Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden

Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden01:59:20

Muhteşem Yüzyıl: Kösem 49.Bölüm #Yeniden Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar

Yükleyen:

Muhteşem Yüzyıl: Kösem

Yayınlanma Tarihi:

01.11.2024

Görüntülenme:

983

Video Transkripsiyonu

transcription.speaker 37

Gülbahar Sultan'ın selamı var.

transcription.speaker 12

Ne yapıyorsunuz?

transcription.speaker 1

Bırakın!

transcription.speaker 1

Bırakın!

transcription.speaker 1

Ben bir şey yapmadım!

transcription.speaker 1

Sultan Murat nerede?

transcription.speaker 1

Sultan Murat!

transcription.speaker 1

Bırak beni!

transcription.speaker 1

Hiçbir şey yapmadım!

transcription.speaker 1

Sultan Murat nerede?

transcription.speaker 1

Sultan Murat!

transcription.speaker 1

Bırak beni!

transcription.speaker 1

Hamileyim ben!

transcription.speaker 1

Hamileyim!

transcription.speaker 10

Hünkârım.

Müjdeler olsun.

Sultanımız hislerinde yanılmamış.

Söyledikleri gibi.

Gebe.

transcription.speaker 28

Sen bir de asla çocuk sahibi olamaz bu mümkün değil demiştin.

transcription.speaker 10

Nasıl oldu akıl sır erdiremiyorum.

Bir mucize bu.

Rabbimin lütfu.

transcription.speaker 1

Sultanım.

transcription.speaker 3

Büyük geçmiş olsun.

Haberi işitir işitmez geldim.

Çok şükür iyisiniz.

Nasıl böyle bir şeye cüret ederler anlamıyorum.

Nasıl tedbir alınmaz?

transcription.speaker 22

Tedbir aldı kalmasına da hatunlar cevval çıktı.

Hususu yetiştirilmiş hainler.

transcription.speaker 3

Kimmiş onlar?

transcription.speaker 22

Nasıl girmişler içeri?

transcription.speaker 9

Vakti zamanında sarayı Hümayun'dan yolladığım cariyeler.

Gülbahar'ın fedaileriymiş.

Emri ondan almışlar.

transcription.speaker 28

Sultanım neler diyorsunuz siz?

Gülbahar Sultan meselesi kapanmadı mı?

Mezarını dahi açtık.

transcription.speaker 9

Uyuyordum.

En savunmasız anımdı.

Tam beni öldürecekken... ...Gülbahar Sultan'ın selamı var dedi.

Allah'tan Kasım yetişti de canımı zor kurtardım.

Meğer evladım başından beri doğruyu söylüyormuş.

Gülbahar Sultan yaşıyormuş.

Nasıl yaptı, nasıl etti bilmiyorum fakat yaşıyormuş.

transcription.speaker 3

Sultanım eğer dediğiniz gibiyse... ...Şehzade Bayezid de bu işin içinde demektir.

transcription.speaker 9

Hiç şüphem yok.

Gülbahar'ı yakalayacağız Kemal Keş.

Ve ona bizi Bayezid götürecek.

transcription.speaker 29

Uyumamışsın.

Bir haber mi bekliyorsun?

Ne haberinden bahsediyorsun?

Validem Kösem Sultan'ın ölüm haberi.

Ne oluyor Kasım?

transcription.speaker 28

Yeni bir oyun mu bu?

Hiçbir şey anlamıyorum dediklerinden.

Anlamıyorsun.

Anlatayım.

transcription.speaker 29

Hain pusunuz işe yaramadı.

İstediğiniz olmadı, validem yaşıyor.

Daha iyisi...

Suikaste teşebbüs eden alçaklar sağ yakalandı.

Bülbül gibi şakıyacaklar.

Gülbahar Sultan'ın saklandığı yeri bulacağız.

transcription.speaker 21

Ölmediğine pişman olacak.

transcription.speaker 29

Sonra sıra sana gelecek.

Sen de validen gibi kabahatinin bedelini canınla ödeyeceksin.

transcription.speaker 40

Kasım!

Yeter!

Senin yalanlarına da, iftiralarına da karnın tok.

Defol git, defol!

Ağalar!

transcription.speaker 34

Daha önce boynuma kılıcını dayadığında ölümden korkuyor musun diye sormuştum bana hatırlıyor musun?

Ben de ölüm değil korkutucu olan

Kaybetmek demiştim.

transcription.speaker 19

O gün sen bana kıyamamıştın.

transcription.speaker 34

Hislerin mani olmuştu.

transcription.speaker 12

Ama bu gece... Bu gece...

Benden vazgeçtin.

transcription.speaker 34

Ve benim en çok korktuğum şey... ...başıma geldi.

transcription.speaker 12

Seni kaybettim.

transcription.speaker 34

Şu an ben buradaysam...

transcription.speaker 19

O cellatlar benim canımı almadıysa... ...bunun bir tek sebebi var.

transcription.speaker 34

Bebeğim.

Sen beni öldürdün Murat.

Ama ben de seni öldürdüm.

Sana karşı hislerimi, içinde güzel olan her şeyi, hepsini öldürdüm.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 27

Yaşıyorsan şayet... ...Rabbim sayesinde.

Karnındaki çocuk...

İlahi bir işaret.

Belki her şeyi düzeltecek.

Ve biz... ...kaybettiğimiz... ...avucumuzdan kayan saadeti... ...belki tekrar bulacağız.

transcription.speaker 19

Sen bu dediğine inanıyor musun?

transcription.speaker 34

Onca şeye rağmen tekrar mutlu olabilir miyiz?

Ben seni tanımıyorum Murat.

Tanımıyorum.

Sanki ruhum buz kesmiş gibi.

Bir gece çökmüş ve sen o karanlıkta kaybolmuşsun.

Zalimlerle, zorbalarla savaşırken sen onlardan biri olmuşsun.

Ve eğer beni azıcık tanıyorsan bilmen lazım.

Zorbalara asla boyun eğme.

Sevdiğim adam dayı Ozan.

transcription.speaker 1

Eğme.

transcription.speaker 29

Mezarlığa gideceğim diye izin almış.

transcription.speaker 28

Validesini görmeye gidecek.

İnşallah öyledir şehzadem.

transcription.speaker 3

Bir an evvel Gülbahar Sultan'ı bulmamız gerek.

transcription.speaker 29

Sen peşinden ayrılmak hemen geç.

Ben eski saraya gideceğim.

Valideme haber verme.

transcription.speaker 8

Kızlar, müjdeler olsun.

Artık Harem-i Hümayun'da yeniden şehzadelerimizin sesleri çınlayacak.

Farya Sultanımız gebe.

Nasıl olur?

Çocuğu olmaz diyorlar.

Yahu size ne?

İşinize gücünüze bakın.

Gebe diyorum gebe.

Lokmalar dökün.

Şerbetler dağıtın.

Haydi.

transcription.speaker 37

İhtam edileceğine.

Bir de baş tacı olacak şimdi.

transcription.speaker 9

Olacak şey değil.

Dört ayağının üstüne düştüğüne.

transcription.speaker 6

Kimsenin inancı umudu yokken bir mucize gerçekleşti sultanım.

Anne olacaksınız.

Bence artık her şeyi unutup bunun mutluluğunu yaşamalısınız.

Geceden sonra nasıl unutabilirim ki?

Sultan Murat'ın zor günler yaşadığı aşikar.

Çok büyük acılar yaşadığı.

Aşkınızdan vazgeçmek yerine onu anlamaya, onun yaralarına şifa olmayı denemelisiniz.

transcription.speaker 30

Hünkârım.

Kötü bir şey yok.

Afiyettesiniz inşallah.

transcription.speaker 27

Neredesin Mustafa?

Niye yalnız bırakıyorsun beni?

transcription.speaker 30

Sen de onlar gibi.

Kaçıyor musun benden?

Haşa hünkârım, neden kaçayım?

Kimden bahsediyorsunuz?

transcription.speaker 14

Herkesten.

Herkesten hünkârım.

transcription.speaker 32

Validem.

transcription.speaker 1

Hünkârım.

transcription.speaker 27

Kardeşlerim, validem... ...bütün kullarım benden korkuyor Mustafa.

transcription.speaker 30

Sizin istediğiniz de bu değil miydi hünkârım?

Bırakın korksunlar.

Korksunlar ve itaat etsinler.

Anlasınlar sizden başka hiç kimsenin hükmünün geçmeyeceğini.

transcription.speaker 28

Ruhumuz kesti.

