Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden

Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar
Yükleyen:
Muhteşem Yüzyıl: KösemYayınlanma Tarihi:
01.11.2024Görüntülenme:
983Açıklama:
Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden Muhteşem Yüzyıl: Kösem 50.Bölüm #Yeniden İzlemek İçin Tıklayın: Sultan Murad suikasta uğruyor! Sultan Murad (Metin Akdülger), hakkında idam kararı verdiği Farya’nın hamile olduğunu öğrenir. İkili yüzleşir. Farya (Farah Zeynep Abdullah) ve Sultan Murad arasında derin, aşılmaz bir uçurum vardır artık… Gülbahar Sultan’ın yaşadığını öğrenen Kösem Sultan ( Nurgül Yeşilçay), Bayezid’le karşı karşıya gelir. Bayezid’e son bir şans vereceğini söyleyen Valide Kösem Sultan, hiç ummadığı bir cevap alır… Sinan Paşa ve Gülbahar Sultan, Şehzade Bayezid’i tahta çıkarmak için bütün imkanları seferber eder. Hatta bu uğurda acemler ile anlaşır. Silahtar (Caner Cindoruk), bir gece eve sarhoş gelir. Atike Sultan’la gergin bir konuşmadan sonra yakınlaşırlar. Atike için yeni bir umut doğar. Sultan Murad, Revan seferine çıkar. Şehzade Bayezid’i de yanında götürür. Kösem Sultan ise payitahtın her yanında Gülbahar Sultan’ı arar. Uzun bir arayıştan sonra Kösem Sultan, Gülbahar Sultan’ın karşısına çıkar. Sultan Murad’la beraber sefere giden Bayezid ise abisine büyük bir suikast düzenler. Üç sultanın valisi, İstanbul halkının sevgilileri, şimdiye kadarki Osmanlı kadınlarının en güçlüsü olan Sultan Ahmed Han'ın (Ekin Koç) muazzam aşkı; Bu isim, Cihan devleti kırk yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğunu başarıyla yönetecek, ailenin tek koruyucusu olacak, halkın sevgisini alacak ve güç ve büyüklükle sayılacak. Adam - Sevdiği kişiyi, ailesini, arkadaşlarını ve oğullarını feda eder ama önce masumiyet! Muhteşem Yüzyıl Kösem Resmi YouTube Kanalını takip edin: Muhteşem Yüzyıl Kösem Resmi Facebook Sayfası: Muhteşem Yüzyıl Kösem Twitter Sayfası: Muhteşem Yüzyıl Kösem Instagram Sayfası: Tims Muhteşem Yüzyıl Kösem Sayfası: Tims Resmi Facebook Sayfası (Official Facebook Page): Tims Resmi Twitter Sayfası (Official Twitter Page): #MuhteşemYüzyıl #MuhteşemYüzyılKösem #BerenSaat #EkinKoç
Video Transkripsiyonu
Gülbahar Sultan'ın selamı var.
Ne yapıyorsunuz?
Bırakın!
Bırakın!
Ben bir şey yapmadım!
Sultan Murat nerede?
Sultan Murat!
Bırak beni!
Hiçbir şey yapmadım!
Sultan Murat nerede?
Sultan Murat!
Bırak beni!
Hamileyim ben!
Hamileyim!
Hünkârım.
Müjdeler olsun.
Sultanımız hislerinde yanılmamış.
Söyledikleri gibi.
Gebe.
Sen bir de asla çocuk sahibi olamaz bu mümkün değil demiştin.
Nasıl oldu akıl sır erdiremiyorum.
Bir mucize bu.
Rabbimin lütfu.
Sultanım.
Büyük geçmiş olsun.
Haberi işitir işitmez geldim.
Çok şükür iyisiniz.
Nasıl böyle bir şeye cüret ederler anlamıyorum.
Nasıl tedbir alınmaz?
Tedbir aldı kalmasına da hatunlar cevval çıktı.
Hususu yetiştirilmiş hainler.
Kimmiş onlar?
Nasıl girmişler içeri?
Vakti zamanında sarayı Hümayun'dan yolladığım cariyeler.
Gülbahar'ın fedaileriymiş.
Emri ondan almışlar.
Sultanım neler diyorsunuz siz?
Gülbahar Sultan meselesi kapanmadı mı?
Mezarını dahi açtık.
Uyuyordum.
En savunmasız anımdı.
Tam beni öldürecekken... ...Gülbahar Sultan'ın selamı var dedi.
Allah'tan Kasım yetişti de canımı zor kurtardım.
Meğer evladım başından beri doğruyu söylüyormuş.
Gülbahar Sultan yaşıyormuş.
Nasıl yaptı, nasıl etti bilmiyorum fakat yaşıyormuş.
Sultanım eğer dediğiniz gibiyse... ...Şehzade Bayezid de bu işin içinde demektir.
Hiç şüphem yok.
Gülbahar'ı yakalayacağız Kemal Keş.
Ve ona bizi Bayezid götürecek.
Uyumamışsın.
Bir haber mi bekliyorsun?
Ne haberinden bahsediyorsun?
Validem Kösem Sultan'ın ölüm haberi.
Ne oluyor Kasım?
Yeni bir oyun mu bu?
Hiçbir şey anlamıyorum dediklerinden.
Anlamıyorsun.
Anlatayım.
Hain pusunuz işe yaramadı.
İstediğiniz olmadı, validem yaşıyor.
Daha iyisi...
Suikaste teşebbüs eden alçaklar sağ yakalandı.
Bülbül gibi şakıyacaklar.
Gülbahar Sultan'ın saklandığı yeri bulacağız.
Ölmediğine pişman olacak.
Sonra sıra sana gelecek.
Sen de validen gibi kabahatinin bedelini canınla ödeyeceksin.
Kasım!
Yeter!
Senin yalanlarına da, iftiralarına da karnın tok.
Defol git, defol!
Ağalar!
Daha önce boynuma kılıcını dayadığında ölümden korkuyor musun diye sormuştum bana hatırlıyor musun?
Ben de ölüm değil korkutucu olan
Kaybetmek demiştim.
O gün sen bana kıyamamıştın.
Hislerin mani olmuştu.
Ama bu gece... Bu gece...
Benden vazgeçtin.
Ve benim en çok korktuğum şey... ...başıma geldi.
Seni kaybettim.
Şu an ben buradaysam...
O cellatlar benim canımı almadıysa... ...bunun bir tek sebebi var.
Bebeğim.
Sen beni öldürdün Murat.
Ama ben de seni öldürdüm.
Sana karşı hislerimi, içinde güzel olan her şeyi, hepsini öldürdüm.
Altyazı M.K.
Yaşıyorsan şayet... ...Rabbim sayesinde.
Karnındaki çocuk...
İlahi bir işaret.
Belki her şeyi düzeltecek.
Ve biz... ...kaybettiğimiz... ...avucumuzdan kayan saadeti... ...belki tekrar bulacağız.
Sen bu dediğine inanıyor musun?
Onca şeye rağmen tekrar mutlu olabilir miyiz?
Ben seni tanımıyorum Murat.
Tanımıyorum.
Sanki ruhum buz kesmiş gibi.
Bir gece çökmüş ve sen o karanlıkta kaybolmuşsun.
Zalimlerle, zorbalarla savaşırken sen onlardan biri olmuşsun.
Ve eğer beni azıcık tanıyorsan bilmen lazım.
Zorbalara asla boyun eğme.
Sevdiğim adam dayı Ozan.
Eğme.
Mezarlığa gideceğim diye izin almış.
Validesini görmeye gidecek.
İnşallah öyledir şehzadem.
