Ego Episode 2

Ego Episode 2 Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar
Yükleyen:
EGO EnglishYayınlanma Tarihi:
01.03.2023Görüntülenme:
1.4MAçıklama:
Video Transkripsiyonu
7 yaş üzeri için uygundur.
Olumsuz ögeler içermektedir.
Bu ne terbiyesizlik ya?
Yüzümüzün içine baka baka neler söyledi öyle?
Hadi seni beni geçtim.
Nasıl bir kadın gibi böyle ahlaksızca bir şey teklif edebiliyor?
Zengin olunca, güçlü olunca gururun, haysiyetin bir önemi kalmıyor mu?
Herkes satın alabileceğini mi sanıyor bu kadın?
Aşkım biraz sakin ol lütfen ya.
Sakin mi olayım?
Evet.
Ne diyorsun sen ya?
Sen bu kadının ne teklif ettiğini anlamadın mı gerçekten?
Bu kadar saf mısın?
Saf değilim Elif de belki aptal olabilirim.
Yani en yakın arkadaşımın ipiyle hiç dibini görmediğim bir kuyuya iniverdim yani.
Niye?
Hayal kurdum diye.
Hayal kurdum ya seninle bir gelecek hayali kurdum.
Sevdiğim, bana güvenen, beni seven insanlara hiçbir faydam yok.
Onları düştükleri çukurdan çıkaramıyorum.
Bataklıktan çıkaramıyorum.
Hiçbir faydam dokunmuyor.
Hiçbir şey yapamıyorum Elif.
Yani elimden hiçbir şey gelmiyor.
Ben buyum herhalde.
Sen niye hiçbir şey söylemedin?
Yukarıda odadayken.
Nasıl yani?
Bu ne terbiyesizlik falan demedin.
Haddini bildirecek tek kelime söylemedin o kadına.
Neden?
Nasıl ya?
Sen, sen ciddi ciddi teklifi kabul mü edeceksin?
Ben hallederim.
Kolay gelsin.
Sağ olun.
Room servis.
Sen niye geldin?
Niye mi geldim?
Kardeşimin muhteşem başarısını kutlamaya geldim.
Aynen öyledir.
Öyle tabii.
Ama senin bir randevun var herhalde.
Kimmiş bakalım bu kardeşimin gönlünü çalan şanslı adam?
Sen delirdin galiba.
Elif ben delirmedim sadece seninle.
Ne demek ben sadece falan?
Şakaysa bu hiç komik değil.
Elif bu korkunç.
Annenle anılarının olduğu evin elden bu şekilde gidiyor olması korkunç.
Bu mudur yani çözümün?
Bak şimdi benim daha iyi bir fikrim var.
Ben şimdi aşağı ineyim tamam mı?
Şöyle bir etrafta dolanayım.
Üç günde üç milyon toplayamayabilirim ama bence bayağı bir talibim olur.
Ya sen ne biçim konuşuyorsun ya?
Sen ne biçim konuşuyorsun?
Sen kendine gel ya.
Neler söylüyorsun ya?
Aşağı inerim yok takılırım üç milyon falan bilmem.
Sen ne dediğinin farkında mısın?
Daha bilmiyoruz bile kadının ne teklif ettiğini bile bilmiyoruz.
Tabii ya ne kadar aptalım ben.
Aklıma iğrenç iğrenç şeyler geliyor.
Oysa zavallı Sibel Hanım ne istiyor olabilir ki?
Üç günlük bir can yoldaşı bir arkadaş istiyor değil mi sadece kendine?
Benim de aklıma neler geliyor.
Ya da sadece omzuna dayayacak bir arkadaş istiyordur kendine.
Zirve de o kadar yalnız ki bunun için üç milyon vermeye hazır.
Domanın sus payı değil mi?
Beş yüz bin de yattı.
Kapora da tamam.
Kendine biçtiğin fiyat değil mi Erhan?
Biraz sakin olur musun?
Lütfen.
Şimdi gideceğim.
Neden böyle bir teklif yaptığını soracağım kendisine.
Kapıdan çıkarsan...
Bir daha geri dönemezsin.
Bir daha geri dönemezsin.
Bunu da götür o zaman!
Hiçbir şeyle istemiyorum o kadını!
Bir daha da sakın karşıma çekme!
Demek benim buzlar kraliçesi prensesimin gönlünü çalan bir prens var.
İnanılmaz.
Acaba kim?
Yoksa şu babamın öve öve bitiremediği çocuk mu?
Neydi adı?
Hep unutuyorum adını.
Hatırlayacağım.
Zafer.
Zafer'le mi yemek yiyeceksin yoksa?
Müthiş, harika.
Puan üstüne puan toplarım diyorsun.
O ne demek oluyor?
Gayet güzel geçen bir lansman.
Hemen ardından babamın da onaylayacağı kişiyle baş başa yemek yemeler falan.
Babasının gözüne girmeye çalışan cici kız pozları bunlar.
Bilirim.
Zaten bir erkek çocuk veremiyorum.
Yaptığım en ufak şey de herkesin gözüne batıyor.
Şirketin başına geçmek istiyorsun değil mi?
Hesabın bu değil mi?
Aferin benim kardeşime.
Aferin.
Birincisi Zafer değil.
İkincisi ben böyle ufak hesaplarım peşinde koşmam.
Üçüncüsü olay senin erkek torun vermemen değil, senin küçük hesaplar peşinde koşturman.
Ve babam artık rahatsız olmaya başladı.
Dördüncüsü sevgili abiciğim artık gidersen ben çok mutlu olacağım.
Aşkım, aşkım gitme ne olur.
Ne olur gidelim artık buradan, uyanalım bu kabustan lütfen.
Odaya geçer misin sevgilim?
Sibel Hanım'la konuşup geleceğim.
Nasıl batırdıysam öyle toparlamaya çalışıyorum şu an şu işi.
İyi bunu da ver o zaman.
Hiçbir şeyini istemiyorum o kadının ne parasını ne kolyesini hiçbir şeyini.
Erhan.
Erhan ne olur gitme sevgilim.
Ne olur gidelim artık buradan kolyeyi de resepsiyona bırakalım.
Ne olur uyanalım bu kabustan lütfen.
Aşkım.
Adaya geç.
Hayır geçmeyeceğim.
Ben gidiyorum.
Sen de ya benimle gelirsin ya da...
Ya konuşacağız konuşacağız.
Sadece konuşacağız.
Neyi konuşacaksın ya?
Üç milyon olmaz beş milyon olsun mu diyeceksin?
Ya Sibel Hanım genç ve güzel bir kadın.
Efendim?
Yani bunu söylememin sebebi... O kafandaki şey için birine para teklif etmek zorunda değil.
Onu demeye çalışıyorum.
Zaten sen de üç milyon etmezsin değil mi?
Son kez söylüyorum eğer osansöre binersen bir daha.
Ben de bir şeyler atıştırıp uyuyacağım.
Hadi iyi geceler.
Ya sen. Sen var ya çocukken de yalan söylemeyi beceremezdin.
Sen de küçükliğimden beri o kadar iyi yalan söylüyorsun ki.
Teşekkür ederim.
Ne oldu?
Saat de on ikiyi geçti.
Ekti mi yoksa senin prens?
Prens Prens yok hadi iyi geceler.
Ya bir dakikadır böyle minik şovlar yapıp bu konuyu geçiştiremezsin ha.
Sende bir şeyler var da kokusu çıkar yakında.
İyi geceler.
Sıktın ama artık.
Erhan Bey.
Girin lütfen.
Hızlı karar vermenize sevindim.
Bir şeye karar vermedim.
Benden tam olarak ne istiyorsunuz onu öğrenmek için buradayım Sibel Hanım.
Müstakbelleşiniz.
Adı neydi?
Elif miydi?
Değil mi?
Elif.
Elif bunu yolladı size.
Onun önünde yaşanmasını gerçekten istemezdim.
İstemezdiniz.
Peki benden ne istiyorsunuz tam olarak?
Yani parçaları bir türlü birleştiremiyorum kafamda sizinle alakalı.
Neyi birleştiremiyorsunuz?
Sizin gibi genç ve güzel bir kadın... ...böyle bir şey için para vermek zorunda kalması... ...saçma değil mi yani?
Gerekmiyor.
Ben ne için para veriyorum Erhan Bey?
Ben ne için buradaysam onun için.
Siz ne için buradasınız?
Oyun mu oynayacağız?
Gibi.
Sibel Hanım sizi anlamıyorum ya.
Ne bu?
Sizin üç milyona ihtiyacınız var.
Sizin?
Yani sizin neye ihtiyacınız var?
Susmanıza.
Pardon?
Benimle birlikte geçireceğiniz o üç gün yanımdan ayrılmayacaksınız.
Ne yaşarsak yaşayalım kimseye tek bir kelime etmeyeceksiniz.
Aklınızın ucundan bile geçmeyecek.
Bizim aramızda yaşanacak şeyler çok bariz değil mi?
Ne oldu?
Daha az önce böyle şeylere para ödemeyecek bir kadındım ben.
Fikrini mi değiştirdin?
Hani böyle bir anda fikir mi değiştirirsin sen?
Peki nişanlınıza ne dediniz?
Alacağım para o kadar büyük ki bütün günahlarımızı, ayıplarımızı örtecek.
Böyle bir şey mi ha?
Kabul etti mi?
Hiçbir şey kabul ettiği yok benimle öyle.
Sibel Hanım artık benden ne istediğinizi tam olarak söyleyebilir misiniz?