Karanlık gece gibi çöktü içime.

Öyle mi?

Doğru mu bu?

Ben de zorbalarla savaşırken.

Ben de mi zorba oldum Mustafa?

transcription.speaker 30

Haşa hünkârım kimin haddine size zorba demek?

transcription.speaker 28

Faryanın haddine.

Boğulacaktım onu.

Ölsün istedim.

transcription.speaker 27

Lakin Rabbim izin vermedi.

Hamileymiş.

Bir evladım olacağını işitince... ...bağışladım.

transcription.speaker 28

Belki de haklıdır Mustafa.

Öfkem, nefretim...

Dağ gibi, uçurum gibi önüme serildi, yolumu kapattı.

Herkes bana düşman.

Herkes kuyumu kazmaya çalışıyor.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 3

Sultanım.

transcription.speaker 9

Buluştular mı?

transcription.speaker 3

Evet sultanım.

Oradalar.

transcription.speaker 9

Yana yakıla validesinin yanına koştu demek.

transcription.speaker 40

Hülva.

Sultanım siz ne yapıyorsunuz?

Yoksa Kasım mı sürükledi sizi buraya?

Validem sandığınız hatun mezarı ile alakadar oluyor.

Anlaşılmıyor ki bunu da çok görüyorsunuz validem.

transcription.speaker 29

Uydurdu yine kılıfına.

Validem hâlâ gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor.

transcription.speaker 9

Kasım, arabaya git beni bekle.

transcription.speaker 29

Bayezid, bu iş burada kalmayacak.

Er ya da geç yaptıkların meydana çıkacak.

transcription.speaker 9

Validenin yaşadığını biliyorum.

transcription.speaker 28

Kasım'ın iftirası bu.

transcription.speaker 9

Her şeyden haberinin olduğunu da biliyorum.

Ve dahi bu işin içinde olduğunu da biliyorum.

Sana son bir şans veriyorum.

Eğer validenin nerede olduğunu söylersen seni bağışlayacağım.

transcription.speaker 28

Sultanımız rütbetmiş.

Canımı bağışlayacak.

transcription.speaker 40

Sen kimsin?

Sen kimsin de benim canımı bağışlayacaksın?

transcription.speaker 35

Şehzadem.

Kes sesini!

transcription.speaker 40

Senin haddine mi düştü beni ikaz etmek?

Ben cihan devletinin şehzadesiyim.

Hanedanı Ali Osman'ım.

Sen kimsin Kemal Keş?

Sen benim kulumsun, kulum.

Sen de öyle Kösem Sultan.

Sen de bir kul olarak geldin saraya, unutma.

Şimdi Valide Sultan olman hiçbir şeyi değiştirmez.

Benim kanımdan değilsin.

Asla da olamayacaksın.

Bu sebeple benimle sakın bir daha böyle konuşma.

Asılsız manasız suçlarla itham etme.

transcription.speaker 9

Bayezid.

Hatırlıyorum da sen daha küçük bir şehzadeyken... ...kardeşlerin gibi anne demeyi huy edinmiştin bana.

Çok hoşuma giderdi.

Seni evlatlarım gibi bağrıma bastım.

Pamuklara sardım sarmaladım seni.

Sonra elin kalemi tutmaya başladı.

Validene mektuplar yazmaya başladı.

Hiç unutmam.

Validenden gelen ilk mektuptan sonra... ...bana anne demekten vazgeçtin.

Çok üzülmüştüm.

O gün anladım ki... ...validen seni bana düşman edecek.

Ve korktuğum başıma geldi.

Şüphesiz validen bu mezara girecek.

Fakat sen bunu görür müsün onu bilmiyorum.

Zira az evvel öldün benim için.

transcription.speaker 45

Şehzademiz Beyazıt'ın geceliğin yolladığı pusulayı teyit etmek istedim.

Ölüm meleklerinin sağ yakalanıp yakalanmadıklarını.

transcription.speaker 20

Lakin edemedin.

Yalandı değil mi?

transcription.speaker 45

Akıllarınca şehzademizi telaşa düşürüp hata yaptırmak istediler.

transcription.speaker 20

Kızlarımı yakalansa ne olacak?

Asla konuşmazlardı.

Allah rahmet eylesin.

Ruhları şad olsun.

transcription.speaker 45

Neyse ki şehzademiz temkinli davranıp... ...bu tuzağa düşmedi.

Ve onları kendi tuzağına düşürdü.

transcription.speaker 20

O mezarın başında olmak... ...kösemin yüzünü görmek isterdim.

Beni civan merdimi kolay lokma sanıyor.

Kösem öyle bir kibre sahip ki... ...bizi yutmaya çalışırken... ...boğazında kalacağımıza hiç hesap etmiyor.

transcription.speaker 40

Hünkârım.

Çıkıyor muydunuz?

Ben bir mesele hakkında konuşmak istiyordum.

transcription.speaker 28

Hayrola Bayezid?

Nedir mesele?

Mesele Kösem Sultan.

Ve Şehzade Kasım.

transcription.speaker 40

Ne yazık ki beni size öldürtmek niyetindeler.

transcription.speaker 9

Atikem.

İbrahim'im ne iyi ettiniz de geldiniz.

Hazret kaldım size.

transcription.speaker 18

Biz de öyle validem.

Afiyetlesinizdir inşallah.

transcription.speaker 9

Hamdolsun.

Sizden ayrı olmak dışında başka bir derdim yok.

Sarayda vaziyet nasıl?

transcription.speaker 18

Siz olmadan sarayın tadı tuzlu mu kalır validem?

transcription.speaker 38

Allah'tan Farya yüzümüzü güldürdü.

Müjde validem hamileymiş.

transcription.speaker 9

Allah Allah.

Hekimler böyle bir şeye ihtimal vermiyordu.

transcription.speaker 18

Allah'ın hikmetinden sual umulmaz.

İnşallah doğacak yeğenim kaybettiğimiz huzuru geri getirecek saraya.

Sağdinizle.

transcription.speaker 9

Sen ne zaman vereceksin müjdeli haberi?

transcription.speaker 39

Bu pek mümkün değil validem.

Silahtar çoğu zaman saraya gelmiyor.

Gelse bile benimle konuşmuyor.

Yüzüme dahi bakmıyor.

Nerede ne yapıyor hiç bilmiyorum.

Zira olan bir taneden beni mesul tutuyor.

transcription.speaker 9

Onun haddine mi düşmüş?

Senin bir damla gözyaşına kurban ederim onu.

transcription.speaker 30

Gel.

transcription.speaker 14

Sultanım.

transcription.speaker 19

Mustafa.

Ölmem için dua ediyorsun.

Ama görüşte.

Ne yaparsan yap olmuyor.

Bu sefer de Tanrı istemedi.

transcription.speaker 30

İşittim.

Sultanım.

Tebrik ederim.

Lakin...

Doğacak bu çocukla her şeyin düzeleceğini sanıyorsan aldanıyorsun.

Ayşe Sultanımızın başına gelenler... ...ibret olmalı.

transcription.speaker 19

Sen beni tehdit etmek için mi çağırdın?

transcription.speaker 30

İkaz etmek diyelim sultanım.

transcription.speaker 28

İşittim ki... ...hünkârımıza nahoş ifadeler kullanmışsın.

Dikkatli ol.

transcription.speaker 30

Kendine ve bebeğe zarar getirecek her şeyden kaçın.

transcription.speaker 19

Sen beni Ayşe Sultan'la mı mukayese ediyorsun?

Ben o kadar aciz miyim?

Zayıf mıyım?

Hem ben kendime neden zarar vereyim?

Düşmanlarım dururken.

transcription.speaker 27

Gel.

Gel Kasım.

transcription.speaker 29

Hünkârım.

transcription.speaker 28

Size ne yalan söylediler bilmiyorum lakin... Vaktiyle ağalar seni batakhanede bulmuş Kasım.

Afyon'dan meydan kendinden geçmiş bir halde üstelik.

Öyle mi?

Doğru mu bu?

transcription.speaker 29

Doğru.

Lakin izah edebilirim.

transcription.speaker 28

Afyon'dan meydan başın nasıl döndüyse... ...Gülbahar Sultan'ın yaşadığına dair hayaller kurar olmuşsun.

transcription.speaker 29

Hayal değildi hünkârım.

Hakikat bu.

Eğer bana inanmıyorsanız valideme sorabilirsiniz.

O da hakikati biliyor.

Zira... ...dün gece eski sarayda kendisine saldırdılar.

transcription.speaker 28

Ne?

