyse şey yapalım.
Lan gel buraya, kaçma.
Gel buraya.
Al sen de biraz.
Bayağı güzel olmuş be İlyas.
Vallahi de güzel olmuş ha.
İlyas.
Oğlum bayağı güzel olmuş ya.
Üstüne para alsam yeridir yani.
Ya oğlum başıma bir ton iş açtın.
Bir de senin reklamını mı yapacağım sen?
Hasta mısın ya?
Vay be!
Helal olsun vallahi.
Çok güzel olmuş.
Ya aferin sana be kardeşim.
Vallahi aferin ya.
Vallahi İlyas ne yalan söyleyeyim.
Hiçbirimiz bu kadarını beklemiyorduk.
Arkadaş dediğin böyle olur işte.
Kral adamısın oğlum.
Kral adam.
Bravo sana be.
Ay!
Şuna bak!
Ay!
Ay İlyas, İlyas!
Ay çok güzel olmuş İlyas.
Çok güzel olmuş.
Sen ne yaptın?
Ay şuna bak!
Ne yani?
Ay İlyas var ya bir tanesin, bir tanesin.
Ha yok.
Ya o kadar da değil canım.
Sonuç olarak... ...Şener de bizim bir kardeşimiz yani.
İlyascığım, Sevil'i koydum içine.
İlk damacana bizden olsun da sonrasını yazarım deftere.
Ya yaz, yaz, yaz.
Benim de yazacaklarım var deftere.
Ulan koşmayın oğlum.
Allah Allah, terli misin?
İlyas amcam söz ver formu alacağım diye şimdi almıyor.
Durdu yere kandırdı bizi.
Aa!
İlyas!
Ya çok ayıp be kardeşim.
Madem söz veriyorsun, neden sözünde durmuyorsun?
Ya yok be abi, yok.
Tamam tabii aslan onları halledeceğiz değil mi?
Ha?
Değil mi koçum?
Değil mi?
Halledeceğiz.
Halledeceğiz değil mi aslanın?
Halledeceğiz onları, halledeceğiz.
Aslanlar...
Sus, sus.
Sus geliyorum.
Ya abi ya, okuyorum vallahi.
Git, sen okusun tamam.
Güzel olmuş ama ha.
Kenan, senin Feridun'a söyle bizim eve altı tane damacana atsın.
Altı mı?
Evet, altı tane.
Olur.
Şener, bizim dükkâna dört, eve de beş altı tane damacana yolla.
Ablam evde halleder o. Tamam hayatım, sen fazla şey yapma, hallederiz sonra.
Bizim dükkâna da beş altı tane atıversin.
Şener, bana da bir on tane yolla.
Bana on bir, on iki, on üç, on dört.
Aman Sırayla, çocuk yemek yiyor içeride.
Yesin yemeğini, hepsinize dağıtır, hiç merak etme.
Feridun, duyuyorsun değil mi bunları?
Bak kaç sipariş geldi.
Hadi oğlum, bitir yemeği.
İlyascığım sen de şu... Çek arabanı ya.
Hadi dükkânı kapatıyor biraz.
Güzel olmuş güzel.
Biraz dolaş.
Mahallede dolaş da şey yapsın.
Hadi duyuru olsun.
Aman efendim, hoş geldiniz.
Sefalar getirdiniz Efe.
Ay canım benim, hoş bulduk.
Hoş geldiniz.
Aman efendim, merhabalar.
Oh maşallah, bütün emniyet burada.
Hayırdır komiser?
Sorma Adile Hanım, bu yaşta yirmiliklerden çekiyorum.
E hazır Tarık oğlumuz da gelmişken yaptırayım gitsin dedim.
Ama çok iyi etmişsiniz.
Seninle mi var oğlum Süleyman ha?
Adile abla, benim de arkada bir diş var da kaç zamandır ağrıyordu.
Komiserim gelmişken ben de peşine takıldım.
Ah canım, çok iyi etmişsin.
E ne duruyorsunuz burada?