Bir an evvel Gülbahar Sultan'ı bulmamız gerek.
Sen peşinden ayrılmak hemen geç.
Ben eski saraya gideceğim.
Valideme haber verme.
Kızlar, müjdeler olsun.
Artık Harem-i Hümayun'da yeniden şehzadelerimizin sesleri çınlayacak.
Farya Sultanımız gebe.
Nasıl olur?
Çocuğu olmaz diyorlar.
Yahu size ne?
İşinize gücünüze bakın.
Gebe diyorum gebe.
Lokmalar dökün.
Şerbetler dağıtın.
Haydi.
İhtam edileceğine.
Bir de baş tacı olacak şimdi.
Olacak şey değil.
Dört ayağının üstüne düştüğüne.
Kimsenin inancı umudu yokken bir mucize gerçekleşti sultanım.
Anne olacaksınız.
Bence artık her şeyi unutup bunun mutluluğunu yaşamalısınız.
Geceden sonra nasıl unutabilirim ki?
Sultan Murat'ın zor günler yaşadığı aşikar.
Çok büyük acılar yaşadığı.
Aşkınızdan vazgeçmek yerine onu anlamaya, onun yaralarına şifa olmayı denemelisiniz.
Hünkârım.
Kötü bir şey yok.
Afiyettesiniz inşallah.
Neredesin Mustafa?
Niye yalnız bırakıyorsun beni?
Sen de onlar gibi.
Kaçıyor musun benden?
Haşa hünkârım, neden kaçayım?
Kimden bahsediyorsunuz?
Herkesten.
Herkesten hünkârım.
Validem.
Hünkârım.
Kardeşlerim, validem... ...bütün kullarım benden korkuyor Mustafa.
Sizin istediğiniz de bu değil miydi hünkârım?
Bırakın korksunlar.
Korksunlar ve itaat etsinler.
Anlasınlar sizden başka hiç kimsenin hükmünün geçmeyeceğini.
Ruhumuz kesti.
Karanlık gece gibi çöktü içime.
Öyle mi?
Doğru mu bu?
Ben de zorbalarla savaşırken.
Ben de mi zorba oldum Mustafa?
Haşa hünkârım kimin haddine size zorba demek?
Faryanın haddine.
Boğulacaktım onu.
Ölsün istedim.
Lakin Rabbim izin vermedi.
Hamileymiş.
Bir evladım olacağını işitince... ...bağışladım.
Belki de haklıdır Mustafa.
Öfkem, nefretim...
Dağ gibi, uçurum gibi önüme serildi, yolumu kapattı.
Herkes bana düşman.
Herkes kuyumu kazmaya çalışıyor.
Altyazı M.K.
Sultanım.
Buluştular mı?
Evet sultanım.
Oradalar.
Yana yakıla validesinin yanına koştu demek.
Hülva.
Sultanım siz ne yapıyorsunuz?
Yoksa Kasım mı sürükledi sizi buraya?
Validem sandığınız hatun mezarı ile alakadar oluyor.
Anlaşılmıyor ki bunu da çok görüyorsunuz validem.
Uydurdu yine kılıfına.
Validem hâlâ gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor.
Kasım, arabaya git beni bekle.
Bayezid, bu iş burada kalmayacak.
Er ya da geç yaptıkların meydana çıkacak.
Validenin yaşadığını biliyorum.
Kasım'ın iftirası bu.
Her şeyden haberinin olduğunu da biliyorum.
Ve dahi bu işin içinde olduğunu da biliyorum.
Sana son bir şans veriyorum.
Eğer validenin nerede olduğunu söylersen seni bağışlayacağım.
Sultanımız rütbetmiş.
Canımı bağışlayacak.
Sen kimsin?
Sen kimsin de benim canımı bağışlayacaksın?
Şehzadem.
Kes sesini!
Senin haddine mi düştü beni ikaz etmek?
Ben cihan devletinin şehzadesiyim.
Hanedanı Ali Osman'ım.
Sen kimsin Kemal Keş?
Sen benim kulumsun, kulum.
Sen de öyle Kösem Sultan.
Sen de bir kul olarak geldin saraya, unutma.
Şimdi Valide Sultan olman hiçbir şeyi değiştirmez.
Benim kanımdan değilsin.
Asla da olamayacaksın.
Bu sebeple benimle sakın bir daha böyle konuşma.
Asılsız manasız suçlarla itham etme.
Bayezid.
Hatırlıyorum da sen daha küçük bir şehzadeyken... ...kardeşlerin gibi anne demeyi huy edinmiştin bana.
Çok hoşuma giderdi.
Seni evlatlarım gibi bağrıma bastım.
Pamuklara sardım sarmaladım seni.
Sonra elin kalemi tutmaya başladı.
Validene mektuplar yazmaya başladı.
Hiç unutmam.
Validenden gelen ilk mektuptan sonra... ...bana anne demekten vazgeçtin.
Çok üzülmüştüm.
O gün anladım ki... ...validen seni bana düşman edecek.
Ve korktuğum başıma geldi.
Şüphesiz validen bu mezara girecek.
Fakat sen bunu görür müsün onu bilmiyorum.
Zira az evvel öldün benim için.
Şehzademiz Beyazıt'ın geceliğin yolladığı pusulayı teyit etmek istedim.
Ölüm meleklerinin sağ yakalanıp yakalanmadıklarını.
Lakin edemedin.
Yalandı değil mi?
Akıllarınca şehzademizi telaşa düşürüp hata yaptırmak istediler.
Kızlarımı yakalansa ne olacak?
Asla konuşmazlardı.
Allah rahmet eylesin.
Ruhları şad olsun.
Neyse ki şehzademiz temkinli davranıp... ...bu tuzağa düşmedi.
Ve onları kendi tuzağına düşürdü.
O mezarın başında olmak... ...kösemin yüzünü görmek isterdim.
Beni civan merdimi kolay lokma sanıyor.
Kösem öyle bir kibre sahip ki... ...bizi yutmaya çalışırken... ...boğazında kalacağımıza hiç hesap etmiyor.
Hünkârım.
Çıkıyor muydunuz?
Ben bir mesele hakkında konuşmak istiyordum.
Hayrola Bayezid?
Nedir mesele?
Mesele Kösem Sultan.
Ve Şehzade Kasım.
Ne yazık ki beni size öldürtmek niyetindeler.
Atikem.
İbrahim'im ne iyi ettiniz de geldiniz.
Hazret kaldım size.
Biz de öyle validem.
Afiyetlesinizdir inşallah.
Hamdolsun.
Sizden ayrı olmak dışında başka bir derdim yok.
Sarayda vaziyet nasıl?
Siz olmadan sarayın tadı tuzlu mu kalır validem?
Allah'tan Farya yüzümüzü güldürdü.
Müjde validem hamileymiş.
Allah Allah.
Hekimler böyle bir şeye ihtimal vermiyordu.
Allah'ın hikmetinden sual umulmaz.
İnşallah doğacak yeğenim kaybettiğimiz huzuru geri getirecek saraya.
Sağdinizle.
Sen ne zaman vereceksin müjdeli haberi?
Bu pek mümkün değil validem.
Silahtar çoğu zaman saraya gelmiyor.
Gelse bile benimle konuşmuyor.
Yüzüme dahi bakmıyor.
Nerede ne yapıyor hiç bilmiyorum.
Zira olan bir taneden beni mesul tutuyor.
Onun haddine mi düşmüş?
Senin bir damla gözyaşına kurban ederim onu.
Gel.
Sultanım.
Mustafa.
Ölmem için dua ediyorsun.
Ama görüşte.
Ne yaparsan yap olmuyor.
