Muhteşem Yüzyıl: Kösem 50.Bölüm #Yeniden

Muhteşem Yüzyıl: Kösem 50.Bölüm #Yeniden01:58:45

Muhteşem Yüzyıl: Kösem 50.Bölüm #Yeniden Videosu İçin İndirme Bilgileri ve Detaylar

Yükleyen:

Muhteşem Yüzyıl: Kösem

Yayınlanma Tarihi:

01.11.2024

Görüntülenme:

1.6K

Video Transkripsiyonu

transcription.speaker 46

Büyük zaferler kazanacaksınız.

İsminiz büyük padişahlarla birlikte zikredilecek.

Ancak... ...her zaferin bir bedeli olacak.

Kanınız dökülmeden kan dökemeyeceksiniz.

transcription.speaker 29

Hataya yar yok.

En ufak aksilik de hepimizin kellesi gider.

transcription.speaker 25

Canımız uğrunuzda feda olsun şehzadem.

Allah'ın izniyle siz çıkacaksınız tahta.

transcription.speaker 34

Bu hatunu aradığınızı işittim.

Gülbahar Sultan bu akşam biriyle buluşacakmış.

transcription.speaker 42

Bostancılara haber ver, biz de katılacağız.

transcription.speaker 45

Derhal paşaya haber ver, Gülbahar Sultan akşam buluşmaya gitmesin.

transcription.speaker 20

Amasya'dan ötesini Acemlere vermeye hazırım.

Benim tek arzum şehzademin tahta çıkması.

transcription.speaker 34

Bizim de arzumuz budur.

transcription.speaker 42

Nihayet çaklandığın delikten çıktın.

transcription.speaker 29

Sultan Murat Hakk'ın rahmetine kavuştu.

Bize başka çare bırakmadı.

transcription.speaker 43

Artık taht... ...sizindir.

transcription.speaker 41

İbrahim bile ağlamıyor.

Siz niye ağlıyorsunuz?

Sakin olun artık.

Kimse size dokunamaz.

Ben korurum sizi.

transcription.speaker 16

Kana bulanmaktan korkuyorum.

transcription.speaker 38

Melikanlı... ...zalim bir padişah olmaktan korkuyorum.

Zalim olmaktan.

transcription.speaker 6

Ben hiçbir şeyden korkmam.

transcription.speaker 38

O vakit küçüktüm.

Lakin şimdi anlıyorum.

transcription.speaker 20

Beni mağlup ettin.

Lakin sevinme Kösem.

Çok sevinme.

Zira sevincin kursağında kalacak.

Hünkar oğlunun ölüm haberini alacaksın.

Kes sesini.

transcription.speaker 42

Senin yalanlarına inanacak değilim.

transcription.speaker 20

Yalan mı hakikat mi?

Evladının cenazesi gelince anlarsın.

transcription.speaker 6

Yakalayın şunu!

transcription.speaker 25

Kostancılar!

Sultanımızı koru!

transcription.speaker 8

Sultanım... ...benim endişelenmeyi kurtaracağım sizi.

transcription.speaker 50

Yolun sonuna geldin Kösem!

Senin de evlatlarının da devri kapandı!

transcription.speaker 39

Sultanım!

Sultanım!

transcription.speaker 1

Sultanım!

transcription.speaker 29

Hüseyin Paşa ne oluyor, ne bu kargaşanın sebebi?

transcription.speaker 4

Şehzadem maalesef hünkârımıza bir suikast oldu.

transcription.speaker 29

Sen ne diyorsun paşa?

Şehzadem.

Yoksa?

transcription.speaker 17

Şehzadem.

transcription.speaker 29

Şehzadem.

Silahatar.

Ol dünkârımıza.

transcription.speaker 32

Ne?

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 31

Ne yazık ki... ...en yakınımdakiler... ...en güvendiklerim bana hıyan içindiler West.

transcription.speaker 32

Her defasında en beklemediğim yerden vuruyorlar beni.

transcription.speaker 29

Hünkârım.

Kim?

Kim yapmış biliyor musunuz?

transcription.speaker 31

38.

Orta'nın çorbacısı Ferhat Ağa.

transcription.speaker 29

Lakin siz şükürler olsun tedbirinizi almışsınız.

Nicedir şüphelerimiz vardı şehzadem.

Bu sebepten tedbirimizi almıştık.

transcription.speaker 31

Ben sanıp

Bu Masum'u öldürmüş Ferhat'a.

transcription.speaker 29

Ne oluyor?

Ne bu sesler?

Gel annem arasın.

transcription.speaker 32

Ferhat Ağa'da onunla birlik olanlar da cezalarını çekecekler.

Tıpkı onlara bu emri veren alçak gibi.

transcription.speaker 29

Hepimize geçmiş olsun hünkârım.

transcription.speaker 32

Demek ki niyadım dolmamış.

transcription.speaker 8

Sizi ikaz etmiştim sultanım.

Çıkmayın demiştim.

transcription.speaker 20

Ben Acemlerden emin olmak, onlara güven vermek istedim.

Benim esas merak ettiğim... ...sen nasıl haber aldın da yetiştin?

transcription.speaker 8

Sana haber Hatun.

Kösem Sultan'dan öğrenmiş.

İdris Ağa'dan malumatı alır almaz çıktık yola.

Neyse ki tam vaktinde yetiştik.

Fakat Sultanım... ...bir daha buradan çıkmanıza izin vermeyeceğim.

Hiçbir suretle açılmayacak kapılar.

Eğer size bir şey olsaydı ne manası kalırdı tahtın saltanatın?

Hala anlamıyor musunuz?

Sizin olmadığınız bir dünyada nefes almak zuldür bana.

transcription.speaker 20

Sinan Paşa.

Hislerin malumum.

Ve bu benim için mühim.

Lakin vaziyetimiz aşikar.

Ben bir şehzade anasıyım.

Ve benim tek bir davam var.

O da şehzadem Bayezid.

transcription.speaker 42

Hislerini göm.

transcription.speaker 20

Hisler insanı zayıf düşürür.

Şimdi bana söz ver.

Başıma ne gelirse gelsin yaşayacaksın.

Ve son nefesine kadar... ...oğlum için savaşacaksın.

Söz ver bana.

transcription.speaker 1

Sözüm söz sultanım.

transcription.speaker 21

Vaktin daralıyorsan haber.

Ne biliyorsan anlat.

Gülbahar Sultan hala yaşıyor mu?

Paşa dediğin kim?

Konuş.

transcription.speaker 45

Seni hiç anlamıyorum Farya.

Neyin çabası bu?

Kimin için?

Ne diyorsun sen?

Ne olacağını sanıyorsun diyorum.

Çocuğun doğunca ne olacak?

Evladını elinden alacaklar.

Ve Sultan Murat ölüm fermanını verecek.

Tıpkı Ayşe Sultan'a yaptığı gibi.

Yerinde olsam hiç vakit kaybetmez kaçardım bu saraydan.

Kendini değilse bile doğacak çocuğunu düşün.

transcription.speaker 21

Sana mı kaldı bana akıl vermek?

Ben Sultan Murat'ın nikâhlı karısıyım.

Ve buradan ancak ölüm çıkar.

Anladın mı?

Ölüm.

Herkes gerçek yüzünü görecek.

Kalk.

Bırak.

transcription.speaker 6

Konuşmada yürü.

Validem.

Geçecek.

Geçecek.

Hacı ağa nerede kaldı bu hekimler?

Validem ölüyor.

transcription.speaker 34

Şimdi gelirler sultanım.

Nasıl oldu peki?

Validen nasıl bu hale geldi?

İslam Gülbahar Sultan'ı yakalayacakken yüzleri kapalı birileri geldi ve bize saldırdılar.

Bu ingamede Gülbahar Sultan kaçtı.

Vadi Sultanımız da fenalaştı.

transcription.speaker 13

Hacı ağam neler söylüyorsun sen?

Allah'ım neler duyuyorum.

