Ego Episode 3

Ego Episode 3 Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar
Yükleyen:
EGO EnglishYayınlanma Tarihi:
06.03.2023Görüntülenme:
1.2MAçıklama:
Video Transkripsiyonu
7 yaş üzeri için uygundur.
Şiddet ve olumsuz ögeler içermektedir.
Senin ne işin var burada?
Ne yapmaya çalışıyorsun sen?
Fotoğrafları çeken adamla buluşacaksın zannettim.
O yüzden takip ettim seni.
Nereden çıkardın bunu?
Takip ediyorum ne demek ya?
Ya ne bileyim yardım vardım gerekir diye işte ya.
Ben senden öyle bir şey istedim mi?
İste ya da isteme umurumda değil.
Öyle ya da böyle bu işin içinde ben de varım.
Ben istediğim kadar varsın.
Hiç öyle değil Sibel Hanım biliyor musunuz?
Gerçekten hiç öyle değil.
İçerideki benim babam.
Niye bilmiyorum ama abim de burada.
Ben döndüğümde o fotoğraftakinin kim olduğunu soracaklar bana.
Yani burada olmasan çok iyi olur.
Tamam uygun bir yerde beklerim o zaman sizi.
Konuşacağız Sibel Hanım.
Öyle mi Erhan Bey?
Bizim bir anlaşmamız var.
Ve kurallara uyacaksın.
Ha uymak istemiyorum diyorsan.
Uymak istemiyorum diyorsan ne olur.
Devamını da getirin.
Sizi ben burada bekleyeceğim.
Konuşacağız dediğim gibi.
Şimdi içeri girin.
Abinize babanıza ne söylemek istiyorsanız buyurun söyleyin.
Buyurun.
Deminki herif.
Tanıyor musun sen?
Tanıyorum baba.
Finans departmanından.
Sibel niye getirmiş burayı?
Niye peşine takmış onu?
Ben ne bileyim baba, senin kızının ne halt ediniyor?
Biz de televizyonlarda...
Oğlum aile mahremiyeti denen şeyden haberin var mı senin?
Biz buraya ailece kullanıyoruz.
Yok baba yok.
Madem bir halt işleyeceksin otele götür.
Ay yok baba.
Şu hale bak.
Ben de sanıyorum ki aklı başında şeref hasiyet bilir namus ahlak bilir evlatlarım var.
Yazıklar olsun.
Baba yok yanlış anladın sen öyle bir şey yok.
Elif arkadaşım benim Elif.
Arkadaş mı?
Evet.
Nasıl bir arkadaş ne işi var burada?
Hı?
Haklısın baba ya.
Madem bir şey kırıştıracağım gideyim otellerde falan kırıştırsaydım değil mi?
Niye geliyorum ki buraya?
Ya da bizim Antalya'daki dağ evinde.
Ama oraya da gidemiyorum işte babacığım.
Maalesef annemin geçmiş anaları depreşiyor herhalde.
Yani travmaları var belli ki.
Ayrıca orayı kardeşim kullanıyor.
Abi olup sahip çıksaydın kardeşine.
Kimsenin bana sahip çıkmasına ihtiyacım yok benim.
Sana laflarına dikkat et.
Sen önce haddini bil.
Ben laflarımı bilirim tamam mı?
Sen gelmeden önce de babam o adam kim diye soruyordu bana.
Cevap veremedim.
Finans departmanı.
Erhan mı Erdal mı?
Hatta sen düzelttin ben Erdal deyince.
Erhan diye.
Bu herifin senin etrafında ne işi var ya?
Ne işi var bu muhasebecinin senin etrafında?
Şimdi kıyamet kopacak.
Böyle olacağı belliydi ama.
Ne oldu ki?
Niye Tuncay Bey Berkay'ı saklamaya çalışıyor?
Buraya gelmeleri yasak mı?
Anlaşıldı.
Tipinden de belli zaten.
Sen Tuncay Bey'in kırıklarından değilsin.
Ne münasebet?
Ne biçim konuşuyorsunuz?
Anacığım seni dünyadan haberin yok.
Ne babası ne çocuğu.
Benim bildiğim Tuncay Bey'in oğlu falan yok.
İki tane kızı var.
Bu belet nereden çıktı bilmiyorum ama kıyamet kopacağı birazdan kesin.
Bana bak sen temiz birine benziyorsun.
Dikkat et tamam mı?
Bunlar acayiptir.
Her tür işi yaparlar yüzlerini sıyırıp kenara çekilirler.
Bütün pislik sana kalır.
Benim bildiklerimi bilsen var ya.
Oğlan odadan çıkmasa bari.
Tahir Bey onu görürse.
Asıl o zaman kopar gümbürtü.
Ya kızım, ben sana konuşacağız, ağabey'e gel diyorum.
Sen peşine muhasebeciyi takıyorsun.
Ne oluyor böyle?
Bu fotoğraftaki prens... ...muhasebeci mi Sibel?
Ne biçim konuşuyorsun sen?
Düzgün konuş yeter ama.
Bence de.
Bence de yeter.
Hayret bir şey ya.
Ben bugüne kadar hiç bizim ailemizin şerefine, haysiyetine leke sürülecek bir haberim, bir şeyim çıktı mı ya benim basına?
Çıktı mı Sibel?
Çıkmadı.
Allah'tan çıkmadı.
Senin pisliklerin ortaya saçılsa biz insan içine çıkamayacağız senin yüzünden.
Şu anda tam olarak o oluyor.
Sayende insan içine çıkamıyoruz.
Bravo.
Müthiş.
Aferin sana.
Yok yani, ben benim kardeşim yapmaz diyordum.
Ne bileyim, montaj falandır diye düşünüyordum ben ama... Baba!
Baba, anneme götür beni.
Baba mı dedi o?
Mercan.
Ne oldu sana böyle?
Ablanla kavga mı ettin yoksa?
İngiltere uzak mı babaanne?
Ne?
Ablam da bende oraya gidecekmişiz okula.
O da nereden çıktı şimdi?
Babam bizi sevmiyor ya, gönderecekmiş.
Çok mu uzak İngiltere?
Olur mu öyle şey?
Kim söyledi sana bunu, ablan mı?
Yok öyle bir şey.
İngiltere'ye falan gitmeyeceksiniz.
Ablan şaka yapmış sana.
Baban ikinizi de çok ama o kadar çok seviyor ki... ...sürekli beni arıyor.
Anne, kızlarım yemeklerini yedi mi?
Kızlarım uyudu mu?
Ödevlerini yaptılar mı?
Aa!
Oğlum yeter artık diyorum.
Sürekli arıyorsun.
Akşam eve gelince kızlarını göreceksin diyorum.
Çat diyorum, kapatıyorum telefonu.
İngiltere'ye falan gitmeyeceksiniz.
Gel bakayım.
Boncuğum benim.
Elif abla.
Canım.
Hay benim şom ağzıma.
Bir kere de aklıma gelen anıma yapışmasa ya.
Oğlum.
Sende de kurt mu var ne var oradan buraya dolanıp duruyorsun.
Otur oturduğun yerde.
Oğlum.
Öyle mi?
Evet baba.
Pes Tuncay sen kızlarından da mı utanmadın?
Utanmak?
Bence sen bu kelimeyi kullanma Sibel tamam mı?
Baba bu çocuğun senden olduğunu emin misin?
O kırıştırdığın hatun sana kakalamış olmasın bunu?
Yok baba yani sanmıyorum.
Sanmıyorsun.
Ne demek sanmıyorsun?
Onu böyle sanmak falan olur mu?
Nerede bu çocuğun annesi?
O kız şey mi yoksa?
Hayır baba burada o değil değil.
Antalya'da annesi.
Hasta.
Çok hasta.
Beni ilgilendirmiyor.
Beni ilgilendirmiyor ne demek baba?
Ortada bir çocuk var.
Bana bak.
Sen ona bir DNA testi yaptır.
Tamam.
Çocuk senden mi değil mi?
Öğrenelim.
Tamam baba.
Ama ben eminim.
Ben adım gibi eminim.
O çocuk benim oğlum.
Zaten benden olmasa bunca sene niye beklesinler Berkay'ı bana göstermek için?
Berkay mı?
Berkay mı koydun adına?
Baba ben koymadım adını.
Annesi koymuş.
Antalya'ya lansman için gittiğimde öğrendim zaten ben de.
Ne lansmanmış arkadaş ya.
Hayatımızı alt üst etti gitti ya.
Neyse dediğim gibi sen DNA testi yaptır çocuk senden mi değil mi öğrenelim.
O güne kadar da buradan dışarı çıkmayacak.
Anladın mı?
Tamam baba tamam.
O kızı şey için mi getirdin sen buraya?
Baksın diye işte dadı.
Aferin.
Bana bak.
Sen de akşama eve gel.
Seninle de konuşacaklarmışlar.
Ben ne yaptım şimdi?
Neyi konuşacakmışız?
Akşam eve gel dedim.
Konuşacağız.
Abi kardeş başımı açtığımız işlerle uğraşmaktan yoruldum artık ya.
Bana bak.
Bu çocuk eğer gerçekten seninse... Evet baba.
Önce bir anlayalım.
Önce bir anlayalım, sonra anlatmaya çalışacağız.
Özellikle Begüm'e, kızlara.
İnan bana çok sıkıntılı olacak, çok.
Neyse, sen şu kızı çağır bakayım bana.
Neydi adı?
Elif.
Ha, çağ gelsin.
Bizim de kaderimiz buymuş ha Şükran anne.
Neymiş o?
İşte böyle cam köşelerinde yol gözlemek.
Cam köşelerinde yol gözlemek istemiyorsan ne yapman gerektiğini biliyorsun.
Neymiş o?
Eve gelmeye can atan bir adama dönüştür kocanı.
Siz başarabildiniz mi?
Şu anda konu ben değilim.
Evet siz değilsiniz belki ama konu sizin yetiştirdiğiniz oğlunuz.