Girsenize içeri.
Biz sıramızı bekleriz.
Millet üniformaya yormasın sonra.
Yalnız muayenehane değil, hastane maşallah sen. Bu çocuğa bir asistan tut, ben söyleyeyim sana.
Muhtar bir şey mi oldu?
Hiç.
Itır'a danışacağımız bir konu vardı.
Bizim şu haytalarla ilgili.
Zeki'yle Metin mi?
Aynen, aynen.
Yani yarın bir gün bize bir şey olur da şu miras işini pay edelim dedik bizim bu delilere.
Kaç zamandır aklımızdaydı.
Bugüne kısmetmiş.
E hadi girin içeri ya.
Giremiyoruz ki.
Geldik geleli sıra bekliyoruz.
Maşallah adliye sarayı gibi.
Adliye sarayı.
Şey bence sen şu kıza bir asistan tut.
Hadi.
Sevda.
Sevda neredesin sen?
Sabahtan beri seni arıyorum.
Beni mi arıyorsun?
Niye ki?
Ya Tuncay hakkında birkaç şey alacaktım senden.
Neleri sever, nelerden hoşlanır.
Yakın arkadaşı değil misin sen?
Bilirsin sonuçta.
Ama aramızda kalsın lütfen.
Aa, aşk olsun tabii ki.
Gel.
Tuncay'ı elde tutmak istiyorsan ilk kural delikanlı olacaksın.
Nasıl yani?
Basbayağı.
Harbi kızlardan acayip hoşlanır Tuncay.
Doğal o yüzden, kasma.
Yürüyüşünü falan vurmaz gülen.
Saldım gitti salih.
Doğru söylüyorsun.
Yapmacıktıkları hiç sevmem demişti dün.
Aynen.
Aksır tıksır, genir içinde ne varsa sal gitsin.
Şaka yapıyorsun.
Yok be kızım, ne şakası?
Bayılır Tuncay böyle şeylere, güven bana.
Öyle cici bici şeylerden hiç hoşlanmaz.
Full natural.
Yürü gel.
Aslan oğlum benim, aslan.
Hemencecik gösterdin kendini.
Dışarısı mahşer mahşer.
İğne atsan yere düşmez, öyle kalabalık ki.
Bizle pek alakası yok aslında bu kalabalığın anne, biliyorsun.
Nasıl alakası yok?
Sen birincilikle bitirsin okulunu oğlum.
Dışarıdakilere iyice bir baktın mı anne sen?
Baktım, ne olmuş?
Ha, anladım.
Bizim müşteriler daha çok onu kastediyorsun değil mi?
Hayır anne, hepsi tanıdık.
Hayırlı olsun Adile Hanım.
Kimsin?
Tanıyamadım.
Aa, üstüme iyilik sağlık.
Çocukluk arkadaşıyız ayol biz.
Rukiye ben, ilkokuldan.
Aslına bakarsan onlar bizim için değil, sizler için geldiler baba.
Size güvendikleri, saygı duydukları için geldiler.
Ne alakası var kızım?
Öyle baba, öyle.
Duvardaki diploma ile iki günde bu kadar müşteri toplanmaz ki.
Benim senin gibi bir babam, Tarık'ım da.
Senin gibi tatlı, düşünceli, herkesin sevdiği, saydığı bir annem var.
İyi ki varsın annem.
Sen hakikaten tanımadın mı beni şimdi?
Doğruyu söyle.
Tanıdım, tanıdım Rukiye.
Gözün kör olmasın.
Hele şükür.
He, anne.
Efendim kızım.
Efendim canım.
Ben bu akşam biraz geç kalacağım, haberin olsun.
Bu akşam bekleme beni yemeğe, biraz işim uzun sürer.
Tamam oğlum.
Beklemem.
Çok yoğunsun bu aralar.
Tabii kızım, nasıl istersen.
İş bu tabii.
Allah bir bereket versin.
Ah!
Aferin oğlum, aferin.
İşte budur bak.