Gülbahar Sultan yaşıyor mu?

transcription.speaker 24

Gülbahar Sultan yalnız değil.

Bayezid'le ittifak içinde.

İnşallah validemiz... ...bir an evvel ayaklanır.

Yoksa hepimizin sonu fena.

transcription.speaker 1

Tamam.

transcription.speaker 1

Tamam halden geçeceğim.

transcription.speaker 21

Lalezer kalfa.

Gör bak.

Hünkarımızın koynuna yolladığın hatun nasıl bir hain çıktı.

transcription.speaker 49

Sultanım ne diyorsunuz?

Gülbahar Sultan ölmemiş.

Canavver hatun da onun casusuymuş meğer.

transcription.speaker 45

Yalan söylüyorlar sakın inanma.

Ben hain falan değilim.

Asıl yalan söyleyen kendisi.

transcription.speaker 5

Siz derhal has odaya gidin.

Sultanımızın vaziyeti acil.

Kösten Sultan'a bir şey mi oldu?

Maalesef sultanım.

Kendinde değiller.

transcription.speaker 45

Ben sultanımıza yardım edebilirim.

Kes sesini.

Kim bilir ne hainlikler var yine aklında.

Benim tek düşündüğüm valide sultanımızın sıhhati.

Ne oldu bilmiyorum.

Lakin ben yardım edebilirim.

Beni ona götür.

Nedir o içirdiğiniz?

Şıra mı?

Sakın içirmeyin daha kötü olacak.

transcription.speaker 21

İnanmayın bu hatuna.

Gülbahar Sultan'a haber yollarken yakaladım.

Sakın güvenmeyin.

transcription.speaker 24

Gülbahar mı?

Sen de mi?

transcription.speaker 45

Sultanım benim hiçbir suçum günahım yok.

Hacı sen biliyorsun.

Her daim sultanımızın yanındayım.

İzin verin yardım edeyim.

transcription.speaker 33

Hastalığı belli hatun.

Tatlı verince iyi gelir.

transcription.speaker 45

Hayır sakın vermeyin.

Öldüreceksiniz sultanımızı.

Allah'ım sen koru yarabbim.

Hatun doğru söylüyor şehzadem.

Sultanımız fenalaştı.

transcription.speaker 43

Validem.

transcription.speaker 45

Ben sultanımızın şifasını biliyorum.

İzin verin yardım edeyim.

transcription.speaker 24

Neymiş şifası söylesene.

transcription.speaker 45

Su.

Evvela su vereceğiz.

Ben tamam diyene kadar su içmesi gerek.

Daha sonra ben bir merham hazırlayacağım.

Çemen otu, acı baklı otu ve zerdeçal gerek bana.

Hekim kadın.

Ne duruyorsunuz?

transcription.speaker 6

Getirsenize söylediklerini.

Siz de durmayın su getirin çabuk.

transcription.speaker 2

Çemen ve zerdeçal var.

Ancak acı baklı otu yok.

Sarayda bulunmaz.

transcription.speaker 25

Ben bulurum.

transcription.speaker 21

Halidem.

transcription.speaker 32

Hatay Hanım.

Ben seni yeni çelikullarımı zapt ettiği ocağın başına geçirdim.

Sen... ...gözünün önündeki ihaneti görememişsin.

transcription.speaker 28

Hünkârım... ...ben her ortaya güvendiğim birini yerleştirdim.

İfşa olmuş.

Ondan gizli yapmış soysuzlar.

Biliyorum bu mazeret değil.

İhmalim büyük cezama razıyım.

Ne cezası Kemal Keş?

İzahat ver.

Başka kim var bu işin içinde?

Bütün ağalar sorgu sual ediliyor hünkârım.

Anlaşılan o ki ihanet çemberi Ferhat ağa ve ortasından ibaretmiş.

O vakit topyekun bir isyan değil.

Değil paşam.

Aralarından kaçmaya teşebbüs edenler olmuş.

Sabaha kalmaz hepsini yakalayıp ordugaha getiririz.

transcription.speaker 31

Ben mi hata yapıyorum?

Yok yere herkesten şüpheleniyorum diye hayıflanırken.

Şu hale bak Mustafa.

Hıyaneden yakınımdan geldi.

Kanımdan.

transcription.speaker 29

Hünkârım.

Şükürler olsun ki sağ salim başımızdasınız.

Doğrusunu söylemek gerekirse Şehzade Bayezid'den ben de şüphe etmezdim.

transcription.speaker 32

Neden?

Yerime neden göz diktin?

O büyük yangından sonra... ...tahtta senin oturmanı haykıran bir kadın çıkmıştı karşımıza.

Onun sözleri mi cesaret verdi sana?

transcription.speaker 2

Keşke!

Keşke!

Sen değil de şehzademiz olsaydı tahta!

transcription.speaker 32

Yahut... ...validen mi zehirledi seni?

Bayezid'i tahta çıkartmak istemişsiniz.

transcription.speaker 19

...karım ben asla.

transcription.speaker 32

Yoksa... ...meftun olduğun hatunun canını almanı istediğim için mi?

Ağabey.

Gerekeni yap Bayezid.

transcription.speaker 31

Yapmam demiştin.

transcription.speaker 29

Sana ihanet etmem demiştim.

Bilin ki Fitnihli'nin sözlerinin yüreğinde, zihnimde kapalıdır.

Bizim aramızda çok güçlü bir köprü var.

Ve her kim bu köprüyü yıkmaya kalkar altında ezilir.

Hünkârım.

Rabbim şahidim olsun ben size zinhar ihanet etmem.

transcription.speaker 32

Neden Bayezid?

Neden?

Yerime neden göz diktin?

transcription.speaker 45

Yanlış bir şey yapmadığına eminsin değil mi?

Eminim sultanım.

Bana güvenin.

transcription.speaker 43

Nasıl oldu validen?

Su içiriyorlar.

Vaziyeti aynı.

Sen getirdin mi Sena Meral Hatun'un söylediklerini?

Al Hatun ne yapacaksan bir an önce yap.

transcription.speaker 45

Emredersiniz şehzadem.

Siz su vermeye devam edin.

Bana bir hançer lazım.

transcription.speaker 34

Hançer mi?

Ne yapacaksın hançeri?

transcription.speaker 45

Sultanımızın vücuduna küçük bir kesik atmam lazım.

Merhemi oraya süreceğim.

transcription.speaker 52

Ne istiyorsa verin.

transcription.speaker 1

Hadi.

transcription.speaker 43

Bana bak hatun.

Eğer validem iyileşmezse... ...bu saraydan sağ çıkamaz.

transcription.speaker 16

Ne diyorlardı Gülbank'ta paşam?

Baş üryan, sine püryan, kılıcımız alkan.

Nice başlar kesilir, hiç olmaz toran.

Eyvallah, eyvallah.

Bakalım bu gözler daha neler görecek.

Baş kaldıranın başı kesilir elbet.

transcription.speaker 9

Destur!

Sultan Murad Han hasretleri!

transcription.speaker 36

Bu hain ve onun ortası.

Rahmetli abim Sultan Osman'ı katleden 65. ortanın izinden giden alçaklardır.

Dün gece canıma kastettiler.

Lakin muvaffak olamadılar.

transcription.speaker 37

Ferhat ağa, sen ki bu işin başısın.

Hançer tutan elsin.

Söyle kimden aldın emri?

transcription.speaker 30

Söyle ağa.

Söyle bir mezarın olsun.

Yoksa köpeklere yem edeceğim seni.

transcription.speaker 25

Sultan Murad.

Emri kimden aldığımı merak ediyorsun demek.

transcription.speaker 46

Söyleyeceğim.

transcription.speaker 9

Ben emri... ...mazlumlardan aldım.

Senin zulmüne uğrayan... ...gazabından yaka silken... ...mazlumlardan aldım.

Ben muvaffak olamadım.

Lakin biri çıkacak...

Elbet biri çıkacak.

Ve bizim yapamadığımızı yapacak.