Sibel'in de ne haltlar karıştırdığını gördük işte.
Kızlara zor açıkladım halalarının durumunu.
Begüm.
Seni severim.
Gelinim değil kızım gibi.
Bilmez miyim?
Tuncay'ın sütten çıkma ak kaşık olmadığını biliyoruz.
Ama senin sürekli onu suçlaman, yerden göğe kadar haklı olsan bile bir şey değiştirmiyor.
Değil mi?
Ama... Ayrıca...
Çocukları babalarına karşı doldurman hiç ama hiç hoşuma gitmedi.
Çoğu zaman senin tarafında olduğumu biliyorsun.
Ama sen haddini aşıyorsun.
Mızmızlanarak söylenmek dışında bir şeyler yapmak istersen yanındayım.
Anlaşıldı mı?
Gençsin, güzelsin.
İki değil, beşten sonra bile erkeği bulanlar var.
Neden olmasın?
Gerçekten anlamıyorum, sizin gibi model bir kadına bu erkek torun takıntısı hiç yakışıyor mu?
Hocam başka kadınlara gidiyor diye cam köşelerinde tırnak yiyerek söylenmek sana yakışıyor mu?
Muratcığım, bizi biraz yalnız bırak.
Dur.
Bana bak, bu ara biraz Begüm'le ilgilen, yumuşat.
Tabii şu çocuk işi doğruysa.
Tabii ki tabii ki doğru babacığım.
Yani ben adım gibi eminim.
Benim oğlum o. Senin de torunun.
Görmedin mi yüzünü?
Ağzı burnu aynı sen. Göreceğiz.
Eğer doğruysa Begüm'den hiçbir kadının kolay kolay kabul etmeyeceği bir şey isteyeceksin.
O yüzden önden biraz puan toplamaya çalış.
Anladın mı?
Bir de Begüm ve kızlar hazır olmadan Berkay bu eve adım atamaz.
Anladın mı?
Anladın mı?
Tamam babacığım.
He.
Ve şu Sibel'in yanındaki adam kimmiş öğren.
Her şey bu kadar ortadayken bir şeyler saklaması tuhaf değil mi sence?
Kesin bir numara var.
Öğren.
Elimden geleni yaparım baba tamam.
Ben sizden kurtulamayacağım.
Anlaşıldı.
Sadece o fotoğrafların arkasından bir şey çıkmayacağına emin olana kadar böyle.
Yapacak bir şey yok.
Kahve içer misiniz?
Teşekkür ederim.
Hayır.
Ben içeceğim sanırım.
Deme misiniz?
Evet evet istemiyorum.
Teklif var.
Esrar yok.
Ben sadece teklif ederim.
Sibir Hanım bence bir an önce hazırlanın.
Babanızı bekletmek istemezsiniz değil mi?
Sonuçta bütün ailenin huzurunda sizin idam kararınızı yüzünüze okuyacak.
Yani Tahir Bey.
Benim fikrim.
Peki bu sizi neden keyiflendirdi?
Niye keyiflendirsin beni?
Benim sizin anlattıklarınızdan çıkardığım sonuç bu.
Bu geleceğe yönelik analiz zekanızı başka bir yerde kullansanız çok daha güzel olur.
Sevdiniz galiba.
Sert ama güzel.
Aşkım.
Bebeğim.
Bir tane canımın içi.
Bebeğim ne yapıyorsun sen bugün böyle ha?
Canım benim.
Sarhoş musun sen?
Yok yani değilim.
Ama şu anda galiba biraz sarhoş oldum.
Şuna bak ya.
Şu güzelliğe bak bir dön bakayım sen.
Aa, kim der ki bu iki çocuk annesi?
İnanılmaz.
Vallahi bir kot bir tişört giydir, üniversitenin bahçesine bırak... ...kimse demez bu nereden geldi diye.
İnanılmaz ya.
Aa, çok güzel.
Tuncay iyi misin gerçekten?
İyiyim hayatım.
Yani... ...özür dilerim senden.
Bugüne kadar sana... ...pek iyi davranamam.
Söylerken bile... ...dilim gitmiyor.
O yüzden...
Unutalım her şeyi tamam mı?
Bundan sonra her şey çok güzel olacak.
Güven bana.
Umarım öyle olur.
Ya herhalde.
Ya bana güvenebilirsin.
Babam zaten Sibel'in fotoğraf mevzusuna acayip bozuldu.
Yani hala aklım almıyor.
Sibel'in böyle bir şey yapacağını hiç düşünmezdim.
Ben de ama yapmış.
Hayır herif kimdir nedir necidir bilmiyoruz ki.
Sibel de evet var öyle bir şey.
Deyip de yani çocuğu da su kolundan getirmiyor.
Ama neyse kendi bilir.
Öyle tabii.
Ama asıl bizi ilgilendiren konu.
Bu akşam yemekte babamın açıklamasını düşündüğüm şey.
Neymiş o?
Ya aşkım.
Yani öyle hissediyorum.
Galiba şirketin başına geçeceğim.
Sen ciddi misin?
Evet.
Daha düne kadar varsa yoksa Sibel benim yaptıklarım hiç göze görünmüyor diyordu.
Öyleydi hayatım ama Sibel hayatının hatasını yaptı.
Ben burada insem iyi olacak Sibel Hanım.
Sen nasıl gideceksin?
Arabayı yattığım konuma getirecekler işte bir şekil.
Çok zor olacak.
Benimle gelmek için ısrar etmeseydin keşke.
Bizim için artık kolay bir şey yok.
Zannediyorsun değil mi?
İyi gecelersin.
İyi geceler.
Ya ben size ne kadar teşekkür etsem Azelif hanım gerçekten ya ben size olan borcumu nasıl ödeyeceğim bilmiyorum.
Ha yok yok hiç problem değil sabah erken gelseniz yeterli zaten Zeliha ilgileniyordu Berkay da uyumuştu değil mi?
Evet tamam.
Size de.
Hoş geldin.
Gel bir sarılayım sana.
Ben sana yeteri kadar iyi abilik yapmadım değil mi?
Ama bundan sonra yapacağım merak etme.
Ben bu ilgiyi neye borçluyum?
Yani böyle olması gerekiyor.
Begüm'e bahsettin mi oğlumdan?
Hiç söylemedim.
Yani bana açıklayana kadar da sen ağzından bir şey kaçırmazsın değil mi Sibel?
Yok, yok öyle bir şey yapamam ben.
Yani sen... ...sen bunları yaparken utanmadın tabii ama ben söylerken utanırım.
Ne bileyim, kızlar aklıma takılır.
Ne düşünürler diye, üzülürler mi?
Begüm de aklıma takılır ama... ...Begüm... ...o sonuçta alışık böyle durumlara değil mi?
Utanmak demişken...
Yanındaki adam kimdi?
Fotoğraftaki herifi hala söylemedin.
Hah geldi.
Geldi.
Kızım hoş geldin.
Hoş bulduk babacığım.
Nerede kaldın ya?
Bu saate kadar kreş mi kalır?
Merak ettim.
Bir arkadaşım aradı bir kahve içerim dedi de uzadı biraz.
İyi de kızım bir haber versen de merakta bırakma sen insanı.
Neyse artık.
Arda kalk.
Sofrayı hazırlayacağız kalk.
Ben hazırlarım.
Ablam hazırlayacakmış işte baba.
Tabii sen otur orada asker bavulu gibi otur.
Bıt bıt bıt ne varsa onun içinde.
Kalkma sen kalkma.
Sen gecikince dedim ki bunlar herhalde mobilya falan bakmaya gittiler.
Ha yok babacığım bir arkadaşım nişanlısıyla sorun yaşıyormuş da öyle biraz dertleştik.
Ayrılacaklarmış herhalde.
Bak, yuva dediğin kurması zor.
Sürdürmesi neredeyse mucize.
Ama yıkması çok kolay.
Siz ne yaptınız?
Erhan'la bir problem vardı, çözdünüz değil mi?
Evet, evet hallettik.
Her şey yolunda.
E tamam.
Arda!
İçerisi sıcak mı abi?
Rahat mı?
Güzel mi içerisi?
Benim gibi üşümüyorsun değil mi abi?
Ne yiyorsun?
Benim hiç makarnam olmadı biliyor musun abi?
Allah'ın cezası senin.
Bu ne kadar sürecek daha?
İçerine devam edeyim mi?
Gel Allah'ın cezası gel.
Gel.
Gel.
Sen bekle biraz kapıda.
Kardeşim dışarıda bir ayaz var.
Allah dışarıda kalanın yardımcısı olsun.
Ya abicim senin de böyle...
Rahatsız ediyorum kusura bakma, biliyorum.
Ama bu duruma bir çözüm getireceğim.
Diyorum ki şu anahtarı, hani alsam tekrar... ...seni böyle aç kapa aç kapa yormasam, nasıl fikir?
Kardeşim benim.
Ne kadar ince düşünceli bir insan evlendi olursan böyle.
Altın gibi bir kalbim var benim, altın.
Vallahi şeffaf.
Satayım sana, altın yükseliyor bak.
Yok yok yok, ben sana bir süre tavsiye almayayım Samet.
Hatta görüştüğümüz süre zarfı içinde sen bana hiç tavsiye verme abi.
Makarneli.
Şu salça.
İyi, severim.
Sibel.
Efendim baba.
Kızlar.
Hadi siz odanıza.
Ya niye?
Çizgi film izleyebilir miyim?
İzleyebilirsin tabii ki.
Hadi babacığım odaya.
Sonra ben de geleceğim tamam mı?
Beraber seyredersin.
Ne güzel babanızla film keyfi.
Ayşe ablanıza söyleyin mısır patlatsın.
Ayşe abla mısır mısır.
Şimdi.
Ben düşündüm taşındım.
Ve.
Şirket yönetiminin.
Tuncay'da olmasının.
Daha doğru olduğuna karar verdim.
Hayırlı olsun.
Bu kadar mı?