Lütfen ya.
Önce kağıdı imzalayacaksın.
Dokunma.
Kim sana benim eşyalarıma dokunma hakkı verdi?
Hey.
Elif Hanım.
İyi misin?
İyi misin?
Birlikte yaşayacaklarımız hakkında tek bir kelime etmeyeceğiz.
Bunu zaten daha önce söylemiştiniz.
İstanbul'a döndüğümüzde kalan beş yüz bin liraya yatıracağım.
Ondan sonraki ay bir milyon.
Ondan sonraki ayda son kalan milyona yatıracağım.
Üç milyon demiştiniz bana.
Bu şekilde baya baya taksite bağlamış oluyorsunuz beni.
Nereden çıktık şimdi?
Ödemesi şeklinde söylememiştim ki size.
Ben kimseye güvenmem.
Ben babama bile güvenmem.
Babam böyle öğretti.
Herhangi bir çekinceniz varsa bu kağıdı alıp şimdi yırtabilirim.
Siz de nişanlınıza, eski hayatınıza dönersiniz.
Tabii eski hayatınız kaldıysa.
Bu odada benimle üç gün geçireceksin.
Ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın.
Ve geçirdiğin her gün için bir umudan alacaksın.
Bu odada benimle üç gün geçireceksin.
Ve ben ne istiyorsam yapacağım.
Saçmalama Elif ya.
Saçmalama.
Yapmaz Erhan öyle bir şey.
Saçmalama.
Saçmalama.
Hangi akla ya?
Sözleşmeni verdiği akla.
Üç gün boyunca benim kurallarım geçerli.
Hazır mısın?
Belisa çayı getirdi.
Biraz içerseniz iyi gelecektir.
Altyazı M.K.
İyi akşamlar Sefer Hanım.
Anahtarları alayım.
Gideceğiniz yere ben götürsün.
Anahtarları verin.
Buyurun.
Böyle mi gideriz?
Böyle her adamı soracak mısın sen?
Sibel Hanım arabayı kendisi kullanacakmış.
Takip et.
Nişanlınıza haber vermemi ister misiniz?
Nişanlınızdı değil mi?
Hayır yok.
Yok.
Yok hayır yok.
Yok.
Yok.
Benim buradan hemen gitmem lazım.
Pardon.
Bana bir taksi çağırır mısınız lütfen?
Tabii efendim.
Bir dakika bir dakika.
Bir de nereye gidiyorsunuz?
Havaalanına.
Uçağınız kaçta?
İlk uçaktan zamansa o zaman.
Ha bilet almadınız yani.
Yok.
Tamam sakin olur musunuz bir?
Berkay odada uyuyor.
Biz de İstanbul'a döneceğiz.
İsterseniz sizi havalimanına bırakabiliriz.
Hem Berkay da seni gördüğünde mutlu olacaktır.
Begüm.
Yatmadın mı sen daha?
Tuncaya ulaşmaya çalışıyorum.
Yoldadır kızım bu kadar üstüne gitme.
Tabii yoldadır.
Bir oteldedir ya da yanında birileri vardır belki.
Sen nasıl yakıştırıyorsun kocana böyle bir şeyi?
Benim oğlum öyle bir adam mı?
Biliyorum sizin için kabul etmesi güç ama.
Oğlunuz tam da öyle bir adam.
Gerçekten görmüyor musunuz?
Ne benim ne de kızların onun umurunda bile olmadığını.
Bence bal gibi görüyorsunuz.
Ama oğlunuz tabi.
Toz konduramıyorsunuz.
İçki mi içtin sen?
İçmedim bir şey.
Akşam akşam nereden icap etti bu?
Dayanamıyorum artık anne.
İnsan yerinde kadın yerine konmamaya artık dayanamıyorum.
Siz oğlunuzun yaptıklarına körsünüz de katlanmak için benim yaptıklarım mı göze batıyor?
Tekgün biraz sessiz olur musun lütfen?
Tahir bey uyanacak.
Uyansın!
Benim de hayal ettiğim hayat bu değildi.
Hadi diyorum çocuklar için dayan.
Hadi diyorum kendin için dayan.
Ama artık onurum kırılıyor anne.
Benim canım çok yanıyor anne.
Benim canım çok yanıyor.
Begüm, Begüm, Begüm.
Sana söz veriyorum her şey düzelecek.
Hadi kızım.
Ağlama artık.
Kızlar seni böyle görsün istemezsin değil mi?
Hadi gel.
Gel bakayım gel gel gel.
Şey Elif Hanım ben çalıştığımız ajantayla konuştum.
Bu gece için hiçbir hava yolu şirketinde uçak bileti yok maalesef.
Otobüse giderim.
Yeter ki şuradan bir an önce kurtulayım da.
Uyudu.
Gel bakalım.
Biz de İstanbul'a doğru devam edeceğiz.
Berkay uçaktan korkuyor da o yüzden şehirler arası mecburen araçla yol yapıyoruz.
Eğer dilerseniz bize eşlik edebilirsiniz.
Yani nasıl olur bilemedim.
Çok güzel olur.
Berkay için çok mutlu olur sizi gördüğünü.
Size çok benziyor.
Benziyor.
Maalesef Huy da benziyor.
İstediği bir şeyi alana kadar peşini bırakmaz.
Aynı babası.
Ben de öyleyim.
Mesela sizi çok sevdi.
Ve buradasınız işte.
Öyle düşünün.
Bunu burada sormak ne kadar yerli bilmiyorum ama... ...kişanlınız nerede?
Tahmin etmiştim.
Başka bir kadın var.
Çıkarca ihanete uğrayan bir kadın bu ruh haline bürünür de o yüzden neyse uzatmayayım daha fazla.
Açıldın mı?
Uyandın mı sen?
Uyandın mı babacığım?
Şey ister misin?
Susladım.
Susadın mı?
Ne güzel uyudun sen öyle.
Ne güzel uyudun.
Ne güzel uyudun.
Bakalım.
Başka bir şey ister misin?
Yok.
Tamam.
O zaman gel bakalım birazcık daha uyuyalım olur mu?
Gel bakalım.
Buyur babacığım hadi.
Dilinden anlıyorsunuz.
Çocukların.
Anaokul öğretmeni.
İnanılmaz.
Yani hani bizde bir söz vardır ya iyi olacak hastanın doktor ayağına gelir.
Tam öyle bir durum oldu şu anda.
Çok şaşkınım gerçekten.
Berkay'ın annesi döndü mü?
Nereden?
Seyahat'ta demiştiniz ya.
Ha döndü Seyahat'ta.
Tabii ya.
Döndü.
Altyazı M.K.
Biz ne için geldik buraya?
Ne işimiz var burada bizim ya?
Çok soru soruyorsunuz.
Ama siz de hiçbir şey söylemiyorsunuz Sibel Hanım.
Bilmeniz gerekeni kadar söyledim ya.
Ha oyun oynamak istiyorsunuz ama ben büyüdüm sizi de tavsiye ediyorum.
Heyecanı gidin başka yerde arayın.
Erhan Bey ben heyecan arıyor olsaydım... ...arayacağım son yersiz olurdunuz.
Üzülmeli miyim buna?
Gurur mu yapmalıyım?
Nasıl karar verin?
Tabii ki, tabii ki söylerim sağ olun.
Sağ olun size de iyi günler.
İyi günler.
Günaydın.
Günaydın.
Kimmiş baba?
Kıraç'tan aradılar.
Elif'i soruyorlar.
Sen ne dedin?
Şey dedim sana bir şey söyledi mi?
Yok.
Ben de sana söylemiştir diye düşündüm.
Oğlum kız üç gündür odasından çıkmıyor.
Tıkınıp duracağına ilgilensene ablanla biraz.
Ya bana ne bağırıyorsun baba ne yapayım konuşmuyorum.
Ağzını açmıyorum.
Yok yok ben...
Ben göndermeyecektim Mantalya'ya izin vermeyecektim Erhan'la gitmelerine yok yok yanlış yaptım.
Ya baba ne kadar abarttınız ya kaç yaşında insanlar bıraksana sen. Emerhan abi kral adamdır bir sıkıntı olduysa da alır gönlünü abimi sen karışma.
Aradı mı seni Erhan?
Aramadı.
Elif kreşten aradılar ben de ağır gripti dedim onlar da geçmiş olsun dediler.
İyi yapsın.
Aç mısın Allah'ım çankayı mı?
Oğlum sorulur mu?
Koysana tabii Allah Allah durdun kabahat.
Kızım bak yumurta yaptın en sevdiğin şekilde.
Yok aç değilim baba kreşe gideceğim zaten.
Şimdi durduk yere işimden de olmuyor.
Kızım bak üzerine gitmeyeyim.
O nasıl olsa zamanı gelince anlatır diyorum ama.
Benimki de Can Bey abim.
Ne oldu?
Söyle Allah aşkına bir şey mi oldu her an aranızda?
Kızım.
Yani bir şey olmuş o belli de.
Sen pis olsana.
O tercihini yaptı baba.
Tamam.
Nasıl yani?
Ne tercihi?
Ya abla.
Bak sorun ne bilmiyorum ama.
Abarttığınızı eminim.
Ya evlilik harifesi olur böyle şeyler ya.
Ben hazırlanayım.
Kızım.
Geç kalacağım baba.
Peki.
Ben size yardımcı olabilirim.
Üç milyon.
Sen niye hiçbir şey söylemedin?
Yukarıda odadayken.
Beş yüz bin de yattı.
Kapı orada tamam.