Vallahi böyle giderse bir haftaya kalmaz erirsin söyleyeyim sana hatun.
Ne yapıyorsun ya?
Yemek söyleyeyim mi?
İşte budur be.
İşte budur.
Tarih yazıyorsun aslanım.
İlk defa bir yemeğe hayır dedin farkında mısın?
Bak damacana diyeti etkisini göstermeye başladı.
Aferin sana.
İşte bu.
Yemek söyleyeyim mi?
Anne.
Anne diyor.
Aferin sana ya.
Vallahi aferin.
Uyuma, uyuma.
Uyuma oğlum, siparişler var daha.
Kalk.
İhsan.
Bu ne hal?
Duymadın mı Hulusi?
Mahallede bir hafta su kesintisi olacakmış.
Sağ olsun bizim çocuklar stok yaptı.
Bir hafta mı?
Çıldırmış mı bunlar?
İstanbul'un orta yerinde öyle su kesintisi mi olurmuş?
Dur bakayım, dur.
İyi günler Selma kızım.
Komiser Hulusi ben.
Nasılsın?
Teşekkür ederim kızım.
Ben de iyiyim.
Kusura bakma seni rahatsız ediyorum ama benim bir maruzatım olacak.
Bir söylenti dolaşıyor mahallede.
Göya bizim bu taraflarda bir hafta su kesintisi olacakmış.
Doğru mudur bu?
Yuvacık mahallesi.
Sağ ol kızım.
Ne yapıyorsun Sevda?
İyi misin?
İyiyim.
Sen ne yapıyorsun?
Ne yapıyorum ben?
Niye öyle dedin ki şimdi?
Bize böyle acı o. İşine gelirse.
Acı o mu?
Evet acı.
Zoruna mı gitti toprağım?
Ne yapıyorsun çocuğum öyle?
Aynaya bakıyorum.
Ne görüyorsun peki?
Yani biraz Brad Pitt, biraz da Leonardo DiCaprio.
Vay!
Ne yana tutuyorsun o aynayı?
Böyle biraz ortala burnuna doğru da öyle bir bak.
Şöyle.
Hah.
Şimdi bak bakayım neye benzetiyorsun.
Eğer hâlâ Brad Pitt'e benziyorsan seninle bir doktora gitmemiz lazım.
Vur anne vur.
Kafama gözüme vurduğun yetmiyor, bir de özgüvenime uğur.
Şükür ya.
Sami.
Ha?
Bakar olsana şuralara kardeşim.
Bir gönül işi var, çözüp geleceğim hemen.
Bak kardeşim, çok uzaktaysan bakamam.
Ben eve kaçacağım ha.
Yok be kardeşim, gönül işi diyorum.
Beş dakikada çözeceğim.
Şu tipi görmüyor musun ya?
Görmüyor musun tipi?
Ha, görüyorum bu tipi.
Alo, Mürüvvet Hanım, ben Korhan.
Aşağı mahalleden Korhan.
Sipariş verecektim de şimdi oğlan müsait.
Aa, müsait Korhan Beyciğim, buyurun.
Ya ne müsaiti anne ya?
Benim dişim gücüm var.
Korhan amcalarda oturuyor.
Ne yapıyorsun ya?
Sus, konuşma.
Vallahi etlerini çimdik çimdik çimdiklerim senin.
Ee, kağıt kalem var mı efendim?
Yazıyorum.
Yazın efendim, ha ha.
Ee, bir paket un.
Ee, bir paket domates salçası, ee, bir paket de çay.
Tamam.
Dur, dur, dur oğlum ya.
Hadi şurada, hadi.
Bir de neler istemiş?
Eti ağır ağır, hâlâ konuşuyor.
Karnıma kramplar gibi, yemin ederim.
Ee, nasılsın kızım sen?
İki dakikada bitirdin ilişkiyi.
Ay güzelim, kızı AKB'ye çevirdin ya.
Korkulur senden vallahi.
Oh ettim.