Evet.
Ne bileyim.
Moda şirketimi de elimden alabilirsin.
Beni evlatlıktan da reddedebilirsin.
Ne dersin?
Abartma Sibel.
Kararların tartışmaya mı açılıyor?
Ben öldükten sonra istediğin kadar tartışabilirsin.
Ama ben daha ölmedim.
Kahir Bey, Allah gecelerini versin.
Ya bırak!
Ya bırak!
Baba olur mu öyle şey?
Biz her ne kararı alırsan al, biz senin arkandayız evlatların olarak değil mi Sibel?
İstersen kurduğun moda şirketine de devam ettirebilirsin.
Problem yok.
Ben anlamam o işlerden, onu bilmiyorum.
Ama bakarız finalde attığımız taş, ürküttüğümüz kurbağaya değiyor mu değmiyor mu konuşuruz sonra tamam mı?
E herkes için hayırlı olsun o zaman.
Ben sofradan kalkabilir miyim?
Tabağına dokunmamışsın bile.
Ya otursana be kardeşim.
Kalkabilir miyim?
İyi geceler.
Sibel.
Sibel.
Hı?
Sabah dokuz iş yerinde oldu mu?
Bakarız ne oluyor ne bitiyor.
Yeni bir gün yeni bir başlangıç.
Dikkat et.
Dikkat et.
Abla her şey yolunda mı?
İyiyim sorun yok.
Eren abi arıyor.
Gördüm.
Açıyorum.
Hayır.
Tamam ya ablam arar seni falan diyecektim.
Yok gerek yok.
Çay içer misin?
İçerim sonra.
Baba.
Çay.
Açın.
Tamam.
Abla sen iyisin değil mi?
İyiyim.
İyiyim ben her seferinde iyiyim demek zorunda mıyım ya?
Süperim, muhteşemim, harikayım.
Oldu mu?
Hemen geliyorum Erhan bey.
Efendim?
Sibel Hanım.
Nasılsınız?
Kimsiniz?
Nasıl hatırlamazsın beni?
İsminizi söyleyecek misiniz yoksa kapatayım mı?
Sen aslında beni de babamı da yakından tanıyorsun.
Benim adım Esin.
Esin Meriçli.
Şimdi hatırladınız mı?
Ne istiyorsun?
Sizin o meşhur davinize gel de anlatayım ne istediğimi.
Ben hiçbir yere gelmiyorum.
Ne söyleyeceksen telefonla söyle.
Seninle ilgili öyle bir hikayen var ki eğer başkalarına anlatırsan bir daha insan içine çıkamazsın.
Senin yerinde ben olsam pırıl pırıl parlayan kariyerimi böyle riske atmazdım.
Kimseye görünmeden hemen dağ evine gel.
Gelmezsen seni dünya aleme rezil ederim Sivert.
Hadi bakalım.
Amfiler mi patladı?
Yok burada çalışmıyor.
Allah Allah, sigorta nerede?
Şurada.
Sigortadan değil, elektrikler gitmiş.
Bir mum falan yok mu ya?
Bilmiyorum ki, ben yıllardır gelmiyorum buraya.
Buldum.
Şu işimizi görür herhalde.
Aynen öyle bir şey.
Sibel Hanım.
Yıllar sonra sizi buraya getiren şey ne?
Yıllar sonra sizi buraya getiren şey nedir?
Bana mı dediniz?
Erhan dedi.
Bana.
Her şeyi biliyor.
Bir o biliyor bir de ben.
Evet, konuşalım mı artık?
Neyi?
Neden burada olduğumuzu.
Bu gizemli halimler bir sıktım artık ya.
Bence sıktı.
Benden ne istiyorsunuz Sibel Hanım?
Geldi.
Kim?
Biz buraya gelmemeliydik ya.
Çok sağ olasınız.
Valide gidemezsiniz.
Kimi arayayım?
Efendim?
Ne?
Neresi?
Tamam hemen konum atın geliyorum ben.
Hemen geliyorum.
Nereye lan?
Duydum duydum.
Aran.
Ne yazık.
Doğru düzgün yetiştiremedim o çocuğu.
Yani ben bir hakkını büyüttüm de sizin baba diye başımızın koyduğunu... Tamam yeter.
Ben yalnızlıktan ve senin kötü kalbinden Fikrimin dikenlerinden batıyorsun hala derinden
Acıyor, acıyor, acıyor her yolu denedim bitmiyor.
Kalbimin ortasına bıraktığın aşkını batıyor.
Sakın gelme istemem, çok korkuyorum senden.
Bu muammalı halden, çek çıkar elini kalbimden.
Acıyor acıyor acıyor her yolu denedim bitmiyor.
Kalbimin ortasına bıraktığın aşkını batıyor.
Acıyor acıyor acıyor her yolu denedim bitmiyor.
Kalbimin ortasına bıraktığın aşkını batıyor.
Acıyor, acıyor, acıyor her yolu denedim bitmiyor.
Kalbimin ortasına bıraktığın aşkını batıyor.
Acıyor, acıyor, acıyor her yolu denedim bitmiyor.
Kalbimin ortasına bıraktığın aşkını batıyor.
Şimdi iki ihtimal var.
Birincisi ve akla yatkın olanı.
Makarnadan zehirlendik.
Sen orada ben burada yığılmış ve ölü bir haldeyiz.
Ama henüz öldüğümüzü fark etmedik.
İkinci ve zayıf ihtimalse sen az önce Siber Hanım'la eve geldin ve şu an senin yatağında uyuyor.
Sabah kalkar kalkmaz sen bu evden git.
Ne olduğunu anlatacak mısın?
Anlatacak bir şey yok oğlum.
Sen sabah kalkar kalkmaz bu evden git Sibel Hanım.
Sakın senin onu sarhoş bir halde burada gördüğünü bilmesin.
Kimseye de hiçbir şey söyleme.
Ağzından bir şey kaçırmayın sanırım.
Bir dakika bir dakika bak.
Benim devreler gerçekten yanlış şu an tamam mı?
E sanki bana Sibel Hanım burada olmadığını elif duymasın.
Tamam anlarım.
Daha mantıklı olmaz mıydı?
Samet ağzından tek kelime daha çıkmasın.
Ne olur kardeşim yalvarıyorum sana.
Kimse de bunu bilmesin.
Sen de kalsın sakın çaktırma.
İyi misin?
Al bakalım al.
Al bakalım Sarman.
Tıslama tıslama tıslama.
Al bakayım.
Al bakayım gel buraya gel buraya.
Gel buraya.
Bak sen hep aynı şeyi yapıyorsun Sarman.
Vallahi var ya bozuşacağız ha seninle.
Duydun mu beni?
Tıslama tıslama.
Tamam al gel buraya al.
Gel.
Senin evdeki hafifli kahvelerden yoktur kahvesi var.
İçer misin olur mu?
Olur.
Saadet.
Sağ ol.
İçeri geç.
Üşüyeceksin.
Üşüyeceğimi sanmıyorum.
Olmuyor mu?
Görüşürüz akşam.
Görüşürüz.
Dün gece o halde buraya gelmem.
Dün gece olanlar tamamen aramızda kalacak.
Merak etmeyin.
Aramızda kalan şeyler birikiyor.
Bizim bu fotoğrafı kim çektiyse onu bulmamız lazım.
O zaman rahatlayacak bizim kafamız.
Ben anladım.
Bir bulsak.
Evet.
Ben artık gideyim.
Yeni patron malum.
Siz de geç kalmayın.
Merak etmeyin ya.
Arkanızda olacağım.
Her anlamda mı?
Evet.
Her zaman.
Sözleşme yüzünden söylüyorsunuz bunu.
Ah be oğlum ya.
Ne yapıyorsun ya?
Birini mi bekliyordun?
Yok gelmemiz gerekiyordu normalde de gelmiş.
Şimdi hemen gönderiyorum Sibel Hanım.
Siz rahat olun orada bekleyin.
Ulan Samet, ulan Samet.
Biraz konuşabilir miyiz?
Elif çıkmam lazım geç kaldım o yüzden sonra konuşalım.
Burada kapının önünde bırakacak mısın beni gerçekten böyle?
Kim var içeride biri mi var?
Samet ya bizim Samet Allah Allah yabancı biri değil sevgilim de şimdi onun yanında konuşmak istemiyorum seninle.
Bizim aramızda geçen hiçbir diyaloğu bilmiyor çocuk.
Tamam Samet'i göreyim o zaman.
Aşkım kreşin önüne geleceğim orada konuşuruz geç kaldım diyorum ya.
Erhan girebilir miyim?
Aşkım geç kaldım içerisinde müsait değil Samet içeride diyorum ya.
Çocuk sabah sabah şimdi ne yorduğunu şaşırır mısın?
Lütfen ya geleceğim kreşin önüne benim sevgilim.
Peki.
Özür dilerim.
Çok özür dilerim.
Benim yüzümden oldu.
Yok ya.
Önemli değil.
Önemli değil.
Sibel Hanım.
Bir iki dakika bekleyeyim.
Çıkın isterseniz.
Allah belanı versin seninle.
Allah belanı versin seninle.
Ne yaptınız?
Ne demek şimdi bu?
Ay ne bileyim ben ya anlamadım ki.
Tuncay Bey acil toplantı odasına diyor.
Tuncay Bey ne alaka ya?
Bu magazin saçmalığı yüzünden kesin.
Tahir Bey darbe yaptı yani.
Öyle mi diyorsun?
Bunun başka bir açıklaması olabilir mi?
Ay darbe üstüne darbe ya.
Sibel Hanım var ya yıkılacak resmen.
Hadi gidelim hadi.
Günaydın.
Buyurun buyurun oturun oturun arkadaşlar oturun.
Lütfen.
Arkadaşlar babamın hikayesi bir turizm şirketinde satış elemanı olarak başlamış.
On saat çalışıyormuş o zaman.
Sonra patron olmak için 12 saat çalışmalıyım demiş.