Kendine biçtiğin fiyat bu mu Erhan?
Bu kapıdan çıkarsan... ...daha geri dönemezsin.
Yok.
Yok bu Naz Niyaz kavgası değil.
Daha büyük bir dert var aralarında.
Ben tanırım kızımı.
Ya baba olmamıştır olmamıştır.
Olduysa da hallederler bırak.
İnçtan mı kaçırdınız he?
Hadi afiyet olsun sana ben gidiyorum.
Açın bana ağzına bir tane hadi.
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Güle güle.
Bundan sonrası ikimiz için de zor biliyorsun değil mi?
Biliyorum Sibel Hanım farkındayım.
Umarım beni yarı yolda bırakmazsın.
Paramı geri almak için zaten başka bir şansım yok o sözleşme yumaktan başka Sibel Hanım.
Zaten siz işinizi şansa bırakan bir insan değilsiniz malum.
Elif'e ne diyeceksin?
Elif'e gidip ondan özür dilemek dışında ne söylerim ona bilmiyorum Sibel Hanım yani.
Ne denir ki?
Ya gerçekten iyiyim ister misin?
Yoksa kadınlardan gerçekten hiç anlamıyor musun?
Anlayamadım.
Sence hangisi?
Sizce?
Sizce hangisi?
Sınırları aşmayalım.
Bu arada şirkete birlikte girmeyelim.
Kimse bir şeyden şüphelenmesin.
Haklısınız.
Benim zaten bir adım bile adısım yok Sibel Hanım içeri.
Beni hatta...
Şu müsait bir yerde indirirseniz çok sevinirim.
Bu ne demek?
Niye gülüyorsun?
İşe gelmeyeceğinden korktunuz herhalde.
İyiymiş vallahi bu.
İyi olan ne?
Benden korkmanız.
Ben kimseden korkmam.
Bir anlaşmamız var.
Buna uymanı istiyorum sadece.
Vallahi Sefer Hanım ikimizin de o anlaşma yapmaktan başka bir şansı yok.
Onun için biz de farkındayız.
Sibir Hanım eğer size de uygunsa birkaç saat bir işim var benim onu halledebilir miyim?
Tabi uygunsa size.
Çok önemli.
Şirkette görüşürüz geç kalma.
Teşekkür ederim.
Bakın, bakın anlıyorum.
Anlıyorum, haklısınız.
Ama numarasını veremem size.
Kendi... Kendisi ufak bir iç seyahatine çıktı.
Evet.
Tamam, ben döndüğünde... ...döndüğünde aradığınızı ileteceğim.
Tamam mı?
Evet Selim Bey, bahsettiğiniz... O numune bedenlerini hemen ayırır mısın?
Tabii.
Öf, darladı ya.
Hala haber yok demem.
Nerede bu kız?
Bilmiyorum Tansel ya.
Telefonlar susmuyor zaten.
Hiç yalan söyleme.
Onun kara kutusu sensin.
Her şeyi biliyorsun sen. Canım benim.
Sibel Hanım'ın bir tane kara kutusu var.
O da Melisa'nın.
Şu doktor olan.
Hiç sevmiyorum ben o kızı ya.
Soğuk nevale.
Aradın mı?
Gerçi arasan ne olur?
Hayatta cevap vermez.
Aradım tabii ki.
Bilmiyormuş.
Şaşırdık mı?
Ya ben bu kızın yanında dört yıldır çalışıyorum bak.
Değil bir gün tatile gitmeye.
Bir saat bile geç kaldığını görmedim ben işe.
Yani sabah sekiz dedim masasında oturur bu kız.
Acaba bir gönül meselesi falan mı var ha?
Ay!
Ay Tansel!
Vallahi darlandım ya.
İşim başımdan aşkın zaten.
Hadi darlama beni git.
Geldiğinde kendisine sorarsın.
Gözüm üzerinde.
Gözün çıksın.
Efendim?
Seval, bugünkü ajanda nasıl?
Sibel Hanım, Sibel Hanım siz misiniz?
Sibel Hanım neredesiniz siz ya?
Biz feci patladık burada.
Yani neredesiniz şu anda tam olarak?
Ben geliyorum, ben hemen geliyorum zaten, hemen geldim.
Tamam, tamam Sibel Hanım, ben zaten geldim şimdi.
Sibel Hanım mı geldi?
Sibel Hanım geldi.
Neredeymiş?
Ay ne bileyim ben neredeymiş, geldi işte kadın.
Yok yok size demedim, size demedim Sibel Hanım.
Ben zaten geliyorum, geldim sayılır.
Hoş geldiniz Sibel Hanım.
Konuşmadım.
Sibel Hanım telefonlar susmadı.
Tebrik edenler, sipariş geçenler.
Tamam hepsiyle ilgileneceğiz.
Sibel Hanım neredeydiniz?
İş dışında arayan var mı?
Tahir Bey bir kez, Şükran Hanım bin kez.
Onlara da haber vermemişsiniz çok merak etmişim.
Ben sabah konuştum sen merak etme.
Tunacığım hoş geldin.
Elif konuşmamız lazım sevgilim bir konuşalım.
Konuşmamız mı lazım?
Evet.
Konuşacak bir şey var mı sence bence yok.
Aşkım çok özür dilerim ya.
Yok özür dileme niye özür diliyorsun ki?
Sen osansöre bindin mi bindin.
Ben elimde bavul seni bekledim mi bekledim.
Sözümü kesmezsen yalnız.
Sen osansörden indin mi hayır.
Ha bir de üzerine telefonunu kapattın.
Bence konuşacak hiçbir şey yok.
Şimdi çekilir misin önümden?
Ya bilmediğin şeyler var kızım.
Hayır yok.
Yetişkin bir kadın olarak neler olduğunu tahmin edebiliyorum.
Yanlış tahmin ediyorsun Elif o zaman.
Yanlış tahmin ediyorsun.
Ben de söyleyeceklerini dinlemek istemiyorum diyorum.
Çıkar mısın lütfen?
Geç kalıyorum.
Tamam ama geri geleceğim.
Hayır gelmeyeceksin.
Çünkü ben gel dediğimde gelmedin.
Bundan sonra da gelme zaten.
Elif aşkım geleceğim.
Hayır gelmeyeceksin.
Ya tamam da bir konuşmamız lazım.
Bu şekilde ben kabul etmiyorum.
Bu konuşma değil yani.
Bu bir konuşma değil.
Efendim canım.
Ölümlerden ölüm beğen.
Tamam.
Neredesin?
Şirketteyim.
Geri döndün aramaya tenezzül bile etmiyorsun öyle mi?
Tamam çok haklısın ama gelir gelmez hemen işe gömüldüm ben.
Tamam anlat.
Anlatacağım ama müsait olduğumda anlatacağım tamam mı?
Ne zaman?
En kısa zamanda.
En kısa zaman ne zaman?
Çok kısa bir zamanda.
Sibel.
Hoş geldin canım.
Seni hemen arayacağım tamam mı?
Harika bir lansmandı.
Defiyle değil şov oldu.
Merak ettik sizi.
Her şey çok güzeldi.
Teşekkür ederim.
Zeynepciğim.
Tableti kapatır mısın artık?
Hadi kahvaltını yap.
Oğlum fotoğraflarına bakıyorum aman ne ya.
Ben de bakacağım.
Bak işte ya eline aman şartla.
Ya ver ya bıraksana.
Kızlar.
Tamam yeter.
Bakın kahvaltı ediyoruz.
Sonra bakarsınız tamam mı?
Hadi babacığım.
Kızlar.
Babanız bir şey söyledi duydunuz mu?
Şükran Hanım.
Bu ara arayabildiniz mi kızı, konuşabildiniz mi hiç?
Evet konuştum.
Melis'le baş başa tatil yapmışlar kafa dinlemek için üç gün.
Tatil.
Yeni yeni adetler.
Koca kız çalışıyor, hak ediyor.
Melis'le baş başa.
O ne ya öyle ergen gibi?
Ben de gidebilirim o zaman Pelin'le tatile.
Sen kahvaltın bitir de önce.
E hanım, bu moda işine ben başlarda pek ısınamadım ama... ...bayağı iş becerdi galiba bizim kıza.
Gerçekten de öyle.
Sabahtan beri müthiş lansman diye televizyonu döndürüp döndürüp verdi.
Allah nazardan saklasın.
Maşallah.
Maşallah.
İçlerinden beri hiç değilse dişe dokunur bir şey yaptı.
Ağabey kardeş çalışsana da siz bence harika olur.
Yani o modelleri giytirmede başarılı... ...sen de soymadı.
İzninizle bu telefona bakmam gerekiyor.
Bari burada yakını rahat bıraksalar.
İş telefonu ya... ...onu diyorum.
Evet.
Ama ben sadece bir tane dergiye röportaj veririm.
Mezura.
Aynen öyle.
Tamam çok iyi seçim.
Sibel Hanım.
Kızmazsanız size bir şey soracağım.
Yok sana niye kızayım sor.
Size bir başkalık gelmiş.
Nasıl bir başkalık?
Yani tam adını koyamıyorum ama böyle bir farklısınız.
Gözleriniz bir farklı bakıyor.
Işıl ışılsınız ya.
Teşekkür ederim.
Ay bu da iyice kabak tadı verdi.
Kim ki o?
Ayşe'nin menajeri.
Üç günde hiç aramadıysa tam otuz kez aramıştır.
Mesajlarını saymıyorum bile.
Ne istiyormuş senden?
İşte biz Ayşe'ni yanlış anlamışız da.