Senin zulmüne son verecek.

transcription.speaker 36

Kıyanet!

Kimden, nereden gelirse gelsin!

Cezasız kalmaz!

transcription.speaker 40

Eyvallah!

transcription.speaker 18

Altyazı M.K.

transcription.speaker 16

Kahrımız kılıcımız düşmana ziyan... ...kulluğumuz padişaha ayan... ...demine devranına... ...hu diyelim.

Hu.

transcription.speaker 11

Hünkârım... ...elim bir hadise.

Sefer esnasında düşmanla cenk etmek yerine... ...kendini besleyen eli ısırdı gafiller.

transcription.speaker 32

Şeyhülislam Efendi.

Senden bir fetva istiyorum.

transcription.speaker 11

Hangi husustu hünkârım?

transcription.speaker 32

Bir vakit...

...çiftçilikle uğraşan bir Adem yaşarmış.

Bir de onunla birlikte pek güvendiği... ...canını dahi emanet etmekten kaçınmayacağı bir kardeş yaşarmış.

Bu iki kardeşin arasından su sızmazmış.

Lakin bir gün... ...bu kardeş doğru yoldan sapmış.

Hıyanet bataklığına saplanmış.

...düşmanıyla birlik olup çiftliğe el koymaya kalkmış.

Çiftlik sahibi tedbirli olduğundan... ...soysuzların hakkından gelmiş.

transcription.speaker 38

Kalmışlar kardeşle baş başa.

El sual.

Bu hain kardeş için... ...Şeren... ...ne yapmak lazım gelir?

transcription.speaker 11

Hünkârım, yoksa şehzademiz...

Müsaadeniz olursa ben sualinizi düşünmek isterim.

Arzu ettiğiniz üzere fetva olarak takdim ederim.

transcription.speaker 3

Onca vakit bekledik.

Uygun zamanı kolladık.

Sen hedefimize ulaşmaya ramak kalmışken her şeyi berbat ettin.

transcription.speaker 45

Beni suçlamadan evvel dinle.

Şayet Kösem Sultan ölseydi biz de kurtulamazdık.

Meğer Feryo Sultan peşimdeymiş.

Dün geceki konuşmalarımızı dinlemiş.

Evvela beni bir odaya kapattı.

Konuşturamayınca da lalezer kafanın önüne attı.

transcription.speaker 3

Sen de üzerindeki töhmetten kurtulmak için Kösem Sultan'a yardım ettin.

transcription.speaker 45

İşe yaradı, merak etme.

transcription.speaker 3

Peki Farya Sultan?

O ne olacak?

İyice başımıza bela olmaya başladı.

transcription.speaker 45

İcabına bakacağım, merak etme.

Bir ilaç vereceğim, herkes düşük yapıp öldüğünü sanacak.

Bir müddet görüşmek yok.

Ne benimle, ne de Sinan Paşa'yla.

Tüm gözler üzerimiz dalacak.

transcription.speaker 34

Diabet istiyorlarmış bu illete.

Sultanımız rahatsızlandığında... ...akide şekeri, şerbet... ...ülhasa tatlı bir şeyler veriyordum ve... ...sultanımız kendine geliyordu.

transcription.speaker 52

Bu sefer... ...neden böyle oldu ben de anlamadım.

Niye daha evvel söylemediniz?

Niye haberimiz olmadı Hacı Ağa?

Şehzadem.

Sultanımız bizzat tembih etti.

transcription.speaker 34

Üzülmemeniz için.

transcription.speaker 1

Atike.

transcription.speaker 22

İnan bana.

transcription.speaker 21

O aile konuşmalarına bizzat şahit oldum.

Farya, Hatun validemi kurtarmak için çırpındı resmen.

Öyle olsa niye yardım etsin ki?

transcription.speaker 22

Nereden biliyorsun yardım ettiğini?

Daha ne yaptığını bilmiyoruz.

Hem validem daha iyileşmedi.

transcription.speaker 40

İbrahim.

transcription.speaker 43

Validem.

transcription.speaker 24

Uyandı.

Validem uyandı.

transcription.speaker 22

Rabbim dualarımızı kabul etti.

Validem.

transcription.speaker 1

Çok şükür.

transcription.speaker 1

Validem.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 39

Ateş!

transcription.speaker 9

Topları yeniden doldurun!

transcription.speaker 17

Bitir kaleyi toplarla dövüyoruz.

Nice burçları yakılsa da henüz geri kaçamadık.

Tahkim edilmiş.

Aman verme deli.

transcription.speaker 32

Toplar susmayacak.

transcription.speaker 28

Hünkârım.

Lağımcı kullarınız da canla başla iki koldan kazıyorlar.

Böyle giderse fethü zafer yakındır.

Fakat emir güğüne teslim olmazsa muhasara uzar.

Kış da erken bastırırsa işimiz daha da zorlaşır.

transcription.speaker 32

İnşallah emir güne kazanamayacağı bir savaşı sürdürmekte ısrar etmez.

transcription.speaker 35

Hazırlar!

transcription.speaker 23

Görüyorsun değil mi Abbas?

Suyumuzu kestiler.

Erzağımız da günden güne azalıyor.

transcription.speaker 53

Daha ne kadar dayanırız bilmiyorum.

Bir müddet daha dişimizi sıkalım.

Şah Saif Hazretleri elbet yardım gönderecektir.

transcription.speaker 23

Sen hala ondan medet mi umuyorsun?

Umurunda değiliz anla artık.

Kaderimize terk etti bizi.

transcription.speaker 35

Emirim, Sultan Murat elçi göndermiş.

Huzurunuza çıkmak ister.

Al içeri.

transcription.speaker 23

Şair Nefi.

Sultan Murat elçi olarak seni mi tayin etti?

transcription.speaker 16

Siz kendinizi yollayınca elçi kılığında...

Hünkârımız altında kalır mı?

O da bir şair yolladı ayağınızı.

transcription.speaker 23

Âlâ, âlâ.

Sen buradayken top atışlarını ara verseydi bari.

Ziyan olmayasın gelip giderken.

transcription.speaker 16

Nüktedanlığınız takdire şayan.

Bilhassa ölüme giderken.

Hünkârım... ...bunu size yolladılar.

transcription.speaker 32

Ey Tahmasp kulu Emir Güne!

Ben ki yedi iklimin padişahı Sultan Murad Han.

Bu sana son ihtarım.

Revan Kalesi er yahut geç düşecek.

O gün eli kılıç tutan herkesin başı kesilecek.

Kadınlarınız, çocuklarınız esir alınacak.

Fakat derhal teslim olur, merhametime sığınırsan... ...kahrımın kılıcı kınına tekrar girer.

transcription.speaker 23

Şahin evi var git, hünkârına söyle kaleyi teslim edeceğim.

Direnmeyeceğim.

Lakin bir şartım var.

transcription.speaker 21

Validem bu hatuna inanmayın.

Gülbahar Sultan'ın casusu diyorum kimse inanmıyor.

Dün gece bir aile konuşurken gördüm.

Gülbahar Sultan'ı ikaz etmek için bir paşaya haber yolluyordu.

Kimmiş o paşa?

İsmini söylemedi.

Ama yüzü burada.

Kendisi anlatsın.

transcription.speaker 45

Valide Sultan'ım.

Allah şahidim olsun iftira bu.

Anlaşılan Ayşe Sultan'dan kurtulduğu gibi benden de kurtulmaya çalışıyor sultanımız.

Bir kılıf arıyordu.

Gülbahar Sultan'ın yaşadığını işitince de aradığı kılıfı buldu.

Sen kimsin?

transcription.speaker 42

Ne cüretle benimle böyle konuşursun?

Hale yeter.

Sen de laflarına dikkat et.

transcription.speaker 45

Bağışlayın.

Neceder sultanımız tehdit ediyordu.

Ben o sebeple.

Hem eğer dedikleri doğruysa.

Hainsem.

transcription.speaker 21

Neden size şifa olayım?

Yakalandığını anlayınca kendini kurtarmak istedi.