Bu sefer de Tanrı istemedi.
İşittim.
Sultanım.
Tebrik ederim.
Lakin...
Doğacak bu çocukla her şeyin düzeleceğini sanıyorsan aldanıyorsun.
Ayşe Sultanımızın başına gelenler... ...ibret olmalı.
Sen beni tehdit etmek için mi çağırdın?
İkaz etmek diyelim sultanım.
İşittim ki... ...hünkârımıza nahoş ifadeler kullanmışsın.
Dikkatli ol.
Kendine ve bebeğe zarar getirecek her şeyden kaçın.
Sen beni Ayşe Sultan'la mı mukayese ediyorsun?
Ben o kadar aciz miyim?
Zayıf mıyım?
Hem ben kendime neden zarar vereyim?
Düşmanlarım dururken.
Gel.
Gel Kasım.
Hünkârım.
Size ne yalan söylediler bilmiyorum lakin... Vaktiyle ağalar seni batakhanede bulmuş Kasım.
Afyon'dan meydan kendinden geçmiş bir halde üstelik.
Öyle mi?
Doğru mu bu?
Doğru.
Lakin izah edebilirim.
Afyon'dan meydan başın nasıl döndüyse... ...Gülbahar Sultan'ın yaşadığına dair hayaller kurar olmuşsun.
Hayal değildi hünkârım.
Hakikat bu.
Eğer bana inanmıyorsanız valideme sorabilirsiniz.
O da hakikati biliyor.
Zira... ...dün gece eski sarayda kendisine saldırdılar.
Ne?
Ne diyorsun sen Kasım?
Kim saldırmış?
İki hatun saldırmışlar.
Canına kastettiler.
Allah'tan tam zamanında yetiştim.
Hatunlardan biri Gülbahar Sultan'ın ismini zikretmiş.
Ondan emin aldığını söylemiş.
Ne yazık ki Bayezid de bu işin içinde.
Tüm söyledikleri gibi bu dediği de yalan hünkârım.
Benim bu saldırıyla bir alakam yok.
Olamaz da.
Kim saldırdı o vakit?
Kim öldürtmeye kalktı?
Bunu söylemekten hicap diyorum hünkârım.
Ancak tertip içinde olan ben değilim.
Belki de Kösem Sultanımız sürgün edildiği için yapıyor tüm bunları.
Beni hain sıfatıyla damgalamak.
Gözünüzden düşürmek istiyor.
Ki... İdam fermanımı verin.
Ve... Kasım Ekber Şehzade olsun.
Allah'ım sen aklına mukayyet ol.
Senin ciğerin... Kasım!
Huzurumdasın.
Bu ne cüret?
Şu halinize bakın.
Kardeşlerim.
Düşman kesilmişsiniz birbirinize çoktan.
Birbirinize ithamlarınız.
İşitiyor musunuz?
Ne kadar ağır oldukları da.
Ya sen yalan söylüyorsun Bayezid.
Ya sen Kasım.
Hakikat elbet ortaya çıkar.
Yalan söyleyen cezasını çeker.
O güne dek kavga, gürültü istemiyorum.
Şimdi dairelerinize.
Çıkın.
Kasım.
Ne oldu?
Ne bu hal?
Bayezid... ...hem planlar yapıp validemize saldırıyor... ...hem de üste çıkmaya çalışıyor.
Evvel davranıp beni hünkârımıza şikayet etmiş.
Kasım, yeter artık.
Bayezid'in üzerine gitmekten vazgeç.
İbrahim şikayet etmiş diyorum.
Hünkârımızın yanından geliyor.
Validemle ona oyun oynadığımızı.
Onu öldürtüp Ekber şehzade olmak istediğimi söyledi.
Bayezid.
Bayezid.
Sana en başında söyledim.
Hıyanet onun ruhunda var, ruhunda.
Durmazlar artık.
Saldırmaya devam edecekler.
İbrahim.
Biz de topun ağzındayız.
Dikkatli olmamız, kendimizi savunmamız lazım.
Anladın mı beni?
Sana haber hatun.
Şehzadem.
Sinan Paşa senden bahsetti.
Sana itimat edebilirmişim.
Hiç şüpheniz olmasın.
Paşa ile bundan sonra görüşmem doğru olmaz.
İrtibatımızı sen sağlayacaksın.
Benden haber bekle.
Emrinize amadeyim.
Demek Gülbahar Sultan yaşıyor.
Bayezid'e kalırsa onu gözden düşürmek için iftira atıyorlar.
Siz her halükarda icap eden tedbirleri alın.
Eski saraya ilave muhafızı yollayın.
Durumu tetkik etsinler.
Emredersiniz hünkârım.
Bir yanımda kalsın bir yanımda Bayezid.
Kimi dinleyeceğimi kime inanacağımı hiç bilmiyorum.
Tek bildiğim birinin bana yalan söylediği.
Güvenimi suistimal ettiği.
Hünkârım.
Ne yazık ki güveninizi suistimal eden biri daha var.
Abaza Mehmet Paşa.
Hakkındaki ithamlardan bahsetmiştim size.
Bir süredir gözümüz üzerindeydi.
Ermeni ve Rum cemaatleri...
Kızıl yumurta yoğurtusunun hangi gün olacağı konusunda ihtilafa düşmüş.
Ne?
Ermeni Patriği Kevork Efendi de Mehmet Paşa'ya kendilerinden taraf olmaları için müracaat etmiş.
Hatta rüsvet bile teklif etmişler.
Almış mı?
Maalesef hünkârım.
Eserinin bizzat takipçisiydim.
Paşa'ya giden sandığı gözümle gördüm.
Sultanım, şaşkınlığımı mazur görün.
Şehzademizin böyle bir tertip içinde olacağına hayatta ihtimal vermezdim.
Ben de ihtimal vermezdim Halil Paşa.
Kendi ihanetine oğlunu da ortak etti.
O yılanın başını ezmeden rahat yok bana.
Hangi taşın altındaysa, hangi deliğe girdiyse bulup karşıma getirin benim.
Merak etmeyin sultanım.
Her tarafa haber saldım.
İlavetten insan sureti çizmekte mahir bir ressam var.
Gülbahar Sultan'ın resmini çizdirdim.
Ahaliye dağıtırsak belki bir iz bulabiliriz.
Âlâ.
Çok iyi düşünmüşsün.
Daha fazla yaptırıp herkese el altından dağıtın.
Başına ödül vereceğimi de söyleyin.
Gülbahar'ı bulana on bin altın mükafat vereceğim.
Sultanım.
Sinan Paşa benimle görüşmek istediğinizi söyleyince şaşırdım doğrusu.
Vefat ettiğinizi sanıyordum.
Ölüm bizden uzak olsun.
Şehzadem'in emniyeti için bu tedbiri almaya mecburduk.
Kösem Sultan Şehzadem'in canını almak için fırsat kolluyor.
Bu sebeple çağırdım seni.
Af buyurun.
Bu mevzunun bizimle ne alakası var?
Malumun üzere Sultan Murat, Şark'a sefere karar verdi.
Bu son menzili olacak.
Revan Kalesini almaya ömrü vefa etmeyecek.
Sultan Murat'a bir suikast düzenlenecek.
Doğru mu anladın?
Layığını bulacak Sultan Murat.
Şehzadem Bayezid, Ekber Şehzade olarak hak ettiği tahta çıkacak.
Lakin Kösem Sultan, mani olmak için tüm nüfusunu kullanacaktır.
Eğer Şah'ınız Safi bizi desteklerse her şey değişir.
Rüzgar bizden yana döner.
