Aşk Yeniden 23. Bölüm

Aşk Yeniden 23. Bölüm Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar
Yükleyen:
NOWYayınlanma Tarihi:
06.12.2015Görüntülenme:
3.1MAçıklama:
Tekne’nin yanmasıyla Taşkın ailesini zor günler beklemektedir. Fatih, Selin’in de o eve yerleşmesiyle kendini iyice borçlu hissetmeye başlar. İş arama çabalarının çoğu sonuçsuz kalınca, o da malikaneden kovulup taksicilik yapan Mustafa gibi taksicilik yapmaya karar verir. Anca tanınmamak için Mustafa’nın kullandığı takside gece şoförü olacaktır. Zeynep’e bir firmada gece müdürlüğü yaptığını söyleyerek gizli gizli taksiye çıkmaya başlar. Zeynep'se, Cevat ve Kamil’i define ararken yakalamış ve olaya el koymuştur. Şevket tekneye düzenlenen saldırının failini araştırmaya başlar. Fatih’in ve Selin’in başına gelenleri düşününce tekneyi de Şekecizadelerin yakmış olduğu kanısına varır. Bunun hesabını sormak için soluğu Şekercizadelerin malikanesinde alır. Daha fazla video için abone olun: Bizi sosyal medyadan takip edin: FOX Türkiye Resmi Web Sitesi: Facebook: Twitter: Instagram: FOX Türkiye Aşk Yeniden sayfası: Aşk Yeniden Resmi Facebook Hesabı: Aşk Yeniden Resmi Twitter Hesabı: Aşk Yeniden Resmi Instagram Hesabı:
Video Transkripsiyonu
Karışmayın bana, benim hayatım.
Benim kararım, sonucuna razıyım.
Ben bilirim beni, sizden ziyade.
Kalbim birane, aşk ve kar.
Dokunmayın asla benim hayalim.
Benim gençliğim, umudum, düşlerim.
Ben yaşarım günümü dünden ziyade.
Kalbim irade, aşk ve kalbim.
Niye benim kocam gittiği yerden dönemez ya?
Niye?
Yine dönemedi adam.
Fehmi.
Fehmi ne oldu?
Hallettin mi o işi?
Merak etme.
Hallettim.
Fehmiciğim seninle gurur duyuyorum.
Yavaş yavaş ençika olayını öğrenmeye başladın.
Yani Fehmi valla sen bana müsaade etsen var ya ben sana bir iki dizide seyrettiririm.
Ondan sonra sen ençikanın feriştahı olursun.
Kavartma mukaddes.
Ben bütün bunları... ...çocuklarımı yeniden kazanmak için yaptım.
Ben niye yaptım Fehmi?
Ben de yaptıklarımı çocuklarımı kazanmak için yaptım.
Sen yapınca ulvi, ben yapınca tükaka öyle mi?
Tamam mukaddes.
Senin dediğin gibi sen haklısın.
Ama şimdi beni biraz rahat bırak lütfen.
Çok gerildim.
Biraz dinlenmem lazım.
Vicdanın mı sızıldı?
Hiç sızlamasın Fehmi canım.
Hiç sızlamasın.
Onların yaptıkları yanında bizimki Azmi.
Hiç sızlamasın.
Fatih sence bu işte babamın parmağı var mıdır?
Ya Meryem annemi bu kadar kızdırdığına göre.
Vallahi bilmiyorum ki hayatım.
Yani reis babam sonuçta.
O parmak her yerde.
Haklısın.
Her şey yolunda gidiyor derken nereden çıktı bu yangın?
Zeynep.
Baba.
Ne oldu?
Tekne ne durumda?
Yandı işte.
Hasar çok mu?
Alt kameraların hepsi bitmiş.
Şevket.
Ne var Meryem?
Ne işin var senin burada?
Ölüp ölmediğini kontrol etmek için mi geldin?
Yoksa yarım kalan işini tamamlamak için mi?
Manyak mısın sen be?
Ne istedin Birol'dan?
Ulan sen o adam için benim kendi teknemi yakabileceğime inanıyor musun ha?
İnkar mı edeceksin?
Yoksa utanmadan karşıma geçip yalan mı söyleyeceksin?
Bak Meryem Hanım.
Burada esas hesap vermesi gereken biri varsa o da sensin tamam mı?
Yazıklar olsun Şevket.
Kim bu bir o da?
Gerçi tahmin etmesi zor değil.
Eğer aşığın olmasaydı bu kadar üzülüp bu kadar üstüme gelmezdin öyle değil mi?
O benim çocuğum be.
Çocuğum.
Baba!
Saygılar.
Baba üzülme artık ne olur.
Hem bak kimsenin canına bir şey de olmadı.
Hem teknenin de telafisi var.
Ya tamam kolay değil zor.
Ama bak kaç kişiyiz hep beraber yaparız bir şeyler çalışırız çabalarız.
O iş öyle kolay değil.
Kayık mı bu küçücük?
Koskoca balıkçı teknesi de.
Sen aslında tekneye üzülmedin değil mi?
Babam, Birol bey neden teknedeydi?
Seni suçlamak için bir şey sormuyorum.
Ama Meryem'in, annemin dediklerini duydum.
Bu nedir ha bu başımıza gelenler?
Bizim kime ne kötülüğümüz dokundu?
Ay bilmiyorum abi, bilmiyorum.
Ya Yadigar tamam ya.
Sen de canımı sıkma ya sızlanıp da ya.
Olan oldu işte, ne yapalım?
Şevket abi, gel bak sen beni dinle.
Bir ekmek tuz kuralım abi başında.
Göz var sende.
Bir de evde üzerlik otu yaktık mı tamam.
Tamam.
Elimizde ha bu bir ev kalmıştı.
Onu da yakalım olsun bitsin bu iş değil mi?
Aman bak ant verdim Ayfer.
Sakın bir şey etmeyorsun ha.
Aman.
Aman diyeyim.
Aman.
Allah Allah ya.
Duyan da evde hıdır ellez ateşi yakayım sana ha.
Bir dal üzerlik otundan ev mi yanar abi?
Ayfer teyze tamam haklısın da sen yine de yakma bir şey ha.
Ya anam yakmayayım ya.
Oy.
Ya dayıcım ya böyle üzgün üzgün oturuyorsun burada.
Tamam kötü olaylar yaşadık ama ya bak... ...bak senin burada aslan gibi yeğenim var.
Çalışırım herkese bakarım ya.
Aslan gibi de damadım var.
Her türlü yani.
Ben de elimden geleni yaparım.
Bak beni de zaten bir sürü pastane istiyor.
Ben tamam desem hava da kaparlar beni.
Hem yarışmadan kazandığım parayı da eklerim.
Sen üzülme Reis babacığım ne olursun.
Bak bu kadar çocuğun var.
Toparlarız ya evelallah.
Benim de rahmetlikten kalan bu kadarcık bir param var.
Onu koyarım.
Üzülme sen. Şevket ağabey.
Ben de bu kadar biriktirebildim.
Abi Allah razı olsun.
Bana çok yardım ettin.
Evini açtın.
Çoluğuma çocuğuma sahip çıktın.
Ben de elimden geleni yaparım abi.
Gerekirse evlere temizliğe giderim.
Az demem çok demem çalışırım.
Ben de eve katkıda bulunmak isteyeyim abi.
Siz hepimiz bugün sözleştiğinizde beni ağlatmaya mı karar verdiniz?
Çekilin çekilin.
Bu ne?
Elif Su, sen bu kadar parayı nereden buldun ablacığım?
Bunlar son dört yılın bayram harçlıkları ve benim sattığım bilekliklerin paraları.
Burada tam 1473 lira var.
Uy ha bu ya cücesi benden zengin çıktı ya.
Tamam teşekkür ederim.
Hepiniz sağ olun, var olun.
Ama bu benim meselem tamam mı?
Bunu ben kendim halledeceğim.
Hadi bakalım.
Elif Su sen de topla şunları.
Hadi hadi topla.
Biraz konuşabilir miyiz Şevket?
Ben perdeleri yıkayayım.
Ben de tabretime bakayım.
Biz de Fatih'le bir gidelim abi.
Orhan bizim de işimiz var.
Hayatım biz de Selim'in yanına gidelim.
Zeynep.
Sen kal lütfen.
Konuşulanları sendedir.
Her şeyi yanlış anlamakta üzerine yok, değil mi Şevket?
Neyi yanlış anladın?
Birol'a oğlum dediğini mi?
Evet.
Evet, tam da onun.
Birol'u ben doğurmadım.
Birol, Cahit'le Şükran'ın oğlu.
Annesiyle kapıdan kovulmuş... ...öz babasının doğmasını bile istemediği bir çocuk.
Cahide çok yalvardım, onu kendinden uzak tutma.
O senin oğlun dedim.
Ama dinlemedi.
Sadece adını değil... ...her şeyini esirgedi ondan.
Sevgisini, şefkatini, servetini.
Ben de ondan gizli sahip çıktım ikisine.
Ama annesi çok yaşamadı.
Kederinden öldü kadıncağız.
Ölürken de Birol'u bana emanet etti.
Birol'u ben doğurmadım ama o benim oğlum.
Cahit'ten korumak için onu Türkiye'ye kaçırttım.
Ölen annesinin yerine koydu beni.
Onu büyütmek hakkı olana sahip olması için yetiştirdim.
Ve neler çektim ben biliyor musun Şevket?
Bilmeyeyim daha nereden bileceğim?
Ama şimdi öğrendin.
Onu sana yedirmem.
Cahide yedirmediğim gibi sana da yedirmem.
Kızım bana akıl ver.
Söyle bakayım ne oldu?
Biz ne edeceğiz Fatih?
Baksana.
Adamın ekmek teknesi yandı.
Hala yardım kabul etmiyor.
Biz de öyle yük gibi kaldık adamın üstüne.
E artık ben de çalışayım anne.
Bak son bir tane sınavın kaldı.
Onda verdi mi bitti bu iş.
Bir kişinin çalışmasıyla olacak iş mi kızım bu?
O kadar kolay mı ev döndürmek?
Bunun elektriği var, suyu var, kirası var, boğazı var.
Var da var.
Anne, benim pasta yarışmasından kazandığım paramız da var.
Bak, reis babam onu istemiyorsa biz de kendimize harcıyoruz.
O para bizi en az bir sene ihitare eder.
O senin düğün paran.
Anneciğim.
Ne düğün parası?
Ben zaten daha evlenmeyi düşünmüyorum.
Bak ne diyeceğim.
Biz ne yapalım biliyor musun?
Ne yapalım Fatih?
Gel biz ev bakalım.
Ama gizli gizli şimdilik.
Gizli gizli.
Ayıp olmaz mı?
Adamlardan gizli iş çevirmişiz gibi.
Canımın içi.
Onlara daha fazla yük olmayalım diye bakıyoruz.
Hem evi bulur olmaz gider onlara hemen söyleriz.
Aksi taktirde zaten eve bakmamıza bile izin vermezler.
Reis babamı biliyorsun.
Ne dersin?
Bahadını değil mi?
Anne gel yapalım.
Ne düşünüyorsun anne?
Ne düşüneyim Selin?
Olanları düşünüyorum ama yani.
Ya tamam bulacağız bir yolunu.
Ben asıl tekniği kim yaptı onu düşünüyorum.
Onu da öğreneceğiz.
Onu öğrendikten sonra da bunu yapanlara öyle bir hesap soracağım ki ben.
Ya belki bir kaza olmuştur.
Ya ne kazası ya?
Kızım sen bir şey mi biliyorsun?
Ben neyi bileyim?
Nereden bileyim ya?
Onu diyorum işte.
Neyi bileceksin?
Nereden bileceksin?
Yani kazadan başka bir ihtimal gelmiyor aklıma.
İnşallah da kazadır.
Selin.
Ya bunu biri yaktıysa?
Ben de düşünüyorum onu.
Ama kim niye yaksın sizin teknenizi?