Gözümün içine baka baka bir de gelmiş tüy üstlüyor benden.
Ee, kiminle çıkacağına karar verdin mi sen?
Ne çıkması?
E, dedin ya kızım.
Mahalleden arkadaşlar bekliyor diye.
Kısası kısas mıydı yani?
Onu diyorsun.
Evet, karar verdim.
Gidip söyleyeceğim.
Affedersiniz, pardon.
Bakar mısınız?
Yanamıyorum, Kaan bu.
Yemin ediyorum, Kaan.
Kime diyorsun?
Bana mı, ona mı?
Sana söyledim.
Konuşabilir miyiz?
Tamam, konuşalım da ne konuşacağız?
Şey, ikimiz konuşsak.
Okey.
Tamam.
Kaçın ben.
Görüşürüz sonra.
Görüşürüz.
Bugün Sevtap'la konuştuklarını duydum da çok etkilendim.
Nasıl yani?
Hangisinden?
Naturallikle alakalı söylediklerinden.
İşte maskülen kızlar.
Saldım gitti style falan.
Tam benim kafama göre bunlar.
Tuncay nereye?
Sana ne?
Ne diyordun sen?
Ya diyorum ki sen... ...yani ben, biz...
Tamam, kabul ediyorum.
Ver elini.
Yürü gidiyoruz çabuk hızlı hızlı.
Sevda bir dakika nereye gidiyoruz?
Maskülen kızlardan hoşlanmıyor muydun sen?
Al sana maskülen.
Yürü hacı yürü.
Yürü.
Yaa.
Aferin sana oğlum.
Sen ananı atlatacağını mı sandın?
Yok, geç kalacakmış da, yok bilmem neymiş de... ...ben asıl o kokoşu merak ediyorum.
Hele bir gelsin, elimden çekeceği var.
Ya Allah'ım, Allah!
Öldüm, öldüm bittim ya.
Beni şuraya gömün ya.
Hiç boşuna konuşma Şener, sen hak ettin bunu.
Bu ikisi nereden?
Halime teyzelerden iki tane.
Çiz.
Tamam hocam.
Neymiş insan insana böyle bir şey yapar mı ya?
Tek seferde böyle... ...atmış tane damacanayı arka arkaya toplatmak neymiş ya?
Daha doğrusu ben herkesi arayıp tek tek konuştum.
Tamı tamına iki yüz yirmi tane damacana satmışsın bir günde.
Şimdi ya bütün evleri dolaşıp, o sattığın damacanaları tek tek geri toplarsın… …ya da ben seni dolandırıcılıkta hapse atarım.
Karar senin.
Komiserim, el insaf ya.
Benim dört ayrı yerde fıtığım var ya.
Biraz insaf edin ya.
Gözünü seveyim ya.
Bir dakika, bir dakika.
Beli, boynu, göbeği anladık da dördüncü fıtık ne oluyor?
Kalp fıtığı.
Kalp fıtığı?
İki hık da götürür insanı.
O derece yani.
Komiserim, ben bunların parasını iade etsem de... ...Feridun gelse toplasa evlerden sonra getirse bizi o dükkâna.
Sen taşıyacaksın Şener.
O koca dağ gibi çocuğu haşat etmişsin zaten.
Biz bütün gece birlikteyiz.
Hadi sen devam et, devam et Şener.
Görüşürüz.
Merhaba.
Merhaba.
Şener sen ne yapıyorsun burada?
Sorma, sorma.
Ürünlerimiz ayıplı çıktı.
Ne?
Ben de böyle bir şeye asla müsamaha gösteremem deyip... ...tek tek evlerden topluyorum.
Buradan da dükkâna işte gidiyorum.
Yuh be Şener!
Yuh be oğlum, yuh!
Yuh be, yuh!
En kısa zamanda şey yapıyoruz.
Şirkete protesto çekiyoruz.
Tüm ürünlerimizi tek tek geri toplatıyoruz.
Geri çağıracağız ürünlerimizi.