Osmanoğlu bugüne dek bizi hep yarı yolda bıraktı.
Şimdi neden size güveneceğiz?
Sultan Murad Acemlerin üzerine yürüyecek.
Bunu durdurmanızın tek yolu benim çünkü.
Şehzade Beyazıt'ın uzattığı dostluk elini geri çevirmeyiz elbet.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Şehzadem'in sulh içinde tahta çıkması için altına ihtiyaç var.
İsyana para dayanmaz malum.
Asker para bekliyor.
Gel.
Hoş geldin aslanım.
Pek hoş gelmedin bu arada.
Keşke en başında beni dinleseydiniz.
Hünkar abime her şeyi olduğu gibi anlatsaydık.
Şimdi ikimiz de zan altındayız.
Dur sakin ol tane tane anlat.
Dün gece Hünkar abimin huzuruna çıktım.
Bayezid de oradaydı.
Yaptıkları yetmiyormuş gibi gitmiş bizi alenen şikayet etmiş.
Neymiş?
Biz onu oyundan oynuyormuşuz.
Onu gözden düşürtüp Ekber Şehzade olmak istiyormuşum ben.
Hünkar abin ne dedi?
Hiç.
Ben hakikati anlattım fakat inanmadı.
Ben tetkik edeceğim dedi.
İşte bu sebeple gidip görüşmeni istemedim.
Bana olan nefreti gerçekleri görmesine mani oluyor.
Sen de şikayet etmekten vazgeç artık.
Bu bizim meselemiz.
Ve ne gerekiyorsa biz yapacağız.
Ne yapacağız peki valide?
Yaptıkları yanına kar mı kalsın?
Bak oğlum.
Bir insanın kalbine şüphe tohumu ekti mi... ...onun haberi bile olmadan kök salar yeşerir... ...sonra bir bakmış her tarafını sarmış.
Biz de öyle yapacağız.
...şüphe tohumu ekeceğiz.
Hünkârım, vezir-i azamınız on bin askeriyle Diyarbakır kışlağında... ...teşrif etmenizi beklerler.
Yeniçeri ocağında hazırlıklar sürüyor.
Asker sefer için sabırsız.
Âlâ.
Bakalım Emir Güyun'a teslim ol çağrımıza ne cevap verecek.
Emir Güne'nin kendi rızasıyla teslim olacağına ihtimal vermem hünkârım.
Kendisi malumunuz.
Safevi hanedanına mensup bir şahzade.
Ailesine sırt çevirmeyecektir.
Benim de cenk etmeden dönmeye niyetim yok paşa.
İcab ederse ciğerini söke söke alırız Revan.
Var mı başka bir husus?
Hünkârım.
Ermeni kilisesi Patriği Kevork Efendi divana geldi.
Rumlarla ihtilafa düşmüşler.
Yortu gününe divanı Hümayun'un karar vermesini talep ettiler.
Bu mesele benim de kulağıma geldi hünkârım.
Rum cemaati ihtilafı Kudüs'teki kilisenin çözmesini istiyor.
Lakin Ermeni cemaati buna yanaşmıyor.
İki taraf da birbirini suçluyor.
Mehmet Paşa.
Sen karar verebildin mi?
Kim haklı bu hususta?
Hünkârım.
İki cemaatin de kullandığı takvimler farklı olduğundan aralarında husumet çıkmış.
Hal böyleyken Kudüs Kilisesi'nin vereceği karar adil olmayacaktır.
Benim şahsi kanaatim bu konuda İstanbul Patrikhanesi'nin haklı olduğu yönündedir hünkârım.
Mehmet Paşa, bu kanaate varmak için Ermenilerden ne kadar rüşvet aldın?
Hünkârım, ben zinhar rüşvet almadım, almam.
Ağalar!
Patrik Efendi.
Senin Abaza Mehmet Paşa'ya rüşvet verdiğin doğru mu?
Doğrudur hünkârım.
Sen ki bir din âlimsin.
Rüşvet alıp vermek ne demek?
Vurun boynunu.
Hünkârım bağışlayın canımı ne olur affedin beni.
Hünkârım istemeden oldu ne olur.
Hünkârım beni affedin ne olur.
Ne olur hünkârım bağışlayın canımı ne olur.
Patrik Efendi günahınızı itiraf etti.
Sen hala hünkâr mı edeceksin?
Hünkârım, bir miktar para aldığım doğrudur.
Lakin zinhar rüşvet değildir.
Kendi hazineme katmadım.
O paranın tamamı ihtiyaç sahibi fakir fukaraya dağıtıldı hünkârım.
Aldığın rüşvetle hayır mı işledin?
Sen nasıl bana yalan söylersin?
Bosna'da aldığın ücreti ne yaptın?
Onu da fakire fukaraya mı dağıttın?
Esnafın, tüccarın, el koyduğun mallarına ne yaptın?
Onları da vakıflara mı bağışladın?
Hünkârım, etmeyin.
Bunların hepsi iftira.
Hepsi silah tarağının başının altından çıkıyor.
Hepsi onun yalanları.
Babasının servetini kaybetmesinden beni mesul tutuyor.
O yüzden söylüyor bu yalanları.
Bosna halkının şikayetleri elimizde Mehmet Paşa.
Babamla olan davanda yaptığın usulsüzlükleri öğrendim.
Vekilin olan Paşa, emri bizzat senden aldığını itiraf etti mektubunda.
Bunlar da yetmemiş.
Yaptıkların ortaya çıkmasın diye kadıya dahi rüşvet vermişsin.
Mehmet Paşa.
Harama rüşvete el uzatan bir alçağın benim divanımda yeri yok.
Seni kubbe vezirliği vazifenden azlettim.
Bir daireye kapatın bunu.
Akıbetine sonra karar vereceğim.
Hünkârım, hünkârım etmeyin.
Ben rüşvet falan almadım.
Hünkârım, bırak!
Hünkârım!
Gözü dönmüş hain Yeniçerliler kapılara dayanıp... ...merhum abiniz Osman'ı katlettiğinde... ...bir ben güttüm onun davasını senelerce.
Hanedanımızın şerefi için hünkârım canın pahasına savaştım.
Senelerce savaştım.
Karşılığı bu muydu?
Hain-i dini devlet!
Sana mı kaldı hanedan şerefi?
Hünkârım!
Hünkârım!
Bu muydu karşılığı hünkârım?
Ben rüşvet almadım hünkârım!
İktidarlı bir devlet hünkârım!
Ben rüşvet almadım!
Mehmet Paşa.
Ne oluyor burada nereye götürüyorlar seni?
Hünkârımız Ermenilerle yaptığım anlaşmayı öğrenmiş.
Patrik Kehork Efendi'yi idam ettiler.
Beni de rüşvet aldığım gerekçesiyle azlettiler.
Hakkımda karar verilene kadar hapis tutacaklarmış.
Nereden öğrenmiş?
Kim söylemiş onu?
Silahtar.
Belli ki tuzak kurmuş sultanım.
Tamam.
Ben Hünkar oğlumla konuşup halledeceğim meseleyi.
Sen sakin ol.
Götürün.
Bir bu eksikti.
Mehmet Paşa'nın akıbeti... ...hepinize ibret olsun.
Her kim... ...bana verdiği sadakat sözünden döner... ...arkamdan iş çevirir, sonu bu.
Deli Hüseyin, seni de başmiravurluk vazifenden azlettim.
Af buyurun hünkârım.
Bilmeden bir kusur mu işledin?
Aksine şimdiye kadar yaptığın hizmetler, sadakatin takdire şayet.
Bu sebeple seni Kapıdağ'ını Deryem tayin ettim.
Hayırlara vesile olsun.