Belki gerçekten teknik bir hatadır.
Ya ne bileyim bunun motoru.
Ha motor!
Motor, motor, motor, motor!
Lan!
Motor mu?
Kazım Usta!
Hop, ne vardı?
Teknenin motorunu sen mi taktın?
Sen hangi tekneden bahsediyorsun?
Ya hangi tekne olacak ya?
Bizim tekne, bizim.
Akşam yanan tekne.
Ha, evet ama ben o motoru... Ulan senin yapacağın işin var ya... Ulan yandı koskocaman tekne, yandı beceriksiz herif.
Kendine gel, sesini yükseltme.
Çocuğun mu var lan karşında?
Alırım façanı aşağıya.
Ulan ben senin var ya... Orhan dur!
Al götür şunu elimden bir kaza çıkmadan.
Mekânımda horozluk yaptırmam ben.
Ulan çıkacağı kadar kaza çıkmış zaten be!
Yanlı diyorum sana tekne, yanlı yanlı!
Ulan hadi gidelim.
Ulan ben sizin tekneye hiçbir şey yapmadım ki.
Motoru getirdim, koydum kendi elimle.
Tekneye bağlamadım bile.
Gidelim ulan hadi.
Nasıl yandı lan o zaman tekne?
Ne bileyim, o yangına bir sebep olmadı.
Biri gelip bizzat yaktıysa bilemem yani.
Onu da Şevket Reis'e sorarsın.
Neticede deniz suyundan alev almadı ya tekne.
Yangının motordan çıkmasının mümkünatı yok.
Sen takmadın mı yani motoru?
Ha şunu bileydin.
Takmadım.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş.
Koş
Bana güvenmeyen bir adamın yanında artık kalmak istemiyorum.
Hiçbir yere gitmişsin anladın mı?
Hiçbir yere gitmişsin.
Sen beni tanımıyor musun?
Tamam yaptık bir eşeklik.
Ama bak şimdi bak senden özür diliyorum.
Kusura bakma hadi bırak bakayım.
Bırak düdüm bırak.
Gidemezsin.
Zeynep.
Bu mesele babanla aramızda.
Lütfen izin ver gideyim.
Hayır izin vermiyorum.
Gidemezsin.
Bu yaptığın analık gururumu okşuyor ama gitmek istiyorum.
Kalbim kırık Zeynep.
Burada kalırsam benim için de iyi olmayacak sizin için de.
Babanla sürekli didişip duracağız.
Zeynep Selim'in pişik kremi nerede?
Bizim de kalbimiz kırık.
Biz de çok zor zamanlar yaşadık hala daha da yaşıyoruz.
Ama böyle senin gibi kaçmak yerine ne yapıyoruz biliyor musun?
Biz aile olmak için birbirimize daha da sıkı sarılıyoruz.
Zeynep ben kaçmıyorum.
Ya kaçıyorsun.
Kaçıyorsun işte beni delirtme.
Ama ben bu sefer izin vermiyorum.
Beni bir kere annesiz bıraktın bir daha da bırakmana izin vermeyeceğim.
Pışık kremi diyorum.
Dayı.
Ya Kazım Usta takmamış ki motoru.
Yani motordan çıkmamış yangın.
Evet yani birisi yakmış.
Ay Günay hadi may may may.
İki saattir hadi.
At şunları fırına pişsin hadi.
Bu tepsi bitsin pişireceğim.
Kızım neredeyse misafirler gelecek.
Biteni koy da bir bir pişsin işte.
Merak etmeyin Mukaddes Hanım.
Ben hepsini birlikte pişireceğim.
Nasıl ya şimdi dördü birden mi pişecek?
İşte böyle.
Ben hepsini birlikte pişirebiliyorum.
Gerçi bunu bilmenizi beklemiyordum ama.
Günay.
Sen bana ne yapma çarpıyorsun?
Ne haddime Mukaddes Hanımcığım?
Mukaddes Hanımcığım bir şey soracaktım.
Acaba bugün spor hocanız gelecek mi?
Sana ne ayol?
Günay sana ne benim spor hocamdan ha?
Hadi hadi işine baksana.
Söylesen ölürsün değil mi?
Kesin ölürsün yani.
Afein mi?
Ne yapıyorsun sen?
İyiyim hayatım.
Sen ne yapıyorsun?
Ay ne yapayım?
Misafirlerim gelecek de.
Konken sırası bende.
E sen de çık gez biraz.
Niye çıkayım mukaddes?
Dünya kadar oda var bu evde.
Siz çıkın.
İstiyorsanız gidin havuz başında oynayın.
Fehmiciğim şimdi geçen seferki gibi yine böyle açacaksın müziği gıydıdı gıydıdı.
Yok ya yani çık gez dolaş biraz ne var bunda?
Bir kere o gıydıdı gıydıdı dediğin şu Bert'ti.
Ayrıca istediğim müziği dinlerim kimse karışamaz.
Allah Allah ya bu konken nereden çıktı?
Sırası mı şimdi?
Ay ne demek sırası mı şimdi?
Sırası tabii.
Hem de tam sırası.
Aa hayatımı yaşayacağım ben ayol.
Ne bu böyle?
Hiç de ara vermeyeceğim hayatımı yaşamaya yani.
Ayol benim mizacıma aykırı bir kere böyle bütün gün somurtup oturmak.
Sen ve mizacı ne yaparsanız yapın hayatım.
Ben gidiyorum.
Annemi gördün mü?
Görmedim.
Buraya indiği mi var çocuklar gitti gideli?
Resmen inzivaya çekildi ayol ne oluyorsa.
Fehmi kusura bakma da sen hastanede karışsan huyundan direkt annene getirirlerdi seni.
Sevimsizler.
Hiç.
Bu odayı boşalttıracağım da ona bakıyorum.
Belki bir hobi odası yaparım diye düşündüm.
Sen bilirsin ama bunun için biraz erken değil mi?
Neden?
Nasıl olsa boşaltacağız.
Bir an önce hallolsun.
Belki şartlar ilişkilerine biraz beklesek belli mi olur?
Öderler mi diyorsun?
Dönmelerini ister misin?
Kapatalım bu konuyu.
Ben de onları en az senin kadar özledim.
Zeynep pişik kremi nerede?
Bu arada anneni göndermemekle en iyisini yaptın.
Yani reis babam yıkılırdı resmen.
Burası öyle.
Ne düşünüyorsun sen?
Fatih bu tekneyi kim yaktı?
Evet ya kim yaktı?
Ben de onu diyorum kim yaktı?
Ben de merak ediyorum valla.
Yani düşünüyorum ama reis babamın da bir sürü düşmanı var.
Evet biliyorum.
Lan yoksa şey olmasın?
Olabilir mi?
Şak ya.
O babamla uğraşmaya cesaret edemez ki.
Ya tabii canım.
Ötleğin teki o ne cesareti Allah aşkına.
Tek etek kavga dedik, kamyon dolusu adam getirdik.
O olamaz zaten.
Ay kim peki?
Bilmiyorum.
Ay vallahi düşün düşün içim şişti artık ya.
Ne şanssız bir adam ben ya.
Şuna bak dokunduğum her şeyi kurutuyorum.
Fatih için bunun senin ne ilgisi var?
Saçmalama.
Hem unuttun mu sen benim kahramanımsın.
Efendim.
Evet ben Fatih.
Ha iş için.
Yok yok nefesinizi tüketmeyin kalifiyeli olduğumu söyleyeceksiniz.
Yine mi olmadı?
Boş ver hayatım.
Eminim o kadar iyi bir iş bulacaksın ki.
Oldu.
Oldu oldu.
Aradı işe alındım.
Şaka mı yapıyorsun?
Evet.
Hayır yani alındım adam öyle dedi.
Fatih ciddi misin?
Evet.
İşim var artık.
Yalnız bir şey kremi unutmayalım.
Ya ben onu kaybetmiştim işte.
Şimdi yenisini alabiliriz.
Paramız olacak.
Ula düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum.
Düşünmekten ha böyle beynim karıncalanıyor.
Aklıma bir Allah'ın kulu gelmiyor da.
Acaba bu işi bize kim etti?
Düşmanımız da yok bizim.
Demek ki varmış yadigar.
Sen geçmişi bir yokla.
Bir bak bakalım, iyice bir düşün bakalım.
Kim olabilir yani?
Ana!
Ya bu bizim eski tayfalardan birisi yapmış olmasın bu işi?
Uşşum Cevat'la Kamil'den gayrı biz ne tayfa alıyoruz senelerdir.
O da doğru.
Yadigar.
Kız bak aklıma ne geldi.
Ne?
Yadigar.
Kız hanım benim evin karşı çaprazında böyle tahta bir ev vardı bildin mi?
Nerminlerin evi.
Bu Nermin'in oğlu küçüğüken Orhan'la kavga ettiydi.
Nermin de elini beline koyup kapıya dayandıydı da bağırındıydı.
Kız diyeyim ki sakın Nermin olmazsın.
Ula ben de ağzının içine bakıyorum ne diyeceksin diye Ayfer.
Kot kafal.
Ha bunlar zamanında kavga etmişti.
Kadın kızmış olsa niye bunca sene beklesin de şimdi yatsın ha bu tekneyi.
Azıcık akıl iyi oldu.
O da doğru.
Ne bileyim adam aklıma başka bir şey.
Kız sen saniyede yüz tane cümle kurayım.
Ya kızım aklına bir şey gelmiyor mu?
Bir düşün hele ya.
Anne vallahi düşünüyorum.
Düşünüyorum ama yani inanın kimse gelmiyor ki aklıma ya.
Bakın böyle resmi kuruyorum.
Reis babam orada.
Sonra reis babam bir anda siliniyor.
Yerine böyle kandı gibi bir adam geliyor.
Vallahi benim de artık çakralarım kapandı.
Ben de hayal kuramıyorum.
Kandı kim kız?
Uy çakrayı bildin, sıra gandiye geldi.
Sen çakrayı bildin mi?
Orhan.
Ha?
Tekneyi bizimkiler yakmış olmasın?
Nasıl?
Sizinkiler derken?
Ben oğlumu bu tekneye miç olsun diye doğurmadım.
Yakarım bu tekneyi.
Annen niye böyle bir şey yapsın kızım?
Ne olur mu öyle şey ya?
Kendin söylüyorsun işte.
Annem çünkü.
Ya yok.
Ya yok yapmaz ya.
Yapmaz, yapmaz yani.
Annen de olsa yapmaz böyle bir şey.
Yapar vallahi.
Yapar.
Ya kadın kendi evlatlarıyla iplerini koparmışken... ...bütün gemileri yakmışken Şevket Reis'in teknesini mi yakamayacak?
Yapar.
Anne.
Şimdi buldum.
Kız bu sefer buldum.
Benim soysuzu yapmış olabilir.
Şimdi siz bizi eve aldınız ya.
Adam ondan darlanmış yakmış olabilir.
Anne ya.
Pes vallahi ya.
Ya babam o kadar gaddar mı benim artık canım?
Hele hele.
Hala şu soysuza baba deyin ya.
Kız var ya bazen diyeyim ki seni doğuracağıma diyeyim.
Taş doğursaydım daha iyiydi diyeyim yani.
Kız kızım bu adam sizin nereden baba az oluyor ya?
Bu adam size ne babalık etmiş ha?
Ayağı biçip çorap mı almış da baba değilsin?
İyi dinle beni.
Sizin ana ağızda baba ağızda benim.
Anladın mı?
O soysuza bir daha baba dediğini duyarsam senin o ağzınla gözünü yer değiştiririm haberin olsun.
Ayıp da ayıp koskoca kız.
Git babam baksın o zaman.
Size müjdeli bir haberimiz var.
Uy Zeynep'im de ne diyeceksen çabuk.
Hasret kaldık iyi haberlere.
İş buldum halacığım iş!
Aa!
Ya ben size demiştim işte yavaş yavaş her şey düzelecek.