Ayşe'nin çok pişmanmış da.
İşte çok üzülüyormuş bilmem neymiş.
Şöyle böyle bir şeyler söylüyoruz.
En azından iş ahlakını anlar.
Katılıyorum.
Başka bir şey?
Ben kahveni çok özledim.
Ya gerçekten mi?
Ben de unuttunuz sandım.
Hemen yapıyorum.
Ha bu arada röportaj için ne?
Ayarlandı.
Tamam.
Ay Sibel Hanım.
Vallahi bir başka bakıyorsunuz.
Maşallah.
Tuncay ben uğraşamayacağım daha fazla.
Bak müsait değilim sonra konuşalım mı?
Vallahi hiç kusura bakma gel al bu oğlanı başımdan.
Annemi isterim diye ağlıyor bitiyor Elif ablası başlıyor.
Vallahi kafa kalmadı bende artık.
Elif.
Elif ya madem çok seviyor Elif ablası baksın.
Tamam müsait olunca arayacağım seni tamam mı?
O verdiğin paraya çekilmez bu iş.
Üç ile çarpsan onu.
Ya tamam.
Kapattım.
İş görüşmesi mi?
Ha.
Evet baba.
İşle güçlü alakan var yani.
Evet baba.
Evet.
Bana niye öyle gelmiyor?
Bilmem.
Ne yapsam gözünüze görünmüyor zaten.
Alıştım ben artık babacığım.
Begüm'le biraz ilgilen.
Pardon babacığım.
Neyle ilgileneyim koca kadın?
O senin karın.
Çocuklarının annesi.
Biraz vakit geçir.
Baba ne istiyorsan yapıyorum.
Tamam.
Siz ne istiyorsanız onu yapıyorum zaten.
Daha ne?
Ailesiyle vakit geçirmeyen erkek, erkek değildir.
Ailesiyle mutlu olamayan hiçbir işte başarılı olamaz.
Unutma.
Bak bana.
Ben ne yaptıysam annenin sayesinde olur.
Başarılarının mutlu ailemize borçlu olduğunu unutmuşum babacığım.
Kusura bakma.
Şimdi izninizle kimsenin gözüne görünmeyen ama yapmam gereken işler var değil mi?
Benim de vermem gereken önemli bir karar var.
Nasıl da verdim gibi.
Sibel'e söyle akşam buraya gelsin.
Babacığım bundan sana da bir tane alalım.
Bu büyük kolaylık.
Basıyorsun tek duşa.
Biricik sevgili kızın karşında.
Bazen biraz acele mi karar veriyorum diyorum ama...
Maşallah hiç yanıtlıyorsun beni ya.
Akşama bir erken gel.
Güvendiğin dağlara kar yağdı babacığım.
Günaydın Erhan Bey.
Günaydın.
Benim süpermenim gelmiş.
Ne oluyor be?
Uçmalara kıyamamış da yürüyerek mi gelmiş?
Gel kardeşim sen o zaman.
Gel gel.
Bir de burada ol.
Oğlum dur tamam nefes alamadım lan bir dur lan tamam.
Tamam tamam kardeşim.
Günaydın arkadaşlar.
Kardeşim al, al.
Bütün nefesler sana feda olsun.
Ki zaten ben de senin sayende nefes alıyorum.
Ne oldu, ne yaptı?
Yatırabildin mi adamların parasını?
Sorma, film gibiydi.
Kafama silah dağıydı herifler.
Ne?
Borcuna bir de kurşun parası eklenmiş dediler.
Dedim tamam oğlum sen et.
Bitti mevzu, yolun sonu buraya kadar.
Sonra işte birden bir ses.
Hesabımıza para geldi.
Bak o ses, nasıl bir ses biliyor musun?
Bülbül çakılması gibi.
Yüzümü niye bağını sorma derler ama.
Yine de merak ediyorum.
Sen para işini nasıl hallettin?
Böbreğimi mi sattın?
Bankamı soydun ne yaptın?
Oğlum senin de dediğin gibi işte.
Yüzümün keyfini çıkar bağcılık sana göre değil kardeşim.
Öyle deme şimdi.
Tamam bir şakayı falan vuruyorum ama.
Yaptığımı da biliyorum yani.
Ya tamam be oğlum geçmiş geçmişte kalma.
Önümüzdeki maçlara odaklanacağız bundan sonra.
Peki.
Hadi tamam benim parayı buldun.
Teşekkür ederim.
Burhan amcanın evi.
O ne oldu?
Samet Bey, Erhan Bey.
Sibel Hanım'la toplantımız var unutmayın.
Ooo.
Senin buzlar kraliçesi de üç gündür yoktu.
Tıpkı senin gibi o da üç gün.
Senin şu buzlar kraliçesi ne istiyormuş bizden gidip bir soralım.
Hadi.
Şu benim ceketi de alsana geç kalacağız yoksa.
Abla!
Hayt!
Ödümü kopardın.
Ne işin var senin burada?
Hiç.
Şu iki arka sokağa yolcu getirdim de.
Dedim gelmişken bir ablamı göreyim ya.
Uydurma.
Babam yolladı seni değil mi?
Git ablana bak diye.
Evet.
İyiyim ben.
Bir şeyim yok.
Merak etme.
Erhan abiyi de aradım.
Açmadın.
Bir şey mi oldu?
Erhan abi lütfedip telefonu açarsa sorarsın neden açmadın diye.
Sen de aramadın ya.
Hayır.
O zaman kavga büyük.
Yok.
Çocuklar hadi içeri.
Haydi.
Evde görüşürüz.
İyi tamam görüşürüz.
Kolay gelsin.
Haydi içeri.
Hay Allah'ım.
Elif Hanım, Tuncay ben.
Berkay'la ilgili bir ihtiyacınız olursa diye telefonunuzu vermiştiniz.
Oldu.
Yani Berkay'la bir süre ilgilenmenize ihtiyacım oldu.
Müsait olduğunuzda aramanızı bekleyeceğim.
Hadi bakalım.
Dışarıda kimse kalmadı.
Maalesef uygun değilim Tuncay Bey.
Çalıştığımı söylemiştim.
Berkayla ilgilenebilecek biri aklıma gelirse haber veririm.
Size kolay gelsin.
Berkay'a sevgiler.
Allah kahretsin ya.
Gel.
Herifin yüzünün göründüğü bir fotoğrafı yok mu Mehmet?
Sadece bunları çekebilirim Tuncay Bey.
Teşekkürler.
Hadi.
Ha bana bak.
Bu konuyla ilgili sağda solda konuştuğunu duyarsam.
O nasıl laf Tuncay Bey?
Bana her zaman güvenebilirsiniz.
Hadi.
Beceriksiz.
Beceriksiz.
Çıksana.
Geç.
Zavallı babacığım.
Biraz yüreğine inecek.
Yalnız.
Fotoğrafların benimle ilgili olduğu anlaşıldı.
Yani arkadaşlar şirketimiz çok önemli bir milat yaşıyor.
Hatta bugün ilk röportajımızı vereceğiz.
Sizden elinizden geleni değil en iyisini isteyeceğim.
Hataya yer yok.
Sorusu olan var mı?
Teşekkür ederim.
Erhan Bey siz kalabilir misiniz?
Beyim.
Kapıyı kapatabiliyor musunuz?
Tabii Sibel Hanım.
İşinizi halledebildiniz mi?
Daha değil Sibel Hanım ama inşallah hallolacak.
Çok teşekkür ederim bu arada çalışanlarınızla çok ilgilisiniz ya.
Bu kişisel bir ilgi değil.
Tamamen profesyonel.
Sözleşmenin dışında hareket etmediği sürece ne yaptığını beni çok fazla ilgilendirmiyor açıkçası.
Tamamen dostane bir hatırlatma.
Dostane.
Güzel espri.
Ama karşınızda çocuk yok.
Sürekli hatırlatmanıza da gerek yok.
Benimle bir işiniz kaldı mı?
Çıkabilir miyim Sibel Hanım?
Yarım saate hazırım.
Ne için ya?
Röportaja gideceğiz.
Siz, ben, neden...
Ya bu soruyu sürekli kendime sorup durdum biliyor musun?
Bir cevap verebiliriz mi Sibel Hanım peki?
Verdi.
Neymiş ben de öğrenebilir miyim?
Çünkü sözleşmede böyle bir madde yoktu yazmıyordu.
Evet sözleşmede böyle bir şey yazmıyor ama.
Ben istediğim için geleceksin.
Bu arada hesabınıza beş yüz bin lira daha aktardım.
Tıpkı sözleşmedeki gibi.
Kolay gelsin.
Kardeşimle yalnız kalabilir miyim Erdal Bey?
Erhan.
Erhan Bey.
Ne haber?
Böyle teklifsiz, izinsiz, bana ait olan bir yere dalmana niye borçluyum ben?
Bana ait derken?
Toplantı odasından mı bahsediyorsun yoksa çember bayağı genişledi mi ha?
Benim işim var, sen buranın tadını çıkar.
Eminim vardır canım.
Melis'le baş başa tatiller.
Ağabey kardeş, anneye babaya yalan söyleriz.
Hatta birbirimizin açıklarını da kapatırız.
Gerekirse yalancı şahitlik bile yapabiliriz ama... ...birbirimize yalan söylemememiz gerekiyor.
Ağabey kardeşlik bunu gerektirmiyor mu sevgili kardeşim?
Yanılıyor muyum?
Yanılıyorsun.
Neyse akşam babam yemeğe bekliyor haberin olsun.
Neden?