Ve 12 saat çalışmış patron olmuş.
Şimdi 20 saat çalışıyor.
Yani ben hepinizden fazla çalışacağım.
Buna emin olabilirsiniz.
Günaydın.
Geç kalma Sibel.
Oturun.
Neyse devam edelim arkadaşlar hadi.
Evlenince işe devam edersin diye düşünüyordum.
İstifa talebini şaşırttı beni.
Yok evlenmekle alakalı değil.
Bizden buradan memnun olduğunu düşünüyordum.
Onunla da alakası yok.
Biraz daha özel sebepler diyelim.
Peki.
Tamam ne diyebilirim ki?
Çok iyi bir öğretmenimi kaybettiğim için üzgünüm.
Hakkında hayırlısı neyse olsun.
Teşekkürler.
Artısını eksisini iyice tartıp içtin değil mi?
Benim için en doğrusu bu.
Sen de üzülme ama artık.
Yine gel ama.
Gelirim.
Özleriz biz seni.
Çocuklar da.
Çocuklar hadi gelin Elif öğretmeninizle vedalaşın.
Öğretmenim, öğretmenim ne olur gitmeyin.
Yine gelirim ben merak etmeyin tamam mı?
Sizi öyle bırakmam ki gelirim yine.
Merak etmeyin tamam mı?
Çocuklar hadi içeri girelim ben geliyorum şimdi.
Görüşürüz.
Görüşeceğiz tabii.
Sen ağladın mı Elif?
Elif sen a...
Ya Elif bir bağırtmasana beni sokağın ortasında.
Ne var?
Konuşmaya mı karar verdin sonunda?
İki saattir arıyorum seni niye açmıyorsun sevgilim telefonlarımı ya?
Çok önemli işlerim vardı kusura bakma.
Çok önemli işler mi?
Neymiş ya bu çok önemli işler böyle?
Yeni bir hayat kurmak zor tabii.
İşten ayrıldım yeni bir yerle anlaştım.
Eve geldiğimde beş dakikanı ayırıp beni dinleseydin öğrenebilirdin.
İşten mi ayrıldın?
Sen ne diyorsun Elif?
Sen bu çocukları her şeyden çok seviyorsun.
Niye yaptın böyle bir şey?
Konuşursan...
Ya böyle dönüp gidecek misin arkada bana ama?
Sen de aynısını yapmadın mı?
Gitme dedim kal dedim.
Arkanı dönüp o kadının peşinden gitmedin mi sen de?
Ya o kadınla benim aramda hiçbir şey olmadı.
Hiçbir şey yaşanmadı diyorum sana.
Neyin anlamıyorsun bunun yani?
Bir şey olmadı.
Peki tamam.
Gitme dedim.
Git.
Bir şey olmadı diyorsun ona da tamam.
İçten ayrıl diyorum hayır.
Üç aylık bir anlaşma yaptık söyleyemem.
Ne şeytan bir kadınmış bu Sibel ya.
O şeytan dediğin kadın sayesinde sen hayattasın.
Boğulmaktan kurtardı o seni farkında mısın acaba?
Can borçluyum yani ona öyle mi?
O da benim canım dediğim birini aldı benden.
Ödeşlik bu zaman değil mi?
Sevgilim öyle bir şey söylemek istemedim ben yanlışlıkla çıktı ağzımdan.
Erhan bir şey olup olmamasından çok senin hala orada çalışıyor olman benim o kadar canımı yakıyor ki.
Ama sorun değil.
Geçer.
Niye ayrıldın işte?
Cevap vermek istemeyince ne güzel değiştiriyorsun konuyu.
Önceden anlamıyorum ama artık anlıyorum.
Sen yeni bir yere başladım dedin.
Nereye başladın?
En azından birimiz dürüst olalım.
Tuncay Bey'in yanında çalışacağım.
Tuncay Bey kim ya Elif?
O çok sevgili patronun Sibel'in abisi.
Onun çocuğuna bakacağım.
Hem bir sürü çocukla uğraşmaktansa tek bir çocukla ilgileneceğim.
Daha çok para kazanacağım.
Siz alacak bize kafayı taktınız galiba.
Kardeşini Erhan aldı sen de beni al dedim.
Sen ne kadar almıştın?
Bir milyon mu?
Ne oldu?
Gururuna mı dokundu?
Zoruna mı gitti?
Belki benim de gitmiştir.
Hiç düşündün mü?
Ama ben senin gibi yapmayacağım merak etme.
Ben çocuk bakacağım sadece.
Çünkü benim bir gururum var Aram.
Seninki gibi satılık olmayan bir gurur.
Anne bak.
Mercan ne güzel çizmişsin.
Bu koyun mu yoksa?
Ya bulut gökyüzünde ne koyunu?
Ben de koyunlar uçuyor sandım.
Ya koyunlar uçmaz ki ama.
Yok söylüyorsun koyunlar uçmaz ki.
Aptal mısın ya annem de biliyor koyunların uçmayacağını.
Zeynepciğim.
Ne biçim konuşuyorsun kardeşine kızım?
Dede ablam bana aptal dedi.
Bir daha duymayacağım.
Tamam mı?
Tamam dedeciğim.
Hanım gelsene.
Sen ne yapıyorsun o kadar?
Akşam Zafer'leri yemeğe dahil ettim.
Ailece haberin olsun.
Sen nasıl uygun görürsen Tahir bey de...
Acaba diyorum Sibel'e biraz sert mi çıktın?
Cezasını ağır mı kestin?
Hanım.
Ben bu hayatta en çok Sibel'e güvendim.
Ama beni öyle bir hayal kırıklığına uğrattı ki.
Neyse.
Şu Zafer'le bir yola girsinler bakarız.
Yani o iş öyle... ...Emre Vakil'e olacak bir şey değil ama.
Sen ara Sibel'i.
Akşam yemeğe bekliyoruz da.
Misafirimiz vardı.
Erken gelsin.
Tamam.
Sen nereye?
Kulübe.
İsmail Bey'le bir tavla atalım dedik.
Malum yakında dünürü olacağız.
Hayırlısıyla.
Kısmet.
Kısmet.
Efendim anne.
Nasılsın kızım?
Babam şirketimi elimden aldı.
Abim el koydu.
Ben de ipin ucunda sallanıyorum işte.
Yani anlayacağın gayet iyiyim.
Sen nasılsın?
Bu ne biçim laf öyle?
Babanı bilmiyor musun sen?
Önce fırtına gibi eser, gürler.
Sonra sakinleşir.
Sen bir şey mi diyecektin?
Aa evet, baban akşam yemeğe geç kalmasın dedi.
Anne benim bir evim var biliyorsun değil mi?
Ben sürekli size gelip duramam.
Tamam biliyorum da işte üç gün daha idare ediver Sibel.
Babanla aranızda kalmaktan bıktım, usandım artık.
Tamam anne.
Ha, Zaferler ailecek yemeğe gelecekmiş.
Baba nereye?
Kreşe ablanın yanına.
İşi bitene kadar giderim beklerim.
Sonra biraz alışveriş.
Çünkü senden bir hayır yok.
Ben niye fırçaydım şimdi yine ya?
Oğlum kaç defadır söylüyorum ablanla otur bir konuş.
Şöyle abla kardeş bir sohbet edin ama yok.
Ya baba denemedim mi sanıyorsun?
Kaç kere gittim konuştum lafı ağzıma tıkıyor.
Üstüne gidiyorum parlıyor hemen.
E onu diyorum işte bir şey yapmıyorsun.
O yüzden diyorum gideyim ablanla ben konuşayım.
İyi tamam gel ben bırakayım seni.
Oğlum bir işe yarıyor.
Kurban mı kessem acaba Allah'ım sana şükürler olsun oğlum işe yarıyor.
Derdiniz sizin?
Ne oluyor ne bu tavır?
Tavır mıvır yok dümdüz soruyorum sizin derdiniz ne?
Abin olacak herifin Elif'le ne işi var?
Anlamadım?
Baya baya İstanbul'da sanki başka kimse kalmamış gibi gitmiş oğluna bakıcı olarak Elif'i bulmuş.
Elif bizim hakkımızda bir şey söylemiş mi?
Yok söylememiştir.
Yoksa abim çoktan yüzüme çarpardı bunu.
O zaman birlikte ne işleri var?
Tam olarak bunu sormak için geldim.
Belki abimin Elif'le işi yoktur.
Elif'in abimle işi vardır.
Seni kaybedince bir ödeşme derdine düşmüştür.
Elif öyle biri değil.
Tahlil babası kim testi?
Dene.
O Tahlil bir olsun, Tahir bir erkek torun diye yanıp tutuşuyor.
Allem eder kallem eder çocuğu eve alırlar.
E haliyle seni de Tahir'in konağı çıkar.
Elif bir şey söylerse başımız belaya girer biliyorsun değil mi?
Söyleyecek olsa çoktan söylerdi zaten.
Ha bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi anlayamadım şu an.
Bu ne demek şimdi?
Başka bir hesabı var demek.
Nişanlının hakkında böyle konuşuyorum ama durum bu.
Ne oldu?
Antalya fotoğrafları.
Onları görmeye kalmadı zaten.
Hayır basına sızdırılanlar değil.
Kim gönderiyor?
Geleyim mi ben de?
Yok yok sen işine bak.
Tamam.
Ya baba.
Bu kadar düşünme ya.
Hem sen kendinde mi o muydun?
Erhan abiyle araları biraz zimoni düzelir diye.
Açmıyor mu?
Meşgule aktı.
Daha çok fotoğraf var.
Hepsini küçük bir ücret karşılığında teslim edebilirim.
On beş on beşte bekliyorum yalnız.
Sanırım bir milyon yeterli olur.
Bir milyon ayarlayın Erhan Bey.
Pardon?
Anlamadın galiba.
Hayır ne yapacaksın?
Parayı verip fotoğrafları alacağım.
Hiçbir yere gitmiyorsun.