Ne diyorsun sen Kasım?

Kim saldırmış?

İki hatun saldırmışlar.

Canına kastettiler.

transcription.speaker 29

Allah'tan tam zamanında yetiştim.

Hatunlardan biri Gülbahar Sultan'ın ismini zikretmiş.

Ondan emin aldığını söylemiş.

Ne yazık ki Bayezid de bu işin içinde.

transcription.speaker 28

Tüm söyledikleri gibi bu dediği de yalan hünkârım.

Benim bu saldırıyla bir alakam yok.

Olamaz da.

Kim saldırdı o vakit?

Kim öldürtmeye kalktı?

Bunu söylemekten hicap diyorum hünkârım.

Ancak tertip içinde olan ben değilim.

Belki de Kösem Sultanımız sürgün edildiği için yapıyor tüm bunları.

Beni hain sıfatıyla damgalamak.

Gözünüzden düşürmek istiyor.

Ki... İdam fermanımı verin.

transcription.speaker 40

Ve... Kasım Ekber Şehzade olsun.

Allah'ım sen aklına mukayyet ol.

Senin ciğerin... Kasım!

transcription.speaker 28

Huzurumdasın.

Bu ne cüret?

Şu halinize bakın.

Kardeşlerim.

Düşman kesilmişsiniz birbirinize çoktan.

Birbirinize ithamlarınız.

İşitiyor musunuz?

Ne kadar ağır oldukları da.

Ya sen yalan söylüyorsun Bayezid.

Ya sen Kasım.

Hakikat elbet ortaya çıkar.

Yalan söyleyen cezasını çeker.

O güne dek kavga, gürültü istemiyorum.

Şimdi dairelerinize.

transcription.speaker 18

Çıkın.

Kasım.

Ne oldu?

Ne bu hal?

transcription.speaker 29

Bayezid... ...hem planlar yapıp validemize saldırıyor... ...hem de üste çıkmaya çalışıyor.

Evvel davranıp beni hünkârımıza şikayet etmiş.

transcription.speaker 18

Kasım, yeter artık.

transcription.speaker 29

Bayezid'in üzerine gitmekten vazgeç.

İbrahim şikayet etmiş diyorum.

Hünkârımızın yanından geliyor.

Validemle ona oyun oynadığımızı.

Onu öldürtüp Ekber şehzade olmak istediğimi söyledi.

transcription.speaker 18

Bayezid.

Bayezid.

transcription.speaker 29

Sana en başında söyledim.

Hıyanet onun ruhunda var, ruhunda.

Durmazlar artık.

Saldırmaya devam edecekler.

İbrahim.

Biz de topun ağzındayız.

Dikkatli olmamız, kendimizi savunmamız lazım.

Anladın mı beni?

transcription.speaker 1

Sana haber hatun.

transcription.speaker 37

Şehzadem.

transcription.speaker 40

Sinan Paşa senden bahsetti.

Sana itimat edebilirmişim.

transcription.speaker 37

Hiç şüpheniz olmasın.

transcription.speaker 40

Paşa ile bundan sonra görüşmem doğru olmaz.

İrtibatımızı sen sağlayacaksın.

Benden haber bekle.

transcription.speaker 37

Emrinize amadeyim.

transcription.speaker 28

Demek Gülbahar Sultan yaşıyor.

Bayezid'e kalırsa onu gözden düşürmek için iftira atıyorlar.

Siz her halükarda icap eden tedbirleri alın.

Eski saraya ilave muhafızı yollayın.

Durumu tetkik etsinler.

Emredersiniz hünkârım.

transcription.speaker 14

Bir yanımda kalsın bir yanımda Bayezid.

transcription.speaker 28

Kimi dinleyeceğimi kime inanacağımı hiç bilmiyorum.

Tek bildiğim birinin bana yalan söylediği.

Güvenimi suistimal ettiği.

Hünkârım.

Ne yazık ki güveninizi suistimal eden biri daha var.

Abaza Mehmet Paşa.

Hakkındaki ithamlardan bahsetmiştim size.

transcription.speaker 42

Bir süredir gözümüz üzerindeydi.

Ermeni ve Rum cemaatleri...

Kızıl yumurta yoğurtusunun hangi gün olacağı konusunda ihtilafa düşmüş.

transcription.speaker 28

Ne?

Ermeni Patriği Kevork Efendi de Mehmet Paşa'ya kendilerinden taraf olmaları için müracaat etmiş.

Hatta rüsvet bile teklif etmişler.

transcription.speaker 42

Almış mı?

Maalesef hünkârım.

Eserinin bizzat takipçisiydim.

Paşa'ya giden sandığı gözümle gördüm.

transcription.speaker 28

Sultanım, şaşkınlığımı mazur görün.

Şehzademizin böyle bir tertip içinde olacağına hayatta ihtimal vermezdim.

transcription.speaker 9

Ben de ihtimal vermezdim Halil Paşa.

Kendi ihanetine oğlunu da ortak etti.

O yılanın başını ezmeden rahat yok bana.

Hangi taşın altındaysa, hangi deliğe girdiyse bulup karşıma getirin benim.

transcription.speaker 28

Merak etmeyin sultanım.

Her tarafa haber saldım.

İlavetten insan sureti çizmekte mahir bir ressam var.

Gülbahar Sultan'ın resmini çizdirdim.

transcription.speaker 14

Ahaliye dağıtırsak belki bir iz bulabiliriz.

transcription.speaker 9

Âlâ.

Çok iyi düşünmüşsün.

Daha fazla yaptırıp herkese el altından dağıtın.

Başına ödül vereceğimi de söyleyin.

Gülbahar'ı bulana on bin altın mükafat vereceğim.

transcription.speaker 17

Sultanım.

Sinan Paşa benimle görüşmek istediğinizi söyleyince şaşırdım doğrusu.

Vefat ettiğinizi sanıyordum.

transcription.speaker 20

Ölüm bizden uzak olsun.

Şehzadem'in emniyeti için bu tedbiri almaya mecburduk.

Kösem Sultan Şehzadem'in canını almak için fırsat kolluyor.

Bu sebeple çağırdım seni.

transcription.speaker 17

Af buyurun.

Bu mevzunun bizimle ne alakası var?

transcription.speaker 20

Malumun üzere Sultan Murat, Şark'a sefere karar verdi.

Bu son menzili olacak.

Revan Kalesini almaya ömrü vefa etmeyecek.

transcription.speaker 17

Sultan Murat'a bir suikast düzenlenecek.

Doğru mu anladın?

transcription.speaker 20

Layığını bulacak Sultan Murat.

Şehzadem Bayezid, Ekber Şehzade olarak hak ettiği tahta çıkacak.

Lakin Kösem Sultan, mani olmak için tüm nüfusunu kullanacaktır.

Eğer Şah'ınız Safi bizi desteklerse her şey değişir.

Rüzgar bizden yana döner.

transcription.speaker 17

Osmanoğlu bugüne dek bizi hep yarı yolda bıraktı.

Şimdi neden size güveneceğiz?

transcription.speaker 20

Sultan Murad Acemlerin üzerine yürüyecek.

Bunu durdurmanızın tek yolu benim çünkü.

transcription.speaker 17

Şehzade Beyazıt'ın uzattığı dostluk elini geri çevirmeyiz elbet.

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

transcription.speaker 20

Şehzadem'in sulh içinde tahta çıkması için altına ihtiyaç var.

İsyana para dayanmaz malum.

Asker para bekliyor.

transcription.speaker 9

Gel.

Hoş geldin aslanım.

transcription.speaker 29

Pek hoş gelmedin bu arada.

Keşke en başında beni dinleseydiniz.

Hünkar abime her şeyi olduğu gibi anlatsaydık.

Şimdi ikimiz de zan altındayız.

transcription.speaker 9

Dur sakin ol tane tane anlat.

transcription.speaker 29

Dün gece Hünkar abimin huzuruna çıktım.

Bayezid de oradaydı.

Yaptıkları yetmiyormuş gibi gitmiş bizi alenen şikayet etmiş.

Neymiş?

Biz onu oyundan oynuyormuşuz.

Onu gözden düşürtüp Ekber Şehzade olmak istiyormuşum ben.

transcription.speaker 9

Hünkar abin ne dedi?

Hiç.

transcription.speaker 29

Ben hakikati anlattım fakat inanmadı.

Ben tetkik edeceğim dedi.

transcription.speaker 9

İşte bu sebeple gidip görüşmeni istemedim.