Fatih!
Sen yine de tahtaya vur, *** karşı bir de dili ısır.
Ne olur ne olmaz olur.
Hala babam nerede onu da söyleyeyim de moral olsun biraz.
Abim nerede Orhan?
Orhan!
Nerede oğlum dayı?
Ben... Orhan babam nerede?
Ya ne bileyim ya?
Hala abin nerede?
Ulan!
Bir sürü de düşmanım var anasını satayım ya.
Ulan, ulan ben şimdi hangi birimi sorayım ben bunlara?
Hangi birimi sorayım?
Reis, elini ayağını öpeyim reis, kıyma bana.
Ne olursun yalvarırım reis.
Nerede lan serseri?
Atın.
Gözünü çapa anayım reis, yapma.
Atın da.
Reis!
Çoluğum çocuğum var reis, acı bana.
O zaman çoluğun çocuğundan utan da.
Ver onu.
Ben girmeyeceğim ne olursun atma.
Üzüldüm.
Atın.
Yalvarırım reis.
Ben ettim sen etme.
Kurtarmaz.
Atın.
Çok pişmanım desem?
Pis herif.
At ula bunu derine.
En derine.
Bir daha asla yapmayacağım desem?
Al bunu daha derine.
İlla atacaksın yani reis.
Atın lan at.
Atmazsan ana değilsin be.
Ne diyorsun hocam?
Atın.
Biz teriyar çocuğuyuz usta.
Sen kimi atıyorsun kimi?
Öyle mi?
Atın.
Atın.
Atın.
Atın.
Atın.
Atın.
Atın.
Atın.
Yok.
Öyle olmayacak ya.
Allah bilir hangisi yaptı.
Ulan Şevket.
Ulan Şevket.
Ulan ne geldiyse başına bu sinirden geldi be.
Bir akıllanmayacaksın sen ya.
Ulan dur.
Kim lan bu topa?
Koskoca adamı görmüyor musunuz lan?
Parçalayayım mı lan bu topu şimdi?
Patlatayım mı topu?
Uf ya.
Günlerdir trene bakıyormuş gibi bakıyoruz şu haritaya.
Hiç de bir şey anladığımız falan yok yani.
Sözde Fatih Bey yardım edecek de o da ortalıklarda yok.
Kardeşim, Fatih'in derdi zaten başına aşığı.
Bizimle mi uğraşacak, kendi derdiyle mi uğraşacak?
O da doğru tabii.
Yalnız ben birini tanıyorum.
Ya bir git Kamil Allah aşkına ya.
Senin tanıdığından ne olacak, ne olacak?
Ya reis.
Hoş geldin ya, hayırdır?
Hoş bulduk, hoş bulduk.
Oturun, oturun.
Reis, hayırdır?
Tekneyle ilgili bir gelişme, bir haber falan mı var?
Var, var da hayır değil.
Değil mi?
Nedir, ne olmuş?
Yangın motordan çıkmamış.
Tekneyi biri yakmış.
Biri mi yakmış?
Ya kim yakmış olabilir ki?
Ya ben de onu merak ediyorum.
Kim yakmış olabilir ki?
Ben buldum.
Birol yakmış olabilir.
Ulan herif teknede eli ayağı bağlı.
Kendi kendini mi yakacak ha?
O da durur da.
Teşekkür ederim.
İyisin değil mi Birol?
Ağrısızım falan yok değil mi?
Hiçbir şeyim yok Meryem Hanım.
Gayet iyiyim.
Ne olur üzülmeyin artık.
Nasıl üzülmem Birol?
O kadar mahcubum ki sana karşı.
Meryem Hanım lütfen.
Sizinle hiçbir ilgisi yok ki.
Nasıl yok ki?
Benim yüzümden oldu her şey.
O manyak seni benim için kaçırdı.
Şikayetçi de olmadım.
Ben senin hakkını nasıl ödeyeceğim Birol?
Ben her şeyi unuttum bile.
Hiç önem yok.
Yok öyle bir şey.
O herif buraya gelip senden özür dilemediği sürece unutmak falan yok bir rol.
Meryem Hanım size bir şey diyeyim mi?
De.
Şevket Bey sizi hala deli gibi seviyor.
Aman onun aşkı batsın.
Ayı yavrusunu severken öldürmüş.
Hani seni o yüzden mi kaçırdı?
Buluşmalarımızı yanlış anlamış olmalı.
Doğal olarak kıskanmış.
Ah Şevket.
Kızmayın ona.
Ben gayet iyi anlıyorum.
Nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun Birol?
O adam seni öldürmek istedi.
Canına kastetti.
Şevket Bey değildi Meryem Hanım.
Nasıl yani?
Tekniğin yakmaya çalışan adamı gördüm.
Yüzünü pek seçemedim.
Ama Şevket Bey ya da adamlarından biri değildi.
Buna eminim.
Sen nasıl benden habersiz böyle bir şey yaparsın Mustafa?
Efendim beni buna Mukaddes Hanım zorladı.
Ne yani?
Mukaddes git dedi sen de gittin öyle mi?
Ne yapabilirdin Fehmi Bey?
Hiç hak etmediğim çok ağır hakaretler etti efendim.
Çok affedersiniz ama benim de bir gururum var yani.
Mustafa.
Bu evin kaç yıllık insanısın.
Mukaddes'in lafıyla hareket edilemeyeceğini öğrenemedin mi hala?
Ama Fehmi Bey ben... Evladım.
Ben Mukaddes'in sözüyle hareket etseydim 30 sene önce bu evden çıkıp gitmem lazımdı.
Yani sizin eşiniz tabii.
Ama benim patronum sonuçta Fehmi Bey.
Senin patronun benim Mustafa.
Elbette Fehmi Bey.
Ama şu anda bile burada olduğum için fena halde tırsıyorum efendim.
Niye?
Mukaddes Hanım beni burada görürse... Abartma Mustafa.
Yalnızca beni değil efendim.
Beni eve aldığınız için sizi de...
Ha sen benim bu kadrastan korktuğumu düşünüyorsun.
Müsaadenizle Fehmi Bey.
Ben gidiyorum.
Allah size sabır versin efendim.
Hayır hayır.
Hiçbir yere gitmiyorsun.
Derhal işinin başına.
Maalesef Fehmi Bey artık çok geç.
Ben yeni bir işe başladım bile.
İşe mi başladın?
Ya aşkım çok iyi düşünmüşsünüz.
Yani o kadar kalabalık ki bu kadar insan nereye kadar ya?
Evet.
Yani aslında o kadar güzeldi ki böyle kocaman bir aile olmak falan.
Ama işte.
Ama kendini fazlalık gibi mi hissediyorsun?
Evet.
Evet.
Yani hele şimdi daha da çok Mete ya.
Yani yanlış anlama sakın.
Reis babam hepimizin sorumluluğunun üstüne aldı.
Seve seve aldı hem de.
Ama yani bence artık onun için bile bu kadarı çok fazla Mete.
Her şey üst üste geldi ya.
Ya düzelir canının içi ya öyle düşünme bak.
Yani reis baban o kadar pes edecek bir adam değil ki yani.
Adamın gözünden ateş çıkıyor ya.
Ama tabii en doğrusu sizin kendinize taşınmanız tabii yani.
Değil mi?
Tabii.
Evet evet bence de bence de.
Mete ama biliyor musun ben bazı şeyleri çok özleyeceğim ya.
Ya şu kadarcık zamanda o kadar eğlenmişim ki o bütün curcunadan.
Bir kere gece uyuyacak hiçbir yer yok tamam mı?
Ne duyacağım belli değil.
Sabah kalkarsın böyle tuvalet önü kavgaları, tuvalet önü sırası.
Her bir yere bakıyorum her yerde en az üç kişi var.
Herkesin her bir şeyi her bir yerde.
Orhan bir yandan, Yadigar abla her yerden kovuyor falan.
Çok eğlenmişim ya çok özleyeceğim.
Tabii en çok da şey özleyeceğim.
Ama hadi gel.
Ne özleyeceksin?
Boş ver ya hadi gel.
Fadık en çok neyi özleyeceksin?
Karnım ağaç benim sen beni burada lafa tutuyorsun ya.
Hadi gel sofya hazırdır evde.
Hadi gel bir tanem gel canım.
Fadık bak.
Ben bunu söylemezsem üç gün uyuyamam ya.
Bak söylemezsem şuradan şuraya gitmiyorum.
Of Mete ya.
İyi en çok da şeyi özleyeceğim.
Neyi özleyeceksin?
Evde bir babanın olmasını özleyeceğim.
Ya ben sana kıyamam ya.
Gel buraya gel.
İyiyim ben şimdi.
Üzülme sen üzülme ya.
Üzülme.
Baba!
Valla ben bir şey yapmadım ya.
Elimi sürmedim ben.
Nerede baba?
Al sana baba.
Robot baba.
50 lira mı?
Ucuz'a gitmiş.
Tamam.
Tamam abi.
Tamam.
Senin şu iş meselesine.
Ya acayip sevindim ya.
Helal olsun sana be.
Hayırlı olsun koçum.
Vallahi teşekkürler reis babacığım.
Moralim sıfırdı.
Şimdi her şey yolunda.
Çok iyi geldi vallahi.
Aslan abim ya.
Kaçar mıyız senden?
Hakikaten sana helal olsun enişte.
Sen dünyada en hızlı iş bulan adamsın.
Ne zannettin oğlum?
Ben ne badirelere atlattım biliyor musun sen?
Kalifiyeli Fatih dediler.
Pes etmedim.
Donanımlı Fatih dediler, yılmadı.
Ama şimdi her şey yolunda.
Buldum, ben yaptım yani.
Hayatım bu kadar abartmasana.
Ne hayatım ya?
Ne güzel iş bulma serüvenini ailemle paylaşıyorum.
Duyan da seni yıllardır işe arıyordun zannettim.
İşte bir kere aradım, onu da paylaşayım dedim.
Bir de ben aradığımı bulaydım ayrılmasıyla.
Helal olsun ama damat ya.
Böyle bir zamanda vallahi moral verdin bize be.
Babacığım sen de artık daha fazla üzme kendini tamam mı?
Bak göreceksin her şey yavaş yavaş çok güzel olacak.
Ha benim üzüldüğümü kim söyledi da?
Benim arkamda Aslan gibi kızı koç gibi damadım varken ben niye üzülecekmişim?
Tamam tamam hadi sulanma.
Allah'ım sen ha bugünümüzü aratma ya Rabbim.
Amin.
Allah'ım sen bizim ağzımızın tadını hiç bozma güzel Allah'ım.
Amin.
Sen ağzımızın tadını... Kadiger.
Az dur da motor soğusun be.
Şu tuzluğu ver.
Neyse.
Herkesin keyfi yerinde olduğuna göre benim de bir haberim var size.
De bakalım Ayfer gene ne yumurtlayacaksın?
Yalnız ben kimseden itiraz istemeyeyim.
Ben düşündüm taşındım.
Kesin kararımı verdim.
Ben ayrı eve çıkacağım.
Allah'ım odasına çıkalım mı?
Yeter miyim şimdi?
Ayfer.
Ben senin ne yapmak istediğini anladım.
Ama yapma.
Asıl sen yapma be Şevket abi.
Kendi çoluğunla çocuğunla mı uğraşacaksın bizimle mi uğraşacaksın?
Ne uğraşması be?
Sen buna uğraşmak mı diyorsun?
Biz burada hep beraber böyle yaşıyoruz be yaşıyoruz anladın mı ha?
Buna yaşamak mı?
Ula Ayfer sen de bırakıp kaçarsan bana kim yardım edecek ha bu evde ha?
Ben ha bu koskoca evi tek başıma nasıl idare edeceğim onu düşündün mü?
Düşünmez olur muyum yadigarım düşündüm hele be.
Aslan gibi kızın var.
Bak Zeynep tutar her işin ucundan.
Ben mi?