Olamaz mı?

transcription.speaker 42

Sen nereden biliyorsun benim hastalığımı?

Hekimler dahi çare olamazken sen nasıl şifa oldun?

transcription.speaker 45

Büyükvalidem.

O da aynı hastalıktan muzdaripti sultanım.

Sizde de epeydir renzere mağaralar görüyordum.

Bilhassa... ...haşa huzurdan... ...sürgün edildiğiniz gün.

Fenalaşınca... ...Hacı Ağa size tatlı vermişti.

transcription.speaker 21

O gün anladım.

Validem.

Bana inanmıyorsanız o ağayı bulun.

İdris Ağa.

transcription.speaker 5

İdris Ağa'yı tanırım sultanım.

Bazı vakitler öte beri ısmarlar.

transcription.speaker 21

Allah'tan şahitlerim var.

Sen ne yalancı ne sahtekar bir hatunsun.

Kendi gözlerimle gördüm.

transcription.speaker 42

Yeter.

Yeter hasta hasta uğraştırmayın beni.

Dairelerinize dönün.

Biri değil iki değil.

Bir de sana haber çıktı şimdi.

Gülbahar'ı elimizden kaçırdık.

Ya dedikleri doğruysa Gülbahar'ın.

Ya oğlum seferden dönemezse.

transcription.speaker 34

Allah'a mesirgesin sultanım.

O meczubun söylediklerine kulak asmayın.

Zannımca maksadı suyu bulandırmak.

transcription.speaker 20

Nihayet ne oldu öğrenebildin mi?

Kösem ölmüş mü?

transcription.speaker 8

Kösem Sultan hâlâ yaşıyor.

transcription.speaker 20

Hasta değil miydi bu?

Katil suretle ölür demediler mi?

Bu nasıl bir iş bilmezlik?

Sana dedim.

Acem ipiyle kuyuya inersek olacağı bu işte.

transcription.speaker 8

İşin tuhafı Sanaber Hatun'la da İdris Ağa'yla da irtibat kuramıyorum.

Eğer ifşa olur da konuşurlarsa benim adımı da verirler.

transcription.speaker 20

Allah'ım, Allah'ım her işimiz ters gidiyor, her işimiz ters gidiyor.

Kösem haber uçuracak şimdi.

Beni gördüğünü yazacak oğluna.

Üstelik bu sefer şahitleri de var.

Kösem'in yazdıkları ordugaha ulaşırsa maazallah Bayezid'in hayatı tehlikeye girer Sinan Paşa.

transcription.speaker 8

Dua edelim de Sultan Murat'ın icabına bakmış olsunlar.

transcription.speaker 20

İşimizi talihe mi bırakacağız?

transcription.speaker 8

Hayır.

Ben sefer güzergahındaki her bir menzile adamlarımı koyacağım.

Kösem Sultan'ın ulaklarına geçit vermeyeceğiz.

transcription.speaker 10

Yüzü örtülü adamlar sanki biri haber vermiş gibi aniden geldi sultanım.

Bu vaziyet Fahriye Sultan'ın söylediklerini teyit eder gibi.

Lakin hatun size şifa almış, kurtarmış.

transcription.speaker 42

Ben de kime inanacağımı şaşırdım.

Fahriye Hatun'a düşman, tehdit ediyormuş.

transcription.speaker 10

İkisinden birinin yalan söylediği aşikar.

transcription.speaker 42

Zamanla doğru olan ortaya çıkar.

Bitti mi?

transcription.speaker 10

Bitti sultanım.

transcription.speaker 42

Halil Paşa bunu al.

En güvendiğin ulakla ordugaha gönder.

Keman keçe gidecek.

Aman diyeyim başkasının eline geçmesin.

transcription.speaker 10

En hızlı ve muhtefat ulağımızla gönderim sultanım.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 16

Emir günü... ...kaleyi teslim etmeye... ...gönüllü hünkârım.

Ve fakat... ...bir şartı var.

transcription.speaker 28

Hadsiz melun.

O kim oluyormuş da Cihan padişahına şart koşuyormuş?

Elçi kılığında geldiği yetmezmiş gibi şimdi de bu.

transcription.speaker 32

Hünkârım müsaade buyurun.

Biz de alayım kendini.

Evvela teklifini bir duyalım.

transcription.speaker 16

Sizinle tarafsız bir alanda kılıç dövüşü yapmak istiyor hünkârım.

Kaybederse Revan'ı teslim edecekmiş.

Olacak şey değil.

Cüriyete bakın.

transcription.speaker 32

Farz-ı muhal galip geldi.

O vakit isteği nedir gafilin?

transcription.speaker 16

Revan'ı onun hakimiyetine... Onun hakimiyetine bırakmanızı istiyor hünkârım.

Acem'den dahi Osmanlı'dan azade müstakil bir beylik kuracakmış.

transcription.speaker 32

Bana meydan okuyor demek öyle mi?

Âlâ.

Madem arzusu bu, kabul ettim.

transcription.speaker 29

Hünkârım bağışlayın.

Lakin bu bir tuzak.

Cenk meydanında baş edemeyince bu yolla sizin canınıza kastetmek istiyorlar.

Mustafa Paşa'nın hakkı var hünkârım.

Düşmana nasıl idimad edersiniz?

transcription.speaker 32

Emirin kim olduğu belli.

Niyeti belli.

Düşmanlığını gizlemiyor.

Ardından Acem oyunu çıksa dahi ben hesabımı bilirim.

Rabbim yüze gülüp kuyu kazanlardan sakınsın.

Emir'e haber verin.

Ne vakit nerede isterse gelsin.

Daha fazla kan dökülmeden muhasara bitecek.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 34

Yakalayın şunu.

Aç ağzını aç.

Bırak.

Ver şunu.

Nereye kaçacağını sanıyorsun İdris?

Yolun sonuna geldin.

Bunca yıldır koynumuzda yılan beslemişiz.

Götürün şunu.

transcription.speaker 40

Bırak!

Ne yapıyorsun?

Çekil!

Çekil!

Çekil!

transcription.speaker 1

Çekil!

transcription.speaker 51

Gel.

transcription.speaker 34

Fahriye Sultan'ım.

Bu haini... ...haber gönderirken yakaladık.

Fahriye Sultan haklıymış.

Oku.

Fahriye Sultan...

Senaber Hatun'la konuşmamızı işitmiş.

Az kalsın ifşa alıyorduk.

Gözleri üstümüzde.

Bundan böyle yüz yüze görüşmemiz tehlikeli olur.

transcription.speaker 42

Demek sen de Gülbahar'ın köpeğisin.

Başka kim var?

Bir paşa varmış aranızda.

Kim o?

Kim o?

Konuş.

Konuş yoksa ölmekten beter ederim seni.

transcription.speaker 9

Yakalayın şunu!

transcription.speaker 6

Sultanım.

Farya.

Sultanım.

Farya.

İyi misiniz?

İyi misin?

Bebeğim.

Kızlar, hekim çağırın.

Çabuk.

Hadi çabuk olun.

Devir, devir.

Tamam, sakin.

Geçti.

Geçti.

Nefes al.

Hekim çağırın, hadi.

Çabuk.

transcription.speaker 1

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

transcription.speaker 11

Hünkârım daha evvelden sual ettiğiniz husus hakkında bir fetva yazdım.

transcription.speaker 32

Birbirine karşı muhabbet ve merhamette aile yek bir vücut gibidir.

Fertleri de uzuvları.

Bir uzuv hastalandığında vücut nasıl onu korumak için savaşıyorsa kul da ailesi için savaşmalı.

Lakin bazı haller vardır ki orada kurtuluş yoktur.

...cerahatli bir kolu kesmezsen... ...irin bütün vücudu sarar... ...çürütür, yok eder.

Hıyanet de ruhun cerahatıdır.

Bu sebeple cezası en çabuk verilen şer... ...hıyanettir, isyandır.