Bana olan nefreti gerçekleri görmesine mani oluyor.

Sen de şikayet etmekten vazgeç artık.

Bu bizim meselemiz.

Ve ne gerekiyorsa biz yapacağız.

transcription.speaker 29

Ne yapacağız peki valide?

Yaptıkları yanına kar mı kalsın?

transcription.speaker 9

Bak oğlum.

Bir insanın kalbine şüphe tohumu ekti mi... ...onun haberi bile olmadan kök salar yeşerir... ...sonra bir bakmış her tarafını sarmış.

Biz de öyle yapacağız.

...şüphe tohumu ekeceğiz.

transcription.speaker 28

Hünkârım, vezir-i azamınız on bin askeriyle Diyarbakır kışlağında... ...teşrif etmenizi beklerler.

Yeniçeri ocağında hazırlıklar sürüyor.

Asker sefer için sabırsız.

Âlâ.

Bakalım Emir Güyun'a teslim ol çağrımıza ne cevap verecek.

transcription.speaker 45

Emir Güne'nin kendi rızasıyla teslim olacağına ihtimal vermem hünkârım.

Kendisi malumunuz.

Safevi hanedanına mensup bir şahzade.

Ailesine sırt çevirmeyecektir.

transcription.speaker 28

Benim de cenk etmeden dönmeye niyetim yok paşa.

İcab ederse ciğerini söke söke alırız Revan.

transcription.speaker 25

Var mı başka bir husus?

Hünkârım.

Ermeni kilisesi Patriği Kevork Efendi divana geldi.

Rumlarla ihtilafa düşmüşler.

Yortu gününe divanı Hümayun'un karar vermesini talep ettiler.

transcription.speaker 28

Bu mesele benim de kulağıma geldi hünkârım.

Rum cemaati ihtilafı Kudüs'teki kilisenin çözmesini istiyor.

Lakin Ermeni cemaati buna yanaşmıyor.

İki taraf da birbirini suçluyor.

Mehmet Paşa.

Sen karar verebildin mi?

Kim haklı bu hususta?

transcription.speaker 25

Hünkârım.

İki cemaatin de kullandığı takvimler farklı olduğundan aralarında husumet çıkmış.

Hal böyleyken Kudüs Kilisesi'nin vereceği karar adil olmayacaktır.

Benim şahsi kanaatim bu konuda İstanbul Patrikhanesi'nin haklı olduğu yönündedir hünkârım.

transcription.speaker 28

Mehmet Paşa, bu kanaate varmak için Ermenilerden ne kadar rüşvet aldın?

transcription.speaker 25

Hünkârım, ben zinhar rüşvet almadım, almam.

Ağalar!

transcription.speaker 23

Patrik Efendi.

Senin Abaza Mehmet Paşa'ya rüşvet verdiğin doğru mu?

Doğrudur hünkârım.

Sen ki bir din âlimsin.

Rüşvet alıp vermek ne demek?

Vurun boynunu.

transcription.speaker 2

Hünkârım bağışlayın canımı ne olur affedin beni.

Hünkârım istemeden oldu ne olur.

Hünkârım beni affedin ne olur.

Ne olur hünkârım bağışlayın canımı ne olur.

transcription.speaker 28

Patrik Efendi günahınızı itiraf etti.

Sen hala hünkâr mı edeceksin?

transcription.speaker 25

Hünkârım, bir miktar para aldığım doğrudur.

Lakin zinhar rüşvet değildir.

Kendi hazineme katmadım.

O paranın tamamı ihtiyaç sahibi fakir fukaraya dağıtıldı hünkârım.

transcription.speaker 28

Aldığın rüşvetle hayır mı işledin?

Sen nasıl bana yalan söylersin?

Bosna'da aldığın ücreti ne yaptın?

Onu da fakire fukaraya mı dağıttın?

Esnafın, tüccarın, el koyduğun mallarına ne yaptın?

Onları da vakıflara mı bağışladın?

transcription.speaker 25

Hünkârım, etmeyin.

Bunların hepsi iftira.

Hepsi silah tarağının başının altından çıkıyor.

Hepsi onun yalanları.

Babasının servetini kaybetmesinden beni mesul tutuyor.

O yüzden söylüyor bu yalanları.

transcription.speaker 28

Bosna halkının şikayetleri elimizde Mehmet Paşa.

Babamla olan davanda yaptığın usulsüzlükleri öğrendim.

Vekilin olan Paşa, emri bizzat senden aldığını itiraf etti mektubunda.

Bunlar da yetmemiş.

Yaptıkların ortaya çıkmasın diye kadıya dahi rüşvet vermişsin.

Mehmet Paşa.

Harama rüşvete el uzatan bir alçağın benim divanımda yeri yok.

Seni kubbe vezirliği vazifenden azlettim.

Bir daireye kapatın bunu.

Akıbetine sonra karar vereceğim.

transcription.speaker 23

Hünkârım, hünkârım etmeyin.

Ben rüşvet falan almadım.

Hünkârım, bırak!

Hünkârım!

Gözü dönmüş hain Yeniçerliler kapılara dayanıp... ...merhum abiniz Osman'ı katlettiğinde... ...bir ben güttüm onun davasını senelerce.

Hanedanımızın şerefi için hünkârım canın pahasına savaştım.

Senelerce savaştım.

Karşılığı bu muydu?

Hain-i dini devlet!

Sana mı kaldı hanedan şerefi?

transcription.speaker 5

Hünkârım!

Hünkârım!

Bu muydu karşılığı hünkârım?

transcription.speaker 4

Ben rüşvet almadım hünkârım!

İktidarlı bir devlet hünkârım!

transcription.speaker 5

Ben rüşvet almadım!

transcription.speaker 9

Mehmet Paşa.

Ne oluyor burada nereye götürüyorlar seni?

transcription.speaker 25

Hünkârımız Ermenilerle yaptığım anlaşmayı öğrenmiş.

Patrik Kehork Efendi'yi idam ettiler.

Beni de rüşvet aldığım gerekçesiyle azlettiler.

Hakkımda karar verilene kadar hapis tutacaklarmış.

transcription.speaker 9

Nereden öğrenmiş?

Kim söylemiş onu?

transcription.speaker 25

Silahtar.

Belli ki tuzak kurmuş sultanım.

transcription.speaker 9

Tamam.

Ben Hünkar oğlumla konuşup halledeceğim meseleyi.

Sen sakin ol.

Götürün.

transcription.speaker 27

Bir bu eksikti.

transcription.speaker 28

Mehmet Paşa'nın akıbeti... ...hepinize ibret olsun.

Her kim... ...bana verdiği sadakat sözünden döner... ...arkamdan iş çevirir, sonu bu.

Deli Hüseyin, seni de başmiravurluk vazifenden azlettim.

Af buyurun hünkârım.

Bilmeden bir kusur mu işledin?

Aksine şimdiye kadar yaptığın hizmetler, sadakatin takdire şayet.

Bu sebeple seni Kapıdağ'ını Deryem tayin ettim.

Hayırlara vesile olsun.

transcription.speaker 42

Rabbim beni size karşı mahcup eylemesin.

İnşallah.

transcription.speaker 28

Abaza Mehmet Paşa'dan boşalan makam ise... ...mevcut vazifelerine ilaveten... ...Has Odabaş'ın Mustafa Hanım'dır.

Bundan böyle vezir-i sânim sensin.

Hünkârım, yüce gönlünüzle bahşettiniz.

Bu şerefe layık olmak en büyük arzum.

Herkes bilsin, işitsin.

Mustafa Paşa benim iradem temsil eder.

Ve dahi divanda benim gözüm kulağımdır.

transcription.speaker 16

Bu Hatun'u gördün mü efendi?

Kimdir bu?

Kimse kim.

Seni alakadar etmez.

Sen gördün mü onu söyle.

Yok ağam görmedim.

Lakin benim etrafım geniştir.

transcription.speaker 33

Resmi verin.

transcription.speaker 16

Eşe dosta bir sorayım.

Bir şey çıkarsa haber ederim.

Bir şey öğrenirsen Halil Paşa'ya haber et.

Bulursan ihya olursun.

Tam on bin altın koydular başına.

On bin altın.

transcription.speaker 33

Vay vay vay.

Mühim biri demek ki.

Sen merak etme ağam.

Bir şey duyarsam hemen haber uçururum.

transcription.speaker 4

Tamam.

Gel.

transcription.speaker 9

Demek artık huzuruna kabul edilmem için kapında beklemem gerekiyor.