Birlikte gideceğiz.
Hoş geldiniz.
Senem Hanım hoş geldiniz.
Hoş geldiniz Senem Hanım.
Hoş geldiniz Senem Hanım.
Hi guys.
Aa Senem Hanım döndünüz mü?
Yes honey.
Senem Koras'la is back.
Ay bir tiksinim şu an kendimden ya.
Böyle özentiler gibi.
Gerçi kime diyorum değil mi?
Siz plaza insanısınız.
Sizin beş lafınızdan üçü zaten İngilizce.
Babamı sana emanet tamam.
Ablam yerinde mi?
Çıktı.
Amerika nasıl oldu?
Çok güzeldi teşekkür ederim.
Buralardayım artık görüşürüz.
Kolay gelsin.
Teşekkür ederim.
Senem Hanım döndünüz mü siz?
Hoş geldiniz.
Hoş buldum Seval.
Ablam odasında değil mi?
Yok maalesef çıktı.
Tüf ya.
Babanız geldi mi bilmiyorum ama Tuncay Bey'e bakayım isterseniz.
Tuncay Bey'i anlayayım.
Tuncay Bey mi?
Abim şirkete geliyor yani.
Şirketin başına geçti ya.
Ne?
Ne?
Orada duramazsın.
Ya abim burada çalışıyordu.
İki dakika hemen onu görüp çıkacağım.
İki dakika.
Aynen.
İyi geç bakalım.
Çok teşekkür ettim.
İyi günler kolay gelsin.
Merhaba kolay gelsin ben Erhan Yıldırım ile görüşecektim.
Şirket dışında şu anda kendisi.
Ne zaman döner peki?
Bir bilgim yok.
Öğrenme şansınız var mı?
Maalesef mümkün değil.
Tamam.
Kolay gelsin.
Teşekkürler sağ olun.
Abi eyvallah çok sağ olasın.
Eren abi şirkete geldim bulamadım seni.
Bir konuşmamız lazım.
Çalışmıyorum bugün.
Ara beni uygun olunca.
Anadolu kavana.
Çalışmıyorum bugün yalnız.
Çalışmıyorum derken?
Ticari araç değil misiniz siz?
Hem tepe lambanız yanıyor.
Hanımefendi bugün boş günüm çalışmıyorum.
İner misiniz rica etsem?
Boş günlerinizde de genelde boş mu yaparsınız?
Anadolu Kavan'a ya da en yakın polis karakoluna lütfen.
Müşteri beğenmiyorsanız şikayetçi olacağım.
Evet buyurun.
Senem gelmiş.
En küçüğümüz.
Amerika'da yaşıyor.
Olanları duyunca hemen atlayıp gelmiş kız.
İnşallah babamın nasibini almaz.
Ne oldu, niye öyle bakıyorsun?
Yok bir şey, affedersiniz.
Yok, var bir şey.
Bir garip baktın bana.
Şaşırtıyorsunuz beni Sibel Hanım.
İnsanların sizin hakkınızdaki düşüncelerini siz umursar mıydınız?
Bir an inandım insan olduğunuza.
Ama Allah'tan umut kesilmez derler.
Kendi komik falan sanıyorsun herhalde.
Aksine, trajik.
Buzlar kraliçesi.
Şirketteki lakabınız buydu.
Biliyor muydunuz?
Bana yeni şeylerle gelin Erhan Bey.
Adın ne?
Efendim?
Adın, adın.
Sana ne?
Ay tamam ya ne kıymetli adın varmış.
Benimki Senem.
Bak ne kadar rahat söylüyorum Senem.
İster misin?
Susana sen ya.
Vıdı vıdı ne konuştun yol boyu.
Naneli.
Çok teşekkür ederim.
Severim naneli.
Buradan.
Burası mı?
Hı hı.
Merhaba hoş bulduk.
Teşekkürler.
Teşekkür ederiz.
Vay anasını.
Burada yaşıyorsun he.
Geçici bir süreliğine diyelim.
Misafir gibi bir şey o zaman.
Sayılır.
Şey.
Ben az önce biraz öküzlük ettim galiba.
Kusura bakma yani.
Özür dilerim.
Sorun değil.
Tamam o zaman.
Tamam, kolay gelsin.
Teşekkür ederim, kolay gelsin.
İyi günler.
Kimse var mı?
Gönderilen konumdaki adres burası.
Ama... ...arabada pek rahattınız.
Korktunuz herhalde.
Yani korktum tabii.
Arabada rahatım çünkü... ...ne konuşuyoruz şu an ya?
Bak saat üçü çeyrek geçiyor.
Adam nerede?
Sana yalnız gelmeni söylemiştim.
Fotoğrafların başına iş açmasını istemiyorsan... ...burayı yukarıya getir.
Sonra hemen gidin buradan.
Ya bak o kadar gelme dedim sana şimdi...
Ya ne yapacaktın tek başına bu topuklularla?
Sen tanımazsın böyle adamları bana bırak ispat.
Sana bir şey bırakmıyorum.
Bana bırak.
Arkamdan beni uzaktan takip et hadi gel.
Başka bir şey yapma uzaktan takip et gel.
Gel.
Altyazı M.K.
Bakın burada size merhaba demek isteyen biri var.
Merhaba der misin hanımefendiyi?
Tanıyorsun değil mi?
Bana bak.
Çektiğin fotoğrafları gösterecek misin bize?
Niye bizim peşimizdesin?
Niye bizi takip ediyorsun?
Anlatacak mısın?
Anlatacak mısın?
Allah'ım geldi, Allah'ım geldi.
Hala büyümüş mü ya?
Hadi bugün akşam ben de yatayım.
Hayır ben yatacağım.
Ya ben yatacağım.
Hala anneni getirdin.
Aa böyle yaparsanız halanız geri döner sonra değil mi?
Olçukum benim.
Senem, sen biraz zayıfladın mı?
Doğru dürüst beslenmiyorsun değil mi?
Ya yok be anneciğim.
Sana göre ben her zaman aç geziyorum zaten değil mi?
Merak etme.
Demin hediye diye bir şey duydum galiba.
Değil mi?
Bir bakalım mı?
Kalın neler çıkacak baba elinden.
Oley.
Bu senin için.
Bu da senin için.
Kızlar teşekkür ettik mi?
Teşekkür ederiz hala.
Teşekkür ederiz halacığım.
Oley benimki pembe.
Rica ederim güle güle kullanın.
Hadi gelin açalım.
Hoş geldin Sanem.
Hoş buldum Yenge.
Yavaş yavaş.
Ne haber?
İyi bizde bildiğin gibi.
Kızlar onlar ne?
Hala bize hediye almış.
Teşekkür ederiz ne zahmet ettin.
Rica ederim olur mu öyle şey?
Bu da sana.
Çam sakısı çaban armağanı.
Ne gerek vardı çok teşekkürler.
Çok sağol.
Ne diyorum bu çantayı?
Eski sezon değil mi?
Evet.
Senin için özellikle arayıp buldum yengeciğim.
Geçen sene ablamda görüp beğenmiştin ya.
Aklın falan kalmıştır diye.
Güle güle kullan Begüm.
Eksik olmayın.
Eksik olmayın.
Evet.
Bakalım.
Çok güzel.
Beğendiniz mi?
Evet.
Hepsi bu mu?
Bu.
Eğer yalan söylüyorsan bu fotoğrafların başka bir yerde eğer bir kaydı varsa...
Sen anladın.
Yalan söylüyorsam şuradan şuraya gitmek nasip olmasın.
Neyle çektin?
Bu fotoğrafları neyle çektin?
Telefonla mı çektin?
Nerede telefon?
Sol iç cebimde.
Şöyle.
Ooo an be an.
Vay vay vay vay.
Şunları silinenlerden de sildik mi?
Başka bir yerde var mı bunların kopyası?
Yok.
Neden takip ediyordun bizi?
Vallahi benim suçum yok Süper Hanım.
Kim takip ettirdi?
Söylersem beni mahveder.
Lan!
Hanımefendi sana kibar zarif bir şekilde soruyor kim diye değil mi?
Kim yaptı diyor.
Kim yaptırdı diyor.
Aynı üslupta cevap ver şimdi hanımefendiye.
Şu yaptırdı de.
Kim?
Berkaycığım.
Çikolatalı sütü yaptım sana.
Seversin değil mi?
Al bakalım.
İç biraz.
Bakayım ne çiziyorsun?
Ne kadar güzelmiş bu resim.
Kim bu?
Babam.
Oğlum.
Berkay.
Ben geldim.
Hani öpücük obaya gel.
Uykusu geldi biraz.
O yüzden huysuzlanıyor.
Yatırayım ben onu.
Olur mu?
Tamam.
Gel bakalım.
Hadi uyu dinlen tamam mı?
Güzelce.
Tuncay Bey kahve yapayım mı size?
Olur.
Otur bakalım buraya.
Bunları da çıkaralım.
Annem gelmeyecek değil mi?
Gelecek, gelecek.
Söz mü?
Söz, söz tamam mı?
Hadi uyu sen şimdi.
Nesi var Berkay'ım ben anlamadım.
Hasta falan mı?
Yaşadıkları kolay atlatılacak şeyler değil.
Hele ki dört yaşında bir çocuk için.
Burada bir şeyler çizmiş.
Kim?
Sizsiniz.
Sizi böyle görüyor.
Beni?
Ama niye ben onu korudum, kolladım, sahip çıktım, buraya getirdim.
Beni niye böyle görüyor ki ben onu?
Anladığım kadarıyla annesinden hiç ayrılmamış.
Ve siz de hiç yanında olmamışsınız.
Psikolojisi çok iyi bir durumda değil.
Sizin sürekli onun yanında olmanız lazım.
Ama ben ne yapayım?
Ben elimden geleni yapıyorum zaten.
Hayatında hiç baba figürü olmamış bir çocuktan bahsediyoruz.
Sabahları evden çıkarken onu öpüp akşam geri gelecek bir babaya ihtiyacı var onun şu anda.