Rabbim beni size karşı mahcup eylemesin.
İnşallah.
Abaza Mehmet Paşa'dan boşalan makam ise... ...mevcut vazifelerine ilaveten... ...Has Odabaş'ın Mustafa Hanım'dır.
Bundan böyle vezir-i sânim sensin.
Hünkârım, yüce gönlünüzle bahşettiniz.
Bu şerefe layık olmak en büyük arzum.
Herkes bilsin, işitsin.
Mustafa Paşa benim iradem temsil eder.
Ve dahi divanda benim gözüm kulağımdır.
Bu Hatun'u gördün mü efendi?
Kimdir bu?
Kimse kim.
Seni alakadar etmez.
Sen gördün mü onu söyle.
Yok ağam görmedim.
Lakin benim etrafım geniştir.
Resmi verin.
Eşe dosta bir sorayım.
Bir şey çıkarsa haber ederim.
Bir şey öğrenirsen Halil Paşa'ya haber et.
Bulursan ihya olursun.
Tam on bin altın koydular başına.
On bin altın.
Vay vay vay.
Mühim biri demek ki.
Sen merak etme ağam.
Bir şey duyarsam hemen haber uçururum.
Tamam.
Gel.
Demek artık huzuruna kabul edilmem için kapında beklemem gerekiyor.
Biz ne zaman bu hale geldik oğlum?
Ablaza Mehmet Paşa için geldiysen içiyorum ben.
Mehmet Paşa yıllardır devlete sadakatle bağlı kıymetli bir paşadır.
Ayrıca merhum abin Sultan Osman'ın hatırına canını almaman icap eder.
O zamanlarda çok destek oldu bana.
Bu her yaptığına göz yumacağım manasına gelmez.
Değil mi?
O senin Paşa'yı müdafaa etmek için başka sebeplerin de var.
Paşa'nın sana olan sadakati malum.
Vakfına yaptığı bağışlarda.
O vakıfta her gün yirmi bin insanın karnı doyuyor.
Ne var bağış yaptıysa yapacak elbet.
Haramla hayır hasenat olmaz Valide.
Senin paşan o servetini rüşvetle, zorbalıkla yapmış.
Ne yazık ki sen de buna tamah etmişsin.
Görmüyorsun değil mi Murat?
Etrafındakiler bizi birbirimize düşman etmeye çalışıyor.
Beni senden ırak tutmaya çalışıyor.
Benim uzak olmam seni yaralar.
Onların sadakati hakiki değil.
Uyan artık uyan!
Düşmanların kuyunu kazıyor, uyan!
Kim o kuyumu kazmaya çalışan düşmanlar vardı?
Gülbahar Sultan.
Hakikaten buna inanma mı bekliyorsun ben?
Biliyorum inanması güç.
Fakat Gülbahar denen o yılan yaşıyor.
Geçen gece daireme iki tane hatun gönderdi.
Beni öldürmeye çalıştılar.
Kasım kurtardı.
Belki de bugün... ...cenaze namazımı kılıyor olacaktın.
Ne malum bunu senin tertip etmediğin?
Kasım Ekber Şehzade yapmak için.
Saraya geri dönmek için.
İspatın da yok.
Yazık.
Çok yazık.
Senin şu söylediğini bana düşmanlarım söylemedi.
Eski saraya dön valide.
Bir daha da müsaadem olmadan buraya gelme.
Giderim Murat.
Giderim, gerçekten giderim.
Bir daha yüzümü görmezsin.
İzimi bulmazsın.
Mezarım dahi olmaz.
Peki sen şurandan söküp atabilecek misin beni?
Bak beni son kez dinle.
Son kez söylüyorum sana.
Tüm evlatlarımın başı hakkı için yemin ederim ki... ...ok yaydan çıktı ve sana doğru geliyor.
Bayezid o senin tanıdığın temiz masum kardeşin değil artık.
İktidar hırsı kaplamış her tarafını.
Ve bunun için her şeyi yapar.
Her şeyi.
Yeni vazifen hayırlı uğurlu olsun Mustafa Paşa.
İstediğin olmuş.
Oğlumun kanına girip Mehmet Paşa'yı yolundan çekmişsin.
Ben sadece vazifemi yaptım sultanım.
Hünkârımızın adaletine gölge düşüren her kim olursa olsun cezasını çeker.
Valide sultan dahi olsan kar etmez diyorsun öyle mi?
Haşa sultanım.
Tümme haşa.
Sen şimdi aniden dağın tepesine çıkınca hesap edememişsindir.
Bu dağın karı var, oranı var, kışı sert geçer.
Baharı desen göz açıp kapayıncaya kadar.
İnmek istesen inemezsin.
Ancak düşmen gerek.
Necesinin başına gelen bu.
Kaderimde ne yazdıysa odur sultanım.
Öyle.
Ben damadım olarak hakkında hayırlısını isterim tabii.
Atikem'in saadeti için.
Fakat çok mutlu olduğu söylenemez öyle değil mi?
Kocalık vazifeni yerine getirmiyormuşsun.
Sultanım.
Bu bizim aramızdaki hususi bir mesele.
Sizinle konuşmaktan icap duyuyorum.
Sen bir hanedan mensubuyla nikahlısın.
Aranızdaki her şey devlet meselesidir.
Sen onun sadece kocası değil, aynı zamanda kulusun.
Senin vazifen onu mutlu etmek.
Eğer bir daha onu üzgün görürsem seni boşatırım.
Atike'yi kaybedersen her şeyini kaybedersin.
Hiçbir hükmün kalmaz.
Yok olur gidersin.
Bağışlayın hünkârım.
Geldiğinizi görmedim.
Talime biraz fazla kaptırmışım.
Geç bakalım karşıma.
Gücünü kuvvetini bir göreyim.
Sefere beraber gideceğiz.
Sefere ben de mi girsem hünkârım?
Peki Kasım, İbrahim?
Sadece sen gireceksin Bayezid.
Göster bakalım hünerini.
Bütün gücünle saldır.
Savaş cesaret ister.
Dikkat ister.
En mühim ad almışlık ister.
Tereddüt ettiğin an nefesin kesilir.
Kiminle savaştığını her daim bileceksin.
Bayezid.
Sende kaç yaş var aramızda?
Altı ay hünkârım.
Bir sene dahi değil.
Kaderin cilvesi.
Sırf senden altı ay önce doğdum diye tahta çıktım.
Yerimde sen de olabilirdin.
Nizamımız böyle.
Hem benim bir şikâyetim yok hünkârım.
Sizin yanınızda kanatlarınızın altında mutluyum.
Sefere çıkıyoruz Bayezid, ne olacağı belli olmaz.
Belki Rabbim bana şehadet çerbeninden içmeyi nasip eder.
O vakit sen çıkacaksın tahta.
Allah'ın esirgesin hünkârım.
Amin kardeşim.
Yasaklar ahalinin iflahını kuruttu.
Evinden başını çıkaramaz oldu.
Hadi beyden afyondan huzur kaçıranlar var idi.
Tütün içenin ne günahı var?
Zararsız bir duhan için... ...neyler bunca dikkatler?
Duhanı... ...ahı mazlumanı meneyle... ...hüner oldur.
Doğru dersiniz efendiler.
Payitahtın rengi gitmiş yokluğunda.
Afyon yok.
Mey yok.
Kahve yok.
Duhan yok.
Ben ne anlarım böyle hayattan?
Yok oğlu yok.
Sultan Murat meclislerini de senin yanından ayırmaz Nefi.
Kıymet verir.
Bir konuşsan... ...ahalinin şikayetlerini iletsen... ...belki şu yasaklar nihayet bulur.