Biz ne zaman bu hale geldik oğlum?

transcription.speaker 28

Ablaza Mehmet Paşa için geldiysen içiyorum ben.

transcription.speaker 9

Mehmet Paşa yıllardır devlete sadakatle bağlı kıymetli bir paşadır.

Ayrıca merhum abin Sultan Osman'ın hatırına canını almaman icap eder.

O zamanlarda çok destek oldu bana.

transcription.speaker 28

Bu her yaptığına göz yumacağım manasına gelmez.

Değil mi?

O senin Paşa'yı müdafaa etmek için başka sebeplerin de var.

Paşa'nın sana olan sadakati malum.

Vakfına yaptığı bağışlarda.

transcription.speaker 9

O vakıfta her gün yirmi bin insanın karnı doyuyor.

Ne var bağış yaptıysa yapacak elbet.

transcription.speaker 28

Haramla hayır hasenat olmaz Valide.

Senin paşan o servetini rüşvetle, zorbalıkla yapmış.

Ne yazık ki sen de buna tamah etmişsin.

transcription.speaker 9

Görmüyorsun değil mi Murat?

Etrafındakiler bizi birbirimize düşman etmeye çalışıyor.

Beni senden ırak tutmaya çalışıyor.

Benim uzak olmam seni yaralar.

Onların sadakati hakiki değil.

Uyan artık uyan!

Düşmanların kuyunu kazıyor, uyan!

transcription.speaker 28

Kim o kuyumu kazmaya çalışan düşmanlar vardı?

Gülbahar Sultan.

Hakikaten buna inanma mı bekliyorsun ben?

transcription.speaker 9

Biliyorum inanması güç.

Fakat Gülbahar denen o yılan yaşıyor.

Geçen gece daireme iki tane hatun gönderdi.

Beni öldürmeye çalıştılar.

Kasım kurtardı.

Belki de bugün... ...cenaze namazımı kılıyor olacaktın.

transcription.speaker 28

Ne malum bunu senin tertip etmediğin?

Kasım Ekber Şehzade yapmak için.

Saraya geri dönmek için.

İspatın da yok.

Yazık.

Çok yazık.

transcription.speaker 9

Senin şu söylediğini bana düşmanlarım söylemedi.

transcription.speaker 28

Eski saraya dön valide.

Bir daha da müsaadem olmadan buraya gelme.

transcription.speaker 9

Giderim Murat.

Giderim, gerçekten giderim.

Bir daha yüzümü görmezsin.

İzimi bulmazsın.

Mezarım dahi olmaz.

Peki sen şurandan söküp atabilecek misin beni?

Bak beni son kez dinle.

Son kez söylüyorum sana.

Tüm evlatlarımın başı hakkı için yemin ederim ki... ...ok yaydan çıktı ve sana doğru geliyor.

Bayezid o senin tanıdığın temiz masum kardeşin değil artık.

İktidar hırsı kaplamış her tarafını.

Ve bunun için her şeyi yapar.

Her şeyi.

Yeni vazifen hayırlı uğurlu olsun Mustafa Paşa.

İstediğin olmuş.

Oğlumun kanına girip Mehmet Paşa'yı yolundan çekmişsin.

transcription.speaker 28

Ben sadece vazifemi yaptım sultanım.

Hünkârımızın adaletine gölge düşüren her kim olursa olsun cezasını çeker.

transcription.speaker 9

Valide sultan dahi olsan kar etmez diyorsun öyle mi?

transcription.speaker 30

Haşa sultanım.

Tümme haşa.

transcription.speaker 9

Sen şimdi aniden dağın tepesine çıkınca hesap edememişsindir.

Bu dağın karı var, oranı var, kışı sert geçer.

Baharı desen göz açıp kapayıncaya kadar.

İnmek istesen inemezsin.

Ancak düşmen gerek.

Necesinin başına gelen bu.

transcription.speaker 28

Kaderimde ne yazdıysa odur sultanım.

transcription.speaker 9

Öyle.

Ben damadım olarak hakkında hayırlısını isterim tabii.

Atikem'in saadeti için.

Fakat çok mutlu olduğu söylenemez öyle değil mi?

Kocalık vazifeni yerine getirmiyormuşsun.

transcription.speaker 28

Sultanım.

Bu bizim aramızdaki hususi bir mesele.

Sizinle konuşmaktan icap duyuyorum.

transcription.speaker 9

Sen bir hanedan mensubuyla nikahlısın.

Aranızdaki her şey devlet meselesidir.

Sen onun sadece kocası değil, aynı zamanda kulusun.

Senin vazifen onu mutlu etmek.

Eğer bir daha onu üzgün görürsem seni boşatırım.

Atike'yi kaybedersen her şeyini kaybedersin.

Hiçbir hükmün kalmaz.

transcription.speaker 12

Yok olur gidersin.

Bağışlayın hünkârım.

transcription.speaker 40

Geldiğinizi görmedim.

Talime biraz fazla kaptırmışım.

transcription.speaker 28

Geç bakalım karşıma.

Gücünü kuvvetini bir göreyim.

Sefere beraber gideceğiz.

transcription.speaker 40

Sefere ben de mi girsem hünkârım?

transcription.speaker 28

Peki Kasım, İbrahim?

Sadece sen gireceksin Bayezid.

Göster bakalım hünerini.

Bütün gücünle saldır.

Savaş cesaret ister.

Dikkat ister.

transcription.speaker 12

En mühim ad almışlık ister.

transcription.speaker 28

Tereddüt ettiğin an nefesin kesilir.

Kiminle savaştığını her daim bileceksin.

transcription.speaker 12

Bayezid.

transcription.speaker 28

Sende kaç yaş var aramızda?

transcription.speaker 1

Altı ay hünkârım.

transcription.speaker 28

Bir sene dahi değil.

Kaderin cilvesi.

Sırf senden altı ay önce doğdum diye tahta çıktım.

Yerimde sen de olabilirdin.

Nizamımız böyle.

transcription.speaker 40

Hem benim bir şikâyetim yok hünkârım.

Sizin yanınızda kanatlarınızın altında mutluyum.

transcription.speaker 28

Sefere çıkıyoruz Bayezid, ne olacağı belli olmaz.

Belki Rabbim bana şehadet çerbeninden içmeyi nasip eder.

O vakit sen çıkacaksın tahta.

transcription.speaker 40

Allah'ın esirgesin hünkârım.

transcription.speaker 27

Amin kardeşim.

transcription.speaker 11

Yasaklar ahalinin iflahını kuruttu.

Evinden başını çıkaramaz oldu.

Hadi beyden afyondan huzur kaçıranlar var idi.

Tütün içenin ne günahı var?

Zararsız bir duhan için... ...neyler bunca dikkatler?

Duhanı... ...ahı mazlumanı meneyle... ...hüner oldur.

transcription.speaker 15

Doğru dersiniz efendiler.

Payitahtın rengi gitmiş yokluğunda.

Afyon yok.

Mey yok.

Kahve yok.

Duhan yok.

Ben ne anlarım böyle hayattan?

Yok oğlu yok.

transcription.speaker 41

Sultan Murat meclislerini de senin yanından ayırmaz Nefi.

Kıymet verir.

Bir konuşsan... ...ahalinin şikayetlerini iletsen... ...belki şu yasaklar nihayet bulur.

transcription.speaker 15

Ben de o kudret olsa... ...şair mi olurdum?

Hükümdar olurdum.

Padişahımız böyle münasip görmüş.

Bize laf düşmez.

transcription.speaker 11

Herkes hicve dersin de... ...Sultan Murad'a gelince... ...dut yemiş birbirine dönersin.

Eee... ...korku dağları beklermiş.

transcription.speaker 15

Hicvin oku atmakta korku nedir bilmem ben.

Vezin tutsun... ...babamı dağ hicve derim.

Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun... ...bir senin gibi deni cehli mücessem a köpek.

Ne günlere kaldı medet devleti Ali Osman... ...hey yazuk hey ne musibet bu ne madem a köpek.

transcription.speaker 28

Merakımı mazur görün hünkârım.

Abaza Mehmet Paşa hakkında bir hükme vardınız mı?

Yandan validem haklı Mustafa.

Abaza Paşa bir padişahın kanı hakkı için savaştı.

Doğru hünkârım.

Ancak bir padişahın hakkını başka bir padişahtan sordu.

Amcanıza isyan etti.

Davasında haklı dahi olsa... ...bir padişaha ihanet eden hepsini eder.

transcription.speaker 27

Hünkârım.

transcription.speaker 28

Bekri Mustafa.