Ama durumların karışık olduğunu biliyorsunuz.
Yani... Şu test sonuçları bir çıksın o zaman... Peki ya olunuz değilse?
O zaman ne olacak?
Test sonuçlarının çıkması çok uzun sürmez.
Sibel iyi misin?
Bir şeyler yemek ister misin?
Ben sadece eve gitmek istiyorum.
Sibel Hanım yardım istemediğiniz emin misiniz?
İyi misiniz?
İyiyim iyiyim.
Sürprizler.
Sibel Hanım.
Sibel Hanım iyi misiniz?
Sibel Hanım iyi misiniz?
İyi misiniz?
Hadi gelin.
Sibel Hanım.
Tamam aldım ben.
Aldım ben.
Hoş geldiniz hocam.
Teşekkürler.
Begüm.
Begüm?
Efendim baba.
Neredesin sen?
Evde.
Test sonuçlarını aldın mı?
Aldım.
E oğlum çatlatmasana adamı söylesene senden mi iyiymiş?
Benim baba benim eşleşti.
Tamam bak bundan sonra hiç kimseye bu konuda ağzını açmayacaksın.
Anladın mı?
Konu çok nasik.
Hiç kimseyi incitmeden kimsenin diline düşmeden.
Anladın?
Anladım baba.
Benim bir oğlum mu var şimdi?
İnanamıyorum ya.
Oğlum yavaş.
Yavaş.
Baş bir duyan falan olacak.
Bana bak doğru zemini hazırlamadan hiç kimseye bir şey söylemeyeceksin.
Merak etme kimse bilmeyecek.
Aferin.
Neyi kimse bilmeyecek?
Sen burada mıydın hayatım?
Şimdi geldim.
Sen kiminle konuşuyordun?
Neymiş o kimsenin bilmemesi gereken şey?
İşle ilgili.
Yeni bir otel falan mı?
Otel ama daha... Ama henüz kimse bilmiyor açıklamadık.
Çünkü daha net bir şey yok.
Ne olursa olsun hayatımızı değiştirecek müthiş şeyler yapacağına eminim.
Ben hep senin yanındayım hayatım.
Yine mi sen?
Ben de çok meraklı değilim seni sürekli kucağımda taşımaya.
Buyur.
Ne oldu?
Tansiyonum düştü.
Şekerli su.
İyi gelir.
Gelemedin mi kendine?
Hadi kalk gidelim.
Nereye?
Doktora gidiyoruz.
Hadi kalk.
Doktorun çözebileceği bir durum değil bu.
Benim artık canım acıyor.
Kalbinin olmadığını düşünüyordun ama insanın fotoğrafları çektirip basına sızdıran kişinin abisinin olduğunu öğrenince canı acıyabiliyormuş.
Sibel Hanım.
Ne oldu Sibel Hanım oğlum?
İnsan gibi tepki verince biraz ürküttüm sanırım.
Benim için ne diyordunuz siz?
Buzlar kraliçesi değil mi?
Bence de bana daha çok yakışıyor.
Nasıl yapar böyle bir şeyi?
Benim de aklım almıyor ki.
Ağabeyim bunu bana nasıl yapabilir?
Beş altı yaşlarındaydım.
Babamın gelmesini bekliyorduk.
Yemek saati falan.
Sonra babam geldi.
Bana bir karaca almış.
Tuncaya da top aldı.
Tuncay benim karacayı görünce ağlamaya başladı.
Annem de tutturdu kızım.
Karacanı abine ver falan diye.
Ben de vermek istemiyorum tabii.
Sonra babam beni kucağına aldı.
Tuncay'ın elinden tuttu.
Dışarısı da karkış.
Saatlerce oyuncakçı dükkanı aradık.
Sonunda bir yerde benim karacama benzer bir şey bulduk.
Bu sefer abim aynı renk değil diye ağlamaya başladı.
Sonra ne yaptı baban yani?
Babam çok sinirlendi.
Neredeyse tokat atacaktı Tuncay'a.
Ben de sinirlenmesin diye daha da üzülmesin diye karacağımı Tuncay'a verdim.
Karacağımda hiç oynayamadım.
Bunları neden anlatıyorsam sana.
Saçmak.
Ama böyle anılar gidip geliyor işte.
Yani bu tip anılar hiç gidiyor mu ki geri dönüp gelsin bize?
Sen hala bence o beş yaşındaki kız çocuğusun.
Ya da içinde bir yerde, güzel bir yerde...
Barınıyor hâlâ o kız çocuğu.
Abinin senin elinden o karacayı almak için yapamayacağı hiçbir şey yok.
Şimdi burada soru şu.
Sen o çocuğun üzülmesine izin verecek misin?
Hoş geldin baba.
Hoş bulduk.
Al bakalım.
Neler almışsınız böyle ya?
Anca doyarsın.
Baba çok acıktım ben ya.
Yemek ne zaman hazır olur?
Birazdan hazır olur efendim.
Ablam nerede?
İşi varmış.
Gecikecekmiş.
Onun da bu aralar hep işi var ha.
Ben ellerimi yıkayayım.
Selamünaleyküm.
Kolay gelsin.
Aleykümselam.
Merhaba.
Elif öğretmen nerede acaba?
Bilmiyorum maalesef ama Sevinç Hoca biliyordur.
Bu sınıfta bakın isterseniz.
Sağ olun.
Kolay gelsin.
Sağ olasın.
Sevinç kızım.
Burhan amca ne işiniz var burada?
Elif'i tutup kolundan geri getirdiniz değil mi?
Çok yanlış bir karardı zaten.
Anlamadım.
Elif burada değil mi?
İstifa etti Burhan amca.
Siz biliyorsunuz sanmıştım.
Ben bir biliyorum.
Biliyorum da ben... ...önümüzdeki hafta verir diye tahmin ediyordum istifasını.
Neyse oldu, oldu kızım.
Kolay gelsin.
Sağ ol Burhan amca.
Kötü şeyler getirme aklına.
Vardır bir sebebi.
İlla ki vardır.
Adamın telefonunda başka görüntü var mıydı?
Yoktu.
Yani ben elimden gelen her şeyi yaptım.
Biraz korksun abine bir şey söylemesin diye ama tabii.
Ben bile korktum o halinden.
O adamdan bir şey çıkmaz bence.
Sen ne yapacaksın peki?
Anlamadım.
Yani...
Bu olan biten her şeyi abinle konuşup yüzleşecek misin mesela onunla?
Yani haberinin olduğunu biliyor olacak mı?
Bilmem.
Bazı şeyleri konuştuktan sonra insan aylak kalamıyor ya.
Anlıyorum.
Halının altına süreceksin.
Bilmiyorum.
Sen ne istiyorsun benden?
Niye bu kadar çok istiyorsun yüzleşmemi?
Hani bunu benim için mi istiyorsun yoksa Elif için mi?
Anladım.
Benim gitmem lazım.
Dur dur dur.
Ne olacağı belli olmaz ya.
Baygınlık geçirdiniz falan filan.
Ben bırakırım seni gideceğin yere.
Yani şoförlük yaparım.
Hadi gel.
Yok gerek yok.
Evet var.
Lütfen.
Kim var içeride biri mi var?
Samet ya bizim Samet Allah Allah yabancı biri değil sevgilim de şimdi onun yanında konuşmak istemiyorum seninle.
Bizim aramızda geçen hiçbir diyaloğu bilmiyor çocuk.
Tamam Samet'i göreyim o zaman.
Aşkım kreşin önüne geleceğim orada konuşuruz geç kaldım diyorum yahu.
Kız yemek yanıyor bakıverseydin ya.
Fark etmemişim.
Hay Allah kokuyu da mı almadın?
Ben gidip Berk'i uyandırayım kaç saattir bir şey yemedi o da.
Şaşkın.
Alo, Elif.
Nerelerdesin kızım sen?
Hiç uğramıyorsun.
Ay yoğunum biraz bu aralar.
Şey diyecektim, Erhan'a ulaşamıyorum da sabahtan beri.
Sen hiç gördün mü?
Merak ettim.
Yok, ben görmedim.
Bir dün gece gördüm en son.
Bugün şirkette de yoktu.
Peki sabah?
Sabah gördün değil mi?
Yok, yok yok.
Ben bir arkadaşta kaldım gece.
Dur ben de arayayım şunu ya.
Merak ettim bir şimdi bak.
Yok yok arama sen. On üç saat olunca beni arar zaten.
İyi geceler.
Sana da.
Yemek hazır.
Tamam.
Berkay.
Berkay.
Zeliha abla.
Berkay yok.
Odasına baktım.
Odasında da yok.
Nasıl yok?
Yok işte.
Baktım odasına.
Sen bu kata bir iyice bak.
Ben de yukarı çıkıp bakayım olur mu?
Eyvah.
Çocuklarımla bir aradayım ya yine.
Şükürler olsun ya.
Gözümüz aydın.
Tabii canım.
Ama bir eksiğimiz var.
Sibel'le şimdi konuştum.
Eli kulağında.
Ama trafik çok yoğunmuş.
Tabii canım.
Sibel'in trafiğinin yoğun olmadığı zaman mı var?
Babacığım, lansman şahane geçmiş.
Biliyor musun Amerika'da herkes ablamı konuşuyor.
Sahi mi ya?
Evet.
Gurur duydum.
Yani ablam dünya çapında bir girişimci sonuçta.
Bu gerçeği de kimse değiştiremez.
Hem ne derdin sen?
Güneş balçıkla sılanmaz.
Doğru.
Sibel'in ne kadar şanslı olduğunu da unutmamak lazım tabii.
Ailesi hep arkasında.
Yoksa kolay mı bu zamanda öyle girişimci olmak?
Yengeciğim senin de ailene parkandaydı.
Ama sen evlenip evde oturmayı tercih ettin değil mi?
Senem.
Ne oluyor?
Gelin kızlar.
İyi ki döndün sen ha.