Düşmanlarıyla birlik olup ailesine isyan eden zatın... ...nizamı alem için şer'en katli...

...vaciptir.

transcription.speaker 11

Kuran-ı Kerim... ...Âdem oğluna... ...yol gösteren... ...bir haritadır hünkârım.

Bu sebeple... ...Allah... ...her kuluna... ...seçme kabiliyeti ihsan etmiştir.

Hangi yoldan gideceğine kul karar verir.

transcription.speaker 22

Bebeğim.

İyi mi?

transcription.speaker 51

Merak etmeyin sultanım.

Her şey yolunda.

Bebek gayet iyi maşallah.

Şükürler olsun sultanım.

transcription.speaker 49

Korkmayın artık geçti.

transcription.speaker 42

Geçmiş olsun.

transcription.speaker 51

Farya da bebeği de iyi validem.

transcription.speaker 21

Yalnız Tanaber Hatun nasıl böyle bir şey yapar aklımı almıyor.

Hatun casus Atike.

Ben söyledim.

Ama hiçbiriniz bana inanmadınız.

Bilhassa siz validem.

O yılanı hünkârımızın koynuna bile soktunuz.

Farya.

Belli ki hala hadisenin tesiri altındasın.

O hatun beni bu gece öldürmeye çalıştı Atike.

Kim bilir daha neler neler yaptı.

Validem.

Kim bilir?

Belki sizi hasta eden de odur.

transcription.speaker 42

Seninle konuştuktan sonra içime bir kurt düştü.

İdris Ağa'yı takip ettirdim.

Suçüstü yakaladık.

Evet, haklıymışsın.

Hatun casusmuş.

transcription.speaker 21

Nihayet.

transcription.speaker 42

Paşanın kim olduğunu öğrenebildiniz mi?

Yok, sorgu sual ederken canın akıydı.

Sana haberdi öldü.

Gülbahar'ı yakalamak için elimizde hiçbir şey kalmadı.

transcription.speaker 23

Sultan Murat.

transcription.speaker 32

Ne vakit görsem başka suretle karşıma çıkıyorsun.

Geçen sefer elçiydin, şimdi şahzadesin.

Söyle, hangisi sensin?

transcription.speaker 23

Suretler insanı yanıltır.

Mühim olan kişinin özüdür.

Onu da ancak sizin gibi mahir bir göz görebilir.

transcription.speaker 32

Bir güvercin... ...kartala meydan okuyorsa... ...bunun ne kadarı cesaret... ...ne kadarı siyaset... ...ne kadarı gaflet... ...düşünmek gerek.

İnşallah bu yiğidin ardında... ...bir hilekar yoktur.

transcription.speaker 23

Ben sadece... ...kaderine terk edilmiş askerlerimi... ...ve onun çocuklarını, kadınlarını korumak için buradayım.

Şerefimle ölmeye geldim.

Yahut öldürmeye.

transcription.speaker 32

İleğin de dilin kadar kuvvetliyse ne âlâ.

Şimdi biz susacağız.

Kılıçlarımız konuşacak.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 39

Hünkarım!

Emir!

Bu mu?

transcription.speaker 40

Bu mu senin yiğitliğin?

transcription.speaker 25

Emir!

Sultan Murat!

Allah şahidim olsun ki benim böyle bir hüyanetle alakam yok.

Zinhar böyle bir emir vermedim.

Hünkârım inanmayın bu haine.

Alenen size tuzak kurmuşlar.

Af değil.

Canımı almanızı dilerim.

Ben bu cengi kaybettim.

Ve söz verdiğim üzere Revan Kalesi sizindir.

transcription.speaker 23

Canım da öyle.

Eğer mağlup olursam...

Kapıları açın.

Sultan Murat'a şehrin anahtarını teslim edin.

Zin harkan dökülmeyecek.

transcription.speaker 43

Halka'ya.

transcription.speaker 32

İnandım.

Kabul ettim.

Senin gibi cesur, yiğit, şerefli bir serdarı karşımda değil yanımda görmek isterim.

Mazini, hanedanını unut.

Ondan böyle Şahı'nın değil, benim kulumuz.

transcription.speaker 17

Şehzadem.

Hünkarım sizi beklerler.

Hayır olsun Hüseyin Paşa'm.

Malumatım yok şehzadem.

transcription.speaker 18

Hünkarım.

transcription.speaker 29

Beni çağırmışsınız.

Bir yere mi gidiyoruz?

transcription.speaker 32

Biz değil Bayezid.

Sen gidiyorsun.

Haytahta döneceksin.

Bu hususi mektubu da Valide Kösem Sultan'a ileteceksin.

Emredersiniz hünkârım.

Kemal Keşah da sana refakat edecek.

transcription.speaker 29

...Tebriz'e yürüyeceğiz.

Yanınızda kalıp, Tebriz zaferinize de şahit olmak isterdim.

İnşallah Rabbim, Bağdat'a birlikte girmeyi nasip eder.

transcription.speaker 38

İnşallah.

İnşallah kardeşim.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 1

Altyazı M.K.

transcription.speaker 40

Ey ahali!

transcription.speaker 48

Padişahımız Sultan Murad Han... ...Müslümanlara şart ve farz olan... ...cihad ve gaza farzını eda etmiştir.

Levan yeniden Osmanlı mülküdür.

Padişahımız ordusunun başında Tebriz'e yürümektedir.

transcription.speaker 1

Padişahım çok yaşa!

transcription.speaker 40

Padişahım çok yaşa!

Padişahım çok yaşa!

Padişahım çok yaşa!

transcription.speaker 28

Şehzadem gitmemiz gerek.

transcription.speaker 19

Ben Sultan Murat'ın ölüm haberini beklerken zafer haberini alıyorum.

transcription.speaker 47

Ferhat ağa işleri yüzüne gözüne bulaştırmış belli ki.

transcription.speaker 19

Madem Sefer nihayet bulmadı... Şehzadem neden payitahta döndü o zaman?

İçimde kötü bir his var Yakup ağa.

Sultan Murat bir şeylerden şüphelenmiş olmasın.

transcription.speaker 47

Sanmam sultan.

Öyle olsa şehzademizi payitahta yollamazdı.

transcription.speaker 16

Ayare nikah etmediğin... ...naaz sanırdım.

Çok lütf imiş ol aşkına ben az sanırdım.

Seyir eylemesem aynada aksi cemalin.

Hüsn ile sen meh gibi mümtaz sanırdım.

transcription.speaker 23

Ne vakit dinlesem mest oluyorum.

Fevkalade bir eser.

transcription.speaker 32

Gazalde nefinin üstüne yoktur.

transcription.speaker 23

Hakkınızda çok şey işittim.

Belli ki çoğu yalan.

Şiire, musikiye verdiğiniz... ...kıymet malumum.

İyi bir şair oldunuz da.

Münasip bir vakitte... ...sizin de ruhunuzun kelamını duymak isterim.

transcription.speaker 32

Ne konuşuyorlar ardımdan?

Zalim olduğumu mu söylüyorlar?

transcription.speaker 23

Hiçbir yergiye müsamahanız olmadığını.

Oysa ki...

Siyah Mıkaza'da devlet erkanına sarf ettiği ağır sözlere rağmen... ...Nefi'ye gösterdiğiniz hürmeti görünce yalan olduğunu anladım.

transcription.speaker 27

Nefi.

Ver bakalım Siyah Mıkaza'yı.

Bakalım kimleri hicvetmişsin.

transcription.speaker 16

Ben...

Dilim döndüğünce doğru bildiğimi yazdım.

transcription.speaker 30

Ne güne kaldı medet devleti Ali Osman?

Hey yazık.

Hey ne musibet.

Bu ne madem?

Ha köpek.

Sen kadar düşmeni devlet mi olur?

Ahınsır.

Ne turur saltanatın sahibi?

Bilsem a köpek.

transcription.speaker 32

Gökten nazire indi Siham'ı kazasına.

Nefi diliyle uğradı hakkın belasına.