Ay!
Ay dürüst sevgilim benim.
Ay tavus kuşum, tavus kuşum.
Beline dikkat et, beline.
Çok iyi dedin bunu vallahi tavus kuşu.
Tam tavus kuşu maşallah.
Her renk var.
Yanarlı dönerli.
Vallahi çok renkli.
Öyle yani.
Tarık.
Itır.
Siz ikiniz.
Itır kızım senin ne işi var burada?
Baba ben.
Evet sen.
Yoksa Allah'ım yarabbim aklıma mukayyet ol yarabbim.
Ay, ay vallahi kalbime inecek oğlum.
İkinizin ne işi var burada?
Kimin bu ev?
Bu ev... Bu ev şeyin anne... Halen'in evi.
Oh, ah bittim ben bittim.
Ocağıma incir ağacı diktiler.
Ah aşkım, ah sevgilim.
Böyle var ya stresden şakakların gerim gerim olmuş.
Ay kıyamam sana ya.
Kıydılar bana aşk tahvilim.
Hiç acımadılar, acımadılar bana.
Gençliğimin, girişimciliğimin baharında beni iflasa sürüklediler.
Sen de satılan mal geri iade edilmez deseydin... ...vermeseydin keşke paraları.
Dedim demez miyim?
Ne dediler?
Mal sensin dedi o sakallı muhtar.
Bağırdı bana.
Emniyette arkasına almış.
Artistlik yapıyor bana öyle.
Geleceğimizi nakit olarak aldılar.
Yarınımıza ipotek koydular aşkım benim.
Kolay gelsin.
Şener Su değil mi?
Hayır.
Ay Şener Su.
Orada koskocaman eşek gözü kadar yazıyor.
Kör müsün?
Ne vardı birader?
Bir bakiye vardı abi.
Onu tahsil edecektim.
Sen kimsin arkadaşım?
Ben sana su falan satmadım.
Hiçbir şey iade almam.
Pideciyim abi ben.
Ne pidesi?
Göreli pidesi abi.
Meşhurdur yani.
Bak arkadaşım.
Benim zaten sinir katsayım.
Vallahi bak altın fiyatı gibi bir fırladı.
İnmiyor aşağı.
Bak uza buradan.
Ben pide bile bilmiyorum bak.
Nasıl abi?
17 tane kıymalı var.
12 tane kaşarlı.
9 tane kuşbaşılı.
20 tane kola.
20 tane de ayran.
Toplam 476 yapıyor abi.
376.
400 abi.
Oh aşkım.
Oh.
Bu çocuk, bu çocuk beni mahvetti.
Bana garazi var bu çocuğun.
Bak iki adım ötede bakkal var.
Gidip oradan almıyor da bana itirliyor.
Bak içecekleri.
Ben bu çocuğu kovacağım ya.
Kovacağım ben bu çocuğu.
Kov, kov, kov.
Aman, aman sakin ol aşkım, sakin ol.
Gene gerildim.
Bak ne güzel yumuşamıştı şuralar.
Şaka istedim oğlum.
Hale benim fakülteden arkadaşım.
Bu taraflardan iş bulmuş, ev arıyordu.
Ben de bu evi Hale için tuttum.
Niye oğlum?
Senin üstüne vazife mi?
Kızcağız yardım istedi annem.
Mahallemize kadar gelmiş, yardım etmeyeyim mi?
Yakışır mı bana?
Yakışmaz tabii, tabii yakışmaz da... ...Itır'ın yanında ne işi var?
Şimdi Tarık anahtar için Hale'yle buluşacaktı ya.
Sana ne kızım?
Buluşursa buluşsun.
Sana ne oluyor?
Ben rica ettim Münir Baba.
Şimdi Hale bekâr bir kız.
Ben de bekârım tabii Hale'yle.
İkimizin buluşması ayıp olur diye Itır'dan gelmesini rica ettim.
Evet.
Hem ben de tanıyorum Hale'yi.