Sen gelmesen buralara biz seni zorla getirecektik herhalde.
Ha da bizden hak getire buna ne olmuş buna ya?
İsmail beyler geldiler efendim.
Allah Allah.
Sibel nerede kaldı ya?
Gelir Tahir bey İstanbul burası.
Trafik.
Berkay!
Nerede bu çocuk ya?
Berkay!
Hay Allah!
Gecenin bu saatinde de nereye gider bu çocuk?
Karakola falan mı gitsek acaba kızım ya?
Yok bu böyle olmaz zaten.
Ben Tuncay Bey arayıp haber vereceğim.
Berkay!
Berkay!
Berkay!
İşim var senin burada.
Çok korkuttun beni.
Annenin yanına gelecektim ben.
Allah Allah.
Düşünür.
Düşünürsün de.
Canım benim.
Yok bu böyle olmayacak Zeliha abla.
Ben senden bir yardım isteyeceğim.
Ablam gelmeden oturmazdın sen sopraya ne oldu?
Gelir biraz.
Ben bugün, Eren abinin çalıştığı şirkete gittim.
Ne sebeple?
E sen diyordun git ablamla konuş.
Diye ablamla konuşamayınca gideyim bari Eren abiyle konuşayım dedim.
Neyse problem çözsünler artık ya da toplanıp hep beraber çözelim ya.
Ben bir ablamı arayayım mı?
Gerek yok.
Gerek yok.
Telefonum arabada kaldı.
Senem Koros.
Adın ne?
Efendim?
Adın adın.
Sana ne?
Ay tamam ya.
Ne kıymetli adın varmış.
Benimki Senem.
Bak ne kadar rahat söylüyorum.
Senem.
Ben de mümkün oldum.
Senem Koros.
Senem.
Yiyebiliyor musun kızım?
Güzel kızlarım benim ya.
İyi ki evlenmişim.
İyi ki.
Maşallah maşallah.
Darısı oğlumuzun başına artık he.
Ya o kadar çok istiyorum ki Sibel bir aileye karışsın.
Şöyle çoluğu çocuğu olsun.
Yeğenlerimi seveyim istiyorum yani.
İnşallah.
O da olacak inşallah oğlum.
İnşallah.
Babamı açın burada mı Elif abla?
Sen hasta mı oluyorsun yoksa?
Hemen arıyorum şimdi tekrar tamam mı?
Açar merak etme.
Hay Allah ya.
Hayatım sürekli telefonun çalıyor.
Niye açmıyorsun?
Önemli bir şey olabilir.
Önemli bir şey mi?
Ya işteyken iş.
Ama evdeyken aileden daha önemli ne olabilir hayatım?
Olur mu öyle şey?
Saçmalama.
Allah nazarlardan saklasın.
Mutluluğunuz daim olsun inşallah.
Sağ olun.
Amin.
Amin.
Sibel gelmedi hala.
Yemeği bitiriyoruz neredeyse.
Gelmek üzeredir.
Muhakkak.
Ne diyeceksin abine?
Bilmiyorum.
Benim aklımda aslında böyle birkaç tane güzel cümle var.
Sen ne kadar *** izmişsin diye başlayabilirsin mesela.
Böyle abilik mi olur, insan kardeşine tuzak mı kurar diye de devam edersin.
Çok güzel olur.
Üstüne bir de tokat atayım.
At, at.
Konuşmaktan daha da işe yarar abin gibiler için.
Bu akşam yüzleşebilecek miyim onu bile bilmiyorum.
Misafir geliyor, Zaferler geliyor.
Zafer... Zafer Antalya'da sana sarkan herif değil mi ya Sibel?
O ve ailesi.
Ailesi de geliyor.
Ya ben de çok meraklısı değilim.
Ya sen eve abinle konuşmaya mı gidiyorsun yoksa pislik herifle yemek yemeye mi gidiyorsun Sibel?
Ay ne bileyim babamın isteği işte.
Zaten Tuncay'la yüzleşmek benim için dünyanın en zor işi.
Şimdi onlar da var.
Yok ben bugün konuşmayacağım.
Ben başka bir gün konuşacağım.
Ya niye çekiniyorsun?
Çekinecek ne var?
Abim bizim fotoğraflarımızı çektirip basına sızdırırken... ...senin başarılarını gölgelerken herhangi bir şeyden çekindi mi?
Ya da babanın gözünde seni düşürürken... ...şirketteki itibarını yerli bir ederken, senin hayatını mahvederken... ...hiç tereddüt etti mi Tuncay?
Ya böyle her şey cuk oturdu derler ya, aynen öyle oldu.
Ben şirketin başına geçtim.
Sibel'in de artık böyle aile kurmak için bol bol vakti olacak.
İnşallah, inşallah.
Ya kusura bakmayın, benim buna bakmam gerekiyor.
Geliyor mu?
Efendim Zeliha Hanımcığım.
Ne oldu?
Bir sen arıyorsun bir Elif arıyor sabahtan beri.
Berkay'a bir şey mi oldu?
Yok yok şükür.
Berkay iyi de.
Tuncay Bey.
Ben bir şey yaptım ama.
Bana çok kızacaksınız.
Ne yaptın?
Berkay bugün evden kaçtı.
Merak etmeyin.
Şimdi iyi bulduk ama.
Ama ne ama ne?
Söylesene taksi taksi söylüyorsun.
Elif sizin evin adresini aldı benden.
Berkay'ı size getiriyor.
Varmak üzeredirler oraya.
Ne?
Burak'ın?
Ne diyorsun sen ya?
Tamam.
Kızım bak tabağını bitir tamam mı?
Ben geliyorum hemen hayatım.
Bir sorun mu var?
Yok.
Yok geliyorum hemen.
Telefonla.
İşle ilgili.
Afiyet olsun.
Niye getirirsin ki çocuğu buraya?
Baba.
Hayır.
Elif Hanım ne işiniz var burada?
Niye getirdiniz Berkay'ı?
Berkay'cığım sen arabaya bin üşütme daha fazla.
Ben hemen babanla konuşup geleceğim tamam mı?
Gel bakalım.
Berkay bugün evden kaçtı.
Annesine gitmek için.
Onu bulamayabilirdik.
Başına bir şey gelebilirdi.
Ben de daha güvendeyse neredeyse sizin yanınıza getireyim dedim.
Hem soğuk dağılmış üşütmüş.
Tuncay!
Ne olur gidin, tamam mı?
Arayacağım.
Kim o kadın?
Cevap ver Tuncay.
Kimdi o kadınla o çocuk?
Ne işleri var burada bu saatte?
Ya çalışanlardan biri yardıma ihtiyacı varmış.
Yardım istemeye gelmiş.
Sen çalışanlarına ev adresi mi veriyorsun?
Hem ne cesaretli geliyor buraya çat kapı.
Neymiş derdi ya biz de bilelim.
Begüm sen beni sorguya mı çekiyorsun ya?
Çaresiz kalmış kadın.
Kocası yokmuş başında.
Çocuğu hastalanmış.
Yapıyoruz biz böyle ilikler.
Herkes senin gibi villalarda, yalılarda yaşamıyor.
Tamam mı?
Herkes bizim gibi şanslı değil Begüm.
Anladın?
Nedense sana hiç inanmıyorum Tuncay.
Son birkaç gündür bu sevgi şovları falan.
Ben biliyordum bunun altında bir bit yeni olduğunu.
Sen değilsin.
Sen herkesi kandırırsın da beni kandıramazsın.
Bir gün tamam yeter ya.
Bak içeride misafirler var tamam mı?
Hadi içeri.
Hadi bir tanem.
Hadi canım benim hadi.
Bir gün biri çıkıp gelecek senin bütün sahtekarlıkların birbiri yüzüne vuracak.
İşte ben o günü bekliyorum.
Annem beni yolladı.
Babam da mı istemiyor beni?
Olur mu hiç öyle şey canım benim?
Erkay.
Yanıyorsun sen.
Pardon.
Biz hemen en yakın hastaneye gidebilir miyiz lütfen?
Tamam.
Elif'in burada ne işi var?
Ne yapıyorsun sen?
Çocuk var arabada görmüyor musun?
Sen Tuncay'ın evinden mi geliyorsun?
Ne diyorsun sen ya?
Sen bana hesap sorabilecek durumda mısın?
Konuyu değiştirme Elif.
O adamın evinde ne işin var senin?
O adam benim patronum.
Ben de işimi yapıyorum.
Aynı senin gibi.
Hadi git.
Bekletme patronumu aşından keser sonra.
Begüm.
Ne oldu kızım dışarıdayken?
Geldiğinizden beri tek kelime etmediniz.
Şirketin bir çalışanı gelmişti anneciğim.
Artık nasıl bir çalışansa.
Hasta çocuğuyla Tuncay'dan para istemiş.
İyilik.
Ne var iyilik yapmak suç mu aşkım?
Hep yapıyoruz bunu.
Oğlum da kızım Sibel de çok yardımseverdir.
Bir de randevularına vaktinde gelse demek.
Çalışıyor herhalde.
Keyfinden değil.
Sen benden pek hoşlanmadın galiba.
Olsun insanlar beni hep zamanla sever.
Şimdi içeri gir.
O ağabeyin olacağı *** gerçek yüzünü oradaki herkese göster tamam mı Sibel?
Tamam mı?
Kolay değil mi?
Böyle istediğini söyleyebilmek, yüzleşmek.
Eğer istersen kolay.
Ha öyle mi?
O zaman sen neden nişanlının babasına gidip de bütün parasını batırdığını söylemedin?
Aynı şey mi?
Aynı şey.
Onlar senin ailen.
Sen onları üzmek istemedin.
İçeridekiler de benim ailem oluyor.
Bu *** siz dediğin adam da benim abim oluyor.
Ya Sibel tamam da sen burada Burhan babayla abini resmen aynı kefeye koymuş oluyorsun.
Bir tanesi dünyanın en iyi ruhlu insanı ya.