Ne yapıyorsun gece vakti bu kuytuda?

transcription.speaker 29

Şey... ...biz arkadaşlarla yarenlik ediyorduk.

Arkadaşlarla.

Onlar gitti.

Ben de...

Evimin yolunu bulmaya çalışıyorum.

Evimin.

transcription.speaker 28

Evinin yolunu arıyordun.

Evimin.

Uzat bakayım elini.

Ne saklıyorsun elinde?

Haşa hünkârım.

Sizden bir şey saklamak mümkün mü?

transcription.speaker 29

Uzat Bekri.

transcription.speaker 22

Ötekini de uzat.

transcription.speaker 28

İki elini birden uzat Bekri'yi Mustafa.

İki.

Yürü bana doğru.

transcription.speaker 43

Etmeyin hünkârım.

Hünkârım.

Testiyi kırdıracaksınız bana sonunda.

transcription.speaker 28

Bekri Mustafa.

Ben sana seni bir daha içerken görüşsem... ...kelleni alırım dedin mi demedim mi?

transcription.speaker 29

Hünkârım.

transcription.speaker 28

Yürü.

transcription.speaker 3

Gel oğlum.

transcription.speaker 15

Senin kadar düşmeni devlet mi olur ahınzır?

Ne turur saltanatın sahibi bilsem a köpek?

Ehli dil düşmeni, din yoksunu bir melumsun.

Öldürürlerse eğer can be cehennem a köpek.

Böyle kalır mı soysuzlar elinde devlet?

Ne oldu ya gayreti Şahen Şeyh-i Azam Aköpek?

transcription.speaker 3

Gel Bekri.

transcription.speaker 28

Hayır olsun Şair Nefi.

Yine kimi hicvedersin?

transcription.speaker 15

Hicvedilecek... ...bir dünya Ademoğlu var hünkârım.

Hangi birini sayayım?

transcription.speaker 28

Nefi Efendi hicveni kağıtlara sığdıramamış.

Divan yazmış derler.

Öyle mi?

transcription.speaker 15

Beli hünkârım.

Siham-ı Kaza adlı bir divanda topladım.

Paşamız ondan bahseder.

Merak ettim.

transcription.speaker 28

Münasip bir vakitte bana da bir nüshasını yolla.

Ben de bakayım.

Şeref duyarım hünkârım.

Nefi... ...bu âdem senin gibi... ...gözü karan, nüktedan... ...Hiciv'de mahir bir âdem.

Bekri Mustafa derler namına.

Aman hünkârım, ben Hiciv'den ne anlarım?

transcription.speaker 43

Haşa huzurdan affınıza sığınarak bir testi şarabı içtin miydi... ...benden hâlâ şahir de bulamazsınız hani.

transcription.speaker 28

Testiyi de kırdık, şarabını da içemedim.

Bekleyin Mustafa'ya bir testi şarap getirin.

transcription.speaker 15

Derler ki içtiğin meyler ahirette fitil fitil burnundan gelecekmiş.

transcription.speaker 43

E ne âlâ dersin beyim?

Ben de doldurur doldurur yeniden içerim.

transcription.speaker 45

Vaziyet değişti Ferhat ağa.

Sultan Murat, Şehzade Beyazıt'ı da sefere götürüyor.

Şehzademizin emniyetini, bizzat senin sağlamını istiyorum.

transcription.speaker 21

İçiniz rahat olsun paşam.

Gereğini yaparım.

Lakin Sultan Murat'ın hallinden sonra ocak yek vücut şehzademize destek olmalı.

Kemal Keş Ağa başımızdayken pek mümkün değil.

transcription.speaker 45

Yeniçeri'ye dağıtılması için kâfi miktarda para sağlayacağız.

Yine de aksi bir vaziyet hasıl olursa... ...şehzademizin ordugâhtan sağ salim çıkması için gereken tedbiri alın.

transcription.speaker 21

Merak buyurmayın.

Paşam, Gülbahar Sultanımız hakkında tevatür işittim.

Sultanımız yaşıyor diyorlar.

transcription.speaker 45

Doğru mu?

Kösem Sultan'ın yalanları bunlar.

Hünkârımızın aklına fitne sokup Şehzade Beyazıt'ın başını yakmak istiyorlar.

Lakin kendi kazdıkları kuyuya düşecekler.

transcription.speaker 9

Mehmet Paşa'nın akıbeti yarın sabah belli olacakmış.

Hünkâr oğlumla konuş Kemal Keş.

Zira ben hangi hususta ikaz etsem tam tersini yapıyor.

transcription.speaker 3

Elimden geleni yaparım sultanım.

Ancak affedeceklerini sanmam.

Hakkındaki ithamlar ağır.

Hepsi silahların başının altından çıktı.

Nihayet muradına erdi.

Divana girdi.

transcription.speaker 9

Oğluma can yoldaşı olur, derdine ortak olur dedim.

Yararından çok zararı dokunuyor.

Bir yandan o, bir yandan Bayezid, bir yandan Farya.

Yılanlar çıyanlar gibi sardılar etraflarını bana düşman ediyorlar.

Ve oğlum bu hakikati göremiyor.

transcription.speaker 3

Sultanım.

Kalp kör olduktan sonra gözün görmesi fayda etmez demişler.

transcription.speaker 9

Benim umudum kalmadı.

Belki acı.

Fakat insan hakikati görüp gereğini yapmalı.

transcription.speaker 3

Aklınızdan bir şeylerin geçtiği aşikar.

Bana itimat etmiyor musunuz?

transcription.speaker 9

Sadakat bu dünyada bulunması en güç meziyeti.

Ve şüphesiz en kıymetlisi.

Zira Ademoğlu güneş gibi iktidarın etrafında tavaf eder.

İktidar senden geçtikten sonra evvela en yakınındakiler sırtını döner sana.

Çok şükür benim etrafımda sadakat şerbeti içmiş dostlarım var.

Tıpkı senin gibi.

Hünkâr oğlum kendiyle birlikte hanedanı yakıp kül etmeden... ...devlet-i aleyhenin bekası için taht-ı saltanat değişmeli.

transcription.speaker 35

Anlaşılan hükmün verildi.

transcription.speaker 30

Kösem Sultanımızın eteğine sığınarak kurtulabileceğini sandın ama...

Yolun sonu geldi Abbas'a.

transcription.speaker 25

Aklınca babanın intikamını alıyorsun değil mi?

transcription.speaker 35

Yazık.

Kendi şahsi meseleni devlet meselesinin önüne koydun.

İşte tam da bu yüzden... ...bir gün akıbetin benden daha beter olacak Silahdar.

transcription.speaker 30

Babamın değil...

Kanına girdiği mazlumların bedeli bu.

transcription.speaker 35

Vebali sizin boynunuzu atır.

transcription.speaker 1

Müzik Müzik

transcription.speaker 26

Evlatlarımın ölümünden seni de mesut tuttum.

Asıl günah benim.

Gevheran.

Ayşe.

Çocuklarım.

transcription.speaker 14

Hepsinin ölümünden ben sorumluyum.

transcription.speaker 26

Bu yüzden çekip gittim.

Hakikatlerden kaçmak için.

transcription.speaker 34

Bugün hiç aklımdan çıkmıyor.

Seni bulduğumuz gün bataklıkta, çamur içinde sadece gözlerin vardı.

Ben senden korkuyorum.

Korkuyorum.

transcription.speaker 26

Kılına dahi zarar vermeyeceğim.

Ne şimdi ne evladımız doğduktan sonra.

Hiçbir zaman.

Seni kendinden bile koruyacağım.

transcription.speaker 14

Yakında sefere gidiyorum.

Ne vakit dönerim bilinmez.

Ben döndüğümde seni burada görmek istiyorum Fahri.

transcription.speaker 28

O güne dek nikahlı karım doğacak evladımın annesi olarak haremi sana emanet ediyorum.

transcription.speaker 12

MÜZİK

Altyazı M.K.

transcription.speaker 19

Silahtar.

transcription.speaker 14

Sultanım.

En valide sultana şikayet etmişsin.

transcription.speaker 30

İstediğin bu madike... ...kar koca olduğumuzda her şey düzeltecek mi?

Eğer maziyi unutmamızı sağlayacaksa...

transcription.speaker 24

Bana böyle davranamazsın.

Karşında bir sultan olduğunu unutma.

transcription.speaker 30

Aksi halde ne yaparsın Hatice?

Boşar mısın beni?

Haliden de böyle tehdit etti.

Boşatırım seni.