Ben de o kudret olsa... ...şair mi olurdum?
Hükümdar olurdum.
Padişahımız böyle münasip görmüş.
Bize laf düşmez.
Herkes hicve dersin de... ...Sultan Murad'a gelince... ...dut yemiş birbirine dönersin.
Eee... ...korku dağları beklermiş.
Hicvin oku atmakta korku nedir bilmem ben.
Vezin tutsun... ...babamı dağ hicve derim.
Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun... ...bir senin gibi deni cehli mücessem a köpek.
Ne günlere kaldı medet devleti Ali Osman... ...hey yazuk hey ne musibet bu ne madem a köpek.
Merakımı mazur görün hünkârım.
Abaza Mehmet Paşa hakkında bir hükme vardınız mı?
Yandan validem haklı Mustafa.
Abaza Paşa bir padişahın kanı hakkı için savaştı.
Doğru hünkârım.
Ancak bir padişahın hakkını başka bir padişahtan sordu.
Amcanıza isyan etti.
Davasında haklı dahi olsa... ...bir padişaha ihanet eden hepsini eder.
Hünkârım.
Bekri Mustafa.
Ne yapıyorsun gece vakti bu kuytuda?
Şey... ...biz arkadaşlarla yarenlik ediyorduk.
Arkadaşlarla.
Onlar gitti.
Ben de...
Evimin yolunu bulmaya çalışıyorum.
Evimin.
Evinin yolunu arıyordun.
Evimin.
Uzat bakayım elini.
Ne saklıyorsun elinde?
Haşa hünkârım.
Sizden bir şey saklamak mümkün mü?
Uzat Bekri.
Ötekini de uzat.
İki elini birden uzat Bekri'yi Mustafa.
İki.
Yürü bana doğru.
Etmeyin hünkârım.
Hünkârım.
Testiyi kırdıracaksınız bana sonunda.
Bekri Mustafa.
Ben sana seni bir daha içerken görüşsem... ...kelleni alırım dedin mi demedim mi?
Hünkârım.
Yürü.
Gel oğlum.
Senin kadar düşmeni devlet mi olur ahınzır?
Ne turur saltanatın sahibi bilsem a köpek?
Ehli dil düşmeni, din yoksunu bir melumsun.
Öldürürlerse eğer can be cehennem a köpek.
Böyle kalır mı soysuzlar elinde devlet?
Ne oldu ya gayreti Şahen Şeyh-i Azam Aköpek?
Gel Bekri.
Hayır olsun Şair Nefi.
Yine kimi hicvedersin?
Hicvedilecek... ...bir dünya Ademoğlu var hünkârım.
Hangi birini sayayım?
Nefi Efendi hicveni kağıtlara sığdıramamış.
Divan yazmış derler.
Öyle mi?
Beli hünkârım.
Siham-ı Kaza adlı bir divanda topladım.
Paşamız ondan bahseder.
Merak ettim.
Münasip bir vakitte bana da bir nüshasını yolla.
Ben de bakayım.
Şeref duyarım hünkârım.
Nefi... ...bu âdem senin gibi... ...gözü karan, nüktedan... ...Hiciv'de mahir bir âdem.
Bekri Mustafa derler namına.
Aman hünkârım, ben Hiciv'den ne anlarım?
Haşa huzurdan affınıza sığınarak bir testi şarabı içtin miydi... ...benden hâlâ şahir de bulamazsınız hani.
Testiyi de kırdık, şarabını da içemedim.
Bekleyin Mustafa'ya bir testi şarap getirin.
Derler ki içtiğin meyler ahirette fitil fitil burnundan gelecekmiş.
E ne âlâ dersin beyim?
Ben de doldurur doldurur yeniden içerim.
Vaziyet değişti Ferhat ağa.
Sultan Murat, Şehzade Beyazıt'ı da sefere götürüyor.
Şehzademizin emniyetini, bizzat senin sağlamını istiyorum.
İçiniz rahat olsun paşam.
Gereğini yaparım.
Lakin Sultan Murat'ın hallinden sonra ocak yek vücut şehzademize destek olmalı.
Kemal Keş Ağa başımızdayken pek mümkün değil.
Yeniçeri'ye dağıtılması için kâfi miktarda para sağlayacağız.
Yine de aksi bir vaziyet hasıl olursa... ...şehzademizin ordugâhtan sağ salim çıkması için gereken tedbiri alın.
Merak buyurmayın.
Paşam, Gülbahar Sultanımız hakkında tevatür işittim.
Sultanımız yaşıyor diyorlar.
Doğru mu?
Kösem Sultan'ın yalanları bunlar.
Hünkârımızın aklına fitne sokup Şehzade Beyazıt'ın başını yakmak istiyorlar.
Lakin kendi kazdıkları kuyuya düşecekler.
Mehmet Paşa'nın akıbeti yarın sabah belli olacakmış.
Hünkâr oğlumla konuş Kemal Keş.
Zira ben hangi hususta ikaz etsem tam tersini yapıyor.
Elimden geleni yaparım sultanım.
Ancak affedeceklerini sanmam.
Hakkındaki ithamlar ağır.
Hepsi silahların başının altından çıktı.
Nihayet muradına erdi.
Divana girdi.
Oğluma can yoldaşı olur, derdine ortak olur dedim.
Yararından çok zararı dokunuyor.
Bir yandan o, bir yandan Bayezid, bir yandan Farya.
Yılanlar çıyanlar gibi sardılar etraflarını bana düşman ediyorlar.
Ve oğlum bu hakikati göremiyor.
Sultanım.
Kalp kör olduktan sonra gözün görmesi fayda etmez demişler.
Benim umudum kalmadı.
Belki acı.
Fakat insan hakikati görüp gereğini yapmalı.
Aklınızdan bir şeylerin geçtiği aşikar.
Bana itimat etmiyor musunuz?
Sadakat bu dünyada bulunması en güç meziyeti.
Ve şüphesiz en kıymetlisi.
Zira Ademoğlu güneş gibi iktidarın etrafında tavaf eder.
İktidar senden geçtikten sonra evvela en yakınındakiler sırtını döner sana.
Çok şükür benim etrafımda sadakat şerbeti içmiş dostlarım var.
Tıpkı senin gibi.
Hünkâr oğlum kendiyle birlikte hanedanı yakıp kül etmeden... ...devlet-i aleyhenin bekası için taht-ı saltanat değişmeli.
Anlaşılan hükmün verildi.
Kösem Sultanımızın eteğine sığınarak kurtulabileceğini sandın ama...
Yolun sonu geldi Abbas'a.
Aklınca babanın intikamını alıyorsun değil mi?
Yazık.
Kendi şahsi meseleni devlet meselesinin önüne koydun.
İşte tam da bu yüzden... ...bir gün akıbetin benden daha beter olacak Silahdar.
Babamın değil...
Kanına girdiği mazlumların bedeli bu.
Vebali sizin boynunuzu atır.
Müzik Müzik
Evlatlarımın ölümünden seni de mesut tuttum.
Asıl günah benim.
Gevheran.
Ayşe.
Çocuklarım.
Hepsinin ölümünden ben sorumluyum.
Bu yüzden çekip gittim.
Hakikatlerden kaçmak için.
Bugün hiç aklımdan çıkmıyor.
Seni bulduğumuz gün bataklıkta, çamur içinde sadece gözlerin vardı.
Ben senden korkuyorum.
Korkuyorum.
Kılına dahi zarar vermeyeceğim.
Ne şimdi ne evladımız doğduktan sonra.
Hiçbir zaman.
Seni kendinden bile koruyacağım.