Tarık da bahsedince ben de işte çorbada tuzum olsun diye yardıma... Bir dakika, bir dakika.
Sen nereden tanıyorsun Hale'yi?
Tarık tanıştırdı baba.
Ne zaman tanıştırdı oğlum?
Oldu bayağı.
Oho!
Üç dört sene önce.
Nerede tanıştırdı?
Kafede.
Resto.
Evladım, kafe mi, restoran mı?
Kafe, restoran.
Hani sahilde var ya, sahil kafe, restoran.
Ha şey, Vahya Bey'in yeri.
Hah baba.
Vahya amcanın yerinde evet oturuyorduk biz.
Sonra Tarık'la Hale geldi.
Öyle tanışmış olduk.
Kahve falan içtik.
Çok iyi bir kız Hale.
Vallahi bak tanısan sen de çok seversin.
Çok, çok iyi bir kız.
Pırlanta gibidir Hale.
Ya of abla ya!
Of ya!
Teşekkür ederim.
Çok naziksin.
Sağ ol hacı o. Eyvallah.
Yorduk seni.
Bıraksaydın kapıya kadar.
Bizim mahalleye geldik bro.
Ters olur şimdi kapüş.
İyi, ben gideyim o zaman.
Yarın görüşürüz.
Nereye gidiyorsun ya?
İnsan sevgilisini evine kadar bırakmaz mı?
Çok kabasın Kaan.
Ya ben komşular görür diye şey... Görmezler, görmezler.
İki adım yol zaten.
Hadi.
Çok acayip kızsın ya Sevda.
Sürekli şok ediyorsun beni.
En çok da bu huylarını seviyorum biliyor musun?
Tipe bak, tipe bak, bak.
Tipe bak.
Utanmasa belediye hoparlöründen ilan edecek sevgilisine.
İlahi Kaan ya, çok komiksin.
Çok eğleniyorum senin yanında.
Uyuyorsun.
Uyuyorsun ne olacak?
Bana mı dedin aşkım?
Mahallenin ortasında aşkım falan demesene sen de.
Bu diyor ne olacak?
Ama... Ama sana yok.
Getirdin bıraktın teşekkür ederim sağ ol.
Hadi sana güle güle.
İyi yarın görüşelim o zaman.
Görüşeceğiz.
E hani kızı bekliyordunuz?
Niye gelmedi evine?
Dedim ya anne, aradı.
Yarın sabah gelecekmiş.
Bana bak, öyle birlikte fazla gözükmeyin.
Laf olur.
Ver anahtarını, çık gel.
Yok anne yardımcı oldum ben kendisine bitti gitti.
Öyle arada selam sabah o kadar işte.
Aferin.
Ha annem ev görmesine gelecekmiş de kıza.
Olmaz.
Neden olmaz?
Yani olur da gerek yok anne.
Hem mahalle biraz asosyaldir sevmez öyle misafir falan.
Oğlum yatıya gidecek değiliz ya hediyesini vereceğiz.
Adettendir tamam mı?
Tamam söylerim.
Aferin.
Hale hale diye bizi düşürdüğün duruma bak Tarık.
Soracağım ben sana bunun hesabını.
Bunların hepsinin hesabını soracağım onlardan.
Ticaret odasına şikâyet edeceğim hepsini.
Amca ellerim koptu vallahi bak.
Ama çok iyi geldi vallahi ya.
Şuraya yatsam da şöyle şu sağ tarafımı bir çiğnesen ya, ne olur hadi.
Ya amca yaptırtma şunu, çok sakıncalı.
Ya amcanı bugün sakız gibi çiğnediler, bu ne ki ya?
Maddi manevi ben belimi doğrultamıyorum ya.
Hadi gözünü seveyim, bak şuram çok ağrıyor hadi.
Hadi biraz, hadi şuraya.
Of amca ya.
Yatıyorum bak, hadi lütfen hadi.
Ay yavaş Itır.
Ay yavaş Itır abi.
Itır!
Ah!
Abi!