Kim bu Hicvettin Aköpek?

transcription.speaker 16

Ben miyim?

Haşa hünkârım.

Sümme haşa.

Kimin adına ben bu hicviyeyi... ...merhum Abaza Mehmet Paşa'ya yazdım.

Ahaliye çektirdiği ızdıraplardan mütevellitti.

transcription.speaker 32

O Hicvettin zat benim veziri Salim.

Ben bu hakareti divanıma yapınca dilerim.

transcription.speaker 16

Bundan böyle sana hicvi yasaklıyorum Nefi.

Aman hünkârım etmeyin.

Ben ne kaleme tutan elime mani olabilirim... ...ne de hicvin döküldüğü dilime.

transcription.speaker 32

Olacaksın Nefi.

Yoksa o elini de dilini de keserim.

transcription.speaker 8

Şehzade Bayezid hazretleri... ...erken döndüğünüzü haber alınca hayli endişelendik.

Kötü bir vaziyet yoktur inşallah.

transcription.speaker 29

Aksine... ...payitahtın yıllardır hasret kaldığı bir müjdeyle döndük.

Revan düştü.

transcription.speaker 8

Dört bir anda ilan edilsin.

Emredersiniz şehzadem.

Hünkârımızın muvaffak olacağından zerre şüphem yoktu.

Bu zafer gücüne güç katacak.

transcription.speaker 29

Öyle.

Hünkar abim Kösem Sultan'a da bir mektup gönderdi.

Eski saraya gitmemi icap ediyor.

transcription.speaker 8

Kösem Sultan'ımız buradalar şehzadem.

Hünkarımızın sefere çıkmasının akabinde sarayı hümayene döndüler.

transcription.speaker 42

Ya Gülbahar'ın söyledikleri doğruysa?

Ya Bayezid oğlumun ölüm haberini getiriyorsa?

transcription.speaker 34

Allah korusun sultanım.

transcription.speaker 9

Gel.

transcription.speaker 28

Valide sultanım.

transcription.speaker 42

Bayezid, Kemal Keş.

Oğlum niye gelmedi?

Başına bir şey mi geldi yoksa?

transcription.speaker 28

Telaşlanmayın sultanım.

Hünkârımız afiyette.

İlk seferlerinde muazzam bir zafer kazandılar.

Revan yeniden Osmanlı mülkü oldu.

transcription.speaker 29

Allah'a şükür.

Hünkar abim Tebriz üzerine yola çıktı.

Benim sefayı tahta dönmemi buyurttular.

Bu mektubu size gönderdiler Sultan.

Tabii sizin sarayda olduğunuzdan haberleri yok.

transcription.speaker 42

Ya ne yapacaktım?

Hünkar oğlumun yokluğunda meydanı boş mu bırakacaktım?

Malum, dışarıda hainler kol geziyor.

transcription.speaker 32

Hakikat perdesi Allah'ın ezelî hükmünden başka bir şey değildir.

Perde aralanınca gördüm ki benim bu cihandaki hakikatim sevdiklerimin, ailemin ihanetiyle sınanmak.

Haklıymışsın Valide.

Kardeşim Şehzade Bayezid iktidar sevdasına düşmüş.

Tahtıma göz koymuş.

Böyle ki bu uğurda düşmanlarımla ittifak etti.

Canıma kastetti.

Şeyhülislam'dan aldığım fetva ve bu ferman üzere... ...hanedanına, devletine, ailesine ihanet eden kardeşimin... ...nizamı âlem için katledilmesi münasiptir.

Sultanım.

transcription.speaker 42

Hünkâr oğlumun kazandığı zafer şerefine, payitahtta bir şenlik tertip edilmesini istemiş.

Ben olağa kadar olacağım.

Uzun yoldan geldin.

Yorulmuşsundur.

Dairene dön, dinlen biraz.

transcription.speaker 24

Bayezid.

Rüzgarın çabuk dinmiş.

Erken dönmüşsün seferden.

Yalnız.

Ne oldu?

Sefer şartları ağır mı geldi?

transcription.speaker 29

Yokluğumda hiçbir şey değişmemiş anlaşılan.

transcription.speaker 24

Çok şey değişti.

Mesela... ...herkes senin ne kadar yalancı olduğunu görmüş olduk.

Sonra... ...validen Gülbahar Sultan ortaya çıktı.

Nasıl?

Sizi ciddi... Yok, yok, yok.

transcription.speaker 1

Yok.

transcription.speaker 24

Son anda elimizden kaçtı.

Ama er ya da geç bulunacak.

Validen hünkârımıza her şeyi anlatan bir mektup yazdım.

Artık o da senin ne oyunlar çevirdiğini öğrenecek.

Yani bitti Bayezid.

Senin de sonun geldi.

Validenin de.

transcription.speaker 29

İbrahim.

transcription.speaker 12

Kardeşlerim arasında en çok seni severdim.

Ne Murat abime ne Kasım'a benzerdin.

Merhametliydin.

Sevgi dolu bir kalbin vardı.

Yazık.

Zerresi bile kalmamış.

transcription.speaker 28

Sultanım afiyette misiniz?

Sultanım.

Şehzade Bayezid'in bu kadar ileri gideceğini tahayyül edemezdim.

Hünkârımız adeta yıkıldı.

transcription.speaker 42

Gülbahar doğru söylemiş meğer.

Oğlun seferden dönemeyecek demişti.

transcription.speaker 28

Gördünüz mü onu?

transcription.speaker 42

Sana gönderdiğim mektubu almadın mı?

Orada vaziyeti anlatmıştım.

transcription.speaker 28

Sultanım ben erken döndüğüm için mektup almadım.

transcription.speaker 42

İnşallah hünkâr oğlumun eline geçmemiştir.

Eğer ona bir şey olmuşsa Kasım'ı tahta çıkaracağımı yazmıştım.

transcription.speaker 28

Telaş etmeyin sultanım.

Ağalar beni bulamayınca gitmişlerdir.

transcription.speaker 42

İnşallah.

Korktuğum başıma geldi.

Açılmaz sandığım azap kapısı açıldı.

Yıllar evvel... ...zifiri karanlık bir gecede bir ferman yazdım.

Bu kubbe altında hiçbir şehzade ölmesini istedim.

Hiçbir ana evladının ardından ağlamasını istedim.

Sandım ki bu ateşi söndürmeye nefesim yeter.

transcription.speaker 40

Yetmedi.

transcription.speaker 28

Yetmedi.

Sultanım.

Siz şehzademiz için elinizden gelen her şeyi yaptınız.

transcription.speaker 42

Şehirde şenlikler başlasın.

Bu akşam ahali neşe içinde.

Bizse yas içinde olacağız.

transcription.speaker 8

Şehzadem neler oluyor?

transcription.speaker 29

Sultan Murat nasıl hayatta kaldı?

Belli ki bir şeylerden şüphelendi Sinan Paşa.

Tuzak kurmuş.

Yerine dilsiz bir ağa koymuş.

Ferhat abi ortası idam edildi.

Sizden şüphe ettiler mi peki?

Bilmiyorum Sinan Paşa.

Lakin hali bir tuhaftı.

Ancak şüphe etse çoktan almaz mıydı canım?

Orası öyle.

Öyle de... Burada da işler karışıkmış.

transcription.speaker 8

Kösem Sultan az kalsın yakalıyormuş validemi.

Son anda kurtardık.

Sanaber Hatun ve İdris Ağa ifşa oldu.

Allah'tan konuşmamışlar.

Ancak Kösem Sultan validenizi bizzat gördü.

Sultan Murad'ın öğrenmesi de an meselesi.

Şehzadem bu işin sonu kötü.

Geç olmadan validenizle birlikte payitahttan ayrılmanız gerek.

transcription.speaker 29

Nereye gideceğim Sinan Paşa?

Ben bir Osmanlı şehzadesiyim.

Böylece ortadan kaybolamam.

transcription.speaker 8

Hem beni bulamazlar mı sanıyorsun?