Ben hayatta hiçbir şeye karışamam.
Benim çocuğum var.
O işin başından aşkındayım.
Gelenin var.
Gelin kız yapar.
Öyle değil mi kızım?
Kim?
Ben.
Ben hiç anlamam ki ev işinden.
Senin bu zengini de hatırlasana.
Kız Yadigar, sen de kız bakımından benim gibi çok bahtsız çıktın ha.
Anne!
Tövbe estağfurullah.
Kızım ne bağırıyorsun ya?
İtaya yemiş gibi.
Bu ne bu?
Bak yine bütün iştahım kaçtı, göreyim mi?
Kız niye getirdin onu bu sorfaya?
Ben onu bastırıp dağıtabilmek için kaç para harcadım, bileyim mi sen?
Elli lira.
Yalnız Ayfer teyze bayağı benzetmişsin ha.
Ne yaptığını görüyor musun?
Tüm lalemi rezil ettin beni.
Yeter artık ya.
Nefret ediyorum senden.
Fadik.
Fadik dur.
Fadik.
Kızım.
Ya biz eve alalım diye yapayım sen. Niye güvenmeyin Allah'a ya?
Ben mi kaçtım Rus karıyla?
Kanka gel otur.
İyi akşamlar.
Ya Şevket amca duyunca ben çok üzüldüm.
Geçmiş olsun.
Yandı işte.
Peki teknenin sigortası falan var mıydı?
Var, var ama bir sürü işte işlemleri falan var.
Onlar yazılacak, çizilecek de onlar.
Olsun süper.
Yani sonuçta sigortası varsa bütün masrafı karşılar.
Ya reis babacığım al sana bir güzel haber daha.
Öbür haber neydi ki?
Oğlum sen bilmiyorsun.
İş buldum ben.
Ne diyorsun ya?
Evet.
Oğlum hayırlı olsun.
Sağ ol.
Fatihciğim, benim belim çok ağrıyordu.
Selim'i getirebilir misin sen?
Hayatım, Selim yukarıda şazimentle sarılmış.
Öyle güzelce uyuyor.
Ben de uyandırmaya kıyamadım.
Şazimentle mi?
Ama olsun sen yine de kitap.
Şimdi o gece uyanırsa şazimenti görüp korkmasın.
Tamam, ben sonra alacağım zaten.
Zeynep.
...hazır oğlumuz da yokken... ...şöyle bir kutlama mı yapsak baş başa?
Ne kutlaması?
İşte işim o falan oldu ya, iş kutlaması ha?
Ay aşkım ben çok yorgunum ya.
Biraz başım dağar diyor falan.
Sonra yaparız olur mu?
Ya yapma öyle.
Öyle bir baş ağrısı yorgunluk yok.
Hayır, bu kutlama yapılacak.
Fatih bu saatte dışarı mı çıkacağız ya?
Ben dışarı çıkmaktan bahsetmedim ki hayatım.
Benim planım... ...sen... ...ben.
Ya önceden söylesene.
Gel.
Çok ağır.
Abi Zeynep müsait misiniz?
Müsaitiz canım gel.
Yok yok değiliz müsait.
Hadi git odana.
Ya abi odam mı var benim?
Ya Ayfer teyzenin onun ütüsünden kulaklarım patladı benim.
Kıyamam sana gel Selin gel.
Ya neyi kıyamazsın?
Ya git yat ne yapıyorsan kaçarken bana mı sordun?
Allah Allah.
Kulağına pamuk mu tıkıyorsun ne yapıyorsun?
Hadi git.
Ne?
Bu senin kız kardeşin.
Bana ne kız kardeşim sen ya burada bir personel.
Gel Selinciğim gel.
La git.
Ne yapıyorsun?
Selim gider misin odana?
Benim odam yok.
Ya ne yapıyorsun?
Lan siz gelin görümcesiniz aynı yerde yatamazsınız.
Aa boğa gibi de yatırırız Fatih'ciğim.
Bak sen de acı koy kafamı aç.
Ya arkadaş bu nedir ya?
Anasından ayrı çekiyorum kızından ayrı çekiyorum.
Fatih bana bak öyle hemen uyuma.
Sen gidip Selim'i alacaksın Fatih.
Uyuyamıyorum zaten.
Bütün algılarım açıldı.
Hadi.
Ay keşke iki lokma bir şeyseydin Fatih.
Yok hayatım geç kalacağım zaten gel öpeyim.
Hadi Allah senin açıklığı versin.
Fatih.
Selim.
Sen mi git diyorsun anneciğim?
Yok.
Uşuğum gitme dur.
Dur, ha bunu takalım.
Yok halacığım, yok.
Ben sınava gitmiyorum, işe gidiyorum.
Anam, hayatın kendisi bir sınavdır zaten.
İç bunu da sen. Oh, su iyi gelir.
İç Uşuğum, iç.
Bitir, bitir.
Fatih, hadi ben gezin içeri.
Görüşürüz hayatım.
Kurban olurum ben eve.
Maşallah sana.
Kız Fadik nerede kaldın?
Hadi geç kalacağız ya.
Geldim ya geldim.
Ya anne böyle sabahın köründe ev bakmaya mı gidilir ya?
Kızım erken kalkan yol alırmış.
Hem adam da söz verdi.
Kız çok kelepir bir ev buldum.
İlk size göstereceğim evi dedi.
Sen nereden buldun bu evi?
Herif size söyledim.
Bilgisayardan baktı.
Fadik var ya evi bir görsen öyle bir güzel ev.
Tertemiz.
Fiyatı da çok uygun.
Hem de boğaz manzarası görüyor.
Eminim öyledir.
Eyle kız eyle, gel haydi.
Haydi bakalım.
Haydi eyle eyle, haydi.
Bismillah, haydi.
Hay ben başlayacağım sizin boncuğunuza da uğurlamanıza da.
Geç kaldım ya daha ilk günden.
Hah ulan taksi, taksi, taksi.
Dur dur.
Mustafa.
Fatih Bey günaydın.
Ben doğru mu görüyorum?
Evet efendim buyurun.
Mustafa sen misin?
Benim efendim buyurun.
Oğlum hayırdır?
Ekmek parası Fatih Bey.
Sizin evden kovulunca ulaşım sektörüne taksi şoför olarak devam ediyorum.
İyi, hayırlı olsun.
Çok sağ olun da siz hayırdır efendim bu saatte?
Ben de işte yeni iş buldum.
Ekmek parası.
Vallahi ne yalan söyleyeyim Fatih Bey.
Kendim iş bulsam bu kadar sevinirdim.
Hayırlı uğurlu olsun.
Allah utandırmasın efendim.
Amin, amin.
De işte ne güzel iş bulmuşsun sen de.
Yani.
Ya bir fedailik olmasa da...
Sık dişini Mustafa.
Az kaldı.
Şu işlerimi bir yoluna sokayım.
Seni bu hayattan çekip çıkaracağım.
Allah razı olsun Fatih Bey.
Aslansın lan aslansın valla.
Siz de öylesiniz Fatih Bey.
Harbiden aslansın.
Teşekkür ederim efendim.
Lan geç kalıyorum.
Bas bas bas çabuk çabuk.
O iş bende Fatih Bey.
Hadi.
Mustafa da tam işten ayrılacak zamanı buldu.
Olsaydı ne güzel ondan öğrenirdik her şeyi.
Şimdi eve nasıl gireceğiz?
Bütün bağlantımız koptu.
Ya Selin bence fazla evham yapıyorsun ya.
Annem böyle bir şey yapmış olamaz.
Orhancığım.
Annemin nasıl bir kadın olduğunu anlamanın için daha ne yaşaman gerekiyor?
Yani şöyle bir dön bak bir maziyeye.
Neler neler bıraktın.
Doğru söylüyorsun.
Mazi kalbimde bir yara.
Ya oğlum var ya annemin bizi sıkıştırıp tıpış tıpış eve dönmemizi sağlamak için yapmayacağı şey de yok.
Yok değil mi?
Tamam tamam ya tamam.
Ben gidip dayıma söylüyorum tamam mı artık yeter ya.
Bununla mı uğraşacağız canım?
Ay saçmalama.
Ne?
Otur.
Otur.
Daha hiçbir şeyden emin değiliz.
Önce bir olay gecesi bizimkiler ne yapıyordu?
Neredeydi?
Evde neler oldu?
Onları öğrenmemiz lazım.
Ama nasıl?
Nasıl mı var canım?
Alacağız Güney'i karşımıza, oturtacağız, soracağız.
Günay, neden böyle oldu?
Günay, nasıl oldu bu?
Günay, niçin böyle oldu?
Bu kadar basit canım.
Çok güzel fikir.
Peki eve nasıl gireceğiz Sherlock?
Dert ettiğin şeye bak.
Yürüyerek gireriz, tırmanarak gireriz.
Ya sizin havuzlar var ya, onun arkasından iki tane merdiven geliyor tamam mı?
Böyle bir tanesi birazcık daha sakat ama diğerinden gireriz müşteriler için.
Salak salak konuşma Orhan.
Ya evde bin tane kamera var.
Onları aşıp nasıl gireceğiz?
Hadi gir.
Hadi girdim.
Sen hayatta giremezsin.
Senin sevgilin var ya, görünmez adam kızım.
Kameralar bana hız gelir tırsk der.
Allah Allah.
Geçen gün nasıl girdim senin odana?
Tamam.
Havalanma.
Ha, şunu da bil.
Benim itten istediler kızım.
İstediler yani.
Ama dayım yollamadı.
Balıkçı yaptı zorla.
Yoksa zici ajan oldu.
Siz mi iyisiniz?
Günay!
Kız sen yine niye bağırıyorsun Cenk ya?
Şeyini biliyorsunuz işte Mukaddes Hanımcığım.
Neyini biliyorum Günay?
Neyini biliyorum?
Fobi mi canım?
Böcek işte.
Günay bu böcekler hep sana mı görünüyor?
Hep sana mı görünüyor bu böcekler?
Valla ben de anlamadım ki.
Galiba şeyden olabilir.
Yani hani eşeğin istemediği ot burnunun dibinde bitermiş ya.
Söz!
Bir de cevap veriyor bana ya.
Bana bak bir daha böcek möcek dersen valla o böceği de senin de böyle ayağımdan çatı çutur çatı çutur ezerim ha.
Ezersiniz.
Hadi şimdi bana vitaminli bir şeyler hazır ya.
Spor ocağım geliyor.
İhtiyacım var.
Hemen hazırlıyorum.
Tövbe tövbe.
Niye bağırıyorsun ya?
Yani sizi öyle birden çıkınca...
Sen niye makyaj yapıyorsun?
Tövbe tövbe.
Evet.
Tamam.
Canlarım benim.
Her şey çok güzel olacak.
Size çok güzel bir hayat yaşatacağım.
Oğlum.
Ağzını burnunu yerim ben senin.
Tipe bak ya.
Gelebilir miyim?
Tabii ki Semih Bey.
Buyurun.
Nasıl?
Yine odanıza alışabildiniz mi?
Evet çoktan.
Hatta gönderdiğiniz dosyayı inceliyordum ben de.
Bravo Fatih Bey.
İşte sizdeki bu azim inanıyorum ki bizleri çok daha iyi yerlere taşıyacak.
Elimden geleni en iyisini yapmaya çalışacağım merak etmeyin.
Bundan hiç şüphem yok.
Eşiniz mi?
Evet.
Eşim Zeynep, oğlum Selim.
Maşallah ne kadar tatlıymış.
Allah bağışlasın.
Öyledir.
Fatih Bey, tekrardan hoş geldiniz diyorum.
Aramızda olduğunuz için çok mutluyum.
Eminim ki bütün ekip arkadaşlarımız da bu mutluluğa ortak olacaklardır.
İnşallah.
Bu arada öğleden sonra bir tanışma toplantısı düzenleyeceğiz.
Sizi de aramızda bekliyoruz.
Tabii ki, memnuniyetle.