Bilmiyorum başarılarını kutlayacağız herhalde.
Kızların da hala aşkı depreşti.
Baya defile fotoğraflarını biriktiriyorlar.
Eve gittiğinde çapraz sorguya hazır ol.
Gülgül.
Yalanın ortaya çıkan.
Yaldızların dökülünce de gülebilecek misin bakalım sevgili kardeşim?
Sibel.
Kardeşim seni çok yoruyor değil mi?
İşte beni seçecektin.
Beni seçseydin ben senin gibi asistanı pamuklara sarardım.
Alemsiz Tümşen Bey.
Tandırıyorsun beni.
Ee ne oluyor, ne bitiyor anlat bakalım.
Her şey göründüğü kadar mükemmel mi?
Hoşunuza gidiyor değil mi?
Ne anlamadım?
Böyle her şeye sahip olma hissi, hüküm etme hissi hoşunuza gidiyor.
Çekinmeyin söyleyin hadi ya.
Yabancı yok aramızda.
Üç ay boyunca size aitim nasıl olsa.
Git dersiniz giderim, gel dersiniz gelirim, kal dersiniz kalırım, yap dersiniz yaparım.
Öyle değil mi?
Hı?
Geç kalacağız ve geç kalmaktan nefret ediyorum ben.
Çekil sen. Geç kalacağız diyorum, sen ne diyorsun ya?
Sağa çekin diyorum ben de.
Sağa çekin diyorum, sağa çekin.
Ne yapıyorsun?
Sağa çekin, sağa çekin.
Sizi röportaja yetiştirmeye çalışıyorum.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Madem beni de yanınızda götürüyorsunuz, bir işe yarayayım ya.
Antalya'dan dönerken zaten yeterince eziyet oldu.
Sizin acımışı öpüyorsunuz.
Evet, siz.
Sipariş listesini birazdan mail yoluyla aktaracağız.
Tamam Sinan Bey, arkadaşlara aktarıyorum.
Ne yapıyor bunlar ya?
Yeni ekip.
Siparişlere yetişemiyoruz da.
O müthiş.
Sevgili küçük kardeşim sonunda Turna'yı gözünden vurdu.
Tam babam şirketi gözden çıkaracakken.
Böyle durumlarda hep bir kılçık çıkar.
O da işin nazarıdır zaten.
Değil mi?
Tabii.
Çok yakışmış.
Ne?
Kırmızı.
Müthiş.
İnsan gözünü alamıyor.
Neyse.
Şöyle gül biraz ya.
Az önce telefon çaldı gerildin.
Boşver.
Yani dediğiniz gibi.
Ufak bir kılçık.
Ufak bir kılçık.
Nedir problem?
Of of.
260 beygir değil mi bu?
Hı hı.
Çok iyi.
Arabadan anlıyorsunuz.
Biraz anlarım.
Arabalardan biraz anlarım.
Mesela bu araba biraz asi bir araba.
Ama dilinden anlarsanız kendisini avucunuzun içine bırakılır olduğu gibi.
Müzik?
Arabada hiç sevmem.
Öyle tahammül etmiştim.
Müziğin sesini kıs biraz var.
Efendim?
Duyamıyorum Sibel Hanım.
Hiç duymuyorum biraz yüksekler iseniz.
Ayşe.
Mr. Kim.
Ha kendisi.
Ama Sibel hanım haklıydı istememekte.
Yani sonuçta kız önce bize söz verdi sonra dijital ile anlaştı.
Bu o.
Ee?
Derdi neymiş?
Bu dijital projesine Sibel Hanım'ın taş koyduğunu düşünüyor.
Menajeri sürekli arıyor.
Biraz zarar etmişler galiba.
Arar.
Ama tam Sibel'lik bir hareket o. Hiç şaşırmadım, hiç.
Neyse ben şu dosyaları yerine koyayım.
Kırmızıdan vazgeçme Müthiş.
Buyurunuz.
Teşekkürler.
Aman efendim ne demek.
Bakıyorum saatime.
O kadar yorduk sizi ama tam vaktinde de yetiştirdik.
Ben gayet iyiyim.
Hoş geldin Sibel Hanım.
Özge ben.
Şef editor Sly Specter.
Röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için çok sevindik.
Ben de çok sevindim.
Çok teşekkür ederim.
Sizden başka kimseye güvenemezdim zaten.
Erhan Bey.
Finans uzmanı, slaş şoför.
Erhan, çok memnun oldum.
Aynen.
Buyurun, buradan.
Nasıl?
Başka bir isteğiniz var mı?
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ne yapıyorsun?
Kafanda yeni sabotaj planları mı kuruyorsun?
Yok.
Yani neden buraya getirdiniz beni bilmesem de emrinize amadeyim alelade bir şekilde.
Bence ne için burada olduğunuzu gayet iyi biliyorsunuz.
Şoförlüğünüz dışında bir düşüneyim.
Otoritenizi test etmek için.
Otoritemi test etmek için?
Evet o yüzden getirdiniz beni.
Neden böyle bir şey yapayım ki ben?
Bizim bir anlaşmamız var.
Hatırlatırım.
Nasıl unuttum ya?
Sefer Hanım sayenizde hiç unutmuyorum bu tip şeyleri zaten.
Sağ olun merak etmeyin.
Çok güzel.
Şimdi 2023 finansal projeksiyonumuzla alakalı bana bir şeyler anlat.
Gerçekçi ama umutlu olsun.
Tamam.
Bu insanlar önümüzdeki yıl, daha doğrusu önümüzdeki sezon... ...yırtık kot mu mod olacak yoksa çuval mı mod olacak... ...onu duymak istiyorlar bence sizin ağzınızdan.
Para, pul çok ilgi alanları değil.
Hani uyarıyorum sadece.
Çok biliyorsun.
Herkes ama herkes para konuşmayı çok sever Erhan Bey.
En sevmediğini iddia eden de para konuşmayı çok sever.
Hadi anlat.
Eğer Tahir Bey'in kendi şirketinde uyguladığı sistemi siz kendi şirketinizde çekmek istiyorsanız yani modaya uyarlamak istiyorsanız...
Kadehimi fırlattım yüzüne.
Kızgınım hiç gelmeyişine.
Bilmeyişine, hissetmeyişine.
Sen orada yoksun.
Susuzluğumda, açlığımda, sen orada yoksun.
Koş Samsun.
Para boşluğunda sen orada yoksun.
Susuzluğumda, açlığımda Sen orada yoksun Koşsam, sarılsam, tutunsam yoksun Doğumun kara boşluğunda
Yeterli mi?
Yeterli.
Yani dediğine göre 2023 yılının ikinci yarısından itibaren biz kâra geçeceğiz ve bir an önce halka açılacağız.
Aynen öyle.
Konuştunuz mu?
Yani bir şey söyledi mi?
Bu sizi hiç ilgilendirmez.
Böyle bir şey sormaya hakkınız bile yok.
Orada bir durum.
Doğru söylüyorsun.
Biz hazırız Sibel Hanım.
Güven.
Bir ilişkinin tabi tutulduğu en önemli testtir derler.
Eğer birine güvenmek istiyorsan o güveni gider kendin alırsın da derler.
Bir de bence Sibel Hanım, biz dünya üzerinde güven hakkında hakkem kesecek son iki insanız ya.
Haklısın.
Geldim.
Ne istiyorsun ne?
Ulan cezası.
Bütün apartmanı ayağa kaldıracaksın şimdi.
Sen de aç o zaman kapıyı.
Geçebilir miyim?
Geçerim.
Konuşmamız gereken şeyler var.
Tuncay, kardeşin gönderdiyse seni eğer buraya hiç boşuna nefesini tüketme.
Hadi naş naş.
Saçmalama, haberi bile yok.
Hayırdır?
Niye geldin o zaman sen buraya?
Bir yıldır aramamışsın, sormamışsın.
Şimdi mi aklına geldi?
İstersen şimdi geçmişten konuşalım.
Benim ne kadar karaktersiz, haysiyetsiz bir adam olduğumdan.
Ya da...
Ya da?
Ya da ikimizin de kazanacağı bir oyun oynayalım.
Ah Sibel.
Seni işten çıkarmıştı değil mi?
Evet.
İnsanların ekmeğiyle oynuyorsun Sibel.
Bu çok kötü bir davranış.
Bazen kardeşim olduğundan utanıyorum.
Ah Sibel.
Çok uzatma da anlat artık.
Sana bir ödeşme fırsatı sunuyorum.
İlgini çekerse tabii.
Kestik.
Geçmiş olsun.
Çok güzel bir röportaj.
Çok teşekkür ederiz Sibel Hanım.
Çok teşekkür ederim.
İnternet sitemizde bazı resimlerinizi paylaşacağız.
Biliyorsunuz insanlar sizi görmek istiyor.
Tekrardan teşekkür ederim.
Görüşmek üzere Sibel Hanım.
İyi günler.
Tebrikler.
Beğendiniz yani.
Yok beğenmedim ama kendiniz gibiydiniz.
O yüzden takdir ettim.
Ben nasıl biriyim peki?
İddialı, acımasız, böyle tuttuğunu koparan, istediğini alan.
Bence bu sıfatlar biraz iddialı.
Başka?
Başka bir şey yok.
Yani şimdilik başka bir şey yok bu kadar.
Sizi daha yakından tanıdıkça bilgileri günceller, sizinle paylaşırım Sibel Hanım.
Sibel Hanım benimle bugün başka bir işin yukarı çıkabilir miyim?
Çıkabilirsin.