Kızımı kaybedersen her şeyini kaybedersin.

Hiç bir hükmün kalmaz.

Yok olup gidersin dedi.

Yok olup gider miyim Hatice?

Umrumda olur mu peki?

Peki sen yapabilir misin bunu?

Boşayabilir misin beni?

Hadi söyle.

Hadi.

Üç lafın kâfi.

Hadi söyle.

Boş ol, boş ol, boş ol de.

Hadi hatike söylesene.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 44

...büyük zaferler kazanacaksınız.

Öyle ki... ...isminiz... ...büyük padişahlarla birlikte zikredilecek.

Ancak... ...her zaferin bir bedeli olacak.

Kanımız dökülmeden kan dökemeyeceksiniz.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 9

Hünkar oğlum bir dostumun daha canına kıydı.

Allah rahmet eylesin.

transcription.speaker 29

Amin.

Bayezid de gidiyormuş sefere.

transcription.speaker 21

Hünkar abim bize inanmadı.

Ona inanmayı seçti.

Beni burada bıraktı.

transcription.speaker 9

Yok o aksine.

Demek ki söylediklerim onu şüpheye düşürmüş.

Asıl Bayezid'in burada kalması tehlikeliydi.

transcription.speaker 18

Peki.

O zaman Bayezid seferde hünkâr abime ihanet etsin, tahtından indirsin.

transcription.speaker 9

Allah muhafaza.

Eğer senin dediğin gibi olursa o zaman payitahta en yakın olan tahta çıkar.

Yani sen.

transcription.speaker 20

Burnuma kötü kokular geliyor Sinan Paşa.

Sultan Murat Bayezid'i niye sefere götürdü?

Allah muhafaza.

Ya şehzademe bir şey yaparsa?

transcription.speaker 45

Korkmayın sultanım.

Ferhat Ağa şehzademizin gölgesi olacak.

Bana güvenin.

Sağ salim dönecekler seferden.

transcription.speaker 20

İnşallah.

Kösem ondan haber var mı?

transcription.speaker 45

Tahmin ettiğiniz gibi hünkârımız gider gitmez saraya dönecektir.

Sana haber, hatuna haber yolladım.

Gerekeni yapacak.

transcription.speaker 20

Âlâ.

Bayezid pahit tahttan gittiğine göre... ...artık bana ulaşacakları bir yol kalmadı.

Çok sıkıldım Sinan Paşa.

Çıkıp biraz dolaşmak istiyorum.

transcription.speaker 45

Mümkün değil.

Kösem Sultan resminizi çizdirmiş.

Her yerde sizi aratıyor.

Sizi ihbar edene on bin altın vereceklermiş.

transcription.speaker 20

Kösem başıma ödül koydu demek.

transcription.speaker 45

Bu işin latifesi yok sultanım.

Dikkatli olmamız gerek.

Ne olur icap etmedikçe dışarı çıkmayın.

Sabredin biraz.

Yakında hayallerinize kavuşacaksınız.

transcription.speaker 5

Destur!

Vadide Kösem Sultan hazretleri.

transcription.speaker 7

Sultanım, hoş geldiniz.

Sefalar getirdiniz.

Nihayet döndünüz.

transcription.speaker 9

Hünkâr oğlum burada yokken sarayı boş bırakmak olmaz.

Şehzadelerimin emniyeti için burada olmam gerekiyor.

transcription.speaker 19

Validem, hoş geldiniz.

Fakat hünkârımızın kat'i emri var.

Gelmeniz yasak.

transcription.speaker 9

Kim mani olacak buna?

Sen mi?

Hangi sıfatla?

transcription.speaker 19

Hünkârımız gitmeden evvel haremi bana emanet ettiler.

transcription.speaker 9

Ne gerekiyorsa yap.

Şu kubbenin altında senin emirlerine riayet edecek tek bir kişi bile bulamazsın.

Buradaki herkesin mevcudiyetinin yegane sebebi benim.

Senin de öyle.

Anladın mı beni?

O karnındaki bebeğe de güvendin.

transcription.speaker 37

Anca gelebildim İsa.

Feryal'in gözü üstümde.

transcription.speaker 13

Aman diyeyim bir açık vereyim deme.

Sinan Paşa haber yolladı.

Bu defa vazifen hayli mühim.

Lakin hemen değil.

Sultan Murat'ın payitahttan uzaklaşmasını bekleyeceğiz.

Aksi taktirde validesinin haberini alır almaz geri döner.

Benden haber bekle.

Zamanı gelince söyleyeceğim.

transcription.speaker 11

Halil Paşam, Gülbahar Sultanımızla alakalı malumat getirdi.

transcription.speaker 28

Anlat, ne biliyorsan söyle.

transcription.speaker 33

Paşam, bu hatunu aradığınızı işittim.

Kendisi bazı vakitler benim dükkana gelir, birileriyle buluşur.

Lakin ben kimdir, necidir bilmediğim için karışmam.

Para verir giderler.

En son ne zaman geldi?

Epey bir vakit oldu.

Bir adamla buluştular.

transcription.speaker 11

Bir daha gelecek mi?

Sana bir şey dediler mi?

transcription.speaker 33

Malumatım yok.

Lakin gelmeden evvel haber ederler.

Ben de dükkana hazır ederim.

transcription.speaker 3

Âlâ.

Geldiklerinde haber edeceksin.

transcription.speaker 33

Emrin olur paşam.

Böyle hususi aradığınıza göre mühim bir zat.

Yani değeri de on bin altından fazladır herhalde.

transcription.speaker 3

Sen hatunu yakalamamızı sağla.

Gerisi kolay.

Hünkârım.

Acem Şah'a mektup yollamış.

transcription.speaker 28

Sultan Murad Han.

İşittim ki kılıç hakkıyla kazandığım topraklarıma göz dikmiş... ...şark seferine çıkmışsın.

Boşuna gayret sarf etmişsin.

Tıpkı ataların gibi sen de Acem diyarının zaptına kadir olamayacaksın.

İstersen Revan'ı yerle yeksan et.

Yak, yık, herkesi öldür.

Sanmayasın ki bu zafer ebedi.

Nasılsa yarın yine asıl sahibinin olacaktır.

Sana tavsiyem... ...bir an evvel payitahtına dönmen.

Zira... ...ne Revan Kalesi umurumda...

Ne de Emir Güğne.

Şah Safi, Revan'ın kaderine terk etmiş bile.

transcription.speaker 42

Gel Hüseyin.

Hünkârım.

Tahmin ettiğimiz gibi.

Emir Güğne'ye suikast başarısız olmuş.

Zira müzakere için yolladığımız paşalar daha yoldayken katledilmiş.

transcription.speaker 21

Sizi bizzat koruyacağım şehzadem.

Yeniçeri'de her daim tetikte olacak.

Emniyetiniz için ne lazımsa yapacaklar.

transcription.speaker 40

Âlâ.

Zinhar unutma Ferhat Ağa.

Hataya yer yok.

En ufak aksilik de hepimizin kellesi gider.

transcription.speaker 21

Canımız uğurunuzda feda olsun şehzadem.

Lakin merak buyurmayın.

Sultan Murat'ın zulmü bu gece son bulacak.

...ve Allah'ın izniyle siz çıkacaksınız tahta.

Bu yüce devleti... ...adaletle idare edeceğinizden şüphemiz yok.

transcription.speaker 40

İnşallah Ferhat Ağa.

İnşallah.

transcription.speaker 42

Acem elçi heyeti gelmiş.

transcription.speaker 3

Gelsinler bakalım.

transcription.speaker 31

Revan valisi Mirza Tahmas Kuluha'nın emri üzerine geldik.

Sultan Murat Han'ın huzuruna çıkmak isteriz.

Öyle kolay değil.

transcription.speaker 3

Bekleyeceksin.

Biz emirinin kaçtığını sanıyorduk.

Demek buradaymış.

transcription.speaker 28

Seni de af dilenmeye mi gönderdi?

transcription.speaker 31

Emirimiz asla kaçmaz.

Ve dahi kimseden korkmaz.

Af dilemez.

transcription.speaker 28

Duydun mu Hüseyin Paşa?

Emir güğüne hiç kimseden korkmazmış.

transcription.speaker 42

Sultan Murad'ın demir yumruğu tepesine inince görürüm ben onu.

transcription.speaker 32

Kolay gelsin efendi.

Sağ ol ağam hoş geldin hayırdır?

Akşam ezanından sonra dükkanı kapama işimiz var zira.