Yakında sefere gidiyorum.
Ne vakit dönerim bilinmez.
Ben döndüğümde seni burada görmek istiyorum Fahri.
O güne dek nikahlı karım doğacak evladımın annesi olarak haremi sana emanet ediyorum.
MÜZİK
Altyazı M.K.
Silahtar.
Sultanım.
En valide sultana şikayet etmişsin.
İstediğin bu madike... ...kar koca olduğumuzda her şey düzeltecek mi?
Eğer maziyi unutmamızı sağlayacaksa...
Bana böyle davranamazsın.
Karşında bir sultan olduğunu unutma.
Aksi halde ne yaparsın Hatice?
Boşar mısın beni?
Haliden de böyle tehdit etti.
Boşatırım seni.
Kızımı kaybedersen her şeyini kaybedersin.
Hiç bir hükmün kalmaz.
Yok olup gidersin dedi.
Yok olup gider miyim Hatice?
Umrumda olur mu peki?
Peki sen yapabilir misin bunu?
Boşayabilir misin beni?
Hadi söyle.
Hadi.
Üç lafın kâfi.
Hadi söyle.
Boş ol, boş ol, boş ol de.
Hadi hatike söylesene.
Altyazı M.K.
...büyük zaferler kazanacaksınız.
Öyle ki... ...isminiz... ...büyük padişahlarla birlikte zikredilecek.
Ancak... ...her zaferin bir bedeli olacak.
Kanımız dökülmeden kan dökemeyeceksiniz.
Altyazı M.K.
Altyazı M.K.
Hünkar oğlum bir dostumun daha canına kıydı.
Allah rahmet eylesin.
Amin.
Bayezid de gidiyormuş sefere.
Hünkar abim bize inanmadı.
Ona inanmayı seçti.
Beni burada bıraktı.
Yok o aksine.
Demek ki söylediklerim onu şüpheye düşürmüş.
Asıl Bayezid'in burada kalması tehlikeliydi.
Peki.
O zaman Bayezid seferde hünkâr abime ihanet etsin, tahtından indirsin.
Allah muhafaza.
Eğer senin dediğin gibi olursa o zaman payitahta en yakın olan tahta çıkar.
Yani sen.
Burnuma kötü kokular geliyor Sinan Paşa.
Sultan Murat Bayezid'i niye sefere götürdü?
Allah muhafaza.
Ya şehzademe bir şey yaparsa?
Korkmayın sultanım.
Ferhat Ağa şehzademizin gölgesi olacak.
Bana güvenin.
Sağ salim dönecekler seferden.
İnşallah.
Kösem ondan haber var mı?
Tahmin ettiğiniz gibi hünkârımız gider gitmez saraya dönecektir.
Sana haber, hatuna haber yolladım.
Gerekeni yapacak.
Âlâ.
Bayezid pahit tahttan gittiğine göre... ...artık bana ulaşacakları bir yol kalmadı.
Çok sıkıldım Sinan Paşa.
Çıkıp biraz dolaşmak istiyorum.
Mümkün değil.
Kösem Sultan resminizi çizdirmiş.
Her yerde sizi aratıyor.
Sizi ihbar edene on bin altın vereceklermiş.
Kösem başıma ödül koydu demek.
Bu işin latifesi yok sultanım.
Dikkatli olmamız gerek.
Ne olur icap etmedikçe dışarı çıkmayın.
Sabredin biraz.
Yakında hayallerinize kavuşacaksınız.
Destur!
Vadide Kösem Sultan hazretleri.
Sultanım, hoş geldiniz.
Sefalar getirdiniz.
Nihayet döndünüz.
Hünkâr oğlum burada yokken sarayı boş bırakmak olmaz.
Şehzadelerimin emniyeti için burada olmam gerekiyor.
Validem, hoş geldiniz.
Fakat hünkârımızın kat'i emri var.
Gelmeniz yasak.
Kim mani olacak buna?
Sen mi?
Hangi sıfatla?
Hünkârımız gitmeden evvel haremi bana emanet ettiler.
Ne gerekiyorsa yap.
Şu kubbenin altında senin emirlerine riayet edecek tek bir kişi bile bulamazsın.
Buradaki herkesin mevcudiyetinin yegane sebebi benim.
Senin de öyle.
Anladın mı beni?
O karnındaki bebeğe de güvendin.
Anca gelebildim İsa.
Feryal'in gözü üstümde.
Aman diyeyim bir açık vereyim deme.
Sinan Paşa haber yolladı.
Bu defa vazifen hayli mühim.
Lakin hemen değil.
Sultan Murat'ın payitahttan uzaklaşmasını bekleyeceğiz.
Aksi taktirde validesinin haberini alır almaz geri döner.
Benden haber bekle.
Zamanı gelince söyleyeceğim.
Halil Paşam, Gülbahar Sultanımızla alakalı malumat getirdi.
Anlat, ne biliyorsan söyle.
Paşam, bu hatunu aradığınızı işittim.
Kendisi bazı vakitler benim dükkana gelir, birileriyle buluşur.
Lakin ben kimdir, necidir bilmediğim için karışmam.
Para verir giderler.
En son ne zaman geldi?
Epey bir vakit oldu.
Bir adamla buluştular.
Bir daha gelecek mi?
Sana bir şey dediler mi?
Malumatım yok.
Lakin gelmeden evvel haber ederler.
Ben de dükkana hazır ederim.
Âlâ.
Geldiklerinde haber edeceksin.
Emrin olur paşam.
Böyle hususi aradığınıza göre mühim bir zat.
Yani değeri de on bin altından fazladır herhalde.
Sen hatunu yakalamamızı sağla.
Gerisi kolay.
Hünkârım.
Acem Şah'a mektup yollamış.
Sultan Murad Han.
İşittim ki kılıç hakkıyla kazandığım topraklarıma göz dikmiş... ...şark seferine çıkmışsın.
Boşuna gayret sarf etmişsin.
Tıpkı ataların gibi sen de Acem diyarının zaptına kadir olamayacaksın.
İstersen Revan'ı yerle yeksan et.
Yak, yık, herkesi öldür.
Sanmayasın ki bu zafer ebedi.
Nasılsa yarın yine asıl sahibinin olacaktır.
Sana tavsiyem... ...bir an evvel payitahtına dönmen.
Zira... ...ne Revan Kalesi umurumda...
Ne de Emir Güğne.
Şah Safi, Revan'ın kaderine terk etmiş bile.
Gel Hüseyin.
Hünkârım.
Tahmin ettiğimiz gibi.
Emir Güğne'ye suikast başarısız olmuş.
Zira müzakere için yolladığımız paşalar daha yoldayken katledilmiş.
Sizi bizzat koruyacağım şehzadem.
Yeniçeri'de her daim tetikte olacak.
Emniyetiniz için ne lazımsa yapacaklar.
Âlâ.
Zinhar unutma Ferhat Ağa.
Hataya yer yok.
En ufak aksilik de hepimizin kellesi gider.
Canımız uğurunuzda feda olsun şehzadem.
Lakin merak buyurmayın.
Sultan Murat'ın zulmü bu gece son bulacak.
...ve Allah'ın izniyle siz çıkacaksınız tahta.
Bu yüce devleti... ...adaletle idare edeceğinizden şüphemiz yok.
İnşallah Ferhat Ağa.
İnşallah.
Acem elçi heyeti gelmiş.
Gelsinler bakalım.
Revan valisi Mirza Tahmas Kuluha'nın emri üzerine geldik.
Sultan Murat Han'ın huzuruna çıkmak isteriz.
Öyle kolay değil.
Bekleyeceksin.