Çok teşekkürler.
Abla aynı nineme benzemişsin.
Şimdi dursun sen. Mercan yapma kuzum.
Zeynep hadi sen hanım kız ol da kardeşine örnek ol hadi.
Ama babaanneyi kobaşlattı.
Ay babaannesinin boncuğu ablasın sen hadi.
Fatima araba şu çorbasını koy ocağa.
Tahir bey özellikle istedi.
Begüm nerede?
Buradayım anne.
Yavrum bunlar mutfağı oyun alanına çevirdiler.
Bak yemeği yetiştiremeyeceğiz sonra.
Sen bunlara bir oyun falan mı açsan?
Açayım tabii siz de rahat rahat hazırlanın.
Taç giyme törenine.
Kim taç giyecek?
Halanız kızım.
Halam prenses olacak.
Kraliçe olacak.
Biz de onun tabası.
Begüm.
Gelin kızlar biz yukarıda oynayalım en iyisi.
Erhan.
Oğlum kapıyı çalmadan mı gidiyordun?
Baba şey.
Hadi gir içeri.
Ben olanları biliyorum.
Hadi gel.
Hadi.
Gel.
Bir çay koyayım ben.
Baba hiç zahmet etme.
Zaten içim almaz.
Ben Elif'e ulaşamayınca aslında... Hadi geç.
Geç otur.
Geliyorum.
Otur oğlum.
Otur.
Bak evladım.
Ben... ...çuvaldızı önce kendi kızıma batırırım ama...
Yani bu konuda Elif haklı.
Haklı baba hem de çok haklı.
Yani ben o kadar çaresiz kalmasam böyle bir şey yapmazdım baba.
Konu ev olunca.
Ev mi?
Bir dakika bir dakika.
Ne evi?
Ben geldim.
Ne işin var senin burada?
Allah Allah.
Kızım o ne biçim soru?
İnsan müstakbel kocasına ne işin var diye sorar mı ya?
Yok ya baba hiç.
Önemli değil ki.
Gelsene sen benimle biraz.
Hadi.
Aşkım Burhan Baba ev meselesini biliyor mu?
Ha biliyor.
Bilsin de kalpten gitsin adamcağız değil mi?
Ben her şeyi biliyorum dedi sevgilim.
Ne söyledin sen Burhan Baba?
Antalya'da kıskançlık yüzünden kavga ettik dedim Erhan.
Oldu mu?
Klinin altı aylık kısmını ben kapattım aşkım.
Altı aylık kısmını kapatmış.
Alkış mı istiyorsun?
Bilmiyorum sanki nasıl kapattığını.
Sevgilim lütfen ama ya.
Nasıldı bari?
Güzel miydi?
Teklif benim gözümün önünde oldu sonuçta detayları bilmek hakkım.
Anlatsana.
Hiçbir şey olmadı ki.
Ne demek hiçbir şey olmadı?
Ne yaptınız o zaman üç gün boyunca o kadınla?
Düşündüğün gibi hiçbir şey yaşamadık biz Elif.
Ben de buna inanacak kadar aptalım değil mi Erhan?
Yemin ederim yaşamadık Elif.
Senin aklından ne geçiyor bilmiyorum ama biz Sibel Hanım'la en ufak bir şey şimdiye kadar yaşamadık.
Nasıl olur?
Yaşamayacağız zaten Elif.
Sibel Hanım'la aramda hiçbir şey geçmedi.
Peki o zaman neden?
Neden söyle neden anlamıyorum.
Aşkım neden diye sorma sadece inan.
Sibel Hanım'la aramda en ufak bir şey geçmedi.
Geçemez bundan sonra da sevgilim.
Akşam yemeğe kalıyorsun değil mi oğlum?
Teşekkürler.
Ne var?
Kaşama bak sen ya.
Bir de ne var diye soruyor.
Bütün gün anne diye bir yaklar mı?
Benim *** sanki.
Bana bak ağzını topla.
Bak susturamıyorum ben bu çocuğu.
Bütün gün evde sıkıldım kaldım zaten sinirlerim laçka.
Tamam.
Yarın gelip alacağım diyorum anlamıyor musun?
Tamam.
Anne annemi istiyorum.
Çocuğu ver bana çabuk.
Hadi.
Berkay, oğlum.
Annem geldi mi?
Yarın gelip alacağım seni.
Anlaştık mı?
Anneme mi gideceğiz?
Annene gideceğiz.
Ama şimdi uslu durman gerekiyor tamam mı?
Tamam.
Söz mü?
Söz.
Aferin oğlumum.
Konuştuğumuz gibi Ayşenciğim tamam mı?
Hadi.
Anneciğim bu fotoğrafta fıstık gibi çıkmışsın.
Ay sen neler biliyormuşsun.
Sensin fıstık.
Zeynepciğim masada tablet yasak yalnız.
Bunu konuşmuştuk.
Mercan sen de kapat televizyonu artık masaya gel.
Dedenizin keyfi yerinde aman kaçırmayın.
Ama anne daha bitmedi ya.
Karışma.
Bugün hiçbir şey benim keyfimi bozamaz.
Bu arada tebrik ederim Sibel.
Sağ ol.
Çok da iyi gördüm seni tatil yaramış.
Tatil mi?
Evet.
Melis'le üç gün tatil yaptık demiştin ya telefonda.
Ondan bahsediyor benim.
Evet.
İyi akşamlar herkese.
İyi akşamlar oğlum.
Bu kız niye yemek yemiyor ya?
Baba geldi hiç oralı değilsin.
Karışma.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar babacığım.
Sevgili kardeşim.
Seni buralarda görmek ne güzel.
Masada bayağı donatılmış.
Geldiğin belli oluyor.
Sana da iyi akşamlar abi.
Şükran Hanım, hadi bakalım servis başlasın.
Yemeğimizi yiyelim, sonra konuşacağımız önemli konular var.
Mercan, hadi kızım.
Vallahi fotoğrafların yine internete çıkmış.
Bugün röportaj vermiştim, onun fotoğraflarını yayınlayacaklardı.
Oho, halan yürüdü gitti kızım, senin haberin yok.
Başarılar kardeşime, yakışır.
Yürü.
Hala televizyona çıkmış.
Kimle mi ilgili?
Tabii ki modanın yeni prensesi Sibel Koraslan.
Ünlü iş insanı Sibel Koraslan'ın Antalya'da gerçekleştirdiği başarılı lansman sonrası sırra kadem bastığı bir süredir konuşuluyordu.
Sibel Koraslan nerede olduğunu sır gibi saklasa da şu anda elimize ulaşan fotoğraflar bütün soruları cevaplar nitelikte.
Genç sevgilisiyle birlikte gözlerden uzakta bir dağ evinde gerçekleştirdiği aşk tatilinin fotoğrafları şu anda elimize ulaştı.
İzliyoruz.
İzliyoruz.
Antalyalı ünlü iş insanı Tahir Koraslan'ın kızı olan Sibel Koraslan'ın hakkındaki bu iddialara ne cevap vereceği ise merak konusu.
Ne, nedir bu kodlarım?
Sibel Koraslı'nın hiçbir yerde yayınlanmayan kaçamak görüntüleri... ...ilk defa bizim programımızda.
Sibel Koraslı'nın yanındaki gizemli erkek kim?
Eren, oğlum kanal değiştirirken tesadüfen gördüm.
Bu hanım kız senin patronun değil mi?
Evet, öyle Burhan Baba.
E sevgilisi mi varmış ne?
Allah Allah, varsa var.
Nedir yani bu kadar katavaya gerek var mı?
Genç insanlar, kime ne?
Burhan baba saat geç oldu.
Sabah da toplantım var.
Benim izninle çıkabilir miyim baba?
Ya oğlum izin ne demek?
Burası senin evin.
İstediğin saatte girersin.
İstediğin saatte çıkarsın.
Sağ ol baba iyi akşamlar.
Ama bir kahve içmeden de olmaz değil mi?
Kızım hadi bakayım.
Müstakbel kocanla babana senin o güzel acık halinden bir tane.
Hadi bir zahmet.
Tamam babacığım.
Bir Elegün'e rezil olmadığımız kalmıştı.
Sonunda onda olduk.
Ya ne hale düştük.
Sibel kim bu adam?
Kim bu adam?
Baba bir sakin olur musun babacığım ya?
Tamam.
Bir gün çocukları alıp odaya.
Hadi kızım.
Zeynep'ciğim gel kızım.
Hadi.
Tahir Bey'e limonlu su.
Çabuk.
Ben sana güvenmiştim ya.
Kızım ben sana güvenmiştim.
Sonunda gözüm arkada kalmadan şirketi bırakabilirim diyordum.
Şu başımıza açtığın işlere bak Sibel.
Kim bu adam?
Kim bu adam?
Baba böyle bir şey yok yemin ederim.
Fotoğrafları...
Baba sakin olur musun?
Ben kardeşime güveniyorum.
Kardeşim öyle şeyler yapmaz değil mi Sefer?
Hadi.
Hadi ne olursun.
Gözünü seveyim.
Öyle yapma Tahir Bey lütfen.
Lütfen siz bize lazımsınız.
Bir dakika hiçbir şey olmayacak.
Tamam mı?
Kim arıyor ya?
Efendim.
Evet benim.
Ne diyorsun sen ya?
Ne diyorsun sen?
Terbiyesiz.
Bu yaptığınız büyük ahlaksızlık.
Mahkemede hesaplaşacağız hepinizle.
Kapat telefonu.
Sizin haberiniz var mıydı?