Tamam ağam kapatmam beklerim.

Hadi kolay gele.

Selametle.

transcription.speaker 1

Hoşçakalın.

transcription.speaker 19

Gözün üstünde değil mi?

Takip ediyorum sultanım.

Sakladığı şey her neyse bir an önce öğrenmemiz lazım.

transcription.speaker 6

Benimden geleni yapıyorum.

Ama henüz bir açığını yakalayamadım.

Her geçen gün daha da endişeleniyorum.

transcription.speaker 19

Kendim için değil.

Bebeğim için.

O hatunda güvenilmez bir şey var.

Ve ben... ...bunu bulmadan rahat edemeyeceğim.

Merak etmeyin.

transcription.speaker 31

Sultan Murat Hazretleri.

Beni huzurunuza kabul ettiğiniz için müteşekkirim.

Revan Valisi'nin evinde.

Revan Valisi.

transcription.speaker 28

Ben öyle bir hali tayin ettiğimi hatırlamıyorum.

transcription.speaker 31

Siz yüce padişahınıza saygı ve hürmetlerini iletmemi istediler.

Kendileri sizinle anlaşmak istiyor.

transcription.speaker 28

Anlaşma yok.

Revan kalesinin teslim edilmesi şartıyla... ...emir güğününün ve askerinin canını bağışlarım.

Aksi halde... ...kaleyi başlarına yıkarım.

Var git emirine olduğu gibi söyle bunu.

transcription.speaker 31

...emirimiz kan dökülmesini istemiyorlar.

Bu sebeple... ...kuşatmayı kaldırıp payitahta dönmeniz... ...her iki taraf için de en hayırlısı olacaktır.

transcription.speaker 28

İnşallah Emir Güne de senin gibi cesurdur asker.

Bunca yol geldin.

Savaşmadan dönmeye niyetin yok.

transcription.speaker 31

Arzunu savaşmak ise... ...her bir Acem neferi... ...kanının son damlasına kadar...

...Revan'ı müdafaa edecektir.

Fakat... ...bilmenizi isterim... ...Şah Safi yakında büyük bir orduyla gelecek.

transcription.speaker 27

Derin Şahı'nın mektubunu okusun.

transcription.speaker 28

O çok güvendiğiniz Şahı'nın Safi gelmeyecek.

...Revan'dan... ...askerinden... ...ve dahi kendi kanından olma... ...emir güveneden çoktan vazgeçmiş.

Anlayacağın asker... ...yalnız kaldınız.

Var git... ...emirine teklifimi ilet.

Bakalım Emir Güğün'e teklifimi işitince ne cevap verecek?

Savaş yapmayı mı seçecek, sulh yapmayı mı?

Bana kalırsa hünkârım teslim olmayacaklar.

Lakin direnecek güçleri de yok.

Revan Kalesi er ya da geç düşecek.

Hünkârım en büyük zafer kan dökülmeden kazanılan zaferdir.

Emir Güğün'e vaziyeti öğrenince usul yapmak için yol arayacaktır.

transcription.speaker 25

Hünkârım, Nefi kulunuz geldi.

Huzura kabulü beklerler.

transcription.speaker 28

Gelsin.

transcription.speaker 15

Bağışlayın hünkârım, rahatsız ediyorum.

transcription.speaker 28

Hayırdır Nefi, bir şey mi oldu?

transcription.speaker 15

Hayretimi mazur görün.

Tahmaz kulu emirgüğüne teslim mi oldu?

transcription.speaker 28

Nereden çıktı bu?

transcription.speaker 15

Biraz evvel kendisini otağınızdan çıkarken gördüm.

Ben de teslim oldu sandım.

transcription.speaker 28

Ne emir güğü nesi?

transcription.speaker 15

Elçi heyeti değil mi onlar?

Yanılmış olmayasın.

Yok paşam.

Malumunuz kendisini daha önce gördüm.

Sohbet etmişliğim var.

Eminim o. Serpuş'un da mücevherler olan mavi göz.

Emir güğü ne o?

transcription.speaker 28

Demek İmirgün'ü el çıkılığında karşıma çıktı öyle mi?

Dediğin kadar varmış hakikaten Nefi.

Cesura danmış vesselam.

transcription.speaker 1

MÜZİK

transcription.speaker 36

Sultanım, bu yağ size iyi gelecek.

Tüm sıkıntınızı, derdinizi dağıtacak.

transcription.speaker 9

İnşallah.

Şimdiden iyi geldi.

transcription.speaker 22

Gel.

Sultanım, rahatsız ediyorum fakat Halil Paşa haber gönderdi.

transcription.speaker 9

Evet.

transcription.speaker 22

Paşa'ya malumat getiren... ...Kilimci gelmiş yine.

Gülbahar Sultan.

Bu akşam biriyle buluşacakmış.

Âlâ.

transcription.speaker 9

Bostancılara haber ver.

Biz de katılacağız.

transcription.speaker 22

Emredersiniz.

transcription.speaker 1

Sana haber hatun.

Hayır olsun.

Sen neden geldin buraya?

transcription.speaker 37

Kaybedecek vakit yok İdris Ağa.

Derhal paşaya haber ver.

Gülbahar Sultan akşam buluşmaya gitmesin.

İstihbarat almışlar.

Baskın yapacaklar.

transcription.speaker 12

Hayır Sultan.

transcription.speaker 37

Ne oluyor burada?

Ne yapıyorsunuz siz?

transcription.speaker 19

Bırakın beni.

En başından beri sana güvenmedim.

Bir işler çevirdiğini biliyordum.

Sonunda yakaladım seni.

transcription.speaker 37

Siz neden bahsediyorsunuz?

Ben hiçbir şey yapmadım.

transcription.speaker 6

Eğer bir yaptığınızı Kösem Sultan öğrenirse... Asıl senin yaptığını öğrenirse ne olacak?

Bence sen onu düşün.

Şimdi anlat.

Haber gönderdiğin paşa kim?

Ne paşası benim?

Paşayla ne işim olur?

İftira atıyorsunuz.

transcription.speaker 19

Her şeyi duyduk.

Gülbahar Sultan bu akşam buluşmaya gitmesin dedin.

Ölmedi mi?

transcription.speaker 37

Ne duyduysanız yanlış duymuşsunuz belli ki.

Gülbahar Sultan kim?

Tanımam etmem.

transcription.speaker 19

Bana yalan söyleme.

Anlat.

Yoksa sağ çıkamazsın buradan.

Kime haber gönderdin?

transcription.speaker 17

Sultanım hoş geldiniz.

Konuştuğumuz üzere yüz bin altın getirdim.

Bu altınlar Şah Safi'nin size ve şehzademize hediyesidir.

transcription.speaker 20

Âlâ.

transcription.speaker 21

Ahalar, hünkârımızla görüşmek istiyorum.

Mühim bir haber getirdim.

transcription.speaker 25

Hünkârımız istirahatteler.

transcription.speaker 21

Sabah gel.

Sabahı bekleyemem.

Mesele mühim.

Arz edip çıkacağım eve.

transcription.speaker 25

O vakit kılıcını ve hançerini teslim et.

transcription.speaker 28

Cezasını sen keseceksin.

Gerekeni yapmaya istedim.

transcription.speaker 34

Seni hep seveceğim Bayezid.

Öldükten sonra bile.

transcription.speaker 21

Hünkârım.

Bağışlayın.

Gecenin bir vakti rahatsız ediyorum sizi.

Fakat arz etmek istediğim bazı hususlar var.

transcription.speaker 17

Şah Safi, Sultan Murad'ın başlattığı savaşın sona ermesini istiyor.

transcription.speaker 20

Ne Sultan Murad'ın ne de Şah'ınızın savaşı benim umurumda değil.

Benim tek arzum Şehzadem'in tahta çıkması.

transcription.speaker 17

Bizim de arzumuz budur.

Eğer muvaffak olursak Van ve çevresini geristiyoruz.

transcription.speaker 20

Amasya'dan ötesini Acemlere vermeye hazırım.

Yeter ki yanımızda olun.

transcription.speaker 17

Siz hiç merak etmeyin Sultanım.

Bundan sonra her daim yanınızdayız.

transcription.speaker 9

Nihayet saklandığın delikten çıktın.

transcription.speaker 21

Şehzadem, Sultan Murat Hakk'ın rahmetine kavuştu.

transcription.speaker 29

Keşke böyle olmasaydı.

transcription.speaker 21

İçiniz rahat olsun Şehzadem.

Artık taht sizindir.

transcription.speaker 1

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.