Sultan Murat'ın kudretinin erişemediği yerler de var.

Ne demek bu?

Şah Safi, Sultan Murat'a karşı olan savaşınızda en başından beri size destek veriyor.

Yeniden gücünüz toplayana kadar sizi memnuniyetle ağırlayacaktır.

Acem Şahı öyle mi?

Gemiyi hazır edeceğim.

Bu gece yatsı ezanından sonra limana gelin.

Kırım üzerinden Acem diyarına geçeceksiniz.

transcription.speaker 29

Siz benim arkamdan ne işler çevirdiniz Sinan Paşa?

transcription.speaker 8

Siz kimsiniz de benim adıma düşmanımla ittifak kuruyorsunuz?

Kösem Sultan'a ve Sultan Murad'a karşı savaş açıyorsanız... ...arkanızda büyük bir kudret olması gerek Şehzadem.

Hem geçici bir vaziyet.

transcription.speaker 29

Senden bir korkak gibi kaçıp düşmanıma sığınmamı mı bekliyorsun?

transcription.speaker 8

Kaçmak değil bu.

Geri çekileceksiniz sadece.

Gücümüzü toplar toplamaz döneceksiniz zaten.

Hakkınız olan taht için döneceksiniz.

Şehzadem, hislerime kulak verin.

Sultan Murat bence çoktan ölüm fermanınızı verdi.

Ne pahasına olursa olsun bu gece saraydan çıkmak zorundasınız.

transcription.speaker 40

Hayvana bir eylem demeden...

transcription.speaker 10

Aman kara gözüm yapma çenem kırıldı.

transcription.speaker 4

Kırılsın kerata.

transcription.speaker 7

Yapma birader boğacaksın beni.

Bekri Mustafa demek sensin.

Nedir o elindeki?

Bu sudur subaşım, su.

Ver bakalım.

Su muymuş?

Hele bir anlayalım.

Şarap bu.

Utanmadan bir de yalan söylüyorsun.

Ne zaman vazgeçeceksin?

Bey mi tatlı, canın mı tatlı?

Şimdi sabah uyanıyorum.

transcription.speaker 29

Can tatlı.

Akşam oluyor.

Mey tatlı.

transcription.speaker 7

Bırakın.

Fetiş şenlikleri sebebiyle müsamaha gösterilecek bu gece.

Sen de dönün.

transcription.speaker 29

Hayırlı akşamlar.

transcription.speaker 7

Kolay gelsin.

transcription.speaker 26

Bayezid artık yolun sonuna gelmiş.

Varidesi Gülbahar Sultan hayatta olduğu ortaya çıkınca.

Bu defa Hünkar abim affetmezmiş onu.

Kıyarmış.

Kasım'ın söyledikleri doğru mu validem?

transcription.speaker 14

Bayezid abim yanlış işler yaptı.

Kabul.

Alenen yalan söyledi.

Validesini korumak uğruna hatalar yaptı.

Fakat... ...ne olursa olsun o bizim kardeşimiz.

Abimiz.

transcription.speaker 42

Bayezid yaptıklarının cezasını çekecek elbet.

Buna ne sen... ...ne de ben mani olabiliriz.

transcription.speaker 15

Olursunuz validem.

Kardeşlerim de ben de sizin kudretiniz sayesinde hayatta kaldık.

Vaktiyle kardeş katlini ortadan kaldırdığınız için.

Şimdi eğer Bayezid'i korumazsanız... ...yarın sıra Kasım'a gelir.

Ve bana.

Bunu istemezseniz öyle değil mi?

transcription.speaker 32

Ne yazık ki en yakınımdakiler, en güvendiklerim bana hıyanet içindeler Bayezid.

Rabbim yüze gülüp kuyu kazanlardan sakınsın.

transcription.speaker 8

Sultan Murat bence çoktan ölüm fermanınızı verdi.

Ne pahasına olursa olsun bu gece saraydan çıkmak zorundasınız.

transcription.speaker 4

Şehzadem.

Beni Sinan Paşa yolladı.

Sizi saraydan ben çıkaracağım.

Nasıl çıkacağız peki?

Mutfaktan dışarı açılan bir kapı var.

Yemek arttıkları için.

Sizi oradan çıkaracağım.

Zaten herkes şenlikte.

Kimse yokluğunuzu fark etmez.

Orada size başka bir ağa refakat edecek.

Top kapısından saray burnuna çıkaracak.

Ve bir sandala bindirecek.

Lakin acele etmemiz lazım Şehzadem.

Vaktimiz az.

Hazırsanız çıkalım.

transcription.speaker 8

Haberler iyi değil sultanım.

Sultan Murat kendisine kurulan tuzağı fark etmiş.

Ferhat ağa ve adamları idam edilmiş.

transcription.speaker 20

Allah kahretsin.

Beceriksizler.

Sultan Murat Emre Bayezid'in verdiğini bilmiyor ama değil mi?

Yani bilse göndermezdi zaten.

transcription.speaker 8

Emin değilim sultanım.

Ama burnuma kötü kokular geliyor.

Bana kılırsa şehzademiz bugün değilse bile yarın...

transcription.speaker 39

Allah'ım.

transcription.speaker 45

Allah'ım evladımı sen kurtar.

Sinan.

Şehzadem'i çıkar o saraydan.

Lütfen.

Ne olur bir an evvel çıkar, kurtar onu.

transcription.speaker 8

Merak buyurmayın sultanım.

Ben her şeyi ayarladım.

Bu gece Aris Payitaht'tan gidiyoruz.

Acem Şah'ına sığınacağız.

Şehzademizle de konuştum zaten.

transcription.speaker 20

Ne dedi peki?

Gelecek değil mi?

Kabul etti.

transcription.speaker 8

Etmek zorundalar.

Tek çıkış yolumuz bu.

transcription.speaker 40

Allah'ım sen koru.

transcription.speaker 49

Sultanım.

Sultanım ne oldu?

transcription.speaker 1

Galiba doğuruyorum.

transcription.speaker 49

Ağalar.

Ağalar eve kadın çağırın.

Hadi çabuk.

Tamam yaslanın.

Sakin olun sultanım.

Nefes alıp verin.

Sakin olun.

Sakin olun.

Tamam.

transcription.speaker 23

Malumunuz üzere.

Şahsafi ile kardeş çocuklarıyız.

Hem Şah'ım, hem dostum sayardım.

Fakat bu ihaneti... ...kalbimi yaraladı.

Bu ilk değil üstelik.

transcription.speaker 32

Âdemoğlu ne vakit ihanete uğrasa... ...bir daha kanmam der.

Lakin mevzubahis sevdikleri olunca... ...hislerine yenik düşer.

Her defasında yeniden kanar.

transcription.speaker 23

Biz hislerimize yeniliyoruz.

Onlarsa hırslarına yeniliyor.

transcription.speaker 38

Hırs... ...keskin bir kılıç gibidir.

Elinde kılıç varsa... ...her yeri kesmek istersin.

transcription.speaker 29

Hünkârım.

Size arz etmem gereken mühim bir husus var.

transcription.speaker 23

Müsaadenizle.

transcription.speaker 38

Söyle Mustafa.

Hünkârım.

transcription.speaker 29

Ona bu kadar yakın olmanız... ...güvenmeniz doğru mu?

Nihayetinde o Safevi hanedanına mensup bir şahsade.

transcription.speaker 32

Ona güvendiğimi nereden çıkardın?

transcription.speaker 38

Kardeşim dahi bana ihanet etmişken.

Sen neden geldin?

transcription.speaker 29

Payitahttan haber geldi.

Kösem Sultanımız göndermiş.

Lakin size değil.

transcription.speaker 32

Kime?

transcription.speaker 29

Kemal Keşe yazılmış.

Mühim bir malumattır diye ulağın elinden zorlandım.

transcription.speaker 19

Sinan.

Şehzadem hala niye gelmedi?

Bir aksilik çıkmamıştır inşallah.

transcription.speaker 8

Gönlünüzü ferah tutun sultanım.