Abi kadar taş düşsün başına Şener.
Ah!
Abi!
Abi kaburgam!
Ciğerlerime girdi.
Dur abi.
Bir şey olmaz.
Ciğerin zaten beş para etmezdi.
Aa!
Yeter!
Yeter artık abi!
Aa!
Abi yeter artık ya!
Gururumu da ayaktan altına aldırtmam!
Alırım ulan!
Ne oldu kız?
Ne bu hal?
Hiç, öyle işte.
Saçlar tepeden heyreti toplanmış.
Eski diz yapmış pijama giyilmiş.
Hababam tüketilen abur cubur.
Aşk acısı bu.
Çok mu belli oluyor?
Yirmi yıllık kadrolu âşığım ben.
Kız benden kaçar mı?
Söyle bakayım kim bu yakışıklı?
Hiç.
Salan tek işten.
Ya teyzoş ya, ben ne yapacağım?
Oy, oy, oy, kıyamam, kıyamam.
Bak bakayım bana, bak.
Gül bakayım biraz, gül, gül.
Yüzüme bile bakmıyor.
Bakacak.
Senin yanında Aşkın devam filmini çekmiş teyzoşun var.
Ayşen'le Şener 20, sinemalarda.
İşi ele alıyorum.
Aşkından böyle var ya, ineyim ineyim inlemezse... ...bana da Ayşen demesinler kız.
Baba yapma bak, bir sekatlık çıkacak.
Elim testte kaldı!
Elim testte kaldı!
Elim testte kaldı!
Bak kızım, bir daha o sırık dişçinin yanında... ...asla görmeyeceğim seni ona göre.
İyi de nasıl olacakmış o?
Tarık'la bizim iş yerimiz aynı.
Mesai saatlerinin dışında asla yan yana olmayacaksınız, işte o kadar.
Hele o evin etrafında dahi görmeyeceğim seni, anlaşıldı mı?
Hangi ev bu ya?
Tarık'ın evi ya.
Yani arkadaşının evi.
Arkadaşmış.
Sen onu benim külahıma anlat.
Ah!
Abi o birlik soğanım!
Soğanımın çiçeği!
Ah Allah!
Ezdin!
Ezdin beni!
Baba yapma, Allah aşkına bak bir şey olacak, gel.
Bak, söz ver bana.
Bir daha Tarık'la baş başa görüşmek falan yok.
Tamam.
İyi, tamam.
Ben odama çıkayım, sonra görüşürüz.
Tamam, görüşeceğiz.
Ah!
Ah!
Ah!
Ah, yapıştım halıya.
Ya sen ne, ne yiyorsun bu kadar ya?
Ah, her tarafım tutuldu ya.
Abi bir diyet falan yap, sen çok ağırsın ya.
Böyle olmaz.
Ah öyle mi?
Tutuldu mu her tarafın?
Ay kıyamam sana canım kardeşim benim.
Tutulmuşum.
Kalk, kalk, kalk.
Şöyle bir masaj yapayım o zaman sana.
Ay kıyamam ben, kıyamam.
Şöyle bir uzan.
Hadi bir uzan.
Vallahi mi?
Sen çok sertleşmişsin ya buraların falan.
Şöyle bir masaj atayım.
Yat sen hele bir.
Yat bakayım şöyle.
Yat, yat, yat.
Vallahi mi?
Ya canım abim ya.
Hiç kıyamazsın bana ha.
Sen aslında tıra sinirleniyorsun da hıncını benden alıyorsun sanki ha.
Benden mi çıkarıyorsun sinirini?
Hadi, hadi uzan.
Uzan şöyle.
Abi o zaman şurada bebek yağını getirsen de... ...şu sağ tarafı bir ovalasan ne olur rica ediyorum.
Tabii, tabii, tabii.
Hadi uzan sen, uzan.
Hangimiz düşmedik kara sevdaya?
Hangimiz sevmedik çıldırlar gibi?
Hangimiz bir kuytu köşe başı?