Oldu.
Görüşmek üzere diyorum.
İyi çalışmalar.
Teşekkürler.
Lan yürü lan seni, yürü!
Nerede kalmıştık?
Efendim?
Şimdi bize söyle.
Olay gecesi neredeydi?
Hangi olay?
Delirtme ya.
Ne demek hangi olay ya?
Tekne şey.
Seni ilgilendirmez orası.
Seni hiç ilgilendirmez orası.
Şey.
Dün değil.
Ondan önceki gece.
Ayrıca sen değil bizimkiler neredeydi?
Sizinkiler derken?
Annemle babam günahı.
Evdeydiler.
Yani evet evet.
Evdeydiler.
Yani hiç dışarı çıkmadılar mı?
Evet çıkmadılar.
Peki Yuna'cığım.
Böyle tuhaf davranışlar sezdin mi?
Özellikle annemde.
Anneniz her zaman tuhaftır zaten.
Yani siz de biliyorsunuz.
Evet evet tamam.
Ama böyle daha tuhaf.
Mesela...
Gizli telefon görüşmeleri olsun.
Böyle suçlu suçlu bakmalar olsun.
Görmedim, hissetmedim.
Tamam bak, onlar hiç böyle dışarı çıkmadılar falan ama yani... ...başka birileri eve girip çıktı mı?
Evet yani böyle yabancı birileri, tanımadığınız.
Dün konken partisi vardı.
Konken mi?
Evet, maalesef.
Yahu, kadının rahatlığına bak ya.
Çocukları evi terk etti, onun hâlâ aklı fikri konkendi.
İşte.
Ya tamam, bırakın dedikoduyu yahu.
Konudan sapmayalım.
Bak, Gülay, bu öyle konken kadınların yapacağı gibi bir iş değil, tamam mı?
Bu tam bir adam işi.
Var.
Kim?
Kim?
Kaddes Hanım'ın spor hocası.
Spor hocası mı?
Evet.
Hatta bugün yine gelecek.
Yine mi gelecek?
Gelmiş de.
Annem spora mı başlamış?
Hormonları bozulmuş ya.
Aa Can'cığım.
Hoş geldin.
Nasılsın?
Hoş bulduk Mukaddes Hanım.
Siz nasılsınız diyeceğim ama maşallah bomba gibisiniz yine.
Çok tatlısın.
Çok teşekkür ederim.
Asıl ben size teşekkür ederim.
Bana sizinle çalışma şerefini bahşettiğiniz için.
Bak şimdi.
Ay neyse.
Bana iltifat etmeyi bırakalım da.
Bugünkü programımız nedir?
Bugün açma germeyle başlayacağız.
Sonrasına bakarız.
Aşma gelme ayol en sevdiğim.
Güney sen ne bakıyorsun orada?
Hadi git mutfağa işin yok mu senin?
İsterseniz sırt üstü uzanın başlayalım.
Aşma gelme en sevdiğim.
Sevim sizi.
İyi mi böyle?
İyi.
Acı yok değil mi?
Yok.
Şimdi sağ bacağınızı alayım.
Hiç anlamıyor musun?
Şimdi geriye doğru esnetme hareketleri yapacağız.
Ablama, ablama yakalamamak için.
Günaydın.
Ne yapacağız?
Valla, bence abime söyleyelim hemen.
Çok tehlikeli bu.
Ulan Mustafa.
Ulan Mustafa, en çok ihtiyacımız olan yerde yoksun be Mustafa.
Evet, Mustafa olsaydı bu herif bizim eve on metreden fazla yaklaşamazdı.
Şimdi Selin Hanım, o konuda bence bir konuşmamız gerekiyor.
Sizin evle ilgili bazı güvenlik problemleri var.
Yani ben de bizzat gerçekten hani... Cake yapmayı bırak da ne yapacağımızı düşün ya.
Yapmıyorum ki cake.
Ya kızım biz neden bu kadar panik yapıyoruz ya?
Ya zaten herkes her şeyi biliyor.
Ya bir sakin ol oğlum.
Sakin, sağ ol ya.
Selem'in gerçek babasının Ertan olduğunu bilmedikleri için olabilir mi?
Doğdu, as.
Şimdi biraz esneteceğim Mukaddes Hanım sizi.
Bu çok faydalı bir harekettir.
Dayanın.
Melendir beni canım.
Tamam.
İyi misiniz?
Terledim valla.
Bıcık bıcık oldum ben.
Canım ben şimdi gideyim üstümü başımı bir değiştireyim.
Böyle yeni bir şilar giyeyim.
Sonra gelince devam edelim olur mu?
Tamam Mukaddes Hanım.
Zaten böyle küçük molalar vermemiz lazım.
Ay sevdiğim şey.
Küçük küçük molalar.
Bir şeyler de içeriz.
Tabii bekliyorum burada.
Can.
Dikkat.
Vay be Zeynep.
Demek yine evin burası ha.
Can Bey.
Buyurun.
Enerji olsun.
Teşekkür ederim sağ olun.
Ne kadar zamandır spor hocalığı yapıyorsunuz?
Epey zamandır yapıyorum.
Valla sizinle de ders yapalım diyeceğim ama gördüğüm kadarıyla pek ihtiyacınız yok.
Teşekkür ederim.
Aslında bir iki kilo fazlam var.
Yok yok bence iyisiniz.
Öyle mi dersiniz?
Bir şey soracağım.
Tabii buyurun.
Bu kocaman evde neden hiç insan yok?
Aslında var ama bu aralar biraz böyleyiz.
Yani Mukaddes Hanım'ın hiç çocuğu falan yok mu?
Olmaz olur mu?
Kaç yaşında kadın sonuçta değil mi?
Boyu kadar çocuğu var iki tane.
Hatta torunu bile var.
Peki neredeler şu anda?
Şey yani... ...bu aralar biraz bozuklar.
O yüzden gelmiyorlar.
Yani bütün bunlar hep Mukaddes Hanım'ın suçu.
Onun yüzünden gelmiyorlar.
Yani benden duymuş olmayın ama... ...Mukaddes Hanım çok geçimsiz biridir.
Herkesle kavga eder, durur.
O da öyle bir kadın işte.
Yani... Ben geldim.
Aramızda kalsın olur mu?
Tamam.
Cancan.
Nerede kalmıştık?
Küçük küçük molalarda.
Küçük küçük molalar.
En sevdiğim şey.
Al.
Hetfa'ya raporu geldi.
Kundaklama olduğu kesinleşti.
Şerefsizler lan.
Yahu reis ben anlamıyorum.
Yani senin gibi bir insanın teknesini yakmaya çalışmak için iki şey gerek.
Ya seni tanımıyor olması lazım ya da aklını peynir ekmek giyinmiş olması lazım.
Bu işi yapan herifi bir bulayım.
Ha onu kulaklarından böyle tavana çakacağım.
Ateşi de vereceğim paçalarından.
Yansın orada.
Yansın ki...
Başkalarının ekmek teknesiyle oynamak ne demekmiş görsün.
Yok reis.
Ben adalete teslim edelim derim.
Ulan Ethem.
Bak bu kadar yıldır sen benim yanımda çalışıyorsun.
Ama hala beni tanıyamamışsın.
Ulan ben o herife bu iyiliği yapar mıyım ben?
Haklısın reis yapmazsın.
Bitireceğim ulan onları bitireceğim.
Peki ne olacak reis?
Yani...
Uzun süre denize açılamayacağız değil mi?
Ya sen ne diyorsun Beytem ya?
En az bir ay çıkamayacağız denize.
Bir ay mı?
Evet.
Çok güzel.
Lan sen ne diyorsun orada ya?
Ne dedim ben?
Lan güzel müzel demedin mi sen şimdi?
Kafayı mı yedin sen ha?
Ben güzel mi dedim?
Yok reis ben kötü diyecektim.
Demek ki yanlış söylediniz.
Ben yaşlıdır.
Kusura bakma.
Ulan bana bak.
Ete.
Senin bugünlerde kafanın içinde bir takım dolaplar dönüyor ama... ...farkında değilim sanma sen. Benim kafamın içinde mi dolaplar dönüyor hiç?
Yok canım.
Benim bu yaştan sonra...
Kafamda falan dolap molap dönmüyor.
Yürü hiç yalnız anlıyorsun.
Yok öyle bir şey.
Gözüm üzerinde ana göre anladın mı?
Mazardan dönüyorum şimdi.
Böyle birkaç bir şey aldım eve.
Ya boş ver beni Fatih.
Sen ne yapıyorsun?
Nasıl geçiyor ilk iş günün?
Vallahi Zeynep her şey çok güzel gidiyor.
Ay maşallah maşallah.
Deli nasıl aşkım?
Tamam.
Bir de böyle bir tanışma toplantısı gibi bir şey oldu.
Ayıptır söylemesi.
Herkes kocana bayıldı.
Bayılacaklar tabii hayatım.
Sana bayılmayan mı var?
Seni sevmeyen ölsün be.
Şimdi bir daha düşününce yani o kadar da bayılmasınlar.
O insan kaynakları müdürü falan benim tepemi tasına attırmasın tamam mı?
Yani biliyorsun bak şirket basma konusunda biraz tecrübeliyimdir.
Biliyorum biliyorum.
Allah herkesi senin tersinden korusun hayatım.
Amin amin.
Tamam hayatım benim acelem var.
Semih Bey çıkmadan bir rapor teslim etmem gerekiyor.
Tamam tamam.
Ben şimdi zaten eve geçiyorum.
Görüşürüz akşama.
Tamam.
Oğlumu öp benim için.
Ay öperim tabii ki.
Öpmem mi hayatım?
Hadi kendine dikkat et.
Allah zihni açıklığı versin.
Çok yorulma.
Kaşın gözünde fazla oynaymasın.
Ağzını burnunu kırarım.
Hadi öptüm aşkım.
Bay bay.
Bay bay.
Isınıyordur kimse herhalde ya.
Ama koca koca çirkin.
Ama şimdi o da yeni girdi.
Taze kan.
Yok yok ben gidip kendimi göstereyim şart oldu.
Olmayacak böyle çünkü.
Ne yapıyor lan bunlar?
Kaç arkadaşın var ya?
Sayacaklıkla.
Ya iki haneli rakam olunca aklında tutamıyorsun değil mi?
Hay ben seninle...
Zeynep?
Reis?
Ne yapıyorsunuz lan siz burada?
Duello mu yapıyorsunuz?
Ne diyorsunuz lan?
Buraları kazanıyoruz, bu şeyden arıyoruz da.
Ya sen yine nasıl çabuk öyle anladın ha?
Şey, duello yapıyoruz biz, duello yapıyoruz.
Duello nedir lan?
Vallahi mi?
Kim için yapıyorsunuz duelloyu?
Şaziment.
Şaziment için.
Şaziment için mi?
Yuh Kamil!
Başka kız mı yok ya?
Biliyorsun bu adam ne zamandır yanık.
Ya Reis benden öyle bir şey bekleyeyim mi daha?
Ben hiç arkadaşımın manitasına bakar mıyım daha?
Ya Kamil'ciğim canım kardeşim.
Aklı gidip geliyor ya bunun.
Hani biraz önce dedin ya ben de istiyorum şazimenti.
Evlenmek istiyorum diye.
Nereden çıkartıyorsun şazimenti daha?
Ben hiç sevgilisine bakar mıyım arkadaşımın daha?
Hiç manitasına böyle bir şey öder miyim daha?
Ben öyle bir adam mıyım?
Bana bakın.
Siz kendinizi mi zeki zannediyorsunuz yoksa beni mi aptal yerine koyuyorsunuz?
Estağfurullah.
Hadi söyleyin ne oluyor çabuk.
Vallahi söyleyemeyiz ya.
Mümkünatı yok.
Çok gizlidir.
Söyleyemeyiz.
Yemin ettikten hiçbir şey söyleyemeyiz.
Gizlidir.
Top secret yani.