Ağalar şehzademizi sağ salim buraya getirecek.

İşte geliyor.

transcription.speaker 20

Şehzadem... Bayezid nerede?

transcription.speaker 8

Yakup, şehzademiz nerede?

Niye gelmedi?

Bekledim paşam.

Ağa yalnız geldi.

transcription.speaker 4

Sultanım, elimden geleni yaptım.

Lakin gelmediler.

Ve bunu size vermemi istediler.

transcription.speaker 42

Kemal Keşah...

...Gülbahar Sultan'ı yakaladık.

Ancak Cizvit tarikatı sayesinde... ...elimizden kurtuldu.

Kaçmadan evvel... ...Hünkâr oğlumun seferden dönemeyeceğini söyledi.

Eğer bu doğruysa... ...Şehzade Bayezid'in niyeti... ...ordu ile birlikte payitahta yürümektir.

Zinhar o haine geçit verme.

Şayet emri hak vuku bulduysa... ...taht... ...haini devlet... ...Bayezid'in değil...

Şehzade Kasım'ın hakkıdır.

transcription.speaker 29

Hünkârım, kötü bir haber mi?

Gülbahar Sultan yaşıyor mu?

transcription.speaker 32

Validen beni çoktan öldürmüş Mustafa.

Tahtıma namzet dayı bulmuş.

transcription.speaker 29

Hünkârım.

Valide sultanımızın mektubu kemankeşe göndermesi pek bir manidar.

Beni çağırmışsınız.

transcription.speaker 42

Hünkar abinin hakkında bir hüküm vermiş.

transcription.speaker 29

Halinizden anlamıştım bir tuhaflık olduğunu.

İçime doğmuş demek.

İdamına hükmettiler öyle değil mi?

Size getirdiğim mektup.

Demek idam fermanımı kendi ellerimle getirdim.

transcription.speaker 42

Elimden geleni yaptım Bayezid.

Senin için canımı siper ettim.

Kimse bilmiyorsa Rabbim şahit.

Fakat sen çok büyük bir kabahat işledin.

Hünkar abinin, oğlumun canına kastettin sen. Sen ne vakit bu hale geldin?

Haliden hepimize düşman etti seni.

Bizi boş ver.

Sen kendine nasıl reva gördün bunu?

Bu ihanet çok büyük.

Zinhar affı yok.

transcription.speaker 29

Kendi evlatlarınız için ne söyler miydiniz buna?

Kasım... ...yahut İbrahim için gelseydi bu ferman...

Razı gelir miydiniz?

Rabbim sabırsız.

İnşallah dualarınız kabul olur.

Fakat siz de, ben de çok iyi biliyoruz ki, hepimizin akıbeti aynı.

Sizden son bir isteğim var.

Validem.

Ona dokunmayın.

Zaten ben öldükten sonra gücü kalmayacak.

Bırakın yaşasın.

Yaşamasına izin verin.

Son arzum bu.

transcription.speaker 44

Kemal Keş ne oluyor burada?

Celadların ne işi var burada?

Bayezid için mi geldiler?

Şehzadem.

Burada ne arıyorsunuz?

Odanıza dönün.

Hayır buna izin vermeyeceğim.

Açın kapıları.

Kemal Keş söyle açsınlar kapıları.

İçeri gireceğim Kemal Keş.

Şehzadem!

transcription.speaker 28

Hünkârımızın emridir.

Elimden bir şey gelmez.

Çekil!

transcription.speaker 44

Çekil!

İbrahim hüküm verilmiş bizim yapabileceğimiz bir şey yok.

transcription.speaker 40

Altyazı M.K.

transcription.speaker 44

Validen!

Validen bir şey yapın!

Ne olur!

Bayezid'de bir şey yapın, kıymasınlar!

Bayezid'de kıymasınlar, validen!

Oğlum dur!

Şehzadem!

Şehzadem!

Avarızlar sizin için bir şey yapın!

Lütfen yalvarırım, Bayezid'de kıymasınlar!

transcription.speaker 50

Şehzadem dur!

Dur dur!

Şehzadem!

transcription.speaker 39

Şehzadem!

transcription.speaker 1

Bırak beni!

transcription.speaker 1

Bırak!

transcription.speaker 1

Tamam, tamam, tamam!

transcription.speaker 1

Çekil!

transcription.speaker 1

Çekil Bayezid!

transcription.speaker 1

Bayezid!

transcription.speaker 39

Altyazı M.K.

transcription.speaker 29

Saray-ı Hümayun'un kubbesi altında... ...hanedane Ali Osman'a mensup... ...nice Şehzade Bayezid yaşamıştır.

Hepsinin bir hikayesi olmuştur muhakkak.

Lakin Vakan-ı Üfsel'in yazdıklarından... ...lalalarımın anlattıklarından birinin hikayesini iyi bilirim.

Acemlere sığınmak zorunda kalıp, türlü pazarlıklara mevzu bahis olan ve en nihayetinde evlatlarıyla beraber can veren, haini devlet diye anılan Sultan Süleymanoğlu Şehzade Bayezid'in hikayesidir bu.

Bilmenizi isterim ki validem, ben acemlere sığınarak onunla aynı kaderi paylaşmayacağım.

Sultan Murad'ın hükmü neyse ona razı geleceğim.

Düşman toprağında yaşamaktansa... ...kendi evimde, kendi sarayımda ölmeyi yeğlerim.

Biliyorum tek arzumuz hayatta kalmamdı.

Pes etmemem, savaşmam.

Fakat ben öyle bir zalim devrana doğmuşum ki... ...gücüm yetmedi validem.

Onlar kadar zalim olamadım Zira.

Olmam da mümkün değil.

Varsın benim hikayemde böyle nihayet bulsun.

transcription.speaker 1

Beyazıt!

transcription.speaker 41

Beyazıt gel buraya!

Yakalayabilirsen yakala!

Bu kılıç artık benim.

Benst hadi kalk oyun oynayalım.

Benst hadi kalk.

Benst hadi kalk oyun oynayalım hadi.

Kandırdım.

Nasıl kandırdım seni Murat?

Öldün sandım.

Bir daha sakın böyle bir şey yapma.

transcription.speaker 36

Kimsin sen Hatun?

Uzaklaş!

Çekil önümden!

transcription.speaker 50

Açın yolumu!

Oğlumu görsün!

Bayezid!

Gülbahar Sultan'ım ben!

Kösem Sultan'a söyleyin!

Bıraksın oğlumu!

Kösem Sultan'a söyleyin!

Beni alsın!

Beni alsın!

Oğlumu bıraksın!

transcription.speaker 9

Her can bedenden... Burak!

transcription.speaker 18

Burak!

Bayezid!

Bayezid!

Ağabey!

transcription.speaker 1

Ağabey!

transcription.speaker 1

Ağabey!

transcription.speaker 1

Ağabey!

transcription.speaker 1

Ağabey!

transcription.speaker 18

Dünya bir umar, ecel var ki liman.

Vakit geç olmadan, konuşurum uygun.

Dünya bir umar, ecel var ki liman.

Vakit geç olmadan, konuşurum uygun.

transcription.speaker 1

Hehehehe!

transcription.speaker 18

Altyazı M.K.

Altyazı M.K.

Altyazı M.K.

Altyazı M.K.

Altyazı M.K.

Çekilip de izler, kaybolur izler Kapanmış gözler, açılıp kamaşır bir gün Çekilip de izler, kaybolur izler Kapanmış gözler, açılıp kamaşır bir gün

Her can bedenden ayrılır bir gün Her ağaç kuruyup devrilir bir gün

Her can bedende ayrılır bir gün Her ağaç kuruyup devrilir bir gün Her yolcu benzinle kavuşur bir gün Sonbahar gelir yaz savuşur bir gün

Dünya bir umman, ecel var ki liman Vakit geç olmadan her ömür, yanaşır bir gün Dünya bir umman, ecel var ki liman Vakit geç olmadan her ömür, yanaşır bir gün