Onun hakkındaki sorunuz yorumunuz ne olacak diyor.
Ben hesaplaşacağım onlarla mahkemede.
Sibel.
Nedir bu başımıza gelen...
Baba bir sakin olur musun?
Sen kızını tanımıyor musun?
Yok tanımıyorum oğlum.
Kızımı tanımıyorum.
Bu benim yetiştirdiğim evlat olamaz.
Bir dakika bir yanlışlık vardır.
Sibel.
Bir şey söylesene canım benim.
Sen Melis'le tatilde değil miydin?
En kötü alırsın Melis'i.
Çıkarsın kameranın karşısına dersin ki... ...başarımı kıskanan adiler...
Üzerime komplo kurdu dersin.
Adalet önünde hesaplaşacağız dersin.
Olur biter.
Bu kadar basit.
Montajdır diyorum size.
Sibel bir şey söylesene kızım.
Montaj değil mi o fotoğraflar?
Gerçek mi yoksa?
Yok.
Montaj değil diyor.
Montaj değil.
Yazıklar olsun.
Yazıklar olsun.
Ben... ...bugüne kadar hedefimi leke sürecek hiçbir şey yapmadım ama... ...sen bu saatten sonra benim başımı öne eğdin.
Yazıklar olsun.
Sıklar olsun.
Defol gidelim ben.
Tahir Bey lütfen.
Defol!
Tahir Bey.
Defol!
Oturursun şöyle lütfen.
Lütfen Tahir Bey.
Taksu içiniz.
Rezil olduk farkında mısın?
Kim olduğum belli olmuyor ama ben konuşacağım Sibel Hanım'la biliyorum onu.
Hala Sibel Hanım'la konuşacağım diyor ya.
Sen beni delirtmek mi istiyorsun?
Kim çekti o fotoğrafı?
Ne bileyim ben sevgilim ya.
Kadının düşmanları falan var herhalde.
Eğer o teklifi kabul etmeseydin bunların hiçbiri olmayacaktı.
Ya babam anlasaydı o televizyondakinin sen olduğunu?
İyi de o teklifi kabul etmeseydim zaten.
Biz biraz önce içeride yemek yiyip televizyon izliyor olmazdık Elif.
Bu ev olmazdı çünkü.
Yusuf o kadının yüzünden.
Ben hatayı en başta yaptım Elif tamam mı?
En başta ben çok büyük bir hata yaptım.
Ama önemli olan bundan sonra bizim önümüze bakmamız.
Kaldığımız yerden hayatımıza devam edebiliyor olmamız Elif.
Düğün için verdiğim kaporu hala duruyor.
Her şeyimiz hazır Elif.
Tek yapmamız gereken düğün.
Bilmiyorum Erhan.
Hala orada çalışıyorsun.
O kadının senin sürekli etrafında olduğunu bilmek bana ne hissettiriyor hiç düşünmüyor musun?
Ben bütün bu olanları nasıl unutayım ki?
Ayrıl o zaman işte.
Aşkım ikimiz için de çok zor bu durum biliyorum ama üç ay bana zaman tabii ne olur.
Sibel Hanım'la ben bağımı üç ay sonra kopartabileceğim.
Orada olduğun sürece ben yokum Erhan.
Ne demek bu Elif?
Ne demek istiyorsun?
Sen benim içinde bulunduğum durumu anlayamıyor musun?
Belki ikimizin de birbirini anlamak için biraz zamana ihtiyacı vardır.
Elif.
İyi geceler.
Altyazı M.K.
Sibel Hanım lütfen!
Sibel Hanım lütfen!
Sibel Hanım lütfen!
Sibel Hanım lütfen!
Sibel Hanım lütfen!
Sibel Hanım.
Senin ne işin var burada?
Hem sen benim evimin yerini nereden biliyorsun?
Nasıl yani?
Bu evin kirasını ben ödüyorum.
Finans departmanında çalışıyorum.
İsmim Erhan Yıldırım.
Unuttunuz mu beni?
Ne istiyorsun?
Olanlar aramızda kalacak demiştiniz.
Ne oluyor?
Bunları konuşacak durumda değilim.
Bana bir açıklama yapmaya mecbursun.
Kolumu bırak.
Kim çekti o fotoğrafları?
Kim sızdırdı basına?
Söyle.
Bilmiyorum.
Peki fotoğrafları çeken kişi diğer şeyleri de görmüş olabilir mi?
Bilmiyorum dedim sana.
Bakın.
Ben nişanlımı çok seviyorum.
Ve onu yeniden kazanmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.
O teklifinizin hayatımın içine etmesine izin vermeyeceğim.
Bilin.
Lütfen.
Bugüne kadar şerefimi leke sürecek hiçbir şey yapmadım ama... ...sen bu saatten sonra benim başımı öne eğdin.
Ben nişanlımı çok seviyorum.
Ve onu yeniden kazanmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.
Bu teklifinizin hayatımın içine etmesine izin vermeyeceğim.
Altyazı M.K.
Babam sakinleşti mi?
Artık ne kadar sakinleştiysen işte.
Uyudun mu çocuklar?
Yoruldum ya.
Sibel'i korumaya çalıştım ama...
Aslında ne yaşadıysa hak ettim.
Neden öyle söyledin?
Babam her şeyi ilmek ilmek işleyerek yaptı.
Şimdiye kadar ne yaptıysa.
Ama Sibel her şeye bir anda sahip olmak istiyor.
Her şeye.
Bence Sibel öyle kaçamak yapacak bir kız değil.
Öyleymiş işte.
Bu da senin işine geldi değil mi?
Ne dedin sen?
Hiç.
Hiç bir şey demedim.
Deme o zaman.
Efendim?
Abla.
Ablacığım nasılsın?
İyi misin?
Duydum haberleri.
İyiyim.
İyiyim.
Sen bunları kafana takma ya.
Sen nasılsın?
Babam.
Sana bir şey yaptı mı?
Babam.
Klasik babam işte.
Ne sever de kızar da.
Sen bunları düşünmesene.
Aldım ben biletimi.
Bu akşam çıkıyorum yola.
Yanında olacağım abla.
Sakın bırakma kendini.
Tamam canım.
Ya neredesin Sibel ya?
Geceden beri arıyorum seni.
Niye açmıyorsun telefonunu?
Telefonu sessiz almıştım.
İyi halt ettin.
Zaten acil bir doğum çıktı bırakıp gelemedim de.
Ya öldüm öldüm dirildim.
Şu haline bak.
Berbat görünüyorsun.
Sen bir şey yedin mi?
Yok iştahım yok.
Gel hadi yiyeceksin bir şeyler.
Hadi yiyeceksin.
Hepsi bitecek itiraz istemiyorum.
Yiyene kadar böyle bakacak mısın bana?
Evet bakacağım hadi.
E hadi anlatmayacak mısın?
Mesela yanındaki adamın kim olduğu ile başlayabilirsin.
Bir adı vardır herhalde.
Erhan.
Peki kim bu Erhan?
Vay be yani bu kadarını senden bile beklemezdim Sibel.
Gerçekten herkesin kendinin bile bilmediği bir arka bahçesi varmış.
Ben neyi anlayamıyorum biliyor musun?
Yani bu haberi öğrendikten sonra yani çocuk sahibi olamayabileceğimi öğrendikten sonra öyle sanki bütün mantığım kapı dışarı çıkmış gibi hissediyorum.
Evet bu yaşananlar biraz garip ama senin durumunu düşününce çok da anormal değil.
Ya sen senelerce duygularını bastırdın şimdi böyle travmatik bir gerçekle karşılaşınca da her şey su üstüne çıkmış oldu.
Hem teklifini kabul edip etmemek de o adamın eziyatı filindeymiş.
Erhan'ım.
Pardon, Erhan'ım.
Peki, siz ne yaşadınız?
Daha konuşmaya hazır değilsin, anlaşıldı.
Ya benim anlamadığım bir şey var.
Neden bu adam?
Yani sana böyle bir teklif yaptıracak kadar ne özelliği var ki bu adamın?
Birine benzettim herhalde.
Yani o duruşu.
Bu dürüstlüğü.
Bilmiyorum hayatı ciddiye almıyormuş gibi duruyor ama aslında her şey onun kontrolü altında.
Kime benzettin?
Babama.
Eskerlerine yani.
Sibel Hanım, acil durum.
Ne zaman gelirsiniz?
Hadi işinize.
Olaylar büyük patlayacak ama.
İşinize.
Bu sefer büyük patladı buzlar kraliçesi.
Daha da kendine gelemez.
Acaba yanındaki adam kimdi?
Evliyim ben Samet, bana niye soruyorsun oğlum?
İşim başımdan aşkım.
Yani kimse Allah büyük sabır versin.
Biliyordum ben başkası olduğunu.
Özür dilemek istersen.
Hallederiz.
Yeni bir başlangıç yapabiliriz.
Sen yaptın değil mi?
Neyi ben yapmışım?
O fotoğrafları basına sızdıran sensin.
Bebeğim.
Tamam hakkını vereyim.
Güzel kadınsın.
Akıllı da kadınsın ama.
Bakmayalım istersen.
Neden inanayım sana?
Antalya'ya kadar peşimden gelmedin mi sen?
Oteline sor istersen.
518 numaralı odada kaldım.
Sabah da çıkış yaptım.
Soracağım.
Bir daha da etrafında dolanma.
Hadi ya.
Öyle mi dersin?
Tahir Bey sinirlenmiştir muhtemelen biraz.