Top secret.
O nedir?
Vallahi reis anla ya.
Ekmek öptük.
Kur'an'a bayrağı el bastık.
Vallahi ölsek de söyleyemeyiz.
İşin ucunda çarpılmak var.
Anla hadi.
Hatta şazimetin üstüne bile yemin ettik.
Yeter mi daha?
Vallahi imkanı, mümkünatı, olasılığı dahi yok yani.
Bu ne lan?
Yıldızlar, garip garip şekiller, haçlar filan.
Siz ne yapıyorsunuz?
Çarpılacağız.
Vallahi billahi çarpılacağız.
Suyumuz lanetlenecek ya.
Ağzımız burnumuz böyle yamulacak.
Saçmalamayın.
İnanmayın şöyle batı batı şeylere.
Senin için söylemesi kolay tabii.
Biz bunu kimseye söylemeyelim diye yemin ettik.
Cevat.
Zırvalamayı kes.
Siz niye bunu gizli arıyorsunuz?
Ya reis, vallahi niyetimiz kötü değil ya.
Bu para hepimiz için.
Hem bak Şevket Reis'in durumu da belli.
Eğer bu definiyi bulursak hepimizin hayrını olacak.
Cevat'cığım ben sizin niyetinizi sorgulamıyorum tamam.
İyi niyetlisiniz biliyorum, tanıyorum sizi de... ...niye gizli arıyorsunuz bunu?
Ethem Reis öyle istedim.
Ethem Reis mi?
O da mı bu işin içinde?
İyi de haritayı bulan o zaten daha.
Vay arkadaş, Ethem Reis'e bak sen ya.
Öyle şirin baba gibi takılsın etrafta tontom.
Ama bütün dümenler onda.
Ya bizde zaten bu işe o bulaştırdı.
Bakın dedi, bu hazineyi bulursak hepimizin geleceği kurtulur dedi.
Ama bunu dedi, sakın Şevket Reis'e söylemeyin dedi.
Eğer Şevket Reis'e söylerseniz dedi, vallahi gider bunu detineyi devlete verir dedi.
Doğru demiş.
Verir.
Verir.
Ya Reis, söylemeyeceksin değil mi?
Düşüneceğim.
Başka kim biliyor bunu?
Biz biliyoruz.
Bir de Ethem Reis bilir, bir de Şehrim Reis bilir.
Sen, sen, sen biliyorsun.
Biliyorsun.
Tamam.
Babama söylemeyeceğim.
Siz de kimseye söylemeyin, tamam mı?
Bu iş bende.
Zaten siz anlamazsınız.
Ben Bilal'e ilgileneceğim bununla.
Hadi taşıyın şu poşetleri.
Allah Allah ya.
Reis iki tane poşet yani epitopu.
Ben gidip söyleyeyim mi o zaman herkese?
Tamam.
Ver ver.
Semih Bey müsait mi Nazlı Hanım?
Maalesef Fatih Bey.
Bir misafir var.
Ne kadar sürer?
İsterseniz müsait olunca ben size haber vereyim.
Tamam, ben odamdayım o zaman.
Tamam Fatih Bey.
İyi günler Fehmi Bey.
Teşekkür ederim.
Kız çıkar hele şunu.
Aç şu sayfayı.
Kardeşim sen bizimle dalga mı geçiyorsun ya?
Bu el bu el mi?
Ne bağırıyorsun be ya?
Yalan mı söylerim ben sana?
Aha şu duvar bu duvar.
Şu oda da bu oda.
Bu oda da şurası.
Lan var ya seni o odaya koyarım ha!
Hani bu ev boğaz manzaralıydı?
Nerede lan boğaz?
Ha boğaz.
Boğaz nerede olacak?
Boğaz her zaman yerinde be ya.
Sen bizi mi kandırıyorsun?
Sen bizi kandıraya beceri mi zannettin?
Gel bak gel.
Gel gel.
Ne göstereceğim?
Burada ne yazıyor?
Bak.
Boğaz manzaralı, güzel, ev takma.
Nerede boğaz?
Nerede nerede?
Boğaz mı görmek istiyorsunuz siz?
Evet.
Gel göstereyim boğazı ben.
Buradaymış kız işte.
Ne bari?
Geç.
Geç.
Al sana babası.
Bir dakika.
Hani ya?
Gel ablacığım gel.
Yaklaş yaklaş.
Kaldır kafanı.
Kaldır be ya.
Kaldır.
Kaldır.
Kaldır.
Kaldır be ya.
E daha ne kadar kaldırayım?
Oğlum bu kadar kalkıyor kafamda ya.
Kaldır bir tane daha.
Kaldır be ya.
Sarı binayı gördün mü?
Gördüm.
Lace verdi gördün mü?
Gördüm.
Lace verdi mi ya?
Ben gördüm.
Sarıyla lace verdi mi ortasına odaklan.
Odaklan, odaklan, kız gözünü.
Odaklan be ya.
Odaklanayım.
Kız sen de odaklan.
Odaklan.
Odaklanayım.
Bak bak gördün mü?
Bir *** göremeyeyim.
Odaklan, odaklan, odaklan.
Ne var orada?
*** var.
Ya ben göremiyorum.
Senin görev ama çok normal, sen boydan kaybediyorsun.
Ama çatıya çıkarsan sen de yedi köşe zarar bile görür.
Çok mu komik?
Odaklan, odaklan, odaklan.
Ya oğlum bir sus, odaklanayım ya.
Sus bir, odaklanayım.
Sus, tamam odaklanacağım.
Odaklanamayayım ya.
Ne var öyle ya?
Bir dakika sus.
Anne.
Sen ne odaklanıyorsun yavrum?
Biz burada güpegündüz dolandırılıyoruz.
Bu tepsiz bizi dolandırıyor.
Dolandırıyor mu?
Evet anneciğim, dolandırıyor.
E beni yalan gibi odaklanayım o zaman.
Ne bileyim.
Yok be.
Sen niye dolandırıyorsun?
Benim erkeklerden çekmişsin.
Gel buraya.
Kafayı indir şimdi.
Kafayı indir.
Dur lan bir.
Dur bir.
Sus.
Sus.
Sus.
Görüyor musun?
Gördüm.
Gördüm.
Vallahi gördüm.
Gördüm.
Gördün mü?
Fatih Bey.
Fazla kalifiyeliyim.
Fatih Bey, çok üzgünüm.
Fakat Fehmi Bey'i reddedemezdim.
Biliyorsunuz, sizinle çalışmayı çok istiyorum fakat... Bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz Semih Bey.
İnanın çok üzgünüm.
İyi günler.
Sırası değil be oğlum.
Şimdi sırası değil.
Tamam demek savaş açıyorsun ha?
Aç bakalım.
Senin elin kolun her yere uzanırsa benim de kendime göre tanıdıklarım var.
Öyle işte Mustafa.
Benim acilen bir şey yapmam gerekiyor.
Haklısınız efendim çok iyi anlıyorum.
Hangisi boş evladım?
Bu boş ablacığım, buyurun.
Seyfo ağabey, sıra sende.
Mustafa.
Buyurun Fatih Bey.
Sen mutlu musun bu taksi işinde?
Vallahi ne yalan söyleyeyim Fatih Bey.
Evi aramıyor değilim ama.
Ama?
Amasını biliyorsunuz efendim, mukaddes hanım.
Ulan ben de bir şey diyeceğini zannettim.
Mukaddes dediğin konuyu tıkadın.
Eyvallah Fatih Bey.
Sen iyi kazanıyor musun bu işten?
Yani ak masada damlıyor, çorbamız kaynıyor Fatih Bey.
Allah bereket versin.
De gününe göre değişiyor tabii.
Derken?
Yani efendim aldığınız müşteriye bağlı.
Sirkülasyon meselesi.
Oğlum rakamlarla gel bana.
Yani nereden baksanız günde bir yüz elli lirası temiz efendim.
Ne diyorsun ya?
Yani sizin için çerez parası değil tabii ama.
Oğlum olur mu öyle şey?
Nereden baksan ayda dört dört buçuk eder.
Vallahi boğaz tokluğuna çalışıyoruz Fatih Bey.
Bizzat biliyorum sizin aylık yakıt masrafınız değil efendim.
O işler eskidendi Mustafa.
Yazın yediğimiz hurmaları kaşın tırmaladığı yerdeyiz şu an.
Anlamadım.
Boş ver.
Ben taksi şoförü olacağım.
Deneyeyim diyorum en azından.
Taksicilik mi?
Evet.
Aman efendim estağfurullah.
Siz koskoca Fatih Şekercizade.
Yok hayatta inanmam Fatih Bey.
Oğlum iş bulmam gerekiyor.
Para lazım.
Ne yapıyorsun?
Buyurun efendim.
Hemen başlayın.
Ne diyorsun oğlum sen?
Sen ne yapacaksın?
Benim kenarda köşede birikmişim var efendim.
Ben iş bulana kadar idare ederim.
Siz oradayken de hayatta rahat edemem.
Yok olmaz.
Ben senin işe eller alamam.
Olmaz öyle şey.
Efendim o iş bende.
Siz gündüz çıkarsınız ben gece çıkarım.
Ulaşım sektörü gece de devam ediyor Fatih Bey.
Böyle bir şey mi var?
E tabii.
Tamam o zaman şöyle yapıyoruz.
Sen gündüz devam ediyorsun ben gece çıkıyorum.
Gece mi?
Evet.
Yani reddiayla yapmış olabilirim ama hala tanınan bir adamım.
Gece çıkarak böylelikle tanınma riskimi de azaltmış olacağım.
Doğru.
O zaman anlaştık Fatih Bey.
Çay söyleyeyim mi efendim?
Olur içeriz iş güç yok.
Halit abi bize iki çay.
Tavşan kanı olsun.
Güzel iş ya.
Yani temiz efendim ama dikkat etmek lazım.
Bunlar kaç kütlesi?
Altı ileri efendim.
Otomatik yok mu bundan?
Efendim, tatsiz de otomatik mi olur Allah aşkına?
Yokuşta, mokuşta, iki katı yakın.
Tamam, tamam.
Önemli değil.
Zahmet!
Hı?
E ne oldu, uyudun mu ya?
Oynasana.
Yok ben düşünüyordum Reis baba.
Dayı.
He.
Almışsın raponu.
Ya aldık tabii.
Alacaksa.
Kundaklama kesinleşti mi baba?
E işte bu raporu alınca zaten kesinleşmiş oluyor.
Oy onu edenin boynu altında kalsın.
Elleri kırılsın.
Tamam da gece gece bozmayın şey keyfimizi.
Başka şeylerden bahsedelim ha?
Ablacığım yani neden bahsedeceğiz ki?
Yani gündemimiz bu.
Teknemiz yandı.
Gece gece keyfimizi kaçırmayalım Orhan'cığım.
Siz ne yaptınız bugün bakayım anlatın ha.
Ya aslında biz... Aslında biz dolaştık.
Gezdiniz yani.
Hani söyleyecektim?
Kız anam ben de benim kız geziye diyeyim.
Ama bunlar da salak ana itler gibi dolanıyor akşama kadar.
Ya bak işte gör Alper teyze.
Yoruldum bugün ha.
Ulan ne ettin de yoruldun?
Bütün işleri yıktın, üstüme bastın, gittin.
Nereye gittin?
Kız, emlakçıya gittim.
Oradan karakola... ...oğradım.
Oy!
Karakola mı?
Ne işin var karakolda?
Ne olacak adam?
Emlakçıyla aramızda böyle ufak bir... ...odaklanma problemi oldu da.
Ama ben sonra odakladım.
Vay be!
Ne diyorsun gene bu emlakçı işlere?
Ev mi arıyorsun sen gülümse?
Ya Şevket abi, konuştuk ya bunlarla.
Tamam ya, şu anda da güzel haber yokmuş.
Bırak.
Hayatım sen ne yaptın?
Nasıl geçtik?
Say abi sen ne yaptın?