Diğeri resmen kötülüğün vücut bulmuş hali gibi bir şey.
Senin abinden bahsediyorum.
Sen yapmayacaksan ben yapacağım zaten.
Erhan.
Erhan dur.
Afiyet olsun herkese.
Bir dakika ya.
Senin ne işin var burada?
Hadi babacığım.
Mutfağa.
Hadi bakayım.
Lan.
Sen Antalya'da bana saldıran adam değil misin?
Sen Sibel Hanım'a sarkıntılık eden sarhoş herif değil misin?
Hatırladım seni.
Mustafa.
Doğru mu bu söylediklerin?
Ne istiyorsun?
Sizden bir isteğim yok Tahir Bey.
Eee?
Sibel.
Ne oluyor?
Bu adamın evinde ne işi var?
Oğlunuzun cevaplaması gereken sorular var Tahir Bey.
Bir dakika ya sen kim oluyorsun da gelmişsin evin ortasında cevaplaması gereken sorular var falan.
Ne oluyor?
Seni konuşmaya hakkın yok.
Her şeyi biliyoruz.
Abim yapmış o fotoğrafları çektiren de basına sızdıran da abim.
Yok yok öyle bir şey yalan söylüyor.
Yalan baba, yalan söylüyor.
Fotoğrafları çeken kişinin adı Mehmet.
Antalya'daki otelinizde şoför olarak çalışıyor Tahir Bey kendisi.
Aynı zamanda Sibel Hanım'a şantaj yapan kişi de aynı.
Şimdi biz bu adamı konuşturduk.
Ne dedi biliyor musun?
Ben Tuncay Bey istediği için yaptım her şeyi dedi.
Yok baba, yok öyle bir şey.
Külliyen yalan.
Yalan söylüyorsun.
Yok öyle bir şey.
Tamam, dinleyelim o zaman.
Ben sana fotoğraflar için ödemeyi yaptım.
Bir daha beni sakın arama.
Konuşsana abi.
Konuşsana.
Yaptıklarının hesabını versene.
Hesap verecek biri varsa o da sensin.
Sizsiniz hesap verecek kişiler.
Peki bir şey söyleyeceğim ya siz ikiniz daha evinde.
Baş başa üç gün.
Ne yaptınız?
Sen bu adamın hesabına beş yüz bin neden geçtin sevgili kardeşim?
Neden?
Hayır neyin karşılığında yani anlamadım.
Sibel.
Ağabey ne diyor kızım?
Sen niye para verdin bu adama?
Cevap versene.
Cevap versene Sibelciğim.
Bak babam bir şey soruyor sana.
Neyin karşılığında?
Sen kardeşini neyle itham ediyorsun?
Hı?
Neyle itham ediyorsun kardeşini?
Ne demeye çalışıyorsun annenin babanın önünde kardeşini sen?
Sen nasıl bir insansın ya?
Böyle abilik olur mu?
Ha?
Sen şirkette sırf daha iyi bir yere gelebilmek için kardeşine kumpas kuran bir adamsın sen. Sen şirkette sırf daha iyi bir yere gelebilmek için fotoğraflarını çektirip basına verecek kadar karaktersiz bir adamsın.
Şşş bana bak.
Hakkını bil.
Bilerek konuşuyorum.
Getir!
Tahir Bey.
Oğlunuza hakim olun.
Kendi çıkarları için yapmayacağı şey yok.
Günü gelir size de zarar verir.
Rahatsızlık verdiysen herkesin özür dilerim.
Herkesten.
Siz...
İkiniz neler olduğunu bana hemen anlatacaksınız.
Bence Erhan yeterince açıklama yaptı.
Ama sen açıklamadın.
Bir dakika, bir dakika.
Ben de merak ettim şimdi.
Sibel, sen beni bu adam için mi reddettin?
Hayır bir de...
Ne hesabına beş yüz bin lira para mı yatırmış?
Para mı yatırdı?
Ne oluyor müstakbel kocan olarak bana da bir açıklama yaparsın herhalde değil mi?
Sen beni gerçekten böyle... ...terbiyesiz... ...arsız bir adamla mı evlendireceksin baba?
Gerçekten mi?
Senin gözündeki değerim bu kadar mı?
Yazıklar olsun hepinize.
Yanımda olduğun için çok teşekkür ederim.
Ölüm benim için çok önemli.
Ölüm yok.
İstersen seni ben bırakayım.
Haklıymışsın biliyor musun?
Böyle sana yapılan haksızlıkları karşındakinin yüzüne böyle teker teker vurunca aşırı rahatlıyorsun.
Tuncay bu işin peşini bırakmaz Sibel.
Yani kim bilir şu an şunu bile düşünüyor olabilir.
Nereden saldıracağım ben.
Düşünsün, saldırsın.
Ben korkmuyorum.
Peki bizim aramızdaki anlaşmayı öğrenirse?
Ondan da mı korkmuyorsun?
Onu nasıl öğrenecek?
Elif'ten belki.
Elif öyle bir şey söyler mi?
Bilmiyorum, bana sinirli.
O zaman Elif'in konuşmaması için... ...ne gerekiyorsa yapacaksın Erhan.
Buram baba şimdi seninle nasıl konuşayım ben ya?
Ya niye açmıyor bu adam telefonunu?
Arda!
Arda!
Ne oldu baba?
Oğlum ablanı arıyorum açmıyor.
Erhan abini arıyorum açmıyor.
Git bir bak Allah aşkına benim içimde bir sıkıntı var.
Tamam çıkacağım birazdan zaten.
Ya birazdan değil hemen git oğlum eğer Erhan abinin yanındaysa bana haber ver.
Tamam ben bakayım haber veririm sana olur.
Hadi oğlum hadi hadi Allah aşkına hadi.
Pardon pardon bir yardımcı olabilir misiniz lütfen?
Tabii buyurun ne var?
Ateşi var yanıyor.
Hemen ilgileniyorum.
Hadi canım.
Elif abla götürmesinler beni.
Buradayım canım ben merak etme.
Siz annesi değil misiniz?
Hayır bakıcısıyım ben.
Annesini ya da babasını haber verebilirsiniz iyi olur.
Tamam tamam hemen arayacağım.
Bırakma beni.
Elif abla.
Merak etme canım buradayım ben tamam mı?
Sen de çok iyi olacaksın.
Siz burada bekleyin lütfen.
Tamam bekliyorum.
Kor Aslan ailesinin bitmek bilmeyen kavgaları ve entrikaları.
Baksana şu Sibel'in yaptığını.
Hem suçlu hem güçlü.
Ne diyor belirsiz?
Herife para veriyor.
Nedeniyle ilgili bir açıklama yapmadığı gibi.
Bir de üstüne babama kafa tutuyor.
Herif de gelmiş salonun ortasında bana...
Ya sabır.
Sibel Hanım bu sefer baltayı sağlam taşa vurdu.
Babam var ya onu hayatta affetmez.
Kesecek cezayı ben biliyorum.
Fazla güvenme baban kızına kıyamaz.
Yaşayıp göreceğiz bakalım.
Alo.
Nasıl?
Tamam tamam geliyorum.
Geliyorum.
Ne oldu?
Yüzün düştü.
He çok yerindeydi ya.
Üstüne senden ayrılmak zorunda kalacağım.
En ihtiyacım olan zamandı.
Şirkete gitmem gerekiyor.
Bu saatte.
Hayır.
Amerika ile telekonferans yapacağız.
Evden yapılamıyor mu bu telekonferans?
Nasıl olsun?
Yani müdürlerim, ekip şeflerim falan yanımda olması gerekiyor.
Ne diyeyim adamlara takım elbisenizi giyin.
Bizim salonun ortasında telekonferans yapacağız mı diyeyim.
Olmaz.
Neyse.
Çok uzatmam tamam.
Gidiyorum ben.
Görüşürüz.
Pisteydi ki.
Elif hanım.
Tüncel bey.
Berkay.
İyi şimdi merak etmeyin.
Berkay.
Ben sizi öyle bırakmamalıydım.
Göndermemeliydim ben sizi öyle.
Sizi sayıklayıp durdu.
Siz haklıydınız.
Ya kapının önünde söylediklerimiz.
Yani kolay bir şey yaşamıyor ki.
Annesinden ayrı.
Daha önce hiç tanımadığı bir babası oldu.
Bunlar kolay şeyler değil.
Sizce ben kötü bir baba mıyım ya?
Ben iyi bir baba değilim değil mi?
Hayır daha önce varlığından haberim yoktu.
Bilmiyordum ki yani.
Ama şimdi varlığından haberim var ben yine ilgilenemiyorum ben yanında olamıyorum.
Koruyup kollamam gerekiyor benim oğlum benim ya bu.
Ya ben oğlumu evime götüremiyorum.
Korkan tekiyim ben.
Korkan tekiyim ben.
İyi geceler.
Erhan.
Söz veriyorum yanında olacağım bundan sonra.
Seni bir daha bırakmayacağım.
Söz.
Biraz hava alabilir miyiz Elif Hanım?
Tabii.
Sizce ben iyi bir baba olabilir miyim?
Olabilirsiniz tabii.
Hiçbir şey için geç değil.
İyi ki varsınız.
Berkay da ben de çok şanslıyız.
Elif hakkında biraz ileriye gittim ben.
Seni incitmek istemedim.
Önem yok.
Biliyorum.
Onu ne kadar çok sevdiğimi de biliyorum.
Elif benimle yaşandın mı hala?
Bu yüzük benim parmağımda olduğu sürece kimsenin Elif'e zarar vermesine izin vermem.
Evet sen böyle bir insansın çünkü.
Koruyorsun, kolluyorsun.
Bu yüzden gerçekten teşekkür ederim.
Nasıl yaparsın lan bunu ablama?
Ya İrfan.
Berkay sizi çok seviyorum.
Yani...
Onun için çok değerlisiniz.
Benim için de.
Altyazı M.K.