Bence bana ihtiyacın olacak.
Hiç sanmıyorum.
Haber bekliyorum senden.
Gecikirsen fikrim değişebilir.
Bilgini.
Yalvara yalvara geleceksin ya.
Ne durumdayız?
Telefonlar susmadı.
Ay nazar değdi vallahi ya.
Aman canım magazin bu iki gün konuşulur sonra başka bir olay patlar unutulur.
Lansman gecesi 518 numaralı odada kim kalmış onu bir öğrensene bana.
Tamam bir sorayım.
Bir şey mi biliyorsun?
Emin değilim.
Zafer Engin diye biri o kadar sarhoşmuş ki komiler anca odaya kadar taşımışlar.
Kim yapmış olabilir ki bunu neden böyle bir şey yapsınlar?
Benim bir fikrim var aslında ama.
Benim de.
Ayşin.
Ayşin mi?
Evet.
Yani dijitalle anlaşmasının feshedilmesini sindirememiş olabilir.
Ben sabah bütün magazinci arkadaşlarımı aradım.
Kaynakları hakkında ser verip sır vermiyorlar.
Yani bu da birini kurdukları anlamına geliyor.
Magazinel birini.
Bu da Ayşin oluyor.
Efendim.
Kim?
Tamam tamam ben bir sorayım.
Tamam teşekkürler.
Sibel Hanım Elif diye biri gelmiş sizinle görüşmek istiyormuş.
Elif mi?
Bu Finans'tan Erhan Bey'in arkadaşı mıymış neymiş?
Müsait olmadığınızı söyleyebilirim isterseniz.
Yok toplantı odasına getir ben hemen geliyorum.
Tamam.
Sibel Hanım konuşabilir miyiz?
Sonra konuşalım olur mu?
Sibel Hanım fotoğrafı kim çekti?
Biraz sessiz olun.
Sibel Hanım tamam da eğer o adamı bulmazsak herkes her şeyi öğrenecek.
Tamam sonra konuşuruz dedim.
Buyurun.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
Siz önce kendinize yardımcı olun.
Maskeniz düştü.
Herkes gerçek yüzünüzü gördü artık.
Yanınızdaki Nerhan olduğunu sadece üçümüz biliyoruz.
Şimdilik.
Bunları söylemek için mi buraya kadar zahmet ettiniz?
Daha fazla kendinizi rezil etmeyin diye geldim.
Gizli kalsın diye o kadar uğraştınız ama daha ilk günden patladı.
Başka?
Söyleyecek başka bir şeyiniz yoksa benim bir toplantım var da.
Var.
Sen benim hayallerimi, umutlarımı çaldın.
Ama bana yaşattıklarını yaşamadan bu dünyadan gitmek yok.
Seninle çok fena uğraşacağım.
Bunlar daha iyi günlerin.
Elinizden geleni yakın.
Hiç şüpheniz olmasın Sibel Hanım.
Pardon şunu açar mısınız?
Tabii buyurun.
Çok pardon.
Kusura bakmayın.
Benim hatam.
İyi misiniz?
İyiyim.
Teşekkür ederim.
İyi günler.
İyi günler.
Merhabalar.
Az önce şurada duran beyefendi kimdi genç olan?
Çok tanıdık geldi de.
Tuncay Bey mi diyorsunuz?
Evet Tuncay Bey'di galiba ismi.
Tahir Bey'in o az önce çarpmıştığınız beyefendinin yani şirket sahibi.
Az önce çarpıştığım beyefendi şirketin sahibi mi?
Evet Tahir Bey.
Peki Sibel Hanım kim?
Tahir Bey'in kızı Tuncay Bey'in kız kardeşi.
Siz iş başvurusunda mı bulundunuz?
Öyle denebilir.
Teşekkür ederim.
Gel.
Gel.
Nasılsın güzelim?
Durumlar pek parlak değil.
Babam nasıl?
Vallahi nasıl olduğunu bilmiyorum.
Erkenden gelmiş şirkete.
Gergin.
Sibel ne diyeceğim?
Kimdi o adam?
Yoksa odanı beklediğin herif mi?
Bunu mu merak ediyorsun abi?
O fotoğrafları basına kimin sızdırdığını değil de o adamın kim olduğunu mu merak ediyorsun?
Biri beni takip etmiş ya.
Bunun hiçbir önemi yok mu?
Güneşe doğru uçan kanatlarının yanmasını göze almıştır sevgili kardeşim.
Bu ne demek şimdi?
Ne demek mi?
Sibel bir düşün.
Yükseklerde bir düşmanın olmamasını beklemiyorsun değil mi?
Ben biraz hava alacağım ya.
Hay hay.
Unutma söylediklerimi.
Sibel Hanım konuşabilir miyiz artık?
İyi misiniz acıyor mu?
Daha iyi günlerim olmuştu.
Buz getireyim size biraz.
Yok yok gerek yok.
Ne oldu?
Tamam sen bilir yani siz bilirsiniz.
Bu fotoğraf mevzuu Sibel Hanım.
E kim olduğunu öğreneceğim ben.
Yahu bu durum sizi etkilediği gibi beni de etkiliyor.
Bunun farkında mısınız?
Gayet farkındayım.
O zaman?
O zaman biraz sabırlı olacaksın ve kim olduğunu öğreneceğim.
Ya tamam da bütün kaderimi siz sizin elinize bırakmamı istiyorsunuz.
Mümkün değil böyle bir şey.
Sibel Hanım.
Sibel Hanım.
Allah Allah.
Allah Allah.
Elif.
Elif Hanım.
Tuncay Bey selam.
Aramanızı beklemiyordum açıkçası.
Ben teklifinizi düşündüm.
Biraz hızlı karar verdiğimi fark ettim.
Eğer hala geçerliyse kabul ediyorum.
Tabii tabii tabii geçerli geçerli.
Ne zaman başlayabilirsiniz?
Ne zaman isterseniz.
O zaman biz bugün buluşalım.
Hem çalışacağınız yeri görürsünüz.
Berkay da gelir.
Olur harika olur.
Tamam o zaman size haber vereceğim.
Görüşmek üzere.
Tamam görüşmek üzere.
Bu çok iyi oldu.
Bu çok iyi oldu.
Berkay'ı ver telefona huysuz.
Baloncuğum.
Renk renk balonlarım var.
Baloncuğum.
Renk renk balonlar.
Baloncuğum.
Yok mu balon isteyen?
Baloncuğum.
Duyamam.
Ne oldu?
Canım benim, canım, canım, canım, canım, canım benim.
Selam, buz getir, buz.
Tamam, tamam, tabii.
Buz getir bir tanem.
Canım benim, ne oldu, sen düştün mü?
Canım benim, otur otur, şöyle bak bir otur.
Canın acıdı mı?
Neresi acıdı?
Nasıl?
Babası öpse geçer mi?
Geçti mi?
Geçti.
Sen benim her şeyimsin.
Prensesim.
Kırlantam.
Baban seni çok seviyor.
Bunu sakın unutma olur mu?
Ya bana kızarsan bir gün?
Kızmam kim?
Sen beni asla üzmezsin.
Akıllı kızım.
Baba.
Şile'ye geç.
Ben de oraya gidiyorum.
Berkay.
Berkay.
Ne haber?
Aslan parçası.
Nasılsın?
Nasıl olacak?
Mızmızlanıp duruyor işte.
Berkaycığım.
Beni hatırladın mı?
Senle çok güzel bir yere gidelim ister misin?
Annem de orada olacak mı?
Olacak.
İşleri biter bitmez gelecek o da.
Tamam mı?
Hadi o zaman.
Hadi.
Sağ ol.
Allah'a emanet olun.
Gel bakalım.
Eviniz güzelmiş.
Teşekkürler.
Bir süre burada kalacağız tamam mı?
Yakışıklı.
Hoş geldiniz Tuncay Bey.
Sizi beklemiyorduk efendim.
Hoş bulduk.
Biz yukarı çıkalım.
Çocuk yorgun çünkü.
Hazırlayayım odasını da.
Hangi odayı açayım küçük oda olur mu?
Olur olur.
Elif hanıma da karşı odayı açarsan sevinirim.
Tamam efendim.
Tahir bey de bu gece burada kalacak mı?
Aradı da birazdan burada olur.
Babam.
Neyse biz çıkalım yukarı.
Bilmiyorum.
Hadi.
Hadi.
Şu tarafta.
Buyurun.
Gel.
Odadan çıkmayın tamam mı?
Siz de Berkay'da.
Açıklayacağım.
Tuncay Bey ne oluyor?
Neresi burası?
Ben hiçbir şey anlamadım.
İyi günler.
Açıklayacağım tamam mı?
Size çay koyayım efendim.
Hoş geldin baba.
Senin ne işin var burada?
Bir şey unutmuşum.
Almaya gel.
Sen?
Kafa dinlemeye mi?
İlyas abla.
Şşş.
Erkaycığım sen burada bekle ben hemen geri geleceğim tamam mı?
Nereye gidiyorsun?
Hemen geri geleceğim.
Sözten sessizce otur peki.
Kimmiş o herif?
Sen bir şey öğrenebildin mi?
Hangi herif baba tam olarak anlayamadım.
Sorunun gerçek sahibi de nihayet teşrif ettiler.
Zeynep Hanım, sen bizi biraz yalnız bıraksana.
Abimi çağırdığını bilmiyordum.
Sen şimdi bırak abini falan da... ...bak sana son kez soruyorum.
O adam kim?
Sen de kimsin?
Altyazı M.K.