Yoğun.
Çalışmak.
İlk günde ne kadar yoğun mu çalıştın?
Evet evet hayatım yani.
Hatta yine gideceğim birazdan.
O niye lan?
Müdürüm ya şey, ya o kadar çok iş var ki vardiyalı çalışıyor.
E niye o zaman hem gece hem gündüz çalışıyorsun?
İşte gündüz gündüz müdürü senin de işe.
Gece de gece müdürü.
Fiyakalı yani.
Hayatım ama sen bu şekilde çalışırsan çok yorulursun.
Ekmek parası hayatım.
Ailemize bakacağız değil mi?
Sen ne yaptın hayatım?
Görmeyeli.
Ben... Şey işte, konuştuk senle telefonumla ama gittim, benim sebze aldım geldim.
İyi, iyi.
Salyanızı tazelim mi?
Evet, evet.
Ay.
Ay.
Mukaddes Hanım.
Kahveniz.
Koy oraya koy.
İçerim sonra.
Bir tane ilaç getir bana.
Kas gevşetici her yerim ağrıyor benim.
Günay tutuldum ben.
Ay ay.
Ay.
Hemen getiriyorum Mukaddes Hanım.
Hak ettin mukaddes.
Rica ederim Fehmi.
Vazgeç artık bu spor sevdasından.
Niye Fehmi?
Pörsüyüm mü ben?
Gevşeyim mi yumuşayayım mı?
Ne güzel işte sıkılaşıyorum.
O oğlanla mı sıkılaşıyorsun?
Ne var ayol mis gibi.
Spor hocası işte.
Mis gibi?
Yemin sen beni kıskanıyor musun yoksa?
Yok canım ne kıskanması.
Çocuğun yaşında oğlan.
Eee o zaman bu tavırlar ne?
Bilmiyorum.
Hoşlanmadım o çocuktan.
Güvenmiyorum.
Güldürdün beni.
Çocuk güvenlikçi mi de güveneceksin?
Ay spor hocası.
Aman.
Vallahi ben.
Güvenle.
Kendimi onun kollarına bırakıyorum.
O çocuğu bu evde istemiyorum.
Ay benim de bu evde istemediğim biri var ama olmuyor işte.
Al.
Fehmi ben hiç iyi değilim oğlum.
Anne.
Günay çabuk ambulans yağar.
Hayır oğlum öylesi değil, öylesi değil.
Öyle değil.
Günay ambulans kalsın ama istersen bir doktoru çağıralım anne.
Hayır yavrucuğum öyle söylemedim.
Ben bir ruhsal çöküntü içindeyim Fehmi.
Ah bu beden dile gelse de konuşsa.
Kaç kez çöktü çöktü kalktı bu beden.
Fehmi.
Bir şeyler yapmalıyız.
Ben böyle duramıyorum.
Böyle birileri gibi hiçbir şey olmamış, her şey yolundaymış gibi yapamıyorum Fehmi.
Bu yaşadıklarımıza da kayıtsız kalamıyorum.
Fehmi, gördün mü annen bana laf soktu.
Anladım demek.
Bravo Mukaddes.
Bu kadın beni istemiyor ayol.
Yani resmen istemiyor.
Kaşıver.
Günay!
Alp getir.
Ay çocuğum.
Orhan bu bizi ilgilendirmiyor.
Ya biz seninle ne konuştuk?
Ya kız vazgeçtim ben kızma o işten tamam ya vazgeçtim.
Ne demek vazgeçtim?
Hiç kusura bakma.
Söyleyeceğiz biz bunu.
Ya Selin, hayır söyleyince elimize ne geçecek ki?
Yani bir düşünsene.
Dudu sen hiç düşünme ben sana söyleyeyim.
Şimdi gideceğiz ablama söyleyeceğiz.
O böyle kendince konuşarak halletmeye çalışacak.
Sonra gideceğiz enişteme söyleyeceğiz.
O da kendince böyle ajancılık falan oynayacak.
Zaten biliyorsun yani çok beceremiyor böyle şeyleri.
Lan sen benim abime beceriksiz mi dedin?
Ya kızım karşıya doğrulttuğu silahla kendini vuran adamdan mı bahsediyoruz ya?
Ne yapacağız peki biz?
O Ertan itimden hesap soracak adam... ...karşında duruyor.
Tamam.
Ne yapmayı düşünüyorsun anlat bana.
Ya ben şu an düşünemedim ama var benim de yöntemlerim var yani.
Düşüneceğim ya var.
Ya yöntemsiz sevgilim senin yöntemin mi var?
Neyi halledeceksin?
Delirtme beni.
Ya var.
Var benim de yöntemlerim var.
Ben derin şevketin yeğeniyim.
Onun yöntemi benim yöntemim.
Sen karışma.
Öyle mi?
Ne halin varsa gör.
Ben seni seveyim.
Kimseye söyleme tamam mı?
Bana bak çocuk, eğer kendine zarar verecek bir şey yaparsan seni gebertirim.
Seviyor lan bu beni.
Bacı.
Niye öyle bakıyorsun?
Yok hayatım öyle.
Yatağa baktım.
Sen gece vakti çalışmaya gideceksin.
Ben gözünün önünde yatak yapıyorum.
Benim düşüncesizim hayatım.
Kusura bakma.
Olur mu canım?
Tabii ki çalışacağım.
Hadi.
Hadi.
Sana işe gitmeden bir kıyak yapayım mı?
Kıyak mı?
Evet.
Şimdi mi?
Evet.
Ya sen var ya harika bir kadınsın.
Gel.
Gel.
Hı?
Gel gel.
Ha öyle.
Gel.
Ne yapacağım şöyle?
Ha böyle.
Böyle değil tam tersi de o. Neyin tersi?
Hayatım masaj yapacağım.
Ne masajı ya?
Öyle kıyak mı olur?
Ayı masajı yapacağım sana.
Ya yok hayatım en son ayı bütün kemiklerimi kırıyordun istemiyorum.
Gel tamam bu sefer daha hafif yap.
Yok yok yapma zaten üstüm duruşur şimdi.
Lan!
O kim be?
Mustafa.
Şişt Mustafa.
Tövbe tövbe.
Mustafa ne yapıyorsun burada?
Var diye değişim saati efendim.
Ne istiyormuş Mustafa?
Niye gelmiş?
Beni işe götürmeye geldi hayatım.
İşe bırakacak.
Gece gece gidip benim için çalışacak mıymış?
Ailemiz için.
Sen git gel bak ben sana sabah ne kıyaklar yapacağım.
Sabah şeyinde.
Sabahın köründe.
Oh!
Sert şey.
Lan niye aramın uçluğundan gelmiş, sebahane gibi dikilmiş buraya?
Koptürüm yok Fatih Bey.
Daha maaş da alamadığım büyük tersöyüm efendim.
Hem zile bassam dikkat çekecektim, bizzat kendim ulaşayım dedim.
Ha, hiç dikkat çekmedin mi öyle?
Reis babam görseydik, *** verdin zıpkını.
Allah korusun Fatih Bey.
Tamam, hadi gidiyorum.
Vay be!
Ne güzel işmiş bu.
Hem İstanbul'u geziyorum, hem de para kazanıyorum.
Nasıl çevriliyorsun?
Ne var be?
Ne var?
Bana mı öyle diyor?
Vallahi ilk müşterim.
Heyecan yaptım lan.
Hoş geldiniz.
Sür lan sür.
Nereye?
Bilmiyorum sür.
Şimdi zil sesini de kapat.
Ramazan!
Aşkım!
Bebeğim!
Bak dinle beni.
Sana bir şey söyleyeceğim.
Çok üzgünüm.
Şu an çok kötüyüm.
Beni affet olur mu?
Ramazan'ım.
Piyanisti mi şantörüm?
Ramon.
Kaytan bıyıktı Ramon beni.
Bak ne hale geldi.
Beni affet ne olur.
Sana söz veriyorum.
Vallahi bir daha sahne yapmayacağım.
Yaparsam da seninle yapacağım.
Evimi kadına alacağım.
Söz.
Bak ne hale geldim Ramazan.
Ne olur söyleyin sevenler bana.
Ayrılmak kanunu mu aşk kitabında?
El ele tutuşup gülmeden daha.
Ayrılmak kanunu mu aşk kitabında?
Ümitlerim kırıldı bitti hayallerim.
YAKILDI GİTTİ BU DERT BENİ BENDEN ETTİ SEVDİM SEVDİM BAKI NE HÂLE GELDİM RAMEZAN BU ŞAKIN SELİŞTİ SÖYLERİM AŞKAM İMETLERİM KIRILDI BİTTİ
Hayallerim yukarıda gitti.
Bu dert beni benden etti.
Sevdim, sevdim.
Bak ne hale geldim.
Kapattı.
Ramazan.
Kapattı mı?
Allah belanı vermesin Ramazan!
Aaa!
Sana söylüyorum ben bu şarkıyı, hayvan herif dinlemiyor ya!
Şey ablacığım nereye gidiyoruz?
Ne ablası lan?
Ablaya benzer bir halin mi var?
Allah Allah!
Sen beni tanımadın mı?
Benim adım Dilber!
Dilber Sonsuz!
Yok kusura bakmayın şey Dilber Hanım, ne tarafa gidiyoruz?
Ay bilmiyorum sür ve sıralarım bozuk zaten.
Ramazan.
Ne olur söyleyin sevenler bana.
Ne?
Ayrılma kanunumu aşk kitabında el ele tutuşup.
...gülmeden daha... ...terk etmek kanunu mu... ...aşk kitabında... ...imetlerim... ...karalı da bitti... ...hayallerim... ...yakıldı gitti... ...bu dert beni... ...benler etti... ...sevdim... ...sevdim...
Dilber Hanım.
Şişt, Dilber Hanım.
Dilber Hanım.
Dilber Hanım.
Ben Dilber Hanım.
Allah'ım yarabbim ya Resulullah.
Dilber Hanım.
Ya ilk müşterim niye... Allah'ım ben ne yapacağım şimdi?
Takılacaksan takıl.
Ama söyle ne olduğunu.
Kapı lan.
Tövbe tövbe.
Bu saatte... Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
Alın bunu.
Oğlum ne oluyor?
Bu kim?
Dilber, Dilber.
Dilber mi?
Ne işi var senin kucağında?
Lan soru sorup durma.
Öldüm bittim zaten.
Al şunu.
Ne?
Ölü mü?
Lan ölü değil.
Al baygın baygın.
Hadi.
Kamil.
Kamil.
Ya Kamil kalk gel.
Ne oluyor lan?
Ya Kamil koş.
Koş koş.
Gel gel.
Ulan bu nedir?
Kayıta bu.
Alın alın anlatacağım.
İçeri koyun şunu.
Götürün içeri.
Hadi.
Hadi.
Kıfasını vurma.
Dikkat et oğlum.
Hadi.
Daha gayret.
Oğlum.
Oğlum koyun.
O ayılınca... ...kendi gider.
Abide 65 lira alın.
Ben sonra sizden alırım.
Bunu da bir daha söz başka bir şeye vermeyeceğim.
Aç ağzını.
Aç, aç, aç hadi.
Bak sonra güçten düşeceksin.
Kim bakacak bize hayatım?
Çok uykusuzum ya.
Ay Fatih o ne?
Orada bir siyah nokta var.
Ben onu sıkmadan seni şirkete göndereyim.
Dur, dur, dur.
Ya bu erkekleri bırakın bizim siyah noktalarımızı.
Ne alıp veremediniz?
Biz mutluyuz ya.
Zeynep.
Hayatım ben Rüya'mı görüyorum, o gelen babaannem.
Fatih babaannen geldi.
Rüya Rüya.
Diye babaannen geldi, kalk.
Kalk Rüya değil.
Benziyor da.
Hadi babaanne.
Babaanne.
Sizinle konuşmak istediğim bir mesele var.
Buyurun Gülsüm Hanım.