Biz emirinin kaçtığını sanıyorduk.
Demek buradaymış.
Seni de af dilenmeye mi gönderdi?
Emirimiz asla kaçmaz.
Ve dahi kimseden korkmaz.
Af dilemez.
Duydun mu Hüseyin Paşa?
Emir güğüne hiç kimseden korkmazmış.
Sultan Murad'ın demir yumruğu tepesine inince görürüm ben onu.
Kolay gelsin efendi.
Sağ ol ağam hoş geldin hayırdır?
Akşam ezanından sonra dükkanı kapama işimiz var zira.
Tamam ağam kapatmam beklerim.
Hadi kolay gele.
Selametle.
Hoşçakalın.
Gözün üstünde değil mi?
Takip ediyorum sultanım.
Sakladığı şey her neyse bir an önce öğrenmemiz lazım.
Benimden geleni yapıyorum.
Ama henüz bir açığını yakalayamadım.
Her geçen gün daha da endişeleniyorum.
Kendim için değil.
Bebeğim için.
O hatunda güvenilmez bir şey var.
Ve ben... ...bunu bulmadan rahat edemeyeceğim.
Merak etmeyin.
Sultan Murat Hazretleri.
Beni huzurunuza kabul ettiğiniz için müteşekkirim.
Revan Valisi'nin evinde.
Revan Valisi.
Ben öyle bir hali tayin ettiğimi hatırlamıyorum.
Siz yüce padişahınıza saygı ve hürmetlerini iletmemi istediler.
Kendileri sizinle anlaşmak istiyor.
Anlaşma yok.
Revan kalesinin teslim edilmesi şartıyla... ...emir güğününün ve askerinin canını bağışlarım.
Aksi halde... ...kaleyi başlarına yıkarım.
Var git emirine olduğu gibi söyle bunu.
...emirimiz kan dökülmesini istemiyorlar.
Bu sebeple... ...kuşatmayı kaldırıp payitahta dönmeniz... ...her iki taraf için de en hayırlısı olacaktır.
İnşallah Emir Güne de senin gibi cesurdur asker.
Bunca yol geldin.
Savaşmadan dönmeye niyetin yok.
Arzunu savaşmak ise... ...her bir Acem neferi... ...kanının son damlasına kadar...
...Revan'ı müdafaa edecektir.
Fakat... ...bilmenizi isterim... ...Şah Safi yakında büyük bir orduyla gelecek.
Derin Şahı'nın mektubunu okusun.
O çok güvendiğiniz Şahı'nın Safi gelmeyecek.
...Revan'dan... ...askerinden... ...ve dahi kendi kanından olma... ...emir güveneden çoktan vazgeçmiş.
Anlayacağın asker... ...yalnız kaldınız.
Var git... ...emirine teklifimi ilet.
Bakalım Emir Güğün'e teklifimi işitince ne cevap verecek?
Savaş yapmayı mı seçecek, sulh yapmayı mı?
Bana kalırsa hünkârım teslim olmayacaklar.
Lakin direnecek güçleri de yok.
Revan Kalesi er ya da geç düşecek.
Hünkârım en büyük zafer kan dökülmeden kazanılan zaferdir.
Emir Güğün'e vaziyeti öğrenince usul yapmak için yol arayacaktır.
Hünkârım, Nefi kulunuz geldi.
Huzura kabulü beklerler.
Gelsin.
Bağışlayın hünkârım, rahatsız ediyorum.
Hayırdır Nefi, bir şey mi oldu?
Hayretimi mazur görün.
Tahmaz kulu emirgüğüne teslim mi oldu?
Nereden çıktı bu?
Biraz evvel kendisini otağınızdan çıkarken gördüm.
Ben de teslim oldu sandım.
Ne emir güğü nesi?
Elçi heyeti değil mi onlar?
Yanılmış olmayasın.
Yok paşam.
Malumunuz kendisini daha önce gördüm.
Sohbet etmişliğim var.
Eminim o. Serpuş'un da mücevherler olan mavi göz.
Emir güğü ne o?
Demek İmirgün'ü el çıkılığında karşıma çıktı öyle mi?
Dediğin kadar varmış hakikaten Nefi.
Cesura danmış vesselam.
MÜZİK
Sultanım, bu yağ size iyi gelecek.
Tüm sıkıntınızı, derdinizi dağıtacak.
İnşallah.
Şimdiden iyi geldi.
Gel.
Sultanım, rahatsız ediyorum fakat Halil Paşa haber gönderdi.
Evet.
Paşa'ya malumat getiren... ...Kilimci gelmiş yine.
Gülbahar Sultan.
Bu akşam biriyle buluşacakmış.
Âlâ.
Bostancılara haber ver.
Biz de katılacağız.
Emredersiniz.
Sana haber hatun.
Hayır olsun.
Sen neden geldin buraya?
Kaybedecek vakit yok İdris Ağa.
Derhal paşaya haber ver.
Gülbahar Sultan akşam buluşmaya gitmesin.
İstihbarat almışlar.
Baskın yapacaklar.
Hayır Sultan.
Ne oluyor burada?
Ne yapıyorsunuz siz?
Bırakın beni.
En başından beri sana güvenmedim.
Bir işler çevirdiğini biliyordum.
Sonunda yakaladım seni.
Siz neden bahsediyorsunuz?
Ben hiçbir şey yapmadım.
Eğer bir yaptığınızı Kösem Sultan öğrenirse... Asıl senin yaptığını öğrenirse ne olacak?
Bence sen onu düşün.
Şimdi anlat.
Haber gönderdiğin paşa kim?
Ne paşası benim?
Paşayla ne işim olur?
İftira atıyorsunuz.
Her şeyi duyduk.
Gülbahar Sultan bu akşam buluşmaya gitmesin dedin.
Ölmedi mi?
Ne duyduysanız yanlış duymuşsunuz belli ki.
Gülbahar Sultan kim?
Tanımam etmem.
Bana yalan söyleme.
Anlat.
Yoksa sağ çıkamazsın buradan.
Kime haber gönderdin?
Sultanım hoş geldiniz.
Konuştuğumuz üzere yüz bin altın getirdim.
Bu altınlar Şah Safi'nin size ve şehzademize hediyesidir.
Âlâ.
Ahalar, hünkârımızla görüşmek istiyorum.
Mühim bir haber getirdim.
Hünkârımız istirahatteler.
Sabah gel.
Sabahı bekleyemem.
Mesele mühim.
Arz edip çıkacağım eve.
O vakit kılıcını ve hançerini teslim et.
Cezasını sen keseceksin.
Gerekeni yapmaya istedim.
Seni hep seveceğim Bayezid.
Öldükten sonra bile.
Hünkârım.
Bağışlayın.
Gecenin bir vakti rahatsız ediyorum sizi.
Fakat arz etmek istediğim bazı hususlar var.
Şah Safi, Sultan Murad'ın başlattığı savaşın sona ermesini istiyor.
Ne Sultan Murad'ın ne de Şah'ınızın savaşı benim umurumda değil.
Benim tek arzum Şehzadem'in tahta çıkması.
Bizim de arzumuz budur.
Eğer muvaffak olursak Van ve çevresini geristiyoruz.
Amasya'dan ötesini Acemlere vermeye hazırım.
Yeter ki yanımızda olun.
Siz hiç merak etmeyin Sultanım.
Bundan sonra her daim yanınızdayız.
Nihayet saklandığın delikten çıktın.
Şehzadem, Sultan Murat Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Keşke böyle olmasaydı.
İçiniz rahat olsun Şehzadem.
Artık taht sizindir.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Altyazı M.K.
Altyazı M.K.