Ben sizi yalnız bırakayım.
Hayır Zeynep.
Otur.
Seni de ilgilendiriyorum.
Nereden başlayacağımı bilmiyorum.
Son zamanlarda yaşananlar beni çok üzdü, çok yordu.
Günlerdir düşündüm, taşındım.
Bu böyle olmayacak.
Evet, yaptığınız büyük bir hata.
Ama cezasını biz çekiyoruz.
Ayrıca...
Bu yaştan sonra ne hakla beni böyle sıkıntılara sokarsınız siz?
Hiç mi beni düşünmediniz?
Ölebilirdim.
Allah esirgesin.
Bir esirger iki esirger.
Sonra bir de bakmışsınız gülsüm şekercizade el fatiha.
Eğer benden hemen kurtulmak istiyorsanız tamam.
Açık açık söyleyeyim.
Şuracıkta yüreğime insin.
Babaanne biz de kırgınız.
Ben?
Bildiğiniz örselendim yani.
Öylece bizi bir kenara attınız, fırlattınız.
Ve bir daha da o eve geri dönmeyi düşünmüyoruz.
Anladık.
Tamam şu an pişman oldunuz ama asla o eve dönmeyeceğiz.
Dönmeyeceğiz.
Ben geri dönmenizi istemedim ki.
Buraya sizi çağırmak için de gelmedim.
Ayrıca ben size çok kırgınım.
Ve görmek istemiyorum.
Biz gidelim o zaman.
Anlamadım ben sen niye geldin o zaman?
Selim için.
Hayatım ben uyuyamadım ya.
Algı şeyim mi?
Şimdi...
Bütün bu olanlar, hani Selim senin torunun olmadığı ortaya çıktı.
Sen bu yüzden tavır anlamadın ya.
Ben de.
Evet, ben size hala tavırlıyım.
Ama Selim'le bir sorunum yok.
Siz bana yalan söylediniz.
Selim'in suçu ne?
Hem o çocuğu bana siz sevdirdiniz.
Şimdi nasıl vazgeçmemi beklersiniz?
Aldığı ilaçlardan kafa gitmiş.
Bunlardan bana da versinler.
Bir sorun mu var?
Yok.
Hiçbir sorun yok.
Bundan sonra haftada bir gün Selim'i Selin'le bana göndereceksiniz.
Sizi henüz görmek istemiyorum.
İtirazın mı var senin?
Yok.
Yok hiçbir itirazım yok.
Olamaz da zaten değil mi Fatih?
Olur, olmalı da.
Yani ben oğlumun annemle aynı evde olma fikri beni geriyor.
Sizin fikrinizi sormadım.
Ayrıca bana yaptıklarınızdan sonra bunu bana borçlusunuz.
Borcunuzu ödeyeyim.
Kız Fatih.
Yani babaannenle böyle bir taş.
Ne?
Taş gibi yürek var.
Helal olsun kadına.
Vay be.
Ya benim oğlum öldü de işte.
Bir bağlanıldı mı kopamaz kimse.
Tabii kıymetini anladılar benim oğluma.
Lan Kamil, nerede kaldı lan çay?
Yettim uşağım.
Getirdim, daha getirdim.
Bak, getirdim.
Yalnız sana bir şey soracağım uşağım.
Bak, dalga geçmek yok o zaman, tamam mı?
Önce bir söyle de sonra gerisine bakarız.
İçerideki kadın Hürrem'e benzemiyor mu daha?
Ya Kamil bir git Allah aşkına ya.
Ne alakası var Hürrem'le falan?
Ya kardeşim onun gibi böyle kızıl saçları var.
Ondan sonra bembeyaz teni var.
Lokum gibi.
Tam Hürrem.
Tam Hürrem.
Lan Kamil.
Sen kadın uyurken gidip kadını mı izledin lan?
Ben öyle bir adam mıyım kardeşim?
Uyuyor mu uyumuyor mu o değil.
Takip edeyim dedim.
Bir bakayım kontrol edeyim dedim da.
Ay ne oluyor ya?
Ay neredeyim ben?
Lan!
Kimsiniz siz be?
İlk tanıştığımıza memnun oldum.
Ben Kamil.
Muhteşem Kamil.
Ben de Cevat.
Pargalı Cevat.
Ya akşam böyle taksit etsinince arkadaş sizi bize getirmiş.
O yüzden biz de sizin misafir ettik akşam da.
Hangi arkadaş be?
Fatih.
Fatih getirdi sizi.
Ulan siz her Suzan karıyı eve mi atıyorsunuz?
Yok asla şey.
Yanlış anladınız siz.
Ya hatta bizim eve gelen ilk dişi siz sayılırsınız yani.
Bir kere mi yani burası?
Şimdilik şimdilik.
Buyurun kahvaltı var.
Beraber kahvaltı edelim.
Ay kahvaltı ederim de.
Önce ayılmam lazım benim.
Bir kahve içmem lazım.
Ay beton gibi kafam.
Tamam ben ederim size.
Ama nasıl içersiniz?
Nasıl alırsınız kahvenizi?
Dur sen yapma kahvemi.
Ben yaparım.
Siz de içer misiniz lan?
İçmeyiz biz içmeyiz.
Size zahmet falan olmasın hiç.
Buyurun buyurun mutfağa gidelim.
Beraber edelim size kahveyi.
Bak mutfak bu tarafta.
Ulan Cevat.
Ne oluyor bu evde?
Ha kim bu kadın?
Şey reis, vallahi tanımıyoruz, bilmiyoruz.
Ulan sen ne diyorsun?
Tanımadığın kadın bu evde ne işi var?
Fatih getirdi.
Fatih getirdi.
Ha bir yalan et de, usturuplu olsun da.
Fatih'in ne işi olur bu karıyla?
Vallahi ben orasını bilmem reis.
Dün gece beraber geldiler.
Beraber geldiler.
Fatih'le.
Nerede Fatih şimdi?
İçeride mi?
Yok yok değil.
O sonradan böyle apar topar çıktı gitti valla.
Allah'ım uyku.
Lan!
Ne oldu?
Ulan dün gece neredeydin ha?
İşte gece müdürlüğü yapıyorum ya reis babacığım.
Geldim şimdi yatıyorum.
Sus lan!
Yalan söyleme.
Gece müdürlüğüymüş, meze müdürlüğüymüş.
Ya ne oluyor reis baba?
Ne diyorsun?
Sen Zeynep'i aldatıyor musun yoksa ha?
Onu söyle bakayım.
Ya ne aldatması?
Ne aldatayım ben?
Karımı seviyorum.
Peki lan o kadın kim o zaman?
Hangi kadın kim?
Ulan dün gece Cevat'ın evine götürdüğün o kadın kim ha?
Ha o kadını diyorsun sen. Abla o. Lan Cevat Kamil ben size sorarım.
Sus lan!
Anlat.
Kimdi o?
Susayım anlatayım anlamadım.
Anladım.
Reis baba.
Ben aslında çalışmıyorum.
Ne?
Yani çalıştığım yerde çalışmıyorum.
Yani çalıştığımı bildiğiniz yerde çalışmıyorum.
Ne diyorum ben?
Kovuldum yani.
Yapmıyor.
Neden?
Babam öyle istedi.
Patron da beni kovdu.
Vay alçak vay ya.
İşte ben de şimdi Mustafa'nın çalıştığı taksite gece şoförlüğü yapıyorum.
Ama bak Reis baba, bunu sakın Zeynep'e anlatmayacaksın tamam mı?
Hani ben de senin sırrını saklamıştım ya, aynısı.
Aynı sen de şimdi benim sırrımı saklayacaksın.
Çünkü Zeynep bunları bilmemeli.
Bütün bu zaten olup biteni kendi yüzünden olduğunu düşünüyor.
Üzülür.
Lan damat, adamsın be.
Adamsın lan.
Vay be.
Lan hiç insan kendi evladına bunu yapar mı ya?
Ne biçim babasın sen lan Fehmi?
Neyin başının altından çıkıyor bunlar?
Kesin.
Babam nerede düşünecek bunları?
Zaten çocukların mevzu bahisi oldu.
Bütün gemileri yakıyorlar işte.
Şu halimize bak.
Ne yaptım yine?
Niye öyle bakıyorsun?
Meryem, nereden böyle?
Senin tavrın daha ne kadar sürecek bana böyle?
Sen Birol'dan özür dileyene kadar Şevket.
Dileriz da.
Dilemediğimiz şey mi?
Ama benim kafamı esas meşgul eden şey.
Ha bu tekne nasıl yandı anladın mı?
Birol bir adam görmüş.
Yüzünü görememiş.
Kim olduğunu bilmiyor.
Demek ki bu durumda birinin bile isteye tekniği yaktığından eminiz artık ha?
Öyle.
Meryem, sana bir şey soracağım.
Sor.
Bu tekneyi bu şekercizadeler yakmış olabilir mi?
Ben kimsenin günahını alamam Şevket.
Onları yeterince tanımıyorum.
Ama o mukaddese de güvenmiyorum.
Sizin aranız hep kötü müydü?
Yakarım bu tekneyi!
Yandı ya!
Yakarım!
Şevket, yaktın tekneyi!
Şevket, yaktın tekneyi!
Şevket!
Abi ben bunu neden daha önce düşünmedim de?
Neyi?
Ya Şevket nereye?
Baktım sizden hayır yok.
Kendim gittim konuştum.
Bundan sonra haftada bir gün Selim'i buraya gönderecekler.
Mümkün değil ayol.
İstemiyorum ben o sarı kafayı bu evde.
İstemiyorum.
Caddesciğim.
Ne kadar çocuk yahu.
Bunun ne günahı var bütün olup bitenlerden?
Ay Fehmi.
Pes.
Vallahi pes.
Ay bu ne genişlik ya.
Biz çocuklarımız eve dönsün diye her türlü entrikayı yapıyoruz.
Hayatımızı tehlikeye atıyoruz.
Siz gidiyorsunuz arayı yumuşatmak için.
Türlü türlü hamleler yapıyorsunuz yani.
Pes yani anneciğim.
Vallahi pes.
Neden bahsediyorsunuz siz kozum?
Anlatsana Fehmi.
Anlatsana.
Fatih'in işlerine nasıl engel olduğunu.
Tekneyi nasıl yaktığınızı mı anlatacaksınız?
Mukaddes Hanım.
Şevket Bey.
Aa!
Ne işiniz var sizin burada?
Koskoca adamsın be!
Sen ne diye uzatıyorsun elini elalemin ekmek teknesini?
Ne ekmeği, ne teknesi be?
Gerçi siz değil misiniz... ...kendi öz çocuklarına bile acımayan?
Onlara bir damlacık mutluluğu bile çok gören.
Ulan... ...ben de burada durmuş sevgiden anlamayan adamlara sevgiden söz ediyorum ya.
Yazıklar olsun size.
Orada dur Şevket.
Haddini aşma.
Artık durmak yok Fehmi.
Artık durmak yok.
Siz soylu... ...anlı şanlı şekercizadeler ailesi olabilirsiniz.
Ama asla bizim gibi bir aile olamayacaksınız.
Çünkü... ...biz birbirimizi seviyoruz.
Aile olmanın kıymetini biliyoruz.
Ne kızıma... ...ne damadıma... ...ne gelinime... ...ne de ailemden herhangi birisine...
...en ufak bir zarar veremeyeceksiniz.
Onları parçalayıp... ...kendinize benzetemeyeceksiniz.
Bunu yapmaya değil siz... ...feriştahınız gelse gücü yetmez.
Ha... ...ailemden birinin... ...kılına zarar gelsin.
Bak... ...işte o zaman yakarım bu evi.
Gözlüğümü bile kırpmadan yakarım.
Karışmayın bana, benim hayatım.
Benim kararım, sürdüğüme razıyım.
Ben bilirim beni, sizden ziyade.
Kalbim birane, aşkın fevkalade.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Altyazı M.K